- Olaydaki hafifletici sebeplerin de ceza takdirinde dikkate alınması gerektiği, zira gerek önceki Kurul kararında gerekse ek çalışmada, ihlale konu yeniden satış fiyatı uygulamalarının zorunlu tutulduğuna dair baskı/yaptırım veya sapmaların cezalandırılmasına ilişkin herhangi bir delil bulunamadığına yönelik tespitlere yer verildiği, söz konusu husus ve ayrıca ilk kararda verilen ceza miktarının da dikkate alınarak ceza adaletinin sağlanması açısından en fazla % 0,25 oranında idari para cezası takdir edilmesi gerektiği,
- İlaveten, Kurul kararında ihlalin 2006-2008 dönemi arasında gerçekleştiğinin tespit edildiği, söz konusu dönemde yürürlükte olan 4054 sayılı Kanun’un “İdari Para Cezası’’ başlıklı 16. maddesinde yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki mali yılsonunda oluşan gayrisafi yıllık gelir üzerinden idari para cezasının hesaplanacağının hüküm altına alındığı,
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklılığı halinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağının kurala bağlandığı, bu itibarla 2005 yılının sonunda oluşan gayri safi yıllık gelirin 2010 yılından daha düşük olması sebebiyle iddia edilen ihlallerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan lehe yasa hükmü uygulanarak 2005 yılındaki gayrisafi gelirlerin idari para cezasında hesaplamaya esas alınması gerektiği
ifade edilerek İYUK’un 11. maddesi kapsamında, 10.01.2019 tarihli ve 19-03/23-10
sayılı Kurul kararının ve bu kararda yer alan tutarın ödenmesine ilişkin 11.06.2019
tarihli ve 6728 sayılı işlemin yeniden değerlendirilerek bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte
geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi ve söz konusu itirazlar doğrultusunda yeni bir
Kurul kararı ve işlem tesis edilmesi talep edilmektedir.
(9) İYUK’un 11. maddesi;
“ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA
MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin
kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst
makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma
süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma
süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi
yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba
katılır.”
şeklindedir.
(10) Başvuru sahibinin 10.01.2019 tarihli ve 19-03/23-10 sayılı Kurul kararının yeniden
değerlendirilerek tesis edilen idari işlemin kaldırılması ve yeni bir işlem tesis edilmesine
ilişkin talebinin İYUK’un 11. maddesi kapsamında olduğu görülmektedir. Söz konusu
karar başvuru sahibince 12.06.2019 tarihinde tebellüğ edilmiş olup dosya konusu
başvuru ise 30.07.2019 tarihinde yapılmıştır. Bu itibarla dava açma süresinin
geçmediği ve başvurunun süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. TURKCELL’in
itirazları aşağıda her bir itiraz konusu özelinde değerlendirilecektir.
(11) TURKCELL, aynı dönem içinde gerçekleşen ve aynı amaca ulaşmayı hedefleyen
ihlallere tek ceza verilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Ceza Yönetmeliği’nin “Para