İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2025/1930 E., 2026/361 K.

Diğer26-10/309-120Karar tarihi: 16.03.2026Yayımlanma tarihi: 30.07.2026

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2025/1930 E., 2026/361 K. sayılı kararı ile Rekabet Kurulunun Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ hakkındaki 12.11.2019 tarih ve 19-39/610-263 sayılı kararının iptal edilmesi üzerine yeniden karar alınması.

Karar bilgileri

Karar sayısı
26-10/309-120
Karar tarihi
16.03.2026
Yayımlanma tarihi
30.07.2026
Karar türü
Diğer

Karar metni

6 sayfa · 20.252 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine Verilen)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2009-2-197
Karar Sayısı: 26-10/309-120
Karar Tarihi: 16.03.2026

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN

B. RAPORTÖRLER: Gözde MAVİ, Fatih ARSLAN

C. HAKKINDA SORUŞTURMA

YAPILAN: - Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ

Aydınevler Mah. İnönü Cad. No: 20 Küçükyalı Plaza Park 34854

Maltepe/İSTANBUL

(1) D. DOSYA KONUSU: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2025/1930 E., 2026/361 K. sayılı kararı ile Rekabet Kurulunun Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ hakkındaki 12.11.2019 tarih ve 19 -39/610- 263 sayılı kararının iptal edilmesi üzerine yeniden karar alınması.

(2) E. İDDİALARIN ÖZETİ: Kararın konusunu, yukarıda yer verilen yargı kararının gereğini yerine getirmek üzere Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’nin (TURKCELL) kontörlerin yeniden satış fiyatını belirlediği iddialarının değerlendirilmesi oluşturmaktadır.

(3) F. DOSYA EVRELERİ: TURKCELL’in distribütörlerine ve bayilerine yönelik uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. ve 6. maddelerini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda Rekabet Kurulunun (Kurul) 06.06.2011 tarih ve 11 - 34/742 - 230 sayılı kararı ile;

1. TURKCELL'in GSM hizmetleri pazarında hâkim durumda ol duğuna,

2. Y eniden satış fiyatının belirlenmesi iddiasına yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmediğine,

3. A lt bayilerin fiili olarak münhasırlığa zorlanması iddialarına yönelik olarak;

a. Nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnameler, bu bayilerdeki dekorasyon,

tabela ve satışa yönelik tek tip uygulamalar ve alt bayi kanalına alternatif bir

organizasyonun eklenmesine engel olunmasına yönelik uygulamalar vasıtasıyla

Kanun'un 6. maddesinin (a) bendi çerçevesinde hâkim durumun kötüye

kullanıldığına,

b. Bu nedenle Kanun’un 16. maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu

Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek

Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri

uyarınca anılan teşebbüse 2010 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından

belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %1,125’i oranında olmak üzere

91.942.343,31 TL idari para cezası verilmesine,

4. Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, rekabetin tesisini teminen, nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin ve bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve satışa yönelik tek tip uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey anlaşmalar statüsünde olduklarına; söz konusu

Sayfa 2

taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal çıkarılmasına; sözlü ve fiili baskılarla nihai satış noktalarında rakip tabela asılmaması, mağaza dekorasyonunun tek operatörü yansıtması ve bazı rakip operatör ürün ve hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara son verilmesine; bu hususların TURKCELL tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde duyurulmasına

karar verilmiştir.

(4) Söz konusu karar hakkında açılan dava sonucunda Danıştay 13. Dairesi tarafından Kurul kararının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmediğine ilişkin 2. maddesinin iptaline 16.10.2017 tarih ve 2011/4560 E., 2017/2573 K. sayı ile karar verilmiştir.

(5) Danıştay 13. Dairesinin iptal kararının yerine getirilmesini teminen Kurul tarafından 10.01.2019 tarihli ve 19 - 03/23 - 10 sayılı karar alınmıştır. Bu kararda 15.02.2009 tarihli Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in [1] (Eski Ceza Yönetmeliği) 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmış, tekerrür ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirilerek temel para cezası %1,125 olarak belirlenmiş ve teşebbüse 91.942.343,31 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Devam eden süreçte teşebbüs tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine 12.11.2019 tarihli ve 19 - 39/610 -263 sayılı karar ile 10.01.2019 tarihli ve 19 - 03/23 - 10 sayılı karar yeniden değerlendirilmiş ve bu kez tekerrürün uygulanmasına gerek görülmeyerek temel para cezasında artış yapılmamış, %0,75 oranı esas alınmış ve teşebbüse 61.294.895,54 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

(6) T URKCELL tarafından bu kararın iptali için Ankara 17. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Ankara 17. İdare Mahkemesi tarafından verilen 28.01.2021 tarihli ve 2020/765 E., 2021/73 K. sayılı kararda; karar hukuka uygun bulunarak dava reddedilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 04.11.2021 tarih ve 2021/1110 E., 2021/1568 K. sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Akabinde TURKCELL tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş ve Danıştay 13. Dairesinin 09.10.2025 tarihli ve 2022/258 E., 2025/3034 K. sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava 1 27.12.2024 tarih ve 32765 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Yeni Ceza Yönetmeliği) ile 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Eski Ceza Yönetmeliği mülga olmuştur.

Sayfa 3

Dairesinin kararı bozulmuş ve yeniden karar verilmek üzere dosya Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesine gönderilmiştir.

(7) Bozma kararı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 03.03.2026

tarih li ve 2025/1930 E., 2026/361 K. sayılı karar ile Kurul kararını iptal etmiştir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

G.1. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi Kararı

(8) Yukarıda da belirtildiği gibi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi

03.03.2026 tarihli ve 2025/1930 E., 2026/361 K. sayılı kararı ile Kurul’ un 12.11.2019 tarih li

ve 19 - 39/610 - 263 sayılı kararını iptal etmiştir. Söz konusu kararda;

- Teşebbüs tarafından ayrı bir fiil olarak kontörlerin yeniden satış fiyatının belirlenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi yönünden Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,

- Bununla birlikte dava konusu kararın tesis edildiği 12.11.2019 tarihinde Eski Ceza Yönetmeliği’ nin yürürlükte olduğu, Yeni Ceza Yönetmeliği’ nin 27.12.2024 tarihinde yürürlüğe girmesiyle Eski Ceza Yönetmeliği’ nin mülga olduğu,

- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulanmaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağının düzenlendiği, yine aynı maddede idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralının geçerli olduğunun görüldüğü,

- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasına göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte ol an kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanunun uygulanması ve infaz olunması gerektiği,

- 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe Olan Hükümlerin Uygulanmasında Usul” başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasında ise lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili hükümleri olaya bağlanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinin düzenlendiği,

- Yeni Ceza Yönetmeliği ile; baz ceza oranına ilişkin önceden belirlenmiş olan alt sınırların kaldırıldığı, 1 yıldan uzun 3 yıldan kısa ihlaller bakımından temel ceza oranı belirlenirken ihlalin süresi bakımından yapılacak artırımın azaltıldığı, ağırlaştırıcı bazı unsurların kaldırıldığı, hafifletici yeni unsurlara yer verildiği,

- Bu anlamda Eski Ceza Yönetmeliği ile Yeni Ceza Yönetmeliği’nin bir bütün olarak karşılaştırılmasından, Yeni Ceza Yönetmeliği’nin, Eski Ceza Yönetmeliği’ne kıyasen lehe olabilecek düzenlemeler içerdiği, somut olayda dava konusu işleme konu fiilin 1 ila 3 yıl arasında sürdüğünün tespit edildiği görüldüğünden, Kurulca her iki yönetmelik dikkate alınarak ve kıyaslanmak suretiyle aleyhe karar verme yasağını ihlal etmeyecek şekilde idari para cezası oranlarının yeniden belirlenmesi ve lehe düzenleme niteliği taşıyan kuralların davacıya da uygulanabilmesi için dava konusu Kurul kararının iptali gerektiği

ifade edilmiştir.

G.2. Eski Ceza Yönetmeliği ve Yeni Ceza Yönetmeliği Kapsamında Yapılan

Değerlendirme

(9) Dosya konusu olayda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, Yeni Ceza

Yönetmeliği’nin Eski Ceza Yönetmeliği’ne göre lehe olabilecek hükümler içerdiğini

Sayfa 4

belirtmiş ancak somut olay bakımından lehe düzenlemenin tespit edilmesi için T URKCELL’e uygulanacak idari para cezasının her iki yönetmelik dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

(10) Bu çerçevede yapılacak değerlendirme için öncelikle lehe olan hükmün uygulanması ilkesinden söz edilecektir. Kaynağını Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinden alan ve aslında ceza hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi, işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmışsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine ise sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Evrensel olarak kabul gören hukukun genel ilkelerinden biri olan bu ilke sadece adli cezalara değil, idari yaptırımlara da uygulanmaktadır. 2

(11) 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, "kabahat" ifadesinin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı;"Zaman B akımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte ol an kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.

(12) 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un “Lehe Olan H ükümlerin Uygulanmasında Usul” başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasında “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” kuralına yer verilmiştir.

(13) Bu doğrultuda rekabet ihlallerinin kabahat niteliği taşıması, kabahatlerin tabi olduğu ilkelere tabi olmaları sonucunu doğurmaktadır. [3] Böylelikle lehe olan hükmün uygulanması ilkesi gereğince dosyanın konusunu oluşturan mahkeme kararının yerine getirilmesini teminen, aşağıda, somut olay bakımından Eski Ceza Yönetmeliği ve Yeni Ceza Yönetmeliği hükümleri karşılaştırılmaktadır. 4

(14) Dosya konusu olayda, Danıştay 13. Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2011/5460 E., 2017/2573 K. sayılı kararı ile Kurul’un almış olduğu 06.06.2011 tarihli ve 11 - 34/742 -230 sayılı kararın kısmen iptal edilmesi üzerine Kurul tarafından alınan 12.1 1.2019 tarihli ve 19-39 / 610-263 sayılı karar ile TURKCELL’in kontörlerin yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine karar verilmiştir. [5] Kararda, Eski 2 ULUSOY Ali, İdari Yaptırımlar, 1. Baskı, s.70.

[3] ARI, B. (2020), Karşılaştırmalı Hukukta Rekabet İhlallerine Verilen Cezalar, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezi, s. 14.

4 Detay için bkz. KAPLAN, O. (2021), “Danıştay Kararları Çerçevesinde İdari Yaptırımlarda Lehe Hükmün Uygulanması İlkesi”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, S. 2, s. 445 - 486; ÖZKAN, G. (2020), “İdari Yaptırımlar, Lehe Kanun Uygulaması ve Yargıya Güven”, International Conference On Eurasian Economies 2020,” Session 6A: Hukuk, s. 175 - 185.

[5] Danıştay 13. Dairesinin iptal kararının yerine getirilmesini teminen Kurul tarafından 10.01.2019 tarihli ve 19- 03/23 - 10 sayılı karar alınmıştır. Bu kararda Eski Ceza Yönetmeliği’ nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmış, tekerrür ağırlaştırıcı sebep olarak değerlendirilerek temel para cezası %1,125 olarak belirlenmiş ve teşebbüse 91.942.343,31 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Sayfa 5

Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “diğer ihlaller” tanımı uyarınca idari para cezası hesaplanmıştır. Bu kapsamda Eski Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel para cezası oranı, TURKCELL’in gayri safi gelirinin %0,5’i olarak tespit edilmiştir. Akabinde ihlalin süresinin bir yıldan uzun beş yıldan kısa olması nedeniyle Eski Ceza Yönetmeliği'nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezası yarısı oranında artırılarak %0,75 olarak tespit edilmiştir. Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilen Kurul kararı ile teşebbüse o tarihte ceza verilmiş olması halinde esas alınacak olan 2010 tarihli ciro ile 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca esas alınması gereken 2017 tarihli ciro karşılaştırılarak, teşebbüsün lehine olan 2010 yılı cirosu esas alınmıştır. Böylece teşebbüsün 2010 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin %0,75’i oranında 61.294.895,54 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

(15) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin iptal kararının gereğini yerine getirmek üzere, teşebbüsün lehine olan düzenlemenin belirlenebilmesi amacıyla, Yeni Ceza Yönetmeliği hükümlerinin somut olaya uygulanması ile ulaşılan ceza miktarının Eski Ceza Yönetmeliği’nin uygulandığı ceza miktarı ile kıyaslanması gerekmektedir. Yeni Ceza Yönetmeliği’nde başlangıç ceza oranının yalnızca “kartel” ve “diğer ihlaller” şeklinde sınıflandırılmış ihlal türlerine bağlı olarak belirlendiği yaklaşımdan vazgeçilmiş olup başlangıç ceza oranının tespitinde alt ve üst sınırlar kaldırılmıştır. Yeni Ceza Yönetmeliği uyarınca TURKCELL hakkında belirlenecek başlangıç ceza oranı yine %0,5 olarak tayin edilmiştir.

(16) Yeni Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre cezanın tespitinde dikkate alınması gereken bir diğer unsur ihlalin süresidir. TURKCELL hakkında ihlale dayanak teşkil eden belgeler Kasım 2006 - 27.06.2008 tarihlerine ilişkindir. İhlalin süresinin bir yıldan uzun iki yıldan kısa olması sebebiyle Yeni Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca başlangıç ceza oranı olan %0,5 oranı beşte bir oranında artırılmış ve böylece temel ceza oranı %0,6 olarak belirlenmiştir.

(17) Temel para cezası oranının tayin edilmesinin ardından Yeni Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesinde düzenlenen ağırlaştırıcı unsurlar ve/veya 7. maddesindeki hafifletici unsurlar değerlendirilerek nihai ceza oranının belirlenmesi gerekmektedir. Kurul’un 12.11.2019 tarihli ve 19 - 39/610 - 263 sayılı kararında Eski Ceza Yönetmeliği’ndeki ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurların uygulanmadığı görülmektedir. Yeni Ceza Yönetmeliği’nde, Eski Ceza Yönetmeliği’nden farklı olarak yurt dışı satış gelirlerinin bulunması bir indirim unsuru olarak düzenlenmiştir. Yeni Ceza Yönetmeliği’nin “Hafifletici unsurlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre “İdari para cezasına esas alınan yıllık gayri safi gelirler içinde yurt dışı satış gelirlerinin bulunması, gibi hallerin ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliği tarafından ispatlanması halinde indirilebilir.” 2024 yılında TURKCELL’in yurt dışı satışlarının toplam ciro içindeki oranı yaklaşık %(.....)’tir. %0,6 olarak belirlenen temel ceza oranı teşebbüsün yurtdışı satışlarının toplam cirosu içerisindeki payı oranında indir ilere k nihai ceza oranı %(.....) olarak belirlenmiştir.

(18) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanunun 4, 6 ve 7’nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede 12.11.2019 T eşebbüs tarafından İYUK’un 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine 12.11.2019 tarihli ve 19 - 39/610 - 263 sayılı karar ile 10.01.2019 tarihli ve 19 - 03/23 - 10 sayılı karar yeniden değerlendirilmiş ve bu kez tekerrürün uygulanmasına gerek görülmeyerek temel para cezasında artış yapılmamış, %0,75 oranı esas alınmış ve teşebbüse 61.294.895,54 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Sayfa 6

tarih ve 19 - 39/610 - 263 sayılı kararın yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine yeniden karar alınırken teşebbüsün 2024 yılı cirosu esas alınmalıdır. TURKCELL’in 2024 mali yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi geliri (.....) TL olduğundan, Yeni Ceza Yönetmeliği uyarınca %(.....) olarak belirlenen nihai ceza oranı teşebbüsün 2024 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirlerine uygulandığında, nihai idari para cezası miktarı (.....) TL olarak tespit edilmektedir.

(19) Eski Ceza Yönetmeliği çerçevesinde belirlenen %0,75 ceza oranının teşebbüsün 2010 mali yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirlerine uygulanması ile ulaşılan 61.294.895,54 TL tutarındaki idari para cezası ile, Yeni Ceza Yönetmeliği çerçevesinde belirlenen %(.....) oranının teşebbüsün 2024 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerine uygulanması sonucu ulaşılan (.....) TL tutarındaki idari para cezanın kıyaslanması neticesinde, Eski Ceza Yönetmeliği uyarınca verilen ceza miktarının lehe olduğu anlaşıldığından, aleyhe hüküm verme yasağı çerçevesinde TURKCELL’e 61.294.895,54 TL tutarında idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

H. SONUÇ

(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2025/1930 E., 2026/361 K. sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen;

1. Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’nin kontörlerin yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,

2. Bu nedenle; Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’ye aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hükümleri uyarınca 2024 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(.....) oranında olmak ü zere (.....) TL tutarında idari para cezası uygulanması gerekmekle birlikte; “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” ile 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi G azete’de yayımlanan mülga “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması neticesinde ulaşılan sonuç cezalar kıyaslandığında ve “aleyhe hüküm verme yasağı” ilkesi de nazara alınmak suretiyle mülga yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının lehe olduğu anlaşıldığından, Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’ye 12.11.2019 tarihli ve 19 - 39/610 - 263 sayılı kararda tespit edilen (…..) TL tutarında para cezası uygulanmasına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.