Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Türkiye Futbol Federasyonu ile Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.

Negative Clearance and Exemption05-59/880-237Decision date: 22.09.2005Publication date: 10.11.2005

Türkiye Futbol Federasyonu ile Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan "Ek Porotokol" isimli sözleşmeye menfi tespit belgesi verilmesi talebi.

Decision details

Case number
05-59/880-237
Decision date
22.09.2005
Publication date
10.11.2005
Decision type
Negative Clearance and Exemption (Menfi Tespit ve Muafiyet)

Decision text

8 pages · 18.617 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2005-2-68(Menfi Tespit)
Karar Sayısı: 05-59/880-237
Karar Tarihi: 22.9.2005

A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

10 Başkan Üyeler: Mustafa PARLAK : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN : Derya YENİŞEN, Fatma GÖZLÜKAYA : Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı Temsilcisi Av. Cansel ÇEVİKOL TUNCER Konaklar Mahallesi Ihlamurlu Sok. No:9 4. Levent 34330 İSTANBUL : - Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı Konaklar Mahallesi Ihlamurlu Sok. No:9 4. Levent 34330 İSTANBUL - Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.
B- RAPORTÖRLER C- BİLDİRİMDE BULUNANCihannüma Mah. Yıldız Cad. No:34 Polat Tower Beşiktaş 34353 İSTANBUL : Türkiye Futbol Federasyonu ile Digital
D- İLGİLİ TARAFLAR
E- DOSYA KONUSU

Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan “Ek Porotokol” isimli sözleşmeye menfi tespit belgesi verilmesi talebi.

F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 8.8.2005 tarih, 5561 ile intikal eden başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca düzenlenen 9.9.2005 tarih, 2005-2-68/MM-05-D.Y. sayılı Menfi Tespit Raporu, 05-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk) arasında akdedilen ve 2004-2005, 2005-2006, 2006-2007, 2007-2008 sezonlarını kapsayan Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarından haftada 4 adedinin yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı ile bu maçlar ve geri kalan maçların bant ve/veya özet yayını hakkının Digitürk’e devredilmesini düzenleyen 19.7.2004 tarihli sözleşmenin süresinin 2008-2009 ve 2009-2010 sezonlarını kapsayacak

Page 2

şekilde uzatılmasına ilişkin “Ek Protokol” isimli anlaşmaya mevcut koşullar dahilinde menfi tespit belgesi verilebileceği ifade edilmiştir.

H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:

H.1. Anlaşmanın Konusu ve Niteliği

“Ek Protokol”, Digitürk ile TFF arası akdedilmiş olan 2004-2005, 2005-2006, 2006-2007, 2007-2008 sezonlarını kapsayan Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarından haftada 4 adedinin yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı ile bu maçlar ve geri kalan maçların bant ve/veya özet yayını hakkının Digitürk’e devredilmesini düzenleyen 19.7.2004 tarihli sözleşmenin süresinin 2008-2009 ve 2009-2010 sezonunu kapsayacak şekilde uzatılmasına ve 19.7.2004 tarihli sözleşmenin “Yayın Bedeli” başlıklı 4.a. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkindir.

Protokolün hükümleri incelendiğinde, 2. madde uyarınca 19.7.2004 tarihli sözleşmeye ilişkin uzatmanın ilk ve son kez yapıldığının ve 2009-2010 futbol sezonunun sona ermesiyle birlikte TFF’nin yeni bir yayın ihalesi açacağının taahhüt edildiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu 2 sezonluk uzatma sonucunda yayın bedelinde artırma yapılmış, bununla birlikte Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarının yayınlandığı Lig Tv’nin abone sayısının belli bir düzeyi aştığı durumlarda da yayın bedeline ilişkin taksitin artırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.

Protokolün geçerliliği, anlaşmanın Rekabet Kurulu’ndan menfi tespit belgesi alması şartına bağlanmıştır.

H.2. İlgili Pazar

H.2.1. İlgili Ürün Pazarı

İnceleme konusu anlaşma Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarının yayın hakkının münhasıran Digitürk’e verilmesine ilişkindir. Önemli spor olaylarının yayın haklarının devri söz konusu olduğunda, bu devrin rekabet üzerindeki etkilerinin, bu etkilerden ise özellikle potansiyel “kapama” riskinin (potential foreclosure effects) değerlendirilebilmesi için, iki farklı seviyede ilgili pazardan bahsedilmesi mümkündür: hakların ve yayın içeriğinin (yayıncılar açısından hammadde niteliğinde) lisanslara konu olduğu üst pazar ve içeriğin izleyicilere iletildiği yayın faaliyetlerini kapsayan alt pazarlar.

Yukarıda bahsedilen ilk aşama, yayın hakkı sahipleri ile yayıncıların karşı karşıya geldiği ve haklar ile görüntülerin hak sahiplerince yayıncılara devredildiği alandır. Hakların satışa konu olduğu bu pazar, toptan pazar olarak da tanımlanabilmektedir. Belirli türde spor olayları, izlenme oranlarının yüksekliğine dayalı olarak reklam toplama kapasitelerinin çok fazla olması nedeniyle kritik veya birincil nitelikteki içerik olarak tanımlanabilmektedir. Profesyonel futbol karşılaşmaları da bu nitelikte spor olayları arasında ön sıralarda gelmektedir.

Burada vurgulanması gereken nokta, bu yayın haklarının, özellikle paralı yayın yapan kuruluşların abone kaydedebilmek gayesiyle duydukları bir

Page 3

ihtiyacı karşılıyor olmasından dolayı ayrı bir kategori olarak ele alınması gerektiğidir. Paralı yayıncılar açısından, 1. lig yayın hakları veya yeni vizyona çıkmış filmlerin yayın hakları, belirli yayın dönemleri boyunca abone kaydedebilme kapasitesi yaratabilmeleri nedeniyle, diğer yayın haklarına kıyasla çok daha değerli ve vazgeçilmez niteliktedir. Dolayısıyla 1. lig yayın haklarının ayrı bir pazar olarak ele alınması, esasen paralı yayıncıların belirli türdeki yayın ihtiyaçları ile açıklanmaktadır. Bu çerçevede dosya konusu olaya ilişkin ilk ilgili pazar, “Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi (Süper Lig) maçlarına ilişkin yayın hakları” pazarıdır.

Yayın haklarının kullanımından doğan etkiler ise bu haklara dayanılarak çekilen görüntülerin yayın programlarına konu edildiği yayıncılık pazarlarında kendini göstermektedir. Dolayısıyla ikinci ilgili ürün pazarı “televizyon yayıncılığı pazarı”dır ve bu pazar yayınların finansman şekline göre iki türe ayrılmaktadır: “ödemeli televizyon yayıncılığı pazarı” ve “açık televizyon yayıncılığı pazarı”.

Türkiye ödemeli televizyon yayıncılığı pazarından bahsedildiğinde ilk bakışta Digitürk, Cine5 ve Kablo TV olmak üzere üç aktörün varlığından bahsetmek mümkündür.

Ancak Cine5’in tek kanal üzerinden analog yayın yapan bir yayıncı olduğu ve Digitürk tarafından verilen çok sayıda ve çok çeşitte kanal ve bunun yanı sıra çeşitli interaktif hizmetler ile ikame olabilecek bir yayın hizmeti sunmadığı, bu nedenle Digitürk’e bir rakip olarak kabul edilmesinin ve ikisinin aynı pazarda mütalaa edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Kablo TV yerli ya da yabancı televizyon kanallarının kablo üzerinden herhangi bir değişiklik yapılmaksızın yeniden iletimi ile iştigal etmekteyken, dijital tv (Digitürk) bu yayınlar ile beraber ek hizmetlerin, örneğin izlediğin kadar öde, şans oyunları, uzaktan eğitim, radyo, bankacılık ve benzerlerinin sunumunu da içermektedir. Bunun yanı sıra Kablo TV bugün itibarıyla, analog teknolojiye dayalı olarak yayınların iletimini öngörmekte iken, dijital TV analog gelen yayınların sıkıştırılmak suretiyle iletimini konu edinmekte, bu husus bahsi geçen içeriği temin ederken dijital yayınların alımı için ayrı bir televizyon cihazının yanı sıra ayrı bir cihaza (set top box) gereksinim duyulmasına neden olmaktadır.

Digitürk tarafından iletilen televizyon yayınlarına bakıldığında, Kablo TV üzerinden iletilen yayınlara kıyasla çok daha fazla çeşidi kapsadığı, sadece belirli kanallara ait yayınların iletimi ile sınırlı olmayıp, çok sayıda ve çeşitte tematik kanallara da yer verildiği (sinema, müzik, çocuk kanalları v.b.). Bu nedenlerle, Kablo TV, mevcut haliyle, Digitürk’ün sunduğu hizmetlerin önemli bir kısmını sunmamakta, sayısal teknolojinin sağladığı olanaklardan faydalanmak isteyen bir tüketici açısından bir ikame niteliği taşımamaktadır. Ancak halihazırda dijital yayıncılığa geçiş için uygun durumda bulunan Kablo TV altyapısının bu şekilde kullanılmaya başlanması; üzerinden dijital yayıncılık verilmeye geçilmesi halinde Kablo TV’nin rahatlıkla Digitürk’e rakip bir hizmet olabileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Digitürk ile Kablo TV arası ikame edilebilirlik ilişkisi mevcut durum ve olanaklar gözetilerek yapılmış ve bu ikisinin mevcut koşullarda rakip olmadığı saptanmıştır.

Page 4

Bu çerçevede esasen Digitürk tarafından sunulan ve klasik anlamda televizyon yayıncılığından daha fazlasını içeren televizyon hizmetleri “dijital platform hizmetleri” (ya da dijital yayıncılık hizmetleri) olarak tanımlanabilecek ayrı bir pazarı oluşturmaktadır.

H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

Digitürk’ün verdiği hizmetin tüm Türkiye’yi kapsadığı ve Türkiye sınırları içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir durum bulunmaması sebebiyle ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak tespit edilmiştir.

H.3. Yapılan Hukuki Tespitler ve Değerlendirme

H.3.1. Ek Protokol Öncesi Alınmış Olan Rekabet Kurulu Kararları ve

Mevcut Durumun Tespiti

TFF ile Digitürk arasında akdedilen “Ek Protokol”, aynı taraflar arasında akdedilmiş olan 19.7.2004 Tarihli Yayın Sözleşmesi’nin süresinin 2 sezon uzatılmasına ilişkindir.

Rekabet Kurulu’nun, TFF ve Digitürk hakkında yürüttüğü soruşturma sonunda verdiği 28.8.2002 tarih ve 02-50/636-258 sayılı kararında;

A) …

d) Gelecekteki yayın hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve cezalara meydan verilmemesi bakımından, ihale şartnamesi taslağının, o tarihte geçerli olacak Yayın Talimatı ile birlikte Rekabet Kurulu’nun incelemesine sunulmasının yerinde olacağı…”

ifade edilmektedir.

Mezkur karar uyarınca TFF, Kurum kayıtlarına 28.5.2004 tarih ve 2808 sayı ile giren başvurusu ile 2004-2005 futbol sezonu ve takip eden dönemler için yapılacak yayın ihalesi ile ilgili Şartname’nin Kurumumuzca incelenerek oluşacak görüşün TFF’ye bildirilmesini talep etmiştir.

Şartnamenin incelenmesi sonucunda;

- Şartname’nin öngördüğü 4 senelik sürenin rekabeti kısıtlayıcı etkiler

yaratacak bir süre olduğuna ilişkin bir tespite ulaşılamadığı,

- Bununla birlikte, maçlara ilişkin görüntülerin diğer yayıncılar açısından

erişilebilir olmasını garanti eden düzenlemelerin sağlıklı olması ve süre

ile yaratılan dezavantajın etkin ve adil bir “alt-lisanslama” rejimi ile telafi

edilmesinin zorunluluk arz ettiği,

- Sonuç olarak, Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi karşılaşmalarının

yayın haklarının devredilmesine ilişkin ihale hakkında Türkiye Futbol

Federasyonu tarafından hazırlanan Şartname’nin, “İhaleyi Kazanan

Kişi/Kuruluşun Sair Yükümlülükleri” başlıklı maddesinin 6. fıkrasının 2.

bendinde yer verilen haber amaçlı görüntülerin satılması ile ilgili

düzenlemelere, haber amaçlı görüntülerin, talep eden yayın

kuruluşlarının oynanan herhangi bir maça ilişkin talepleri üzerine ve

Page 5

ücret dışında görüntülerin teminine ilişkin başkaca bir şart ileri

sürmeksizin satışa sunulması ile ilgili bir hükmün eklenmesi koşuluna

bağlı olarak,

mevcut haliyle Rekabet Kurulu’nun konuya ilişkin önceki tarihli kararları ile uyum içinde bulunduğu ve genel olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca rekabeti kısıtlayıcı, bozucu ve engelleyici bir etki doğuracak nitelikte bulunmadığına ilişkin Başkanlık görüşü oluşturulmuştur.

Bu süreç sonunda 2004-2008 arası süreye ilişkin yayın hakları, yukarıda yer verilen Başkanlık görüşü doğrultusunda düzenlenen 19.7.2004 tarihli Yayın Sözleşmesi ile Digitürk’e devredilmiştir.

2005 sezonu başlangıcında ise olağandışı koşullar gelişmiş ve bazı kulüplerin ligden çekilme tehdidi ile havuz sistemi krize girmiştir. Söz konusu kriz, ödemelerde yaşanan zorluklar sonucu ortaya çıkmış, TFF’nin sözleşmenin süresini uzatmak suretiyle ek gelir yaratması konusunda ise kulüpler fikir birliği içinde olmuşlar ve TFF’yi bu hususta desteklemişlerdir.

TFF, menfi tespit başvurusunda, mevcut krizin Yayın Sözleşmesi’nin imzalanması sırasında öngörülemediğini, anılan krizin ligin başlamasına çok kısa bir süre kalmışken ortaya çıktığını, bu kadar kısa bir sürede ihaleye çıkmanın zor olduğunu, kaynak temin etmede belirsizlik yaratacağını, söz konusu sözleşmenin çok ciddi bir altyapı, teknik donanım ve yatırım gerektirdiğini, bu nedenle ihaleye katılım imkanlarının çok sınırlı olduğunu ifade etmiş ve Ek Protokol’ün bu koşullarda zorunluluk olarak ortaya çıktığını ifade etmiştir.

Ek Protokol ile sözleşme süresinin uzatılmasının “istisnai” olarak ilk ve son kez yapıldığı da belirtilmiştir. Bu husus Ek Protokol’de de hüküm altına alınmış ve süre sonunda tekrar ihaleye çıkılacağı taahhüt edilmiştir.

Ayrıca, 15.7.2004 tarihinde yapılan ihaleye sadece iki yayın kuruluşunun katıldığı ve katılımcılardan birinin boş teklif verdiği ve sadece Digitürk’ün muhammen bedele uygun ve geçerli bir teklif verdiği de başvuruda Rekabet Kurumu dikkatine sunulmuştur.

Ek Protokol ile yayın bedelinde (…………) ABD Doları tutarında bir artış beklenmekte, bunun yanı sıra abone sayısındaki artışa bağlı olarak da bedel artırımı öngörülmektedir.

Başvuruda ayrıca, 1. lig maçlarına ilişkin görüntülerin erişilebilir olmasını garanti eden düzenlemelerin aynen korunduğu, 19.7.2004 tarihli sözleşmenin bir yıllık uygulamasında diğer yayın kuruluşlarının bu görüntülere erişim konusunda hiçbir şikayetinin bulunmamasının adil ve etkin bir alt-lisanslama

1

rejiminin yürütüldüğünün bir göstergesi olduğu belirtilmektedir.

1

Hatırlanacağı üzere 2004 yılında Digitürk, TRT ile imzaladığı bir sözleşme ile yayın haklarından bir kısmını TRT’ye devretmiştir. Bu durum da, hakların tek elde toplanmasının olası olumsuz etkilerini zayıflatan bir gelişme olmuştur. Bu şekilde tüketiciler açısından da bazı maçlara şifresiz erişim imkanı doğmuştur.

Page 6

H.3.2. Ek Protokol’ün 4054 sayılı Kanun Çerçevesinde Yaratacağı Etkiler

220

Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligine ait maçların yayın haklarının bir yayıncıya devredildiği yayın sözleşmeleri, Rekabet Kurulu’nun daha önceki kararlarında, tek bir yayıncıya münhasır devrin yaratabileceği olumsuz etkiler açısından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde incelenmiştir. Bu incelemelerin sonucunda, TFF tarafından yayın haklarının tek bir yayıncıya devredilmesi konusunun yani münhasır hak tesisi konusunun, bu işlemin 3813 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan bir ikincil düzenleme olan Yayın Talimatı’nın ilgili hükümlerinin açıkça verdiği yetkiden kaynaklanması nedeniyle 4. madde çerçevesinde ihlal olarak kabul edilmemiştir.

Bu sebepten dolayı yayın sözleşmesi, geriye kalan diğer iki temel unsur olan, süre ve kapsam açısından 4. madde kapsamında değerlendirilmiştir.

TFF’nin Digitürk ile akdettiği dört sezonluk son yayın sözleşmesinin dayandığı yayın şartnamesi hakkında yapılan inceleme sonucunda, şartnamenin kapsam ve süresinin o günkü koşullarda ilgili pazarlarda kapatıcı etkileri saptanamamış ve 3 dakikalık haber amaçlı görüntülere ilişkin özel bir düzenleme yapılması koşuluyla şartnameye Başkanlık tarafından olumlu görüş verilmiştir.

Bahse konu Ek Protokol ise, içeriği itibarıyla sadece süre açısından bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu incelemenin, mevcut koşullarda pazardaki rakiplerin konumu, potansiyel rekabet olanakları ve bunlarla birlikte bu anlaşmanın ortaya çıkmasına neden olan havuz sistemine özgü özel koşullar açısından yapılması uygun olacaktır.

Digitürk, dijital platform hizmetleri (ya da dijital yayıncılık hizmetleri) pazarında Türkiye’de faaliyet gösteren tek kuruluştur (Yukarıda yine aynı bölümde ayrıntılarına değinildiği üzere, paralı yayıncılık alanında faaliyet gösteren Cine 5’ten, gerek yayın teknolojisi, gerekse yayınlarında sunduğu hizmetler açısından farklı bir konumdadır ve bu teşebbüsler ile rakip kabul edilmesi bugünkü koşullarda mümkün değildir. Yine, bugünkü teknolojik koşullarda kablolu yayınlar ile dijital yayıncılık hizmetlerinin de ikame sayılması mümkün değildir).

Abonelik esasına dayalı yayıncılık türlerinde, yayıncılar açısından sürekli bir yayın planını garanti altına alan 1. lig yayın haklarının önemi tartışmasızdır. Hatta, bu tür yayın hakları olmaksızın abone sayısında öngörülen büyüklüklere ulaşabilmek neredeyse imkansızdır. Buna rağmen, Digitürk’ün öngördüğü abone sayısına ulaşamadığı, gerek fiziki altyapıya gerekse 1. lig yayın haklarına yapmış olduğu yatırımın geri dönüşünün henüz gerçekleşmediği de anlaşılmaktadır. Digitürk’ün dijital yayıncılık hizmetleri pazarına ilk giriş yapan teşebbüs olduğu dikkate alındığında, henüz pazara giriş aşamasının tamamlanamamış olduğunun söylenmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Bu noktada yayın sözleşmesinin süresinin uzatılmasına ilişkin beklentiler önem kazanmaktadır.

Diğer yandan 1. lig yayın haklarına talip olabilmek de, yayın bedellerinin ulaşmış olduğu düzeyler göz önüne alındığında, artık abonelik geliri elde edemeyecek yayıncılar açısından oldukça güç bir hale gelmiştir. Daha önceki

Page 7

iki ihaleyi Digitürk’ün alması, özellikle de son ihalede başka bir teklif dahi çıkmamış olması bunun göstergesidir.

Bunlarla birlikte, havuz sisteminde yaşanan ve kulüplerin ligden çıkması ile sonuçlanabilecek olan mali krizin aşılabilmesi için de 2 senelik süre uzatımı tek çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Kulüplere ihtiyaç duydukları gelir aktarımının yapılabilmesi, 10 milyon ABD Doları nakit artırımı ve abone sayısındaki artışa bağlı gerçekleşecek artırım sayesinde mümkün olacaktır. Bu olağandışı ve bir kereye mahsus olduğu belirtilmiş bir uygulamadır. Bu sürenin sonunda rekabetçi koşullarda bir yayın ihalesine gidilecek olması, bu hakları gelecekte talep edebilecek (ki bugünkü koşullarda, geçen seneki ihale de dikkate alındığında Digitürk dışında ihale bedelini ödeme gücüne sahip başka bir yayın kuruluşunun olmadığı görülmektedir) yayın kuruluşları açısından bir güvence teşkil etmektedir.

Özetle, Digitürk’ün yayın sözleşmesinin 4 sene olan süresinin 6 seneye çıkarılmasının,

- dijital yayıncılık hizmetleri pazarının yeni gelişme aşamasında ve 1. lig

yayın hakları gibi yatırımın geri dönüşünü sağlayabilecek kapasitede bir

tetikleyici güce ihtiyaç duyan bir pazar olması,

- havuz sisteminin olağandışı ve hızlı çözüm gerektiren bir mali kriz içinde

olması,

- 2 senelik uzatımın sonunda ihale yapılacağı güvencesinin verilmiş olması, - diğer yayıncılar açısından kritik öneme sahip 3 dakikalık haber amaçlı

görüntülerle ilgili yayın sözleşmesinde Rekabet Kurumu’nca istenilen

düzenlemelerin eksiksiz yapılmış olması;

- bunlarla birlikte tüketici ihtiyaçları açısından bakıldığında, gerek Digitürk-

TRT arası 2004’te akdedilmiş olan anlaşma gereği yayın haklarının bir

kısmının alt-lisanslama yoluyla 2008’e kadar TRT’ye devredilmiş olması

sonucunda tüketicilerin halihazırda bazı maçları canlı ve diğer bazılarını

özet ve banttan açık televizyonda izleme şansına sahip olması, gerekse

mali krizin aşılamaması ve bazı kulüplerin ligden çekilmesi halinde lig

karşılaşmalarından tamamen mahrum kalmak suretiyle en fazla

taraftarların zarar göreceği; son olarak da en son yayın ihalesinde Digitürk

dışında hiçbir yayıncının teklif vermemiş olduğu

hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4 senelik süreye ilişkin olarak daha önce olumlu Başkanlık görüşü verilmiş olduğu da göz önünde bulundurularak, mevcut koşullar dahilinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı bir işlem olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

I- SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;Türkiye Futbol Federasyonu ile Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında akdedilen ve 2004-2005, 2005-2006, 2006-2007, 2007-2008 sezonlarını kapsayan Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarından haftada 4 adedinin yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı ile bu maçlar ve geri kalan maçların bant ve/veya özet yayını hakkının Digitürk’e devredilmesini düzenleyen 19.7.2004 tarihli sözleşmenin süresinin 2008-2009 ve 2009-2010 sezonlarını kapsayacak şekilde

Page 8

uzatılmasına ilişkin “Ek Protokol” isimli anlaşmaya mevcut koşullar dahilinde menfi tespit belgesi verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Citation chain

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.