İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Rekabet Kurulu'nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının verilmesine esas teşkil…

Menfi Tespit ve Muafiyet07-87/1099-424Karar tarihi: 22.11.2007Yayımlanma tarihi: 07.01.2008

Rekabet Kurulu'nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının verilmesine esas teşkil eden koşulların değişmiş olduğu ileri sürülerek, 4054 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca geri alınması talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
07-87/1099-424
Karar tarihi
22.11.2007
Yayımlanma tarihi
07.01.2008
Karar türü
Menfi Tespit ve Muafiyet

Karar metni

8 sayfa · 24.628 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2007-2-167
Karar Sayısı: 07-87/1099-424
Karar Tarihi: 22.11.2007

A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

10

Başkan: Prof Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN

Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ

B.RAPORTÖRLER : Murat ÇETİNKAYA, Hakan Suat ÖLMEZ, Evrim Özgül KAZAK

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş. (D Smart)

Temsilcisi: Av. Zeynep ÜNALAN

Yönetim Yatırım Danışmanlık Ltd.Şti

Turan Güneş Bulvarı No: 63/1 Yıldız, Çankaya - Ankara. Konyaspor Kulübü

Zafer Meydanı, Zafer Çarşısı Kat:3 Meram-Konya

Fenerbahçe Spor Kulübü

34725 Kızıltoprak Kadıköy-İstanbul

Kayserispor Kulübü Başkanlığı

Erkilet Bulvarı Kadir Has Tesisleri 38080 Kocasinan- Kayseri Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği A.Ş.

Hasnun Galip Sokak No: 7-9-11 Beyoğlu 34420 İstanbul Beşiktaş Futbol Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.

Süleyman Seba Caddesi, No: 48 BJK Plaza B Blok 3. Kat Akaretler, Beşiktaş 34357 İstanbul

Trabzonspor Kulübü Derneği

Trabzonspor kulübü Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri

Havalimanı Altı, Trabzon

QTV Finacial LLP

17 Dominion Street London EC2M 2EF

D. HAKKINDA İLK İNCELEME

YAPILANLAR: Türkiye Futbol Federasyonu

Konaklar Mah, Ihlamurlu sok. No:9, 4. Levent 34330 İstanbul Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.

Cihannüma Mah. Yıldız Cad. Polat Tower No:34

Beşiktaş/İstanbul

E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı

menfi tespit kararının verilmesine esas teşkil eden koşulların değişmiş olduğu

ileri sürülerek, 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca geri alınması talebi.

Sayfa 2

F. İDDİALARIN ÖZETİ: Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (D-Smart) başvurusunda;

- 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı Rekabet Kurulu Kararı ile verilen menfi

tespit belgesinin, Kanun’un 13. maddesi gereği 22.9.2005 tarihi itibariyle, bunun

mümkün olmaması halinde bildirim tarihi itibariyle geri alınması,

- Menfi tespit belgesinin geri alınması nedeniyle 2008 yılı sonrası dönemi

kapsayan yayın hakları için yeni bir ihale yapılması hususunun TFF’ye

bildirilmesi,

- TFF’nin bu yönde bir uygulamaya gitmemesi halinde, 4054 sayılı Kanun’un ilgili

maddeleri uyarınca işlem yapılması

talep edilmektedir.

G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.8.2007 tarih ve 5675 ile giren başvuru üzerine hazırlanan 25.9.2007 tarih ve 2007-2-167/BN-07-M.Ç sayılı Bilgi Notu 28.9.2007 tarih, REK.0.06.00.00-130/286 sayılı Başkanlık önergesi ile 4.10.2007 tarihli Rekabet Kurulu gündeminde görüşülmüş ve Kurul gündeminde incelemeye alınmasına, 9.10.2007 tarihli Kurul gündeminde ise incelemenin devamına karar verilmiştir. Başvuru konusu ile benzer talepler içeren, 4.10.2007 tarih ve 6564 sayılı Konyaspor Kulubü, 5.10.2007 tarih ve 6571 sayılı Fenerbahçe Spor Kulübü, 8.10.2007 tarih ve 6660 sayılı Kayserispor Kulübü, 8.10.2007 tarih ve 6661 sayılı Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş., 10.10.2007 tarih ve 6724 sayılı Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş., 16.10.2007 tarih ve 6806 sayılı Trabzonspor Kulübü Derneği ve 25.10.2007 tarih ve 6967 sayılı QVT Fund LP’nin başvuruları ise 9.11.2007 tarih ve 2007-2-167/BN-07-M.Ç bilgi notu ve 9.11.2007 tarih, REK.0.06.00.00-130/325 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul’a sunulmuş, ilgili başvurular her iki Bilgi Notu ve Önergeler de dikkate alınarak, 07-87 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının, 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle, geri alınmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca;

İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu üzerine Kurul, elinde

bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme ve

devralmanın bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren

bir menfî tespit belgesi verebilir. Kurul, bu belgenin düzenlenmesinden sonra 13

üncü maddedeki şartlar çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir.

Aynı Kanun’un “Muafiyet ve Menfi Tespit Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 13. maddesinde ise muafiyet veya menfi tespit kararlarının geri alınabileceği şartlar;

a) Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması,

b) Karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi,

c)Kararın söz konusu anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak

verilmiş olması

şeklinde sıralanmıştır.

Sayfa 3

Bu bağlamda, Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı kararı ile verilen menfi tespit belgesinin geri alınabilmesi için Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulların bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, D-Smart tarafından yapılan başvuru anılan maddedeki üç durum bakımından aşağıda değerlendirilmiştir.

I.1. Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması D-Smart tarafından, Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit değerlendirmesinde:

- 15.7.2004 tarihinde yapılan ihaleden önceki iki ihalenin Digitürk Digital Platform

İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk) tarafından alınmasının ve son ihalede

Digitürk’ten başka bir teşebbüs tarafından teklif verilmemesinin, Ek Protokol ile

yayın hakkı süresinin 2 sezon daha uzatılmasında esas gerekçelerden birisi

olarak gösterildiği,

- Ancak bugün itibariyle geliştirdiği iş modeli ve pazara yeni girmiş olmasına

rağmen gösterdiği üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için

mevcut anlaşmadan daha fazla ödeme yapabilecek bir başka kuruluşun

bulunduğu,

- Bu nedenle o dönem mevcut olan koşulların değiştiği ve menfi tespit şartlarının

ortadan kalktığı

iddia edilmektedir.

Başvuru dilekçesinde yer alan bilgilere göre D-Smart, Doğan Grubu kontrolünde bir dijital yayıncılık platformudur. Kullanıcı, içinde D-smart kart bulunan uydu alıcısını aldıktan sonra D-Smart platformunda bulunan yayınları izleyebilmektedir. D-Smart ürününün fiili satışına 2007 yılının Şubat ayında başlanmıştır. Menfi tespit değerlendirmesinden sonra faaliyete başlayan D-Smart, başvuru dilekçesinde yer alan ifadelere göre “pazara yeni girmiş olmasına rağmen geliştirdiği iş modeli ve gösterdiği üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için mevcut anlaşmadan daha fazla ödeme yapabilecek bir kuruluş” haline gelmiştir.

Öncelikle dijital platform işletmeciliği alanında yeni bir teşebbüsün daha faaliyete geçmesi dijital platform yayıncılığı piyasasında rekabetin artacağının bir göstergesi olması bakımından olumlu kabul edilebilecek bir gelişmedir. Ancak bu durumun tek başına Kanunun 13. maddesinde düzenlenen “kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması” haline uygunluk gösterip göstermediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Rekabet Kurulu’nun Ek Protokol’e ilişkin 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı kararında özetle;

- Profesyonel 1. Süper Ligi maçlarının yayın hakkının, 1. Süper Ligi maçlarının

izlenme oranlarının yüksekliği nedeniyle özellikle “ödemeli yayın yapan

kuruluşlar” açısından kritik ve birincil nitelikli bir içerik olduğuna yönelik

hususlara değinilmiş,

- Pazardaki rakiplerin konumu ve potansiyel rekabet olanakları “ödemeli

televizyon yayıncılığı” ve “dijital platform hizmetleri” pazarlarında ayrı ayrı

incelenmiş,

- Ek Protokol’ün değerlendirildiği dönemde Digitürk’ün “dijital platform hizmetleri”

pazarında Türkiye’de faaliyet gösteren tek kuruluş olduğu, “ödemeli televizyon

yayıncılığı” pazarında faaliyet gösteren Cine 5 ve Kablo TV’nin kararda belirtilen

gerekçelerle, mevcut koşullarda Digitürk’e rakip olmadığı belirtilmiş,

Sayfa 4

- Bu hususların, daha önceki son iki ihaleyi Digitürk’ün alması, en son yayın ihalesinde Digitürk dışında hiçbir yayıncının teklif dahi vermemiş olması ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Ek Protokol’ün imzalandığı dönemde Digitürk dışında ihale bedelini ödeme gücüne sahip başka bir yayın kuruluşunun olmadığı görülmüş,

- Bununla birlikte Kurul, 2 senelik süre uzatımının TFF tarafından mali krizin aşılabilmesi bakımından tek çözüm olarak görüldüğü, bir kereye mahsus olan bu uygulamanın ardından rekabetçi koşullarda bir yayın ihalesine gidilecek olmasının bu hakları gelecekte talep edebilecek yayın kuruluşları açısından bir güvence teşkil ettiği

şeklinde değerlendirmeler yapılmıştır. Kararda yer alan bu değerlendirmeler

incelendiğinde, başvuruda belirtildiği gibi yalnızca önceki ihalelerin Digitürk tarafından

alınmış olması ve en son ihalede de başkaca bir teklif sahibinin bulunmaması

hususları ile yetinilmediği; pazarın genel durumunun, havuz sisteminin geleceğinin,

potansiyel rekabetin engellenmediğinin, görüntülere ilişkin düzenlemelerin yapıldığının

ve TRT ile alt lisanslama yapıldığının üzerinde durulduğu görülmektedir.

Bu çerçevede, karar tarihi itibarıyla göz önüne alınan “mevcut koşullar”ın ne olduğu

kararın bütünü göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Mevcut durumda Digitürk ile

rekabet edebilecek ve hatta yeni bir ihale açılması durumunda daha yüksek bir fiyat

verebilecek bir teşebbüsün var olmasının, mevcut koşulların değişmesi anlamına gelip

gelmeyeceği ve verilmiş menfi tespit belgesinin geri alınması için bir gerekçe olarak

kabul edilip edilemeyeceği aşağıda değerlendirilmektedir.

- Öncelikle, piyasaya yeni giriş olarak adlandırılabilecek mevcut durum, Rekabet Kurulu’ndan menfi tespit almış bir sözleşme yoluyla TFF’den yayın haklarını belli bir süreliğine satın almış tüm kuruluşların münhasırlığı elde ettiği dönemlerde görülebilecek bir gelişmedir. Her sözleşme döneminde piyasaya yeni bir teşebbüsün girmesi durumunda verilen menfi tespit belgesinin yeniden değerlendirilmesi Madde 13’te belirtilen “kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması” şeklindeki hükmün oldukça geniş yorumlanmasına ve menfi tespitten beklenen teşebbüs güvencesinin sağlanamamasına yol açacaktır. Zira gelecekte de TFF ile yapmış olduğu anlaşma sonucunda yayın haklarını münhasıran elde etmiş bir yayıncının karşısına yeni rakipler ortaya çıkabilecek ve piyasaya girebilecektir. Bu bağlamda, TFF tarafından yapılan ihalelerin piyasaya yeni giren ve daha yüksek fiyat verebileceğini öne süren teşebbüsler nedeniyle, sözleşme sürelerin dolmadan tekrarlanması, yukarıda belirtilen teşebbüs güvencesinin yanı sıra, kamuoyu ve ilgili teşebbüsler nezdinde, TFF’nin yayın ihalelerinin güvenirliğini sarsacak, teşebbüslerin ihale öncesi ve sonrası yatırım yapma güdüsünü de azaltabilecektir.

- İkinci olarak, Kanun’un 13. maddesinde belirtilen koşullar göz önüne alınırken, verilmiş olan muafiyet / menfi tespit belgesi nedeniyle pazarın rekabetçi yapısının belge verilme tarihindeki durumundan daha da kötüye gidip gitmediğine bakılması gerekmektedir. Rekabet Kurulu tarafından daha önceden verilmiş muafiyet / menfi tespit belgelerinin geri alınmasına ilişkin kararlar incelendiğinde bu durum açıklıkla görülmektedir. Şayet verilmiş olan muafiyet / menfi tespit belgesi nedeniyle piyasaya girişler engellenmeye başlamışsa muafiyet / menfi tespit belgeleri geri alınabilir. Oysa, piyasada daha önce mevcut olmayan bir aktörün faaliyet gösteriyor olması verilen menfi tespitin olumsuz etkisinin olmadığını göstermektedir. Mevcut dosyada, 2 yıl sonra

Sayfa 5

yeniden ihale açılacağı için süreklilik arz eden bir münhasırlık bulunmaması nedeniyle D-Smart’ın sayısal platform işletmeciliği yapmasını engelleyecek nitelikte bir durum söz konusu değildir.

- TFF tarafından ihalesi yapılan ve yayıncı kuruluşların talep ettiği ürün futbol müsabakalarının yayın haklarına ilişkindir. D-Smart tarafından rekabetin engellendiğine ilişkin iddianın muhatabı olan ilgili pazar ise yayın haklarına ilişkin tanımlanan pazarda bir yayıncıya tanınan münhasırlık neticesinde olumsuz etkilendiği belirtilen, ödemeli yayın piyasasıdır. Söz konusu yayın hakkının 2 yıl için bir defalığına uzatılması sonucunda münhasırlık süresi uzamakla birlikte, menfi tespit kararında da belirtildiği gibi 2 yıl sonunda tekrar ihale yapılacak olması nedeniyle potansiyel rekabet engellenmemektedir. Zira kararda da belirtildiği gibi bu uzatma işleminin bir defalığına yapılıyor olması ve belirtilen süre sonunda yine ihale yapılacak olması hem pazarda hali hazırda faaliyet gösteren hem de pazara yeni giriş yapacak olan teşebbüsler açısından bir güvence niteliğinde olup diğer hususlarla birlikte değerlendirildiğinde herhangi bir sakınca teşkil etmemektedir.

- Olaya pazara yeni giren teşebbüs açısından bakıldığında, dilekçede yer alan, D- Smart’ın “pazara yeni girmiş olmasına rağmen geliştirdiği iş modeli ve gösterdiği üstün performansıyla futbol maçlarının yayın hakları için mevcut anlaşmadan daha fazla ödeme yapabilecek bir kuruluş” haline gelmiş olduğu şeklindeki ifadelerden, Digiturk’e verilen 2 yıllık menfi tespit süresince yayın hakları olmadan da D-Smart’ın faaliyetlerini devam ettirebileceği anlaşılmaktadır.

- Bunların yanı sıra 23.9.2007 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin İnsan Kaynakları ekinde yer alan Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Üyesi Mustafa Gözalan’ın: “Normalde bu tür operatörler faaliyetlerine başladıkları birinci yılda altyapıya, uydu kapasitelerine çok ciddi yatırımlar yapar ama biz daha akılcı bir yöntemle bu yatırımları yapmadan daha üstün bir teknolojiyi çalışır hale getirdik. Ortaya çıkan yatırım avantajını da tamamıyla içeriği zenginleştirmeye veriyoruz. Abonelik yapmadan reklam gelirleriyle bu kanalları yaşatabilir hale getiriyoruz. İnovasyon burada yatıyor ve bunu bu 50 kişilik ekibe borçluyuz. Bu proje insan kaynakları adına çok doğurgan; çok farklı yerlere gidecek. Şimdiden bunun işaretlerini görüyorum. Geliştirdiğimiz altyapıda çalışan arama motoruna, oyunlara, interaktif uygulamalara büyük talep var; bunları geliştiren arkadaşlarımız dışarıdan iş siparişleri almaya başladı. Bu işte, örneğin interaktif reklamcılıkta çalışan 5 kişilik çekirdek kadronun çok yakında 3’e 4’e katlanacağını ve Avrupa’daki operatörlere hizmet verebileceklerini, yani bir servis sağlayıcı haline geleceklerini görüyorum.”

şeklindeki ifadeleri bu konudaki tespit ve değerlendirmelerimizi teyit eder niteliktedir.

- Yine yukarıda belirtilen kaynakta ve aynı haber/röportajda yer alan:

“D-Smart kurulurken hem çalışanlar hem de ortaklar ikinci bir operatör başarılı olamaz diye düşünüp, “Acaba kendimizi riske mi atıyoruz” dediler. Ama Romanya’da 5, Polonya’da 3 pay tv operatörü var, Hindistan’da sene sonuna kadar 5 pay tv operatörü olacak. Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Gözalan, bir ülkede sadece tek bir pay tv operatörünün yaşayabileceği kuralının eskiden geçerli olduğunu, çünkü yatırımın ağır bir maliyetle gerçekleşebildiğini söylüyor: “Oysa şimdi teknolojinin gelişmesiyle bu maliyet dezavantajı ortadan kalktı. Sadece D-Smart değil, Türkiye önümüzdeki 3-5

Sayfa 6

senede en az 2 platform daha görecek. Her şeyden önce kablo altyapısı

dijitalleşecek. Belki 2008’e yetişmeyecek ama 2009’da internet üzerinden

yayıncılık çıkacak. Bu gelişme tüketiciye yarayacak, Türkiye’de insanlar günde

ortalama 4 saatlerini TV başında geçiriyorlar. Böyle bir ortamda çeşitlenme

yaptıkça kazanırsınız.” Türkiye’de sayısal yayıncılıktan faydalanan ev sayısı

Avrupa’ya göre düşük. Gözalan’a göre daha milyonlarca ev sayısal yayıncılığa

geçecek.”

şeklindeki ifadeler de, sayısal yayıncılık alanında faaliyet göstermek isteyen bir

teşebbüsün maç yayın hakları olmadan da faaliyet gösterebileceğine işaret etmektedir.

Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, D-Smart’ın piyasaya

girmesinin menfi tespit belgesinin geri alınması için gerekli olan Kanunun 13.

maddesinin (a) bendinde belirtilen “kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir

olayda değişiklik olması” koşuluna uygunluk göstermediği kanaatine ulaşılmıştır.

I.2. Başvuru Dilekçesinde Yer Alan Diğer İddialar

 D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararı verirken eksik bilgi ve yetersiz incelemeye dayandığına yönelik olarak öncelikle;

- TFF’nin Digitürk ile akdettiği dört sezonluk son yayın sözleşmesinin dayandığı

yayın şartnamesi hakkında yapılan inceleme sonucunda, şartnamenin kapsam

ve süresinin o günkü koşullarda ilgili pazarda kapatıcı etkilerinin saptanamadığı, - 3 dakikalık haber amaçlı görüntülere ilişkin özel bir düzenleme yapılması şartı

getirilerek şartnameye Başkanlık tarafından olumlu görüş verildiği,

- Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit incelemesinde Başkanlık Görüşü’ne

dayanılarak kapsam açısından bir değerlendirme yapılmadığı,

- Oysa ki Ek Protokol’ün tam bir yıl sonrasına ait olduğu ve süre uzatımının her

açıdan pazarda yaratacağı etkilerin irdelenmesi gerektiği,

- Bu yapılmadan önceki değerlendirmeye dayanılarak hiç de sağlıklı olmayan

sonuçlara ulaşıldığı

ifade edilmektedir.

TFF’nin, Digitürk ile akdettiği dört sezonluk yayın şartnamesinin kapsam bakımından değerlendirilmesi sonucu, hazırlanan Görüş’te, maçlara ilişkin görüntülerin diğer yayıncılar açısından erişilebilir olmasını sağlamak amaçlı birtakım şartlara yer verilmiştir. 2004–2008 sezonlarında oynanacak Türkiye 1. Süper Ligi maçları yayın hakkına dair Digitürk ile TFF arasında yapılan sözleşmede söz konusu şartlara yer verildiği tespit edilmiştir. Ek Protokol’ün konusunu TFF ile Digitürk arasında yapılmış olan 19.7.2004 tarihli sözleşmenin süresinin 2008–2009 ve 2009–2010 sezonları için uzatılması oluşturmaktadır. Kararda Ek Protokol’ün 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yaratacağı etkiler özellikle yayın sözleşmesinin süresi ve kapsamı açısından değerlendirmeye tabi tutulduğu dikkate alındığında, Rekabet Kurulu tarafından TFF’nin sözleşme süresini uzatma talebini yalnızca Başkanlık Görüşü çerçevesinde oluşturduğu ve gelecekte yaratılacak etkiler üzerinde değerlendirme yapmadığı gerçeği yansıtmamaktadır.

 D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararı verirken eksik bilgi ve yetersiz incelemeye dayandığına yönelik olarak getirilen diğer bir iddia ise, Rekabet Kurulu’nun 28.2.2002 tarih ve 02/50/636-258 sayılı kararında “Gelecekteki yayın hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve cezalara meydan verilmemesi bakımından, ihale şartnamesi taslağının, o tarihte geçerli olacak Yayın Talimatı ile

Sayfa 7

birlikte Rekabet Kurulu’nun incelemesine sunulmasının yerinde olacağına oy birliği ile karar verilmiştir” denilmesine rağmen, 15.7.2004 tarihli ihale şartnamesinin Rekabet Kurulu incelemesine tabi tutulmadan “Başkanlık Görüşü” verildiğine yöneliktir.

2004–2008 dönemi Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi müsabakalarının yayın haklarının ihalesi ile ilgili Şartname’nin ve yeni Yayın Talimatı’nın 4054 sayılı Kanun ve 28.2.2002 sayılı Karar çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda mesleki daire tarafından hazırlanan Bilgi Notu Rekabet Kurulu’nun 24.6.2004 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 04-43/532-M sayılı Karar ile mesleki daire görüşünün Başkanlıkça TFF’ye bildirilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla Rekabet Kurulu mesleki daire görüşünü benimsemiş ve söz konusu görüşün TFF’ye iletilmesi konusunda Başkanlığa yetki vermiştir. Sonuç olarak, bu konuya ilişkin başvuruda ileri sürülen hususlar gerçeği yansıtmamaktadır.

 D-Smart tarafından yapılan başvuruda ayrıca;

- Rekabet Kurulu’nun TFF’nin 1. Süper Ligi maçlarının yayın haklarını bir

yayıncıya devretmesini, bu hakkın kendisine 3813 sayılı Kanun’a dayanılarak

çıkarılan ikincil düzenleme niteliğindeki Yayın Talimatı’nın ilgili hükümlerinin

verdiği yetkiden kaynaklanması dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin

ihlali anlamına gelmeyeceği sonucuna vardığı,

- Oysa ne 3813 sayılı Kanun’da ne de bu Kanuna dayanılarak çıkarılan

yönetmeliklerde TFF’ye yayın haklarını sadece bir yayıncıya devretmesi

suretiyle piyasada tekel yaratabileceğine yönelik hüküm bulunmadığı,

- Bir ikincil düzenlemeyle TFF’ye tanınan takdir hakkının bir yayın tekeli yaratmak

suretiyle rekabeti kısıtlayıcı biçimde kullanılmasının, bu uygulamanın bir

düzenlemedeki takdir hakkına dayanması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’a uygun

hale gelemeyeceği,

- Kaldı ki, Rekabet Kurulu’nun benzer durumlarda kanunlarla kendilerine verilen

takdir haklarını 4054 sayılı Kanun’u ihlal edecek şekilde kullanan meslek odaları

niteliğindeki tüzel kişilere cezai yaptırımlar uyguladığı, TFF’ye yönelik bu

uygulamanın ise değerlendirilmeye dahi tabi tutulmadan, sadece bir ikincil

düzenlemeyle TFF’ye verilen takdir yetkisine dayandırılmasının hukuka aykırı

olduğu

ileri sürülmektedir.

Türkiye Profesyonel 1. Süper Ligi’ne ait maçların yayın haklarının TFF tarafından münhasıran bir yayıncıya devredildiği yayın sözleşmeleri, dayanağını 3813 sayılı Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın Talimatı’ndan almaktadır. Rekabet Kurulu 28.2.2002 tarih ve 02-50/636-258 sayılı kararında, yayın haklarının tek bir yayıncıya münhasıran devrinin 3813 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yayın Talimatı’na dayanması karşısında söz konusu düzenlemeye 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında müdahale edilemeyeceğini hükmetmiştir. Ayrıca TFF’nin maçların yayın haklarını topluca ve münhasıran satması konusunda çeşitli tarihlerde alınmış ve kesinleşmiş yargı kararları da bulunmaktadır. Bu bilgiler çerçevesinde Rekabet Kurulu’nun konuya ilişkin yaklaşımında başvuru dilekçesinde belirtildiği gibi hukuka aykırı bir durum söz konusu değildir.

 D-Smart tarafından öne sürülen bir diğer iddia esasen Digitürk’e rakip olunamamasının sebebinin maç yayın ihalesini sürekli Digitürk’ün (çok uzun süreler

Sayfa 8

için) alması olduğu, bu sebeple Digitürk’ün yayın sözleşmesinin süresinin iki yıl

daha uzatılmasının pazardaki potansiyel rekabeti kısıtladığıdır.

Maç yayın ihalelerinin sürekli olarak Digitürk tarafından kazanılması Rekabet

Kurulu’nun görev ve yetkileri çerçevesinde değerlendirilebilecek bir husus değildir.

Bununla birlikte, Digitürk’ün yayın sözleşmesinin süresinin iki yıl daha uzatılmasına

ilişkin değerlendirmesinde Kurul, yukarıda belirtildiği üzere, ilgili pazarları ve

rakiplerin konumunu değerlendirmiştir. Bu çerçevede söz konusu sözleşmenin iki

yıllığına uzatılmış olmasının, iki yıl sonunda yeniden ihale açılacak olması

nedeniyle potansiyel rekabeti engellemediği sonucuna ulaşılmıştır.

 D-Smart tarafından Kurul’un menfi tespit kararını eksik inceleme sonucu verdiğine

dair öne sürülen diğer iddialar ise:

- Ek Protokol ile Digitürk’e iki sezon daha yayın hakkı ve 1. Süper Lige isim

verme haklarının tanındığı, bu protokole Rekabet Kurumu tarafından olur

görüşünün verilmesinin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu,

- D-Smart tarafından ayrıca Türkiye Profesyonel 1. Futbol Ligi’nin isminin,

sponsor firma olan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile yapılan Resmi Sponsorluk

Anlaşması neticesinde Turkcell Süper Lig olarak değiştirildiği, Turkcell’in kurucu

ortaklarından olan Çukurova Grubu’nun aynı zamanda Digitürk’ün de kurucu

ortağı olduğu, dolayısıyla Digitürk’ün Türkiye 1. Futbol Ligi yayın haklarını

münhasıran elde ettiği anlaşma ile Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi’nin resmi

sponsoru haline geldiği anlaşma arasında bir bağlama ilişkisinin mevcut olduğu,

Ek Protokol’e ilişkin menfi tespit değerlendirmesinde bu ilişkiye değinilmediği,

Çukurova Grubu’nun Turkcell Süper Lig’in hem resmi sponsoru hem de

münhasır yayıncısı sıfatıyla ilgili pazardaki tekel konumunu güçlendirdiği, süre

uzatımına ilişkin Ek Protokol’e menfi tespit veren Rekabet Kurulu kararında söz

konusu ilişkiye hiç değinilmediği.

şeklindedir. Süper Lige isim hakkı verilmesi Ek Protokol ile düzenlenen konular arasında yer almamaktadır. “Title Sponsor” ile ilgili hususlar 2004–2008 dönemi Türkiye 1. Profesyonel Ligi müsabakalarının yayın haklarının ihalesi ile ilgili Şartname’de düzenlenmektedir. Dolayısıyla bu konuda ileri sürülen hususların değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda yer verilen değerlendirmeler, D-Smart’ın başvurusu ile benzer talepler içeren, Konyaspor Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü, Kayserispor Kulübü, Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş., Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş., Trabzonspor Kulübü Derneği ve QVT Fund LP’nin başvuruları için de yapıldığından, anılan teşebbüslerin iddia ve talepleri de bu değerlendirmeler kapsamında ele alınarak, reddedilmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;

1. Rekabet Kurulu’nun 22.9.2005 tarih ve 05-59/880-237 sayılı menfi tespit kararının

4054 sayılı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle

geri alınmasına yer olmadığına,

2. Alp Görsel İletişim Hizmetleri A.Ş., Konyaspor Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü,

Kayserispor Kulübü Başkanlığı, Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Tic. A.Ş.,

Beşiktaş Futbol Yatırımları san. ve Tic. A.Ş., Trabzonspor Kulübü Derneği ve QTV

Financial LLP’nin şikayet ve taleplerinin reddine

OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.