- Kurum içi yazışma niteliğinde olan ve teşebbüsü aklayıcı veya suçlayıcı nitelikte
olduğu düşünülen belgelere (Belge-76, 77, 111, 221, 222) erişim talebinin kabul
edilebileceği ve anılan belgelerin ticari sırlardan arındırılmış hallerinin Rekabet
Kurumu merkezinde incelenebileceği,
- Teşebbüsün kendisi ile ilgili elde edilmiş delil niteliği bulunmayan belgelere (Belge-
170, 143, 112, 59, 96, 140, 136) erişim talebinin kabul edilebilir olmadığı ve
reddedilmesi gerektiği,
- Kurum içi yazışma niteliğinde olan ve aklayıcı ya da suçlayıcı nitelik taşımayan
belgelere (Belge- 141, 142, 144, 145, 147, 151, 158, 184, 113, 117, 197, 211, 52,
56, 57, 72, 73, 126, 182, 194, 27, 89, 1, 6) erişim talebinin kabul edilebilir olmadığı
ve reddedilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(6) 4054 sayılı Kanun’un “Delillerin Toplanması ve Tarafların Bilgilendirilmesi” başlıklı 44. maddesinin ikinci fıkrasında “Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilir” hükmü yer almaktadır. Buna ek olarak aynı Kanun’un 44. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamaz.” hükmü, evrak ve bilgi verilmesinin savunma hakkının esasına ilişkin olduğunu göstermektedir. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinin madde gerekçesinde “Kurulun soruşturmaları gizli değildir. Savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için sözlü savunma toplantısına kadar, taraflar Kurulca kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve delilin bir nüshasını alabilmektedir. Böylelikle savunma hakkının tam ve eksiksiz biçimde kullanılması mümkün olacaktır. Bir başka deyişle, taraflar herhangi bir ummadıkları sürprizle karşılaşmamaktadırlar.” denilmek suretiyle konunun önemi açıklanmıştır.
(7) Diğer yandan 2010/3 sayılı Tebliğ’de de tarafların kendileri hakkında düzenlenen belgelere erişimini mümkün kılarken bunun istisnalarını da düzenlemiştir. Bu kapsamda teşebbüslerin soruşturma kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin yine mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde gerçekleştirilmesi esastır.
(8) 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde tarafların hangi belgelere erişebileceğinin kapsamı açıklanmıştır. Buna göre “Taraflar dosyaya giriş hakkı kapsamında, Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin ticari sır ve diğer gizli bilgileri içerenler hariç olmak üzere, Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş her türlü delile erişebilir.” hükmüyle, tarafların kendileri hakkında düzenlenmiş evrak ve delillere ulaşabileceği ancak Kurum içi yazışmaların ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin ticari sır ve sair gizli bilgi içeren evrakın bu kapsamda yer almadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda tarafların erişmek istedikleri belgelerin, kendileriyle ilgili bir delil olup olmadığı ya da Kurum bünyesinde düzenlenmiş olan ve Kurum içi yazışma olup olmadığı yahut teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıyıp taşımadığı hususu önem arz etmektedir. 2010/3 sayılı Tebliğ’in “Kurum İçi Yazışmalar” 7. maddesinde;
“(1) Kurum içi yazışmalar, Kurulun aldığı nihai kararlar bakımından hazırlayıcı işlem
niteliğinde olan birimler arası yazışmalardır.