sağlamayan anlaşmalara ise 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet incelemesi yapılmaktadır. Bu bakımdan, aşağıda öncelikle grup muafiyeti değerlendirmesi yapılmaktadır.
(60) Bu noktada öncelikle, anlaşma taraflarından hem ARCELORMİTTAL’in hem de BAMİ ve BAMESA ÇELİK’in ÖKL üretimi ve Türkiye’de satışı faaliyetleri bulunduğundan söz konusu Mutabakat Anlaşması’nın rakipler arası bir anlaşma olduğu görülmekte, bu nedenle de 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla bu Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayacağı anlaşılmaktadır.
(61) Mutabakat Anlaşması, farklı unsurları bünyesinde barındırmaktadır. Anlaşmanın hangi grup muafiyeti tebliği kapsamında değerlendirilebileceğini tespit edebilmek bakımından ilgili anlaşmada ön plana çıkan unsurların tespit edilmesi gerekmektedir. Aşağıda bu hususlar ortaya konulmaktadır:
- Öncelikle, Mutabakat Anlaşması, ÖKL üretimine yönelik olarak rakipler arasında
yapılmış bir yatay işbirliği anlaşması niteliğindedir.
- Bunun dışında, bu işbirliği anlaşmasının teknoloji transferi içerdiği görülmektedir.
Mutabakat Anlaşması yürürlüğe girmesi durumunda, AMTB tarafından BAMİ’ye ek
üretim araçları sağlanacaktır. Söz konusu ek üretim araçları, AMTB tarafından
geliştirilen ve uluslararası patente konu bir teknolojidir. Bu bakımdan Mutabakat
Anlaşması aynı zamanda lisans verilmesi ve know how transferini de içermektedir.
(62) Mutabakat Anlaşması’nın yukarıda belirtilen ve ön plana çıkan unsurları, mevcut anlaşmanın 2013/3 sayılı Uzmanlaşma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2013/3 sayılı Tebliğ) veya 2008/2 sayılı Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2008/2 sayılı Tebliğ) kapsamında değerlendirilme olasılığını gündeme getirmektedir.
(63) Hangi anlaşmaların 2013/3 sayılı Tebliğ kapsamına girdiği, ilgili Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre;
“(1) Bu Tebliğ kapsamındaki muafiyetten aşağıda belirtilen anlaşmalar yararlanır:
a) Aynı ürün pazarında aktif olarak faaliyet gösteren taraflardan birinin, belirli ürünlerin üretimini
tamamen veya kısmen durdurmayı ya da o ürünlerin üretimini yapmamayı ve bu ürünleri rakip
bir teşebbüsten almayı kabul ettiği, aynı zamanda rakip teşebbüsün de o ürünleri üretmeyi
veya arz etmeyi kabul ettiği “tek taraflı uzmanlaşma anlaşmaları”,
b) Aynı ürün pazarında aktif olarak faaliyet gösteren iki ya da daha fazla tarafın karşılıklı olarak,
belirli ve fakat farklı ürünlerin üretimini tamamen veya kısmen durdurarak ya da üretimini
yapmayarak, bu ürünleri üretip arz etmesinde anlaşılan karşı taraflardan satın almayı kabul
ettikleri “karşılıklı uzmanlaşma anlaşmaları”,
c) Aynı ürün pazarında aktif olarak faaliyet gösteren ya da bir uzmanlaşma anlaşması vasıtasıyla
bir ürün pazarına girmek isteyen iki ya da daha fazla tarafın belirli ürünleri ortaklaşa üretmeyi
kabul ettiği “ortak üretim anlaşmaları”.
(2) Bu Tebliğ ile öngörülen muafiyet, ayrıca şu durumlarda da geçerlidir:
a) Tarafların, münhasır alım [16] veya münhasır arz yükümlülüğünü kabul etmesi,
b) Tarafların, uzmanlaşma anlaşması ürünlerini bağımsız olarak satmak yerine bu ürünlerin ortak
dağıtımını öngörmesi.
(3) Söz konusu anlaşmaların esas amacı olmaması kaydıyla, anlaşmaların uygulanmasıyla doğrudan
ilişkili ve gerekli olan, bir veya birden fazla tarafa fikri mülkiyet hakları devri ya da lisans verilmesi gibi
yan hükümler için de bu Tebliğ hükümleri uygulanır.”
(64) 2008/2 sayılı Tebliğ kapsamına hangi anlaşmaların girdiği ise, ilgili Tebliğ’in 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
[16] 2013/3 sayılı Tebliğ münhasır alım yükümlüğünü; “Uzmanlaşma ürününün yalnızca uzmanlaşma anlaşmasındaki taraftan satın alınması” şeklinde tanımlamıştır.