yazılım hizmetleri pazarı” ile “e-dönüşüm yazılım hizmetleri pazarının” ayrı ürün pazarları
olarak tanımlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Somut işlem bakımından ise
MİKRO, bu pazarda bağlı şirketleri aracılığıyla ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)
tarafından verilen özel entegratör lisansı kapsamında kendi altyapısı üzerinden faaliyet
yürütmekte; BİZİM HESAP ise e-dönüşüm yazılımlarını üçüncü taraf entegratörler
aracılığıyla müşterilerine sunmaktadır. Bu itibarla BİZİM HESAP, kendi müşterilerine e-
dönüşüm yazılım hizmetleri için kontör satışı gerçekleştirmekte; söz konusu kontörleri de
GİB onaylı entegratörlerden tedarik ederek kullanıcılara yeniden satmaktadır.
(25) Bu noktada, gerek e-dönüşüm yazılımları pazarının yapısı, gerekse bahse konu aracılık
modelinin e-dönüşüm yazılım hizmetleri pazarı üzerindeki rekabetçi etkilerini (örneğin,
fiyatlama, erişim kısıtları, doğrudan sağlayıcı olmaya kıyasla rekabetçi avantajları ve
dezavantajları vb.) anlamaya yönelik taraflardan bilgi talep edilmiştir. Başvuru sahibi
tarafından gönderilen cevabi yazıda;
ERP yazılımları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin e-dönüşüm yazılım ve hizmetlerini sunma şekilleri bakımından lisanslı (örneğin MİKRO, LOGO, UYUMSOFT, DİA) ve lisanssız (örneğin SAP, MICROSOFT, NEBİM, ETA, AKINSOFT) olmak üzere iki gruba ayrıldığı,
Lisanssız teşebbüslerin ise SOVOS, EDM, DİGİTAL PLANET, İZİBİZ gibi özel entegratörlerle iş birliği yaptığı,
Türkiye’de e-belge hizmetleri sunmak isteyen teşebbüslerin GİB’den “Özel Entegratörlük İzni” almalarının zorunlu olduğu, bu izin sürecinin teknik yeterlilik, bilgi güvenliği (ISO 27001) sertifikasyonu, bağımsız denetim raporları ve GİB test uyumluluk kontrolleri gibi gereklilikleri içerdiği,
Lisansların ücretsiz, başvuru süreçlerinin şeffaf ve öngörülebilir olduğu, ön inceleme zamanı itibarıyla farklı sektörlerden 91 şirketin özel entegratör olarak yetkilendirildiği ve bu nedenle lisans almanın pazara giriş açısından aşılması güç bir engel teşkil etmediği,
Lisanslı olmayan teşebbüslerin ise özel entegratörlerle iş ortaklığı veya “white- label” [2] modeli aracılığıyla pazara girebildiği, bu sayede düşük yatırım maliyetiyle hızlı şekilde faaliyete başlayabildiği ve birden fazla entegratörle çalışarak esneklik kazanabildiği,
Lisanslı firmaların hukuken son kullanıcıyla doğrudan tedarikçi-müşteri ilişkisi kurarak sorumlu olduğu, lisanssız ERP yazılımı sağlayıcılarının ise yalnızca entegrasyon ve kullanıcı deneyimi sunduğu, teknik uygunluk ve GİB’e karşı yükümlülüklerin ise her durumda özel entegratör tarafından yerine getirildiği,
Maliyet açısından lisanslı özel entegratörlerin insan kaynağı, teknik altyapı, bilgi güvenliği, denetim ve sertifikasyon yükümlülüklerine katlandığı, lisanssız teşebbüslerin ise bu maliyetlere doğrudan katlanmadığı, bunun yerine özel entegratörlerle yaptıkları gelir paylaşımı veya kontör bazlı ödeme modellerine tabi oldukları, dolayısıyla taraflar arasında maliyet yapılarının farklılaştığı,
Ancak son kullanıcıya yansıyan fiyatların lisanslı veya lisanssız sunumdan bağımsız olarak oluştuğu, fiyatlama bakımından anlamlı bir farklılaşmanın bulunmadığı
White Label, temel olarak bir şirketin başka bir şirketin ürettiği ürünü veya hizmeti kendi markası altında
piyasaya sürmesi demektir. Bkz. https://fintechtime.com/2024/08/white-label-beyaz-etiket /, Erişim Tarihi:
15.09.2025.