(10) FORD, dünya çapında Ford markası altında otomobil satışında faaliyet göstermekle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde Lincoln markası altında lüks otomobillerin satışını yapmaktadır. FORD, elektrikli ve hibrit araçlar da dâhil olmak üzere binek ve ticari araçların tasarımı, üretimi ve dağıtımını sağlamakta ve iştiraki Ford Credit aracılığıyla finansal hizmetler de sunmaktadır.
(11) PORSCHE, VW’nin yüzde yüz iştiraki olup yüksek performanslı spor araba, SUV ve sedan araçların tasarımı, üretimi ve dağıtımında uzmanlaşmış Almanya menşeili bir otomobil üreticisidir. VW ise, Volkswagen Grubunun ana şirketidir. Volkswagen Grubu, dünya çapında binek araç, hafif ticari araç, kamyon, otobüs, otobüs şasisi, dizel motorları, motosikletler ve bu ürünlerin yedek parçalarının ve eklentilerinin geliştirilmesi, üretimi, pazarlanması ve satışında ve araç dağıtımında faaliyet göstermektedir. Volkswagen Grubu, Volkswagen Binek Araçlar, Volkswagen Hafif Ticari Araçlar, Porsche, Audi, Škoda, Seat, Bentley, Bugatti, Lamborghini, Man, Scania ve Ducati araba markalarını bünyesinde barındırmaktadır. Ayrıca, binek ve ticari araçların dağıtımı ve finansmanına yönelik finansal hizmetler ve sigorta hizmetleri de sağlamaktadır.
(12) Diğer taraftan yukarıda da değinildiği üzere IONITY, BMW, DAIMLER, FORD ve PORSCHE tarafından elektrikli araçlara yönelik olarak; konum ve şarj ağı kapsamının tanımlanması, yeni şarj noktalarının finansmanı, emlak imtiyazları edinilmesi, yüksek güçlü şarj altyapılarının işletilmesi ve muhafaza edilmesi gibi faaliyetleri gerçekleştirmek üzere 2017 yılında kurulmuştur.
(13) Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda IONITY’nin, Avrupa Ekonomik Alanı sınırları içerisinde, uzak mesafe yolculukları kolaylaştırmak amacıyla elektrikli araçlar için yüksek güçlü şarj altyapısının kurulması, işletilmesi ve bakımlarının yapılmasına yönelik olarak faaliyet gösterdiği ve Türkiye’de faaliyetinin bulunmayacağı dikkate alındığında işlem tarafları ile IONITY’nin faaliyetleri arasında Türkiye’de yatay veya dikey olarak örtüşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bildirime konu işlem sonucunda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmayacağı ve işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
(14) Bununla birlikte söz konusu işlemin Kurula bildirilmemiş olması nedeniyle, 4054 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca işlemin bu yönde de değerlendirilmesi gerekmektedir.
(15) 2010/4 sayılı Tebliğ’in “Birleşme ve Devralmaların Bildirilmesi” başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasının “Bildirilmesi zorunlu olan birleşme veya devralma işlemlerinin Kurula bildirilmemesi veya işlem gerçekleştirildikten sonra bildirilmesi halinde Kanunun 11 inci maddesi uygulanır.” hükmü ile 4054 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (a) bendinin “Birleşme veya devralmanın 7 nci maddenin birinci fıkrası kapsamına girmediğine karar vermesi durumunda birleşme veya devralmaya izin verir, ancak ilgililere bildirimde bulunmadıkları için para cezası uygular.” hükmü çerçevesinde bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (a) bendi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.
(16) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, izne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde, Kurulun, söz konusu teşebbüslerin, karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık safi gelirlerinin binde biri oranında para cezası verileceği hükme bağlanmaktadır. Mezkûr maddenin devamında, “Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların her birine, devralma