Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.'nin dağıtımını yapmakta olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin…

Negative Clearance and Exemption06-04/59-17Decision date: 26.01.2006Publication date: 09.12.2010

Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.'nin dağıtımını yapmakta olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin satış yetkisinin bayilere devredilmesi işlemine muafiyet tanınması talebi.

Decision details

Case number
06-04/59-17
Decision date
26.01.2006
Publication date
09.12.2010
Decision type
Negative Clearance and Exemption (Menfi Tespit ve Muafiyet)

Decision text

14 pages · 39.272 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2006-2-84(Muafiyet)
Karar Sayısı: 06-04/59-17
Karar Tarihi: 26.1.2006

A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Mustafa PARLAK
Üyeler B- RAPORTÖRLER C- BİLDİRİMDE BULUNAN D- İLGİLİ TARAFLAR: Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN. : Ali ARIÖZ, Fatma GÖZLÜKAYA ANGI : Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş. Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt İstanbul : - Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.
E- DOSYA KONUSUDoğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt İstanbul - Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.’nin 230 bayisi : Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.’nin dağıtımını

yapmakta olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin satış yetkisinin bayilere devredilmesi işlemine muafiyet tanınması talebi.

F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.8.2005 tarih ve 5798 sayılı giren başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca düzenlenen 6.1.2006 tarih, 2006-2-84/MM-06-AA sayılı Menfi Tespit Raporu, 20.1.2006 tarih, REK.0.06.00.00-130/9 sayılı Başkanlık önergesi ile 06-04 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.’nin dağıtımını yapmış olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin dağıtım, pazarlama ve satış yetkisinin bayilere devredilmesine ilişkin Bayilik Sözleşmesi’nin, Sözleşme’nin 6.5. maddesinde bulunan “Satışa sunulan yayınların perakende satış fiyatları yayıncıları tarafından belirlenir” ifadesinin sözleşmenin tarafı sıfatı taşımayan teşebbüslere yönelik bir düzenleme getirmesi sebebiyle ve Sözleşme’ye bu haliyle muafiyet tanınması halinde takip eden dönemde bu yöndeki kararın amacını aşacak şekilde yorumlanarak teşebbüslerce yanlış uygulamalara sebebiyet verilebileceği gerekçesiyle, bu ifadenin ve buna bağlı olarak maddenin devamında yer alan “BAYİ kendisine bağlı tali bayileri denetleyerek yayınların perakende satış fiyatı üzerinden yayın sözleşmesi ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde satılmasını sağlar.” ifadesinin Sözleşme’den çıkarılması halinde 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin

Page 2

Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanabileceği, Sözleşme’nin 6.5 maddesinin Sözleşme’den çıkarılmaması halinde ise bireysel muafiyet alamayacağı ifade edilmiştir.

H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:

H.1. Taraflar Hakkında Bilgi

Dosya mevcudu bilgilere göre; inceleme konusu sözleşme taraflarından olan Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş. (Doğan Dağıtım) 27.5.2001 tarihinde; Yaysat A.Ş., Doğan Yayın Holding, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık A.Ş. ortaklığında kurulmuş ve Doğan Holding bünyesinde dağıtım, pazarlama ve bu işlerle ilgili mali konuları yürütmekte olan bir şirkettir. Doğan Yayın Holding A.Ş. (DYH), gazete, dergi ve kitap yayımcılığı, TV ve radyo yayıncılığı, baskı, yeni medya operasyonları ve ticari program yapımcılığı ile medya ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren bir Doğan Holding şirketidir.

Ana faaliyet konusu gazete ve dergi yayıncılığı olan DYH halihazırda aralarında Hürriyet, Milliyet, Radikal, Posta, Fanatik, Referans ve Gözcü olmak üzere 8 ayrı günlük gazete yayınlamaktadır. Bu yazılı medya ürünlerinin yanı sıra Doğan Holding bünyesinde bulunan “Doğan Burda Rizzoli” tarafından 23 dergi ve yabancı gazetelerin dağıtımı da gerçekleştirilmektedir. Bunlara ek olarak en çok satan kitaplar dizisinde pazar payının %20’sini elinde tutan Doğan Kitapçılık önde gelen yayıncı şirketler arasındadır. Bu sayılanlar dışında Doğan Holding’in müzik yapımcılığı ve televizyon yayıncılığı alanlarında da faaliyetleri bulunmaktadır.

Anlaşmanın diğer tarafları ise Doğan Dağıtım’ın belirlemiş olduğu coğrafi sınırlar içinde anlaşma konusu malların münhasır dağıtımını üstlenen teşebbüslerdir.

H.2. Anlaşmanın Amacı ve Konusu

Bildirim formunda, 2002 yılında basın sektörüne ilişkin yaşanan mevzuat değişikliklerinin ertesinde Doğan Dağıtım’ın bayilik sisteminin yeniden yapılandırılması ihtiyacının duyulduğu belirtilerek, yapılan çalışmalar sonucunda 25.000 tali bayi ya da son kullanıcı erişim noktasını kapsayan bir otomasyon sisteminin kurulduğu, bu kapsamda başbayiliklerin bölgelerinin büyültülerek, bayi sayısının 350’den 230’a indirildiği ifade edilmektedir. Yapılan yeni sözleşmeler ile bayilik sisteminin bilhassa ödemeler ve etik konular bakımından güçlendirilmesinin ve sözleşmelerin Türk Ceza Kanunu gibi yeni yasalar ve Maliye Bakanlığı düzenlemeleri ile getirilen yeni hükümlerle uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı bildirilmektedir. Bu çerçevede başvuruya esas teşkil eden sözleşmenin konusunu, Doğan Dağıtım’ın dağıtımını yaptığı yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin okur kitlesine istenilen zamanda, istenilen miktarda ve düzenli olarak ulaştırılmasını sağlamak amacıyla belirlenen coğrafi alanlarda son satış noktalarına dağıtım, pazarlama ve satış yetkisinin bayilere (başbayiler) verilmesi oluşturmaktadır.

Bayilik anlaşması medya dışı ürünleri dağıtımını da konu edinmekte ise de, Doğan Dağıtım’ın portföyündeki ürünler göz önüne alındığında, anlaşmaların özellikle gazete ve dergi gibi medya ürünlerinin dağıtımına yönelik olarak yapıldığı, anlaşmalarda yer alan pazarlama, dağıtım, teslimat ve ödemeler gibi çoğu hükmün bu ürünlerin pazarlanması ve satışına ilişkin olarak düzenlendiği görülmektedir.

Page 3

H.3. Dağıtım Sisteminin Genel Özellikleri

İnceleme sürecinde değerlendirilen bilgi ve belgelerden Doğan Dağıtım’ın sisteminin temel özelliklerinin aşağıdaki gibi oluştuğu anlaşılmaktadır.

Doğan Dağıtım, merkezi İstanbul olmak üzere, Türkiye genelinde yayılmış altı bölge müdürlüğü, 230 bayi ve bu bayilerin satış yapmakta olduğu 25.000 tali bayi ile ülke genelinde gazete, dergi, kitap ve GSM kontör kartı, CD, internet erişim paketi gibi medya dışı ürünlerin pazarlama, planlama, dağıtım ve satışını yapmaktadır.

Doğan Dağıtım, dağıtımını yapmış olduğu ürünleri, DYH bünyesinde bulunan yayınevleri (Hürriyet, Milliyet, Posta, dergiler vb.), diğer medya şirketlerine ait yayınevleri (Türkiye, Zaman, Vatan ve muhtelif gazete ve dergi yayımcıları) ve Turkcell, Avea gibi medya sektörünün dışında yer alan çeşitli kaynaklardan tedarik etmektedir. Diğer bir ifadeyle Doğan Dağıtım, DYH dışındaki teşebbüslere ait ürünlerin dağıtımını da yapmaktadır.

İnceleme konusu sözleşmenin karşı taraflarını oluşturan sözü edilen 230 bayi (başbayi), bayilik anlaşmalarında belirlenen coğrafi alan içinde kendisine bağlı tali bayilere veya son satış noktalarına Doğan Dağıtım’ın dağıtım portföyünde yer alan yayın ve diğer ürünlerin toptan satışını gerçekleştirmektedir.

Tali bayiler ise, diğer ürünlerin yanı sıra bayilerden tedarik ettikleri ürünlerin satışı ile iştigal eden, ticari faaliyet alanlarına göre gazete satış büfesi, mobo, kiosk, bakkal, market, kırtasiye, benzin istasyonu vb. isimler alabilen işletmelerdir.

Doğan Dağıtım, DYH bünyesinde bulunan kuruluşlar ve diğer işletmelerden temin ettiği yayın ve diğer birçok ürünü portföyünde bulundurmaktadır. Bayilik sözleşmesinin “Yayın miktarının belirlenmesi” başlıklı 5.1. maddesinde düzenlediği üzere Doğan Dağıtım, portföyünde bulunan yayınları bayinin talep ettiği miktar üzerinden bayiye göndermektedir. Doğan Dağıtım tarafından gönderilen 13.10.2005 tarihli cevap yazısında da, portföyde yer alan ürünlerin pazarlama planlarının, başbayilerin satış potansiyelleri ve talepleri göz önünde bulundurularak hazırlandığı belirtilmektedir.

Ürünler şirket merkezinden ya da bölge müdürlüklerinden bayilere dağıtılmaktadır. Sözleşmenin 5.2. maddesinde ürünlerin nakliye ve teslim koşulları belirlenmektedir. Bu koşullara uygun olarak getirilen ve bayi tarafından teslim alınan ürünler anlaşmanın 5.3. hükmüne uygun olarak bayi tarafından tali bayilere dağıtılmakta ve satışa sunulmaktadır. Bayilere ulaşan ürünler önceden belirlenmiş olan rakamlar dâhilinde tali bayilere tevzi edilmektedir. Yayınlar paketler halinde tali bayilere teslim edilirken bir önceki günden kalan satılmayan yayınlar da bayilere iade edilebilmektedir.

Sözleşmenin 5.1. maddesinde, dağıtım ve pazarlama sistemine uygun olarak süresi içinde dağıtıldığı veya satışa sunulduğu halde satılmayan ürünlerin bayilerce Doğan Dağıtım’a iade edilebileceği düzenlenmektedir. Bununla birlikte, bayi ürün iadesi yaparken her yayın için ilgili yayınevinin veya Doğan Dağıtım’ın belirleyeceği “yayın iade marjına” uymakla yükümlüdür. Diğer bir ifadeyle, bayi süreleri dolduktan sonra elinde kalan tüm yayınları değil, yayın siparişine göre belirlenen orandaki yayınları iade edebilmektedir. Sözleşme’de (m. 5.1/2), bayinin ihmali sonucu iade oranlarına

Page 4

uyulmaması ve bu konuda yazılı olarak uyarılmış olmasına rağmen tekrarlanması halinde bayinin, gerek fazla gerekse eksik sipariş nedeniyle yayınevinin veya Doğan Dağıtım’ın satış kaybından kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğuna yer verilmiştir.

Bayilik sözleşmesinin “Satış Karı ve Tali Bayi Komisyonları” başlıklı 6.5 maddesinde bayinin dağıtım maliyetleri ve emsal yayınlar için günün piyasa koşullarına göre oluşan tarife üzerinden yayını dağıtmakla yükümlü oldukları düzenlenmektedir. Bildirim formunda da, bayi kazancının sözleşmede belirtilen faaliyetleri karşılığında elde edecekleri komisyon olduğu belirtilmiştir. Ancak sözleşmede, ücretin miktarı veya komisyonunun oranı hakkında belirli bir düzenlemeye yer verilmemektedir. Bunun yanı sıra, sözleşmenin 6.1, 6.2 ve 6.3 maddelerinde, Doğan Dağıtım’ın bayilere, bayilerin de tali bayilere yedi günlük dönemler için fatura düzenleyecekleri ve fatura bedellerin taraflarca fatura kesim tarihini takip eden hafta içinde tahsil edileceği belirtilerek taraflar arasındaki mali ilişki ortaya konulmaktadır.

H.4. İlgili Pazar

Gazete ve dergi dağıtımı, süreli yayınların yayın evlerinden çıkıp tüketicilere ulaştırılmasına kadar olan faaliyetleri kapsamaktadır. Gazete ve dergi dağıtımında abonelik sistemi ya da örgün dağıtım olmak üzere başlıca iki yöntem bulunmaktadır. Abonelik yoluyla dağıtım seçeneğinde süreli ya da günlük yayınlar okuyucularına posta ya da kargo ile ulaştırılmaktayken, örgün dağıtım yönteminde bu materyaller tüketiciye en yakın satış noktalarına kadar dağıtıcı firmalarca ulaştırılmakta tüketici istediği yayını satış noktasından almaktadır. Ülkemizde, posta hizmetleri, coğrafi koşullar, talep yapısı ve süreli yayınların özelliklerine bağlı olarak örgün dağıtım şekli tercih edilmektedir.

Türkiye çapında ulusal nitelikli süreli yayınlar okuyuculara genelde yayınevi, dağıtım şirketi, bayi, tali bayi olmak üzere dört aşamadan oluşan bir hizmet zinciri ile ulaştırılmaktadır. Yayınlar yayınevi tarafından basıldıktan sonra alt seviyede dağıtımın sağlanması amacıyla dağıtım şirketlerine teslim edilmektedir. Dağıtım şirketlerine ulaştırılan yayınlar uygun ulaşım araçları ile ilgili bölge müdürlüklerine gönderilmekte bunun ardından ise ürünler bölge müdürlükleri vasıtasıyla bayiliklere, buradan da nihai tüketicilerin erişiminin sağlanacağı tali bayilere ulaştırılmaktadır. H.4.1. İlgili Ürün Pazarı

İnceleme konusu bayilik sözleşmesi medya ve medya dışı ürünlerin dağıtımına ilişkin olmakla birlikte, yukarıda sözü edildiği üzere sözleşmenin ağırlıklı olarak gazete ve dergiden oluşan medya ürünlerinin dağıtımını düzenlediği ve Doğan Dağıtım’ın başlıca faaliyet alanının “gazete ve dergi dağıtımı” olduğu göz önüne alındığında, ilgili ürün pazarı “gazete ve dergi dağıtımı pazarı” olarak belirlenmiştir.

Gazete ve dergi dağıtımı; yayınevi tarafından dağıtım şirketine teslim edilen mevkutenin son satış noktalarından okuyucuya ulaştırılmasına kadar olan hizmeti kapsamaktadır. Dolayısıyla, gazete ve dergi dağıtımı pazarı, dağıtım şirketlerini, ana bayileri ve son satış noktalarını kapsamaktadır.

Kapsam ekonomilerinden faydalanmak amacıyla, incelenen bayilik sözleşmesinde de olduğu üzere, aynı dağıtım kanalı üzerinden, mevkutenin yanında pil, çakmak,

Page 5

internet erişim CD’si gibi medya dışı birtakım ürünlerin dağıtımı da yapılabilmektedir. Medya dışı ürünlerin dağıtımı, sözleşmenin asıl konusunu teşkil etmemekte ve basın ürünleri dağıtımı mekanizmasının temel işleyişinin dışında kalmaktadır. Bu nedenle, etkilenen pazar olarak nitelendirilebilecek olan medya dışı ürünlerin dağıtımı, ilgili pazar olarak tanımlanan “gazete ve dergi dağıtımı pazarı” ile ilgili yapılacak değerlendirmeyi etkilememektedir.

H.4.2. İlgili Coğrafi Pazar

İncelenen bayilik sözleşmesinin konu edindiği gazete ve dergi dağıtımı faaliyetinin yurt çapında gerçekleştirileceği ve Türkiye sınırları içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir durum bulunmaması dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak tespit edilmiştir.

I. YAPILAN TESPİTLER VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

I.1. Anlaşmanın Hukuki Niteliği

Yukarıda yer verilen bilgiler, Doğan Dağıtım ile bayiler arasındaki inceleme konusu bayilik sözleşmesinin, dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki teşebbüsün arasında medya ve medya dışı birtakım ürünlerin alımı, satımı ve yeniden satımını düzenlemek amacıyla yapılan ve “2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsam başlıklı 2. maddesinde tanımlanan dikey nitelikli bir anlaşma olduğunu göstermektedir.

Bildirim formunda ve 9.12.2005 tarihli cevap yazısında, sözleşme ile medya ürünlerine ilişkin olarak bayilere sadece ürünlerin dağıtımına ilişkin yetki verildiği, bayilerin belirli bir komisyon karşılığında bu işi yaptıkları, ürünlerin fatura ve irsaliye ile bayi ve tali bayiye teslim edilmesi sebebiyle aradaki hukuki ilişkinin mülkiyetin naklini içeren bir satış sözleşmesi gibi görünmesine karşın, gerek Doğan Dağıtımın gerekse bayilerin ürünlerin mülkiyetini devralmak suretiyle satışa sunmalarının söz konusu olmadığı, fatura ve irsaliyenin vergi mevzutından kaynaklanan nedenlerle düzenlendiği, yapılan işin yayıncıya ait basılı ürünün dağıtımından ibaret olduğu, yıpranmış/eksik/satılmayan ürünler gibi her türlü hasar ve zararın yayınevine ait olduğu ifade edilmektedir. Bu sebeplerle bayinin faaliyetinin yayınevinin nam ve hesabına satış yapmaktan ibaret olduğu belirtilmektedir. Bu iddiayı desteklemek üzere ayrıca satış potansiyeli düşük bölgelerdeki bazı bayilere ciro desteği sağlandığı, yangın, doğal afet gibi sebeplerle bayinin kusuru olmaksızın yayınların zayi olması hallerinde yayınevinin zararı karşıladığı bilgilerine de yer verilmektedir. Doğan Dağıtım tarafından ileri sürülen bu bilgiler, bayilerin acente olarak faaliyet göstermekte olup olmadıkları hususunu gündeme getirmektedir. Bilindiği üzere, müvekkili hesabına aracılık eden acentelere getirilen sınırlamalar genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kabul edilmediklerinden muafiyet rejiminin de konusu olamamaktadırlar. Bu sebeple öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Rekabet hukuku bakımdan acentelik ilişkisinin tespitinde, teşebbüsün kimin nam ve hesabına hareket ettiği ile ilgili faaliyete ilişkin olarak mali veya ticari bir risk alıp almadığı önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, bir teşebbüsün, inceleme konusu özelinde bayinin, acente sıfatıyla hareket edip etmediğini Türk Ticaret Kanunu’nun

Page 6

116 vd. maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz’da (Kılavuz) düzenlenen hususları göz önüne alarak değerlendirmek uygun olacaktır.

- Bayinin kimin nam ve hesabına işlem yaptığı

Acenteler müvekkili nam ve hesabına sözleşmelere aracılık eden ya da bizzat sözleşmeleri yapan teşebbüslerdir. İncelenen bayilik sözleşmesinde bu şekilde bir aracılık faaliyetinde bulunduğuna dair hüküm bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, 13.10.2005 tarihli cevap yazısında da, bayi ile tali bayi arasındaki hukuki ilişkinin Doğan Dağıtım dışındaki bir işlem olduğu, bunlar arasındaki sözleşmelerin kendi aralarındaki mal alım satımından doğan ticari bir ilişki olduğu açıkça belirtilmektedir. Bu görüşü destekler şekilde, 9.12.2005 tarihli cevap yazısında da, bayinin tali bayisine gönderdiği ürünlerin ticari riskinden sorumlu olduğu, bayinin bu riski göz önüne alarak tali bayiden nakdi teminat alabileceği, ödemesini yapmayan tali bayinin gerekli uyarılardan sonra nakdi teminatının borcuna mahsup edilerek bayi tarafından ticari ilişkinin sonlandırılabileceği belirtilemektedir. Bu bilgiler, bayinin tali bayi ile sözleşmeleri yayınevi ya da Doğan Dağıtım nam ve hesabına değil doğrudan kendi nam ve hesabına yaptığını göstermektedir.

- Bayinin aldığı ticari ve mali risk

Kılavuzda, acentenin müvekkili hesabına faaliyette bulunurken ticari veya mali risk alıp almadığı belirlenirken her ticari faaliyetin sınırlı da olsa bir risk taşıdığının dikkate alınarak her olayın kendi özellikleri çerçevesinde incelenmesi gerektiğine yer verilmiştir.

Acenteler, faaliyetlerini belirli bir komisyon ya da ücret karşılığında yapan teşebbüslerdir. Diğer bir ifadeyle acentelerin geliri ürünlerin alımı ve tekrar satımı arasındaki fiyat farkından oluşmaz. Bu durum acentelerin ticari risk almamalarını sağlayan bir unsurdur. Bayilik sözleşmesinin “Satış Karı ve Tali Bayi Komisyonları” başlıklı 6.5 maddesinde Doğan Dağıtım ve bayinin müştereken Basın Kanunu hükümleri gereğince dağıtım maliyetlerini ve emsal yayınlar için günün piyasa koşullarına göre oluşan tarife üzerinden yayını dağıtmakla yükümlü oldukları düzenlenmektedir. Bu hüküm ile bayinin belirli bir ücret üzerinden dağıtım yapacağı anlaşılmakla birlikte alacağı ücretin miktarı veya komisyonunun oranı hakkında belirli bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

Bununla birlikte, sözleşmenin mali hakları düzenleyen 6.1, 6.2 ve 6.3 hükümlerinde bayinin Doğan Dağıtım tarafından periyodik olarak gönderilen faturalara karşılık olarak her haftanın Çarşamba günü cari hesap kayıtlarına göre oluşan borcunu ödeyeceği, ödeme gününde kısmen veya tamamen ödenmeyen borca hangi oranda faiz işletileceği belirtilerek, bayilerin belirlenen miktarlarda nakdi ve gayrinakdi teminat vermekle yükümlü oldukları düzenlenmektedir.

Aynı yönde 13.10.2005 tarihli cevap yazısında da, bayilerin günlük, haftalık, aylık ve daha uzun periyodlu yayınları iade alım günlerine kadar vadeli aldıkları, bu vade riskleri karşılığında bayilerin bir ay boyunca aldıkları yayınların belirli bir oranına karşılık gelen miktarı nakit teminat olarak verdikleri, nakit olarak tahsil edilemeyen teminatlar için de teminat mektubu, ipotek gibi ek teminatlar alındığı ifade edilmektedir. Bu durum, 9.12.2005 tarihli cevap yazısında belirtilen, bayinin tali

Page 7

bayisine gönderdiği ürünlerin ticari riskinden sorumlu olduğu, bayinin bu riski göz önüne alarak tali bayiden nakdi teminat alabileceği, ödemesini yapmayan tali bayinin gerekli uyarılardan sonra nakdi teminatının borcuna mahsup edilerek ticari ilişkinin sonlandırılabileceği bilgisiyle birlikte ele alındığında, bayilerin ilgili faaliyet sebebiyle almış oldukları ticari riski açıkça ortaya koymaktadır.

Bunların yanı sıra, yukarıda belirtildiği üzere, her ne kadar sözleşme ile, bayilerin süresi içinde dağıtıldığı veya satışa sunulduğu halde satılmayan ürünleri Doğan Dağıtım’a iade edilebileceği düzenlenmiş ise de, sözleşmenin aynı maddesi ile (m. 5) bunun belirli bir iade marjına tabi kılınmış olması ve buna uyulmaması durumunda Doğan Dağıtım ya da yayınevinin uğrayacağı zarardan bayinin sorumlu tutulması da, bayinin sözleşmelere sadece aracılık etmekle kalmayıp pazarlama, satış geliştirme faaliyeti sebebiyle ticari bir risk almakta olduğunu da ortaya koymaktadır.

Yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri ile bildirim formu ve cevap yazılarında yer verilen bilgiler, bayinin Doğan Dağıtım’dan aldığı ürünleri kendi nam ve hesabına tali bayilere sattığını, tali bayinin bayiden aldığı ürünler karşılığında yayıncı ya da Doğan Dağıtım’a değil bayiye borçlanmakta olduğunu, böylece tali bayi borcunun bayinin hesabında oluştuğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, bayi tali bayiyle yapmış olduğu ticari faaliyetin riskini tümüyle üstlenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple, Doğan Dağıtım ile bayi arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi olarak kabul edilebilmesi mümkün değildir.

Bu bakımdan Doğan Dağıtım ile bayi arasındaki anlaşmanın münhasır bir dağıtım anlaşması olduğu ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Aşağıda ilgili anlaşma öncelikle 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilecektir.

I.2. Anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirilmesi

Bildirim formunda sözleşmenin 6.5. maddesi dışında 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olduğunun düşünüldüğü ifade edilmektedir. Sözleşmenin söz konusu maddesinde satışa sunulan yayınların ve diğer medya dışı ürünlerin fiyatlarının belirlenmesine ilişkin hükümlerin bulunduğu görülmektedir. Bu madde hükmüne göre satışa sunulan yayınların perakende satış fiyatı bu yayınların yayıncıları tarafından belirlenmektektir. Bu bölümde 2002/2 sayılı Tebliğ bakımından sözleşmenin önem arz eden maddeleri incelenmektedir.

I.2.1. Münhasırlık (Bölgesel Münhasırlık)

Sözleşmenin “Bayilik Bölgesi” başlıklı 3. maddesinde bayinin sözleşmede belirlenen coğrafi sınırlar içinde dağıtım ve pazarlama yetkisine sahip olduğu belirtilmekte ve bayinin kendi bayilik bölgesi dışında aktif satış yapamayacağı vurgulanmaktadır.

2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde, alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması yönündeki sözleşme hükümlerinin sözleşmeyi grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmayan kısıtlamalardan olduğu düzenlenmektedir. Dolayısıyla, bayilik sözleşmesinin söz konusu maddesiyle getirilen münhasırlık ve aktif satış yapma

Page 8

yasağı sağlayıcı tarafından alıcıya getirilebilecek bir yükümlülük olarak kabul edilebilmektedir.

I.2.2. Rekabet Etme Yasağı

Sözleşmenin 4.5. maddesinde, münhasır dağıtıma ilişkin hükümlere yer verildiği görülmektedir. Söz konusu madde hükmüne göre; “sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Doğan Dağıtım’ın yazılı izni bulunmadıkça bayi bir başka yayınevinin yayınlarını veya bir başka ürün veya hizmet dağıtıcısının ürün ve hizmetlerini dağıtılmak/pazarlanmak üzere kabul edemez, dağıtamaz, satışa arz edemez veya benzeri bir şekilde bunların dağıtılmasına/pazarlanmasına aracılık etmek üzere faaliyet gösteremez, bayilik kabul edemez”.

Bilindiği üzere, 2002/2 sayılı Tebliğ’in sözleşmelerdeki rekabet etmeme yükümlülüğü hakkındaki 5. maddesinin (a) bendinde, alıcıya belirsiz süreli ya da beş yılı aşan rekabet etme yasağı getirilmesine muafiyet tanınmayacağı düzenlenmektedir. İnceleme konusu sözleşmenin beş yıl geçerli olmak üzere imzalanmış olduğu ve yenilenmesinin tarafların yazılı mutabakatına bağlanmış olduğu göz önüne alındığında, sözleşmede yer alan rekabet etme yasağının Tebliğ’deki düzenlenmeye uygun olduğu ve muafiyetten yararlanabileceği anlaşılmaktadır.

Bunun yanı sıra bildirim formu ve cevap yazılarında ifade edilen ve yukarıda yer verilen bazı bilgiler de söz konusu yasağın olası rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin değerlendirilmesi bakımından önem kazanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse, Doğan Dağıtım sadece DYH ürünlerinin dağıtımını yapmamaktadır. Halihazırda Doğan Dağıtım kanalıyla Vatan, Türkiye, Zaman, Milli Gazete gibi diğer yayıncılara ait yayınlar da dağıtılmaktadır. Herhangi bir yayınevinin Doğan Dağıtım ile ticari şartlarda mutabık kalması halinde yayınının dağıtılması önünde bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki, ilgili pazarda faaliyet gösteren diğer teşebbüs olan Merkez Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. kanalıyla da Doğan Dağıtım tarafından dağıtılmayan yayınlar son kullanıcılara ulaştırılmaktadır. İkinci olarak, bayilerden bu konuyla ilgili olarak ulusal yayınların dağıtımı ile ilgili herhangi bir talep gelmediği, bölgesel ve yerel yayınevlerine ait yayınları dağıtma taleplerine ise olumlu yanıt verildiği Doğan Dağıtım’ın 9.12.2005 tarihli yazısında belirtilmiştir. Söz konusu yazıda, böyle bir yazılı izin mekanizması ile, dağıtılması istenen ürünlerin yasal olarak dağıtılmaya uygun olup olmadıklarının tespit edilmesinde bayilere yardımcı olmanın amaçlandığı ifade edilmiştir. Konuyla ilgili olarak belirtilmesi gereken üçüncü bir husus ise, tali bayilerin herhangi bir yayınevi ile münhasır çalışmaları gibi bir kısıtlamanın getirilemiyor olması nedeniyle, son kullanıcılara herhangi bir yayının ulaşmasının önünde bir engel olmamasıdır. Diğer bir ifadeyle, tali bayiler istedikleri ürünü satabilmektedirler. Nitekim 5187 sayılı Basın Kanununun 23/2 maddesi uyarınca, perakende satış yapan son satıcıların diledikleri dağıtım kuruluşuyla anlaşıp diledikleri yayını satma hakları bulunmaktadır.

Sözleşmenin 7.2. maddesinde ise, bayinin söz konusu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren bir takvim yılı boyunca aynı işyerinde benzer bir faaliyet yapamayacağı, yaptırmayacağı, işyerini aynı faaliyette bulunacak kimselere devir veya temlik edemeyeceği, aynı işyerinde aynı faaliyeti sürdürmek üzere kurulmuş veya kurulacak şirkette yöneticilik, ortaklık müdürlük veya şirketin fiilen idaresi ile görevli olarak iş yapamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Page 9

2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/1 (b) hükmünde, anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak, alıcıya getirilen mal ya da hizmetin üretilmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını yasaklayan doğrudan ya da dolaylı yükümlülüklerin grup muafiyetinden yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Tebliğ’in aynı bendinin ikinci paragrafında bu tür bir yasaklamanın anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle rekabet halindeki mal ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya devredilen know-how’ı korumak için zorunlu olması koşullarıyla, alıcıya anlaşmanın sona ermesinden itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla rekabet etmeme yükümlülüğü getirilebileceğine yer verilmiştir.

İnceleme konusu bayilik anlaşmasının söz konusu maddesi ile sözleşmeye ilişkin diğer koşulların Tebliğ’in yukarıda belirtilen hükmünde yer verilen şartları sağlamış olduğu anlaşılmıştır.

I.2.3. Teknik Bilginin Kullanımı

Sözleşmenin 7. maddesinde, Bayi’nin şirket tarafından kendisine iletilen know how, marka, patent, telif hakkı, ticari sır veya diğer hukuki korumalar için uygun olsun olmasın, bunlarla sınırlı olmamakla birlikte her türlü iyileştirme fikri icat, yöntem ve her türlü yenilik dahil kendisinin yazdığı, bulduğu, geliştirdiği, yapmayı ve uygulamaya döktüğü veri tabanı, bilgisayar programları ve bunların dokümanları, şifreleme teknikleri, prosesler, reklam, ambalajlama ve pazarlama planları, ürün planları, teknik planlar, iş stratejileri, stratejik ittifaklar ve ortaklar, mali bilgiler, ürün ve servislere ait veriler, her türlü yöntem ve prosesler, tahminler, personel bilgileri, müşteri listeleri, ticari sırlar, ürün tasarım kabiliyetleri, şartnameler, dağıtım kanal ve prosesleri ve benzeri bilgileri gizli tutmayı, 3. kişilere açıklamamayı, bunları kendi veya 3. kişiler menfaatine kullandırmama yükümlülüğü altında bulunduğu düzenlenmektedir.

Söz konusu sözleşme maddesi ile, bayiye sözleşme gereğince işin yürütülmesine ilişkin olarak kullanım hakkı devredilebilecek know-how, marka, patent, telif hakkı gibi fikri hakların gizliliğinin korunması, bu hakların ve ticari sırrın 3. kişilere açıklanmaması ve bunun yanı sıra bayinin faaliyet konusuyla ilgili olarak ortaya çıkaracağı her türlü iyileştirme, buluş, yöntem, veri tabanı, bilgisayar programı, ambalajlama ve pazarlama planları gibi fikri ürün ya da bilginin de bayi tarafından kullanılamayacağı ve 3. kişilerin kullanımına sunulamayacağı düzenlenmektedir.

Kullanımı devredilen fikri hak ve bunun dışındaki ticari bilginin ve ticari sırrın sözleşme tarafları dışındaki kişilere açıklanmaması sözleşmelerde sıklıkla karşılaşılan, örneğin patentlere özgü olarak 551 sayılı Patentin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 89. maddesinin ikinci fıkrasında lisans alana getirilen bir yükümlülük olarak açıkça düzenlenen hükümlerdendir. Maddenin, kullanımı devredilen hakların gizli tutulacağı ve 3. kişilere açıklanmayacağı yönündeki hükmü bu bakımdan rekabeti kısıtlayıcı bir etki yaratmamaktadır.

Bununla birlikte, anılan sözleşme hükmüyle bayiye getirilen, yaptığı iyileştirmelerini ve diğer buluşlarını da kullanamayacağı ve 3. kişilere kullandırmayacağı yönündeki düzenlemenin ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Bu hükümle esasen, bayinin dağıtım ve pazarlama faaliyetini gerçekleştirirken kendisine verilmiş bulunan iş modelini geliştirmesi halinde bu yeni modelin ya da oluşturduğu müşteri listesinin, dağıtım kanallarının, dağıtım yönteminin, ambalajlama ve pazarlama planlarının;

Page 10

başka bir anlatımla faaliyet konusuyla ilgili yaptığı çeşitli geliştirme ve yeniliğin bayi ya da 3. kişilerce kullanılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Böylece Doğan Dağıtım ile bayi ve 3. kişilerin rekabet etmesinin önüne geçilmesi öngörülmektedir. Söz konusu sözleşme maddesindeki gibi, alternatif dağıtım yöntemlerinin kullanılmasının engellenmesine ilişkin yükümlülükler, bazı koşullar altında pazarın kapanması riskini doğurabileceği gerekçesiyle dikkatle incelenmektedir. Bununla birlikte, teknik bilgi devrinin sözleşmenin esaslı unsurunu oluşturmadığı, sözleşme konusu faaliyet alanına ilişkin teknoloji ya da teknik ticari bilginin pazarda kayda değer bir kapama etkisi yaratacak nitelik taşımadığı ve yasağın sözleşme süresi olan beş yıl ile sınırlı olduğu göz önüne alındığında ilgili hükmün anlaşmayı 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

I.2.4. Fiyat Tespiti ve Denetim

Yukarıda da yer verildiği üzere, sözleşmenin 6.5. maddesinin birinci fıkrasında sözleşme kapsamında dağıtılacak ürünlerin satış fiyatıyla ilgili olarak aşağıdaki hükme yer verilmiştir:

“Satışa sunulan yayınların perakende satış fiyatları yayıncıları tarafından

belirlenir. ŞİRKET (Doğan Dağıtım) ve BAYİ müştereken Basın Kanunu

hükümleri gereğince dağıtım maliyetlerini ve emsal yayınlar için günün piyasa

koşullarına göre oluşan tarife üzerinden yayını dağıtmakla yükümlüdür. BAYİ

kendisine bağlı tali bayileri denetleyerek yayınların perakende satış fiyatı

üzerinden yayın sözleşmesi ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde

satılmasını sağlar.”

Sözleşmenin bu hükmü, bir taraftan bayilerin yapacakları dağıtım faaliyeti sebebiyle ücrete hak kazanacaklarını hükme bağlarken, diğer taraftan da yayıncılar ve tali bayilere yönelik olarak fiyata ilişkin bir takım düzenlemeler getirmektedir.

2002/2 sayılı Tebliğ’in 4/a hükmünde, dikey anlaşmalarda yer alan, “Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” yönündeki sınırlamalar anlaşmaların bu Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanmalarına engel olan düzenlemelerden biri olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesinin mümkün olduğu Tebliğ’in aynı hükmünde düzenlenmiştir. Bu çerçevede, anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetten yararlanabilmesi için söz konusu maddesinin bu Tebliğ hükmü ile uyumlu hale getirilmesinin zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anlaşmanın 6.5. maddesinde medya dışı ürünlerde, Doğan Dağıtım’ın müşteri ile olan sözleşmesi, ürünün niteliği ve gerek Doğan Dağıtım’ın gerekse müşterinin serbest piyasadaki rekabet imkanlarına halel getirmemek koşulu ile satış ve dağıtım yapılacağı üzerinde anlaşma sağlandığı görülmektedir. Bu sebeple, bu düzenleme Tebliğ ile uyumludur.

440

Page 11

I.3. Anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi Bakımından Değerlendirilmesi Bayilik Sözleşmesi’nin yukarıda ifade edildiği şekilde, 2002/2 sayılı Tebliğ ile uyumlu hale getirilmemesi halinde, mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet alıp alamayacağı hususu aşağıda değerlendirilmektedir.

I.3.1. Malların üretim ve dağıtımında iyileşme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlama zorunluluğu

Gazete ve dergi dağıtım faaliyeti, ölçek ve kapsam ekonomilerinin etkin olduğu bir faaliyet olup, belirlenmiş bir bölgede tek bir bayinin tali bayilere gazete ve dergi dağıtması, o bölgede aynı ürünlerin dağıtımının birden fazla bayi tarafından gerçekleştirilmesinden daha verimli bir yoldur. Örneğin kısıtlı bir zaman diliminde bir dağıtıcı aracın belirli bir caddede bulunan noktalara herhangi bir ürünün dağıtımını yapması, o caddeye birden fazla araçla ve dolayısıyla birbirleriyle kesişen rotalar üzerinden dağıtım yapmaktan daha verimlidir. Öncelikle ve özellikle gazetelerin dağıtımının 3-4 saat gibi kısıtlı bir zaman diliminde yapılması gerektiği ve bu gazetelerde en güncel haberlerin bulunma zorunluluğu dikkate alındığında ülkenin tümünü kapsayan, etkin ve hızlı bir dağıtım sistemi kurmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Her ne kadar günlük süreli yayınların dışındaki yayınlar için zaman kısıtı bu kadar belirleyici olmasa da bu tür yayınların da etkin bir şekilde dağıtımının yapılabilmesi için münhasır bir dağıtım sisteminin kurulması ya da mevcut bir münhasır dağıtım sistemi vesilesiyle gazete dışındaki süreli yayınların dağıtımının yapılması daha etkindir. Böylelikle sağlanan maliyet avantajı nedeniyle, hem dağıtım yapan teşebbüslerin ürün başına aldığı komisyon azalacak hem de, bayiler kendilerine getirilen münhasırlığın avantajlarını dağıtım kanallarının etkinliğini artırmak üzere kullanabileceklerdir.

I.3.2. Tüketicinin yarar sağlaması

470

Bir bölgede sadece bir bayi ile çalışılması sonucunda dağıtım şirketinin maliyetleri azalacak, bu azalma şirketin dağıtıcının yayıncılardan aldığı komisyonlarına ve dolayısıyla yayıncılar tarafından belirlenen fiyatlara da olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Bunun yanı sıra, bu şekilde ortaya çıkacak maliyet avantajları yayıncıların ürünlerin sayfa sayılarını veya ürünle birlikte verilen ekleri artırmalarını sağlayarak söz konusu etkinlik artışının tüketicilere yansımasını da mümkün kılabilecektir. Bu sebeple, muafiyet verilebilmesi için aranılan ikinci olumlu koşulun da sağlandığı anlaşılmaktadır.

I.3.3. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması

Doğan Dağıtım’ın bayileri ile yaptığı sözleşmeler neticesinde pazardaki rekabetçi yapı herhangi bir şekilde zarar görmemektedir. İlgili ürün pazarında halihazırda ikinci bir teşebbüs mevcuttur. Bu teşebbüs de hem içerisinde bulunduğu ekonomik bütünlükte yer alan teşebbüsler tarafından yayımlanan gazete ve dergiler, hem de diğer yayın organları tarafından yayımlanan gazete ve dergileri dağıtabilmekte, dolayısıyla son kullanıcıya herhangi bir ürünün ulaşmasında sıkıntı yaşanmamaktadır.

Page 12

Sözleşmenin 4.5. maddesinde münhasır dağıtıma ilişkin hükümlere yer verildiği görülmektedir. Söz konusu madde hükmüne göre; “sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Doğan Dağıtım’ın yazılı izni bulunmadıkça bayi bir başka yayınevinin yayınlarını veya bir başka ürün veya hizmet dağıtıcısının ürün ve hizmetlerini dağıtılmak/pazarlanmak üzere kabul edemez, dağıtamaz, satışa arz edemez veya benzeri bir şekilde bunların dağıtılmasına/pazarlanmasına aracılık etmek üzere faaliyet gösteremez, bayilik kabul edemez”. Bu hükme göre Bayiler öncelikle Doğan Dağıtım tarafından hazırlanmış portföy içerisinde bulunan yayınları dağıtmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, Doğan Dağıtım tarafından sadece DYH ürünlerinin dağıtımı yapılmamaktadır. Halihazırda Doğan Dağıtım kanalıyla Vatan, Türkiye, Zaman, Milli Gazete gibi diğer yayıncılara ait mevkute de dağıtılmaktadır. Herhangi bir yayınevinin Doğan Dağıtım ile ticari şartlarda mutabık kalması halinde yayınını dağıtmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Esasen, ilgili pazarda faaliyet gösteren diğer teşebbüs olan Merkez Dağıtım kanalıyla da yayınlar son kullanıcılara ulaştırılmaktadır. Ayrıca, Doğan Dağıtım tarafından, bayilerden bu konuyla ilgili olarak; ulusal yayınların dağıtımı ile ilgili herhangi bir talep gelmediği, bölgesel ve yerel yayınevlerine ait yayınları dağıtma taleplerine ise olumlu yanıt verildiği adı geçen teşebbüsün 9.12.2005 tarihli yazısında belirtilmiştir. Konuyla ilgili olarak belirtilmesi gereken bir diğer husus ise, tali bayilerine herhangi bir yayınevi ile münhasır çalışacakları yönünde bir kısıtlamanın getirilmemesi nedeniyle, son kullanıcılara herhangi bir yayının ulaşmasının önünde engel olmamasıdır. Diğer bir ifadeyle, tali bayiler istedikleri ürünü satabilmektedirler. Nitekim 5187 sayılı Basın Kanununun 23/2 maddesi uyarınca, perakende satış yapan son satıcıların diledikleri dağıtım kuruluşuyla anlaşıp diledikleri yayını satma hakları bulunmaktadır.

I.3.4 Anlaşmadan beklenen faydanın sağlanabilmesi için rekabetin zorunlu olandan daha fazla kısıtlanmaması

Muafiyet değerlendirmesi yapılan bir anlaşmada yer alan tüm rekabet kısıtlamalarının, üretimin, dağıtımın gelişmesi ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması ve bu iyileşmeden tüketicilerin yararlanabilmeleri için zorunlu olmalıdır. Doğan Dağıtım bayilik sözleşmelerinde yer alan rekabet kısıtlamalarından, bayilere belirli münhasır bölgeler verilmesi ve anlaşma süresince bayinin Doğan Dağıtım’ın yazılı izini olmadıkça başka yayınevlerinin ürünlerinin dağıtımını yapamaması, bu tür dağıtım anlaşmalarından, yukarıda sözü edilen faydaların sağlanabilmesi için gerekli olabilmektedir. Bu nedenle, 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği'nde söz konusu rekabet kısıtlamaları grup muafiyeti kapsamına dahil edilmiştir. Daha öncede ifade edildiği üzere, sözleşme ile bayilere getirilen, belirlenmiş perakande satış fiyatlarına tali bayilerce uyulup uyulmadığını denetleme yükümlülüğü sözleşmenin grup muafiyeti kapsamı dışına çıkmasına neden olmaktadır. Söz konusu hüküm, Doğan Dağıtım tarafından yürütülen dağıtım faaliyetinde iyileşme sağlanması için zorunlu bir hüküm değildir. Bu sebeple, “Satışa sunulan yayınların perakende satış fiyatları yayıncıları tarafından belirlenir.” ifadesi ile “BAYİ kendisine bağlı tali bayileri denetleyerek yayınların perakende satış fiyatı üzerinden yayın sözleşmesi ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde satılmasını sağlar.” hükmü nedeniyle anılan sözleşmenin bireysel muafiyet alabilmesi mümkün değildir.

Page 13

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.’nin dağıtımını yapmış olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin dağıtım, pazarlama ve satış yetkisinin bayilere devredilmesine ilişkin Bayilik Sözleşmesi’nin,

a. 6.5. maddesinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti

Tebliği’nin 4/a hükmüne uygun hale getirilmesi halinde 2002/2 sayılı Dikey

Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanabileceğine,

b. Söz konusu maddenin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti

Tebliği’nin 4/a hükmüne uygun hale getirilmemesi halinde bireysel muafiyet

alamayacağına,

c. Sözleşmenin yukarıda yer verilen değişiklik yapılarak 60 gün içerisinde

Rekabet Kurumu’na bildirilmesine, bu değişikliğin yapılması suretiyle ilgili

maddenin Tebliğ ile sağlanan grup muafiyeti kapsamına gireceğine

OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.

Page 14

26.01.2006 tarih ve 06-04/59-17 sayılı Kurul Kararı’na

KARŞI OY GEREKÇESİ

İlgili Kurul Kararı’nda, Doğan Dağıtım Satış ve Pazarlama A.Ş.’nin dağıtımını yapmakta olduğu yayınlar ile sair medya dışı ürünlerin dağıtım, pazarlama ve satış yetkisinin bayilere devredilmesine ilişkin Bayilik Sözleşmesinin, 6.5. maddesinin değiştirilmesi şartıyla grup muafiyetinden yararlanabileceği hükme bağlanmıştır.

Ürünlerin niteliği, ilgili pazarın yapı ve diğer özellikleri ile rekabetin önemli ölçüde sınırlanmayacağı, üstelik bu durumun tüketicinin de yararına olacağı hususları göz önüne alındığında, Sözleşmeye mevcut haliyle, en azından bireysel muafiyet verilebileceği düşüncesiyle, aksi yönde alınan Kurul Kararı’na katılamıyoruz.

Mustafa Parlak Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI

Başkan Kurul Üyesi

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.