- Alıcı gücünün var olup olmadığı ya da alıcıların yüksek fiyatları sorgulamaktansa bir sonraki aşamaya yansıtmayı tercih edip etmedikleri.
Aşırı fiyata, ancak sınırlı bazı koşullar altında rekabet hukuku çerçevesinde müdahale edilmesi gerekir. Bunun gerekçesi, müdahale sonucunda teşebbüslerin karlarının sınırlanacak olması nedeniyle, pazara yeni girişlerin ve pazarda yatırımların engellenmesi gibi pazarın işleyişine ilişkin sakıncalar ve rekabet otoritelerinin aşırı fiyatlamayı tespiti ve aşırı fiyatlamaya müdahale yöntemindeki hata riskidir.
GDG’nin ilgili pazardaki hâkim durumunu kötüye kullanarak aşırı fiyat uyguladığı iddiasını değerlendirmek için, öncelikle GDG’nin ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığını incelemek ve kıyaslama yoluyla aşırı fiyat uygulayıp uygulamadığını tespit etmek bir yöntem olarak değerlendirilebilir. GDG’nin faaliyette bulunduğu LNG pazarında BOTAŞ ve Egegaz gibi büyük ölçekli ithalat yapan, bundan dolayı da yüksek ölçekte maliyet ve fiyat avantajına sahip teşebbüsler bulunmaktadır. Buna ilaveten, GDG kendi fiyatlarını dahi belirlerken tamamen bağımsız davranamamakta, BOTAŞ ve Egegaz fiyatlarını dikkate almaktadır. GDG, LNG’yi bu iki teşebbüsten almakta ve üstüne kendi kârını ekleyerek satmaktadır.
Tüsan, GDG dışında başkaca alternatif temin kaynaklarına sahip bulunmaktadır. Tüsan’ın ilk inceleme aşamasında belirttiği gibi 2.000.000 ABD Doları değerinde bir yatırım yapması halinde, boru hattından da doğalgaz temini imkânı bulunmaktadır. Ayrıca Tüsan, tesislerinde LNG haricinde, Kalyak kullanma olanağına sahiptir. Dolayısıyla GDG’nin hâkim durumda
2
olmayabileceğine ilişkin birçok emare bulunmaktadır.
Öte yandan, GDG’nin ilgili ürün pazarında hâkim durumda bulunduğu varsayılsa dahi, pazara her an girebilecek durumda on iki adet lisanslı sağlayıcı bulunduğundan; aşırı fiyat uygulanması halinde, bu teşebbüsler pazara girerek fiyatları düşürebilecektir. Bu durum, GDG hâkim durumda bulunsa dahi, aşırı fiyat uygulama olanağının sınırlılığını göstermektedir.
GDG’nin hâkim durumunu kötüye kullanmadığı iddiasını geçersiz kılan bir diğer unsur, bizzat Tüsan tarafından Kurumumuza intikal ettirilen bilgi ve belgelerde bulunmaktadır. Örneğin Tüsan’ın şikâyetini geri çektiği dilekçesinde ve ek bilgi yazısında, başka teşebbüslerden teklif aldığı halde, en ucuz teklifin yine GDG’den geldiği ve GDG ile “uygun fiyatla” yeniden çalışılmaya başlandığı ifade edilmektedir. Ayrıca Tüsan, yeni kurduğu tesisi için gerekli LNG’yi en ucuz olduğu için, yine GDG’den almaya başlamış ve bu durum GDG tarafından da teyit edilmiştir. Dolayısıyla bütün bu verilerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, Tüsan’ın iddia ettiği, aşırı fiyat uygulanması yoluyla hâkim durumun kötüye kullanıldığı hususu bizzat Tüsan’ın kendi ifadeleri ile geçersiz hale gelmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, GDG hâkim durumda sayılsa dahi aşırı fiyat uyguladığına dair herhangi bir somut bilgi ya da bulguya rastlanmadığı ve bu nedenle söz konusu teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. I.3.3. Bilgi İsteme Yazısına Geç Cevap Verilmesi
Önaraştırma kapsamında, Kurum tarafından Tüsan’a gönderilen 10.08.2011 tarihli yazıda, 16.08.2011 günü mesai bitimine kadar cevap verilmesinin gerektiği belirtilerek, ek bazı bilgi ve belgeler istenmiştir. Anılan şirket tarafından, ek bilgi yazısı kapsamındaki bilgiler, üç gün gecikmeli olarak 19.08.2011 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir. Ancak dosya mevcudu bilgilerden, anılan yazının 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinde 2 EPDK’nın 2010 Doğal Gaz Sektör Raporu’na göre Türkiye’de LNG tüketiminin %37,27’si EGEGAZ; %59,1’i ise BOTAŞ tarafından karşılanmaktadır. GDG, BOTAŞ ve EGEGAZ’dan aldığı LNG’yi perakende olarak satmaktadır.