olarak faaliyet göstermek için yeterli kaynağa sahip olacağı ve operasyonel olarak bağımsız hareket edebilme kabiliyetinin bulunacağı; bu doğrultuda mevcut olan bağımsız bir iktisadi varlık niteliğini sürdüreceği değerlendirilmektedir.
(10) Sonuç itibarıyla başvuru konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemi olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan tarafların cirolarının söz konusu Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen eşikleri aşması nedeniyle, işlemin izne tabi olduğu görülmektedir.
(11) Bildirilen işlem kapsamında üzerinde ortak kontrol sağlanacak ortak girişim IONITY, Avrupa Ekonomik Alanı sınırları içerisinde, uzak mesafe yolculukları kolaylaştırmak amacıyla elektrikli araçlar için yüksek güçlü şarj altyapısının kurulması, işletilmesi ve bakımlarının yapılmasına yönelik olarak kurulmuştur. IONITY’nin faaliyetleri, araçların konum ve şarj ağı kapsamının tanımlanması, yeni şarj noktalarının finansmanı, emlak imtiyazları edinilmesi, şarj ağı kapasitesi planlaması, yüksek güçlü şarj altyapılarının işletilmesi ve muhafaza edilmesi gibi hizmetleri içermektedir. Bildirim Formunda IONITY’nin Türkiye’de faaliyet göstermediği ve ilerleyen dönemlerde de Türkiye’de faaliyete geçmesinin beklenmediği belirtilmiştir.
(12) Bildirim Formundan ortak girişim ile ortak girişim taraflarının faaliyetleri arasında;
HMG, BMW, DAIMLER, FORD ve VW’nin dünya çapındaki faaliyetleri arasında
binek araç üretimi, satışı ve satış sonrası hizmetleri, araç finansmanı, sigorta
işlemleri, elektrikli araç üretimi ve tedariki ile mobilite hizmetleri pazarlarında
yatay bir örtüşme olduğu,
IONITY’nin faaliyetlerinin Avrupa’da bulunan elektrikli araçlara yönelik halka
açık şarj alt yapılarına ilişkin olduğu,
Ana şirketlerin elektrikli araç üretimi ve tedariki alanlarındaki faaliyetleri ile
IONITY’nin elektrikli araçlara yönelik şarj altyapılarına ilişkin faaliyetleri
arasında küresel ölçekte dikey bir örtüşme bulunduğu,
IONITY’nin Türkiye’de herhangi bir faaliyetinin bulunmaması ve yakın
gelecekte faaliyete geçmesinin beklenmediği,
IONITY’nin faaliyetleri ile işlem taraflarının Türkiye’deki faaliyetleri açısından
herhangi bir yatay veya dikey örtüşme bulunmadığı,
anlaşılmaktadır.
(13) Bu kapsamda ana teşebbüslerin Türkiye’deki faaliyetleri (binek araçların satışı ve satış sonrası hizmetleri ile otomotiv finansmanı pazarları) arasında yatay bir örtüşme bulunmakla birlikte, IONITY ile işlem taraflarının faaliyetleri arasında Türkiye’de yatay veya dikey seviyede örtüşme bulunmadığı değerlendirilmektedir.
(14) Dolayısıyla bildirilen işlem kapsamında, Türkiye’de etkilenen herhangi bir pazar bulunmadığı değerlendirildiğinden, söz konusu işlem ile 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında herhangi bir ürün pazarındaki rekabet üzerinde etki oluşturma ve bu çerçevede etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurma olasılığının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(15) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması