sayılı Kanun’un anılan maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, söz konusu
tekliflerin de rekabetçi bir yapıda olması ve teşebbüslerce birbirlerinden bağımsız bir
şekilde hazırlanması beklenmektedir.
Mevcut dosya laboratuvar cihaz ve hizmetleri pazarında faaliyet gösteren çeşitli
teşebbüslerin kamu ihalelerine danışıklı teklif verdiği şüphesi üzerine açılmış ve bu
kapsamda yürütülen önaraştırmada 12 farklı teşebbüste yerinde inceleme yapılmıştır.
Yerinde incelemelerde elde edilen belgeler incelendiğinde temel sorunun “yan teklif
verme”, “yan teklif olma” olarak ifade edilebilecek ve idarelerce yapılan/yapılacak
alımların rekabetçi bir yapıda olduğu izlenimi yaratan/yaratacak konunun oluşturduğu
kanaatine ulaşılmıştır.
Yan teklif konusu Kurul’un geçmiş kararlarında da incelenmiştir. Bu kapsamda ele
alınan 19.12.2008 tarih, 08-74/1180-455 sayılı kararda;
“… firması hem yaklaşık maliyetlerin tespiti hem de doğrudan teminlerde yan teklif sağlama aşamasında ortaklarının sahip olduğu firmaların davranışlarının koordine edilmesine, ihaleye verilecek tekliflerde rekabetin sınırlandırılmasına neden olabilmektedir…”,
“… Medikal’de bulunan ve özellikle doğrudan teminlerde idarenin talebi doğrultusunda alındığı öne sürülen diğer firmalara ait yan teklifler dikkat çekmektedir. … firmalarına ait tekliflerin … Devlet Hastanesi için hazırlandığı anlaşılmaktadır. Soruşturma sürecinde yapılan incelemelerde sektörde yaygın olarak diğer firmalardan yan teklif alındığı tespit edilmiştir. Ancak, teşebbüslerce yapılan açıklamalarda, yan tekliflerin idarece talep edildiği vurgusu yapılmaktadır. Bu noktada rakip firmaların birbirleri için yan teklif vermeleri irdelenmelidir. Yan teklifler idarece istense dahi suistimallere imkan tanıyacak mahiyettedir. Mevzuata uygunluk için rakip teşebbüslerin birbirleri için teklif sunmaları, rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar sonucu rakiplerin danışıklı teklif sunmalarından kesin olarak ayırt edilmemektedir. Ayrıca, iyi niyetli olsa dahi göstermelik teklif sunmanın hem mevzuata uygun hem de etik olarak doğru bir eylem olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle kamu alımlarında rekabetin var olduğu izlenimi veren yan teklifler 4054 sayılı Kanunla bağdaşmamaktadır. Bu şekilde, verecekleri teklifleri hakkında birbirlerini bilgilendirmeleri yoluyla bir anlaşma içerisinde olan firmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna varılmıştır.”,
“Yapılan değerlendirmede, teşebbüslerin yan teklif bulmalarının bir zorunluluk olarak ortaya çıktığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kamu çalışanlarının diğer bir deyişle alımlar ile bağlantılı sağlık kuruluşu çalışanlarının seçtikleri alım yöntemi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesinin ya da bu yükümlülüğü medikal firmalarına yüklemelerinin firmaların yan teklif bulmalarını mazur gösterecek bir savunma olmadığı, firmaların yan teklif bulmayı reddetmeleri halinde hastane görevlilerinin Kamu İhale Kanunu’nun öngördüğü alımların daha rekabetçi olmasını sağlayacak prosedürü işletmek zorunda kalacakları fakat firmaların yan teklif bulmayı kabul ederek bu süreci engelledikleri ve ihalelerin rekabetçi olduğu izleniminin doğurdukları bunun ise 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir rekabet ihlali olduğu sonucuna varılmıştır.”
şeklinde tespitlerde bulunulmuştur. Öte yandan ceza takdirinde sadece yan teklife
ilişkin delillerin bulunduğu teşebbüsler için ilgili idarelerin ihlaldeki etkili rolü, tekliflerin
kullanıldığı kamu alımlarının meblağının düşük olması gibi hususlar dikkate alınmıştır.
Bayilik sistemine ilişkin olarak ve Danıştay’ın iptal kararı üzerine alınan 28.1.2010
tarih 10-10/102-48 sayılı kararında Kurul;
“10.12.2001 tarihli ve … ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu ifadeler yer almaktadır: ‘…Verilen teklifleri yan teklif olarak …’in de vermesi istendi. Bu konular idarelerce daha sonradan farklı yorumlandığı için uygun görülmemiştir. …’ Her ne kadar …’in ihalelere katılarak yan teklif vermesi uygun görülmemiş ise de, bu anlayış sistemce benimsenmiş ve bayiler ihalelerde birbirlerine destek olmak amacıyla danışıklı teklifler sunmuşlardır.”
şeklinde tespitte bulunarak, yan teklif anlayışının sistemce benimsendiği ve bayilerin
bu sistemin birer parçası olarak danışıklı teklifler sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.