tarihinde yapılan bir başka bayilik sözleşmesiyle de anılan istasyonda malik ile ilişkisi bulunmayan Ergin Petrol işletici olarak faaliyete başlamıştır.
Yapılan bildirimde, Rekabet Kurulu kararlarında akaryakıt istasyonlarında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesindeki istisna hükmünün uygulanması için hukuki ilişkinin en baştan itibaren dağıtıcı, malik ve malik ile ilgisi olmayan şahıs arasında olması ve dağıtıcının ayni veya şahsi hakkı doğrudan malikten alması koşulunun getirildiği, fakat bu değerlendirmenin yerinde olmadığı kanaati taşındığı ifade edilmektedir. Bildirim formunda, istasyon arazisinin BP’ye kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesinin kurulduğu tarih itibarıyla gayrimenkul sahibinin, bayi olarak faaliyette bulunmak istemediğini açıkça ifade ettiği, bununla birlikte yeni işleticinin belirlenmesine dair ihale süreci ile istasyonun BP standartlarına uygun hale getirilmesi için gerekli süre dahilinde satışın durmaması ve mevcut müşteri portföyünün azalmaması için bu süreç tamamlanıncaya kadar bayilik faaliyetinde bulunmak mecburiyetinde kaldığı ifade edilmektedir. Malikin bu iradesi amaç ve kapsam olarak tamamıyla 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde tanımlanan istisna kapsamına girdiği ifade edilmektedir.
G.3. Değerlendirme
Bildirime konu sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde yer alan “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” ve 5. madde ile getirilen “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü” açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede bildirim konusu sözleşmeler Tebliğ’in 4. maddesinde yer alan sınırlamalara aykırılık teşkil etmemekle birlikte, 5. maddede yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi bakımından ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü, “alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülük” olarak tanımlanmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca akaryakıt bayilerinin kendi dağıtım şirketleri dışındaki dağıtım şirketlerinden ürün tedariki yasaklanmış olduğundan, akaryakıt bayilik sözleşmeleri özünde, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesi çerçevesinde rekabet etmeme yükümlülüğü içeren, diğer bir deyişle münhasır nitelikte sözleşmelerdir. 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinde bayilik sözleşmelerinin süresine ilişkin bir kayıt bulunmamakta olup, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan, “alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı” hükmü, akaryakıt sektörü bakımından da uygulanmaktadır.
Bununla birlikte, anılan Tebliğ’in 5 (a) maddesinin devamında ise, “Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise, yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklinde düzenleme getirilerek ilk paragraftaki yasağa bir istisna tanınmıştır.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 39. paragrafında ise, Tebliğ’in 5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması