İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic.

Menfi Tespit ve Muafiyet11-54/1379-489Karar tarihi: 27.10.2011Yayımlanma tarihi: 11.01.2012

Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine bireysel muafiyet tanınması talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
11-54/1379-489
Karar tarihi
27.10.2011
Yayımlanma tarihi
11.01.2012
Karar türü
Menfi Tespit ve Muafiyet

Karar metni

8 sayfa · 20.511 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2011-3-174(Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı: 11-54/1379-489
Karar Tarihi: 27.10.2011

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

10

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.

Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit

GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK

B. RAPORTÖRLER: Osman Tan ÇATALCALI, Çağlar Deniz ATA

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.

Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK ve Av. Bora İKİLER

Çitlenbik Sokak No: 12 Yıldız Mahallesi, Beşiktaş/İstanbul

D. TARAFLAR: Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.

Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK ve Av. Bora İKİLER

Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş.

Urfa Yolu 1. km Emek Cad. Diyarbakır

E. DOSYA KONUSU: Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine bireysel muafiyet tanınması talebi.

F. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 13.07.2011 tarih ve 5168 sayı ile giren bildirim üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13.10.2011 tarih ve 2011-3-174/MM-11- 347.OTÇ sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 20.10.2011 tarih ve REK.0.17.00.00-130/391 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-54 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

40

G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş. arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine,

- İçerdiği rekabet etmeme yükümlülüğü dolayısı ile menfi tespit belgesi verilemeyeceği; bu yükümlülüğün süresinin belirsiz olması sebebiyle sözleşmenin grup muafiyetinden de yararlanamadığı;

- Mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların tamamını karşılaması nedeniyle, inceleme konusu konsinye satış sözleşmesinin rekabet etmeme yükümlülüğü hükmüne bireysel muafiyet tanınabileceği

Sayfa 2

sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.

H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. Taraflar

H.1.1. Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. (BBM)

Ana faaliyet konusu perakende mağazacılık olan BBM, faaliyetlerini İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Bursa, Balıkesir, İzmir, Trabzon, Tekirdağ, Manisa, Kütahya, Mersin, Diyarbakır, Denizli, Konya, Kayseri, Eskişehir, Afyon, Erzurum, Rize, K.Maraş, Hatay, Samsun, Muğla illerinde olmak üzere Türkiye genelinde toplam 24 ilde, 59 adet mağaza ile sürdürmektedir.

BBM mağazalarında kadın, erkek, çocuk, genç aktif spor giyimden ayakkabı ve aksesuara, kozmetikten ev dekorasyon ürünlerine kadar farklı kategorideki pek çok yerli ve yabancı marka ürünleri bir arada sunulmaktadır. Kadın ve erkek giyimde Cotton Bar, Pi, Asymmetry, Limon; erkek giyimde Altimod, çocuk giyimde Mammaramma, Altimod Basics ve ev dekorasyon ürünlerinde Boyner Evde markaları "Boyner özel markaları"nı oluşturmakta olup BBM ayrıca Beymen Club, Beymen Business, B Beymen ve Beymen Studio markalarının da sahibidir.

Şirket hisselerinin %39,9'u halka arz edilmiş olup, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem görmektedir. Şirket yabancı ortaklı bir şirket olup, şirket hisselerinin %30,05'lik kısmının sahibi Fenella S.A.R.L.'dır. Fenella S.A.R.L ve hissedarları, sınırsız sorumlu ortakları olan Citigroup Venture Capital International Investment G.P. Limited tarafından kontrol edilmektedir. Şirket hisselerinin %21.83'ü Boyner Holding A.Ş.’ye ait olup BBM, Boyner grubu tarafından kontrol edilmektedir.

Boyner grubu, BBM haricinde Türkiye’de aşağıda sunulan şirketler vasıtasıyla hazır giyim alanında faaliyet göstermektedir:

- Beymen Mağazacılık A.Ş.

- Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fabrikaları A.Ş.

- Benetton Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.

- Ay Marka Mağazacılık A.Ş.

- Fırsat Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.

H.1.2. Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş. (Tutka)

Sözleşmenin diğer tarafını BBM tarafından üretimi yahut dağıtımı gerçekleştirilen ürünlerin nihai tüketicilere satışını yapmak üzere görevlendirilen Tutka oluşturmaktadır. Tutka, her nevi tüketim mamullerinin alımı, satımı, ihracı, ithali, komisyonu, dağıtımı, ticareti ve pazarlamasını toptan ve perakende olarak yapmak üzere kurulmuş bir şirkettir.

Sayfa 3

100

H.2. İlgili Pazar

H.2.1. İlgili Ürün Pazarı

Sözleşmeye taraf olan teşebbüslerin faaliyetleri sözleşmenin kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, birbirinden farklı sektörlere ilişkin ürünlerin aynı çatı altında perakende satışının söz konusu olduğu görülmektedir. Pek çok ürün çeşidinin ayrı ayrı katlarda/departmanlarda sergilendiği bu tür perakende formatları bölümlü mağazalar (department stores) olarak adlandırılmaktadır.

110

Bildirime konu olan sözleşme, bayiye verilecek olan ürünlerin mağazada perakende olarak satışına yönelik hükümleri düzenlemektedir. Söz konusu ürünler ise kozmetik, kadın giyim ve aksesuar, erkek giyim ve aksesuar, ayakkabı, spor malzemeleri, ev tekstili ve küçük ev aletleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu ürünler tüketici nezdinde gerek nitelikleri gerekse kullanım amaçları ve fiyatları bakımından ayrı pazarlarda yer almaları sonucunu doğuracak farklılıklar arz etmektedir.

Bununla birlikte sözleşmeye taraf olan teşebbüsler aslen bu ürünlerin tamamının her bir ürün grubu için ayrı departmanlara ayrılan tek bir mağazada tüketicilere perakende olarak satışı ile iştigal etmektedirler. Ayrıca sözleşme, ürünlerin tamamının mağazada konsinye olarak satılmak üzere firmaya teslimine ve firma tarafından müşterilere perakende satılmasına ilişkindir. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarı tanımında bu unsur özellikle dikkate alınmalıdır. Menfi Tespit/Muafiyet başvurusu, sözleşmenin amacına uygun olarak, her bir ürün grubu bazında değil, bu ürünlerin toplu olarak perakende satışı bazında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, BBM’nin faaliyetinin ve incelenmekte olan sözleşmenin konusunun bölümlü mağazacılık olması nedeniyle ilgili ürün pazarı “bölümlü mağazacılık pazarı” olarak tespit edilmiştir.

H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

İlgili ürünlerin tüm Türkiye'de dağıtımının yapıldığı ve ülke genelinde rekabet koşullarında bölgeler arasında belirgin farklılıklar olmadığı göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar, “Türkiye" olarak belirlenmiştir.

H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme

H.3.1. Sözleşmenin Konusu ve Niteliği

Başvuruya konu Konsinye Satış Sözleşmesinde (Sözleşme) Konsinye Alanın (Tutka) mülkiyeti altında bulunan ve Sözleşme'ye konu ürünleri satışa arz etmek üzere "hizmet markası" altında işleteceği Mega Center Alışveriş Merkezindeki işyerinin işletilmesine, BBM'ye ait ürünlerin mağazada satılmak üzere Konsinye Alana konsinye olarak teslimine ve Konsinye Alan tarafından Mağazada müşterilere perakende satılmasına ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir. 05.02.2003 tarihinde imzalanan sözleşme, daha önce 25.03.2004 tarih ve 04-22/235- 5 sayılı Kurul kararına konu olmuş ve söz konusu sözleşmeye ilgili karar ile 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca beş yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmıştır.

Sayfa 4

150

Dosya konusu başvuru ise, tanınmış olan bireysel muafiyetin süresinin dolması nedeniyle yapılmıştır.

Sözleşmenin hukuki niteliğinin ortaya konmasında irdelenmesi gereken husus, konsinye satış sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun kapsamında iki farklı “teşebbüs” arasında akdedilen bir anlaşma niteliği taşıyıp taşımadığı; dolayısı ile Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığıdır. Hukuk Sözlüğü’nde konsinye satış, “bir malın satması için satıcıya bırakılması, satması için emaneten bırakılan şey satımı; satıcı bu malı satınca mal sahibi ücret (komisyon) anlaşmasına göre belirlenen miktarı alıkoyar, geri kalanı mal sahibine geri verir; satılamayan mal geri verilir” şeklinde

1

tanımlanmıştır. Buna göre konsinye satış sözleşmesini, bir malın sahibi tarafından satılmak amacıyla bir başka kişiye bırakılmasını konu alan sözleşme olarak tanımlamak mümkündür.

Konsinye satış sözleşmelerinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinde, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanmasına Dair Kılavuz (Dikey Kılavuz)’da acentelere ilişkin yapılan açıklamalar yol göstericidir.

Dikey Kılavuza göre, teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Eğer acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali ya da ticari risk almamışsa, müvekkilin acenteye atandığı işle ilgili getirdiği kısıtlar Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayacaktır. Tersinin geçerli olduğu durumda ise acente bir takım riskler üstlenmesinin karşılığında ilgili alanda kendi bağımsız kararlarını vermekte serbest olmalıdır.

Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde; 2.6 numaralı maddesi ile Tutka’ya satış geliştirme faaliyetlerine yönelik düzenlenecek tanıtım ve reklam giderlerine katılma yükümlülüğü getirildiği, 4.4 ve 7.3 numaralı maddeleri ile sözleşme konusu ürünlerin ayıp, hasar ve kayıp riskini Tutka’ya bıraktığı, 9.1 numaralı maddesi ile Tutka’ya yalnızca sözleşme konusu ürünler için kullanılabilecek bir yatırım yapma zorunluluğu getirdiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla Sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili maddeleri dikkate alındığında, Sözleşme ile Tutka’nın ticari riskler üstlendiği görülmektedir. Bu nedenle Sözleşme’ye Dikey Kılavuz’da yer alan acenteye yönelik hükümlerin uygulanamayacağı anlaşıldığından, Sözleşme 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındadır.

H.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi

Bir sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre menfi tespit belgesi verilebilmesi için sözleşmenin Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı hükümler taşımaması gerekmektedir.

1 YILMAZ, Ejder, “Hukuk Sözlüğü”, Ankara, 1992.

Sayfa 5

Bildirime konu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun çerçevesinde incelenmesi gerekli görülen hükümlerini Dikey Kılavuz’a uygun olarak aşağıda sunulan başlıklar altında gruplandırmak mümkündür:

a) Tek Marka: Sözleşme’nin 8.4. maddesi ile Konsinye Alan konumundaki Tutkaya rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmiştir.

b) Yeniden Satış Fiyatı: Sözleşme’nin 5.2. maddesinde “CBM teslim ettiği her ürün için perakende satış bedeli veya azami perakende satış bedeli öne(r)me hak-yetkisini haizdir. Firma’nın ürünleri önerilen perakende satış bedeli’nin altında satması halinde bu tür ürünler taraflar arasında yapılacak hesaplaşmada CBM tarafından önerilen Perakende Satış Fiyatı’ndan satılmış gibi işlem görür.” hükmüne yer verilmiştir.

210

2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesine ilişkindir. Buna göre, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi kesinlikle yasaktır. Ancak, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye niteliğindeki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda inceleme konusu sözleşmede yer verilen yukarıdaki hükmün ilk bakışta yeniden satış fiyatının tespiti anlamına gelebileceği değerlendirilse de, konsinye sözleşmesinin kendine has özellikleri ile birlikte incelendiğinde, sözleşmede rekabet hukuku kapsamında bir fiyat tespiti öngörülmediği söylenebilir. Şöyle ki, konsinye sözleşmesinde, normal alım satım sözleşmesinin aksine, malın zilyetliğinin devri ile taraflar arasında malın alıcıya maliyetini belirleyecek bir fiyat oluşmamaktadır. Bu ise iktisaden, sağlayıcıyı bir taban fiyat belirleme zorunluluğu içerisinde bırakmaktadır. Aksi halde alıcı, sağlayıcının maliyetinin de altına ürünü nihai kullanıcıya satabilme serbestisine sahip olacak ve böyle bir durumda sağlayıcı zarar edebilecektir. Konsinye alan kendi komisyonundan taviz vererek gene düşük fiyattan satış yapabilir. Dolayısı ile bu tür bir düzenlemenin yeniden satış fiyatının tespiti değil, konsinye sözleşmesinin doğası gereği olduğu, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alabilecek bir düzenleme olmadığı kanaatine varılmıştır.

Diğer yandan Sözleşmede yer alan konsinye alana yönelik tek marka yükümlülüğü, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayan bir hüküm olduğundan, Sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi mümkün değildir.

H.3.3. 2002/2 Sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme

240

2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde hangi tür anlaşmaların dikey anlaşma olarak kabul edileceği ve bu Tebliğ’de öngörülen koşulları sağlaması kaydıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan grup olarak muaf tutulacağı belirlenmiştir. Bu belirleme doğrultusunda bir anlaşmanın dikey anlaşma olarak değerlendirilebilmesi için aşağıda sunulan üç unsuru taşıması gerekmektedir:

- Anlaşma iki ya da daha fazla teşebbüs arasında yapılmalıdır.

Sayfa 6

- Anlaşmaya taraf teşebbüslerin her biri anlaşmanın amaçları bakımından üretim ya da dağıtım zincirinin farklı bir seviyesinde faaliyet gösteriyor olmalıdır.

- Anlaşma belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılmış olmalıdır.

Buna ek olarak, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına ilişkin hükümlerin yanı sıra, fikri hakların alıcıya devri ya da alıcı tarafından kullanımını düzenleyen dikey anlaşmaların da belirli şartları sağlaması halinde Tebliğ’de öngörülen grup muafiyetinden yararlanacağı belirtilmektedir. Bu çerçevede anlaşmanın grup muafiyeti kapsamında değerlendirilebilmesi için taşıması gereken unsurlara aşağıda yer verilmiştir:

- Fikri haklara ilişkin hükümler anlaşma konusu mal veya hizmetlerin kullanımı, satımı veya yeniden satımı ile doğrudan ilgili olmalıdır.

- Fikri hakların alıcıya devri ya da alıcı tarafından kullanımı, anlaşma konusu mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına yardımcı nitelikte olmalı, anlaşmanın esas amacını oluşturmamalıdır.

- Anlaşma fikri hakların sağlayıcı tarafından alıcıya devredilmesi ya da kullandırılması hakkında olmalıdır.

- Fikri hakların devri ya da kullanımını düzenleyen hükümler Tebliğ ile muaf tutulmayan dikey sınırlamalarla aynı amaç veya etkiye sahip rekabet sınırlamaları içermemelidir.

270

Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde, Sözleşme’nin Tebliğ’in 2. maddesi anlamında bir dikey anlaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

2002/2 sayılı Tebliğ anlamında bir dikey anlaşma niteliği arz eden Sözleşme’de, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında sadece rekabet etmeme yükümlülüğü hükmü bulunmaktadır.

2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaracağı düzenlenmekte, aynı maddenin devamında, rekabet etmeme yükümlülüğünün beş yıllık süreyi aşacak şekilde zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme yükümlülüğünün belirsiz süreli sayılacağı belirtilmektedir.

Her ne kadar Sözleşme’nin rekabet etmeme yükümlülüğünün düzenlendiği 8.4. maddesinde bu yükümlülüğün süresi beş yıl olarak kararlaştırılmış olsa da Sözleşme’nin sona ermesini düzenleyen 12.1. numaralı hükmü şu şekildedir:

“ …taraflardan herhangi biri süresinin sona ermesinden üç ay önce diğer tarafa aksi yönde bir yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde Sözleşme’nin süresi kendiliğinden bir yıl için uzar. Bu hüküm müteakip yıllara da uygulanır.”

Bu hüküm tarafların açık irade beyanı olmadığı hallerde Sözleşme’nin bir yıllık sürelerde kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmakta, dolayısı ile Sözleşme ve bunun doğal sonucu olarak rekabet etmeme yükümlülüğü belirsiz süreli hale gelmektedir. Bu bağlamda, Sözleşme’de yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün, süresinin belirsiz olması nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden faydalanma mümkün olmayacaktır.

Sayfa 7

H.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi

300

Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulların tamamını taşımaları halinde 4054 sayılı Kanun’un 4. madde yasaklamasından muaf tutulmaktadır.

Söz konusu muafiyet koşullarından ilki üretim veya dağıtım ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması şeklinde düzenlenmiştir. Bu koşula yönelik olarak yapılacak değerlendirmede ortaya çıkacak yararlı etkilerin sadece işlemin tarafları için değil; ekonominin geneli için geçerli, somut nitelikte olması gerekmektedir. Bu çerçevede örneğin dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, mal arzının ve çeşitliliğinin artırılması, arzın devamlılığının sağlanması, satış öncesi hizmet kalitesinin artırılması gibi olumlu etkiler ekonominin geneline yansıyacak somut etkiler olarak sayılabilecektir.

BBM ile Tutka arasında akdedilen sözleşme nitelik itibarıyla bir konsinye satış sözleşmesidir. BBM dosya konusu konsinye sözleşme vasıtasıyla bir dağıtım ağı kurmayı ve ağın sürekliliğini sağlamayı amaçlamakta, kendi mağazaları dışında yapacağı satışları bahse konu sözleşmeler ile kurduğu satış ağı aracılığı ile gerçekleştirmektedir. BBM'nin yurt çapında mağaza sayısını artırma stratejisinin bir parçası olarak kurduğu ve konsinye satışı içeren bu sistem ile BBM, pazardaki talebi karşılayabilmektedir. Şöyle ki, sistem içerisinde, eksik ürünler BBM tarafından nispeten makul bir süre içerisinde tespit ve tedarik edilebilmekte, fazla ürünler ise dağıtım sistemi içerisindeki mağazalar arasında dağıtılarak satış faaliyetinin daha verimli şekilde gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla BBM'nin uyguladığı ve özünde konsinye satışı içeren sistemin, etkinliğin artırılmasını sağlayan bir dağıtım yolu olarak ortaya çıktığı kanaati oluşmuştur.

Diğer yandan 25.03.2004 tarih ve 04-22/235-51 sayılı Kurul kararında da ifade edildiği üzere, çeşitli ürün gruplarının bir arada bulunabildiği ve promosyon uygulamalarının yaygın olarak kullanıldığı mağazaların yaygınlaşması tüketiciler açısından da fayda sağlayacaktır. Bu mağazaların çok sayıda markayı ve ürünü barındırmaları, tüketicilerin karşılaştıkları ürünlerin çeşitliliğini artırmakta ve tüketicilere promosyon aktiviteleri vasıtasıyla daha uygun koşullarda alışveriş imkanı sağlamaktadır. Bu sistem ile yaratılan etkinlik artışı ise tüketicilere arzın artırılması ve erişilebilecek ürün çeşidinin artması olarak yansıyacaktır. Buradan hareketle Sözleşmenin tüketicinin anlaşmadan yarar sağlaması koşulunu da sağladığı anlaşılmaktadır.

Muafiyetin üçüncü koşulu, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımamasıdır. Bu şartın amacı, rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel rekabetin devamının teminidir. Dosya mevcudu bilgilerden, pazarda BBM’nin olası en yüksek pazar payının yaklaşık % … civarında gerçekleşebileceği anlaşılmıştır. Diğer yandan pazarın yapısı ve koşulları irdelendiğinde BBM’nin pazar gücüne dair sadece aynı segment ve pazarda yer alan teşebbüsler tarafından yaratılan rekabetçi baskıyla karşı karşıya olmadığı, aynı zamanda her ürün segmenti için benzer ürünlerin son kullanıcıya satışını yapan tüm teşebbüslerle de rekabet ettiği söylenebilir. Bu ise kısıtlayıcı hükmün, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde

Sayfa 8

rekabeti ortadan kaldırma sonucunu doğurma ihtimalini olanaksızlaştırmaktadır. Dolayısıyla, Sözleşmenin, Kanun'un 5. maddesinin (c) bendi bağlamında, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkması sonucunu doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.

Sözleşmenin rekabetin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması koşulunu da, pazarın rekabetçi yapısı dikkate alındığında, sağladığı anlaşılmaktadır. I. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamın göre,

360

1- Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim, Turizm ve Tüketim Malları Tic.

A.Ş. arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine, rekabet etmeme

yükümlülüğü içermesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde

menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,

2- Söz konusu yükümlülüğün 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti

Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,

3- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması

nedeniyle, bildirim konusu sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına

OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.