Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Tekfen Holding AŞ’nin %25,23 oranındaki paylarının Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği AŞ’nin…

Merger and Acquisition25-35/848-480Decision date: 18.09.2025Publication date: 23.02.2026

Tekfen Holding AŞ’nin %25,23 oranındaki paylarının Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği AŞ’nin içerisinde bulunduğu Can Grubu ekonomik bütünlüğü tarafından devralınması işlemi.

Decision details

Case number
25-35/848-480
Decision date
18.09.2025
Publication date
23.02.2026
Decision type
Merger and Acquisition (Birleşme ve Devralma)

Decision text

13 pages · 41.892 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2025-2-019(Devralma)
Karar Sayısı: 25-35/848-480
Karar Tarihi: 18.09.2025

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN,

Ayşe USLU CEVLEK

B. RAPORTÖRLER : Ahmet YALÇIN, Osman AYAR, Merve GÖZÜKATI,

Mert SÖNMEZ, Dilan FİDANER, Elif YAVUZ,

Berin GEZER ACAR, Buse Ceren YAŞAR

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: Can Kültür Sanat ve Eğitim Kurumları İşletmeciliği Anonim Şirketi

Barbaros Mah. Kardelen Sk. No: 4M İç Kapı No: 1

Ataşehir/İSTANBUL

(1) D. DOSYA KONUSU: Tekfen Holding AŞ’nin %25,23 oranındaki paylarının Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği AŞ’nin içerisinde bulunduğu Can Grubu ekonomik bütünlüğü tarafından devralınması işlemi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 15.04.2025 tarih ve 66447 sayı ile intikal eden ve 09.09.2025 tarih ve 73276 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 17.09.2025 tarihli ve 2025-2-019/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, dosya konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(4) Yapılan bildirimde, Meltem BERKER’e ait olan %12,62 ve Nilgün Şebnem BERKER’e ait olan %12,62, toplamda %25,24 oranındaki Tekfen Holding AŞ (TEKFEN) hisselerinin Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği AŞ (CAN KÜLTÜR) tarafından devralınması işlemine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) ve 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ) çerçevesinde izin verilmesi talep edilmektedir.

(5) İşlemin değeri devre konu sözleşme bedeli olan (.....) $ (yaklaşık (.....) ₺)’dır [1]. İşlemin ekonomik gerekçesi olarak ise (.....) olarak aktarılmaktadır.

(6) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrası:

“Kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde;

a) iki veya daha fazla teşebbüsün birleşmesi ya da

1 TEKFEN’in hisseleri 370.000.000 (üç yüz yetmiş milyon) adet olup, devreden taraf konumunda bulunan Şebnem BERKER ve Meltem BERKER 46.683.572’şer paya sahiptir. Devre konu toplam pay adedi 93.367.144’tür. İşlem değerine göre bir hisse adedinin değeri yaklaşık (.....) TL’dir.

Page 2

b) Bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya

dolaylı kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya

diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü

kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması,

Kanunun 7’nci maddesi kapsamında birleşme veya devralma işlemi sayılır.”

hükmünü haizdir.

(7) Devre konu şirket olan TEKFEN’in bildirime konu işlem öncesi ve sonucundaki hissedarlık yapısı aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:

Tablo 1- TEKFEN’in İşlem Öncesi ve Sonrası Hissedarlık Yapısı (%)

İşlem Öncesi İşlem Sonrası

Meltem BERKER 12,62

Şebnem BERKER12,62 ARY Holding AŞ13,94
ARY Holding AŞ18,41
Ali Nihat Gökyiğit Yatırım Holding AŞ8,88 Vera Ticari Danışmanlık AŞ8,88
CAN KÜLTÜR8,52 CAN KÜLTÜR33,75
MCN Gayrimenkul Yatırım AŞ4,45 MCN Gayrimenkul Yatırım AŞ4,45
KCN Gayrimenkul Yatırım AŞ1,72 KCN Gayrimenkul Yatırım AŞ1,72

TEKFEN tarafından SERPK mevzuatı TEKFEN tarafından SERPK mevzuatı

3,63 3,63 kapsamında geri alınan paylar kapsamında geri alınan paylar

Borsada dolaşımdaki paylar 29,32 Borsada dolaşımdaki paylar 29,32 Kaynak: Bildirim Formu

(8) Öncelikle TEKFEN’in işlem öncesindeki kontrol yapısına değinmenin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. (.....)

(9) (.....)

- (.....)

- (.....)

(10) İlaveten şirket Esas Sözleşmesi uyarınca yönetim kurulu, üyelerin çoğunluğu ile toplanmakta ve kararlar katılan üyelerin çoğunluğu ile almaktadır. Bu kapsamda, kurucu ailelerin hiçbiri tek başına (.....) yönetim kurulunda karar alabilecek çoğunluğu sağlayamamakta ve dolayısıyla hiçbir kurucu aile tek başına kontrol sahibi olamamaktadır.

(11) (.....)

(12) (.....)

(13) (.....)

(14) (.....)

(15) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz (Kontrol Kılavuzu)’un 66. paragrafında “Karar alma prosedüründe istikrarlı bir çoğunluk yoksa ve çoğunluk her seferinde azınlık hissedarları arasındaki çeşitli ittifaklardan herhangi biriyle elde ediliyorsa (değişen ittifaklar) azınlık hissedarlarının (ya da bunlardan belirli bir grubun) teşebbüsü ortaklaşa kontrol ettiği varsayılamaz. Örneğin kararların salt çoğunlukla alındığı bir ortak girişimde hisse sermayesinin üçte birine sahip olan ve her biri yönetim kurulu üyelerinin üçte birini seçen üç hissedarın ortak kontrole sahip olduğu söylenemez.” denilmektedir. Kontrol Kılavuzu’nun ilgili paragrafı gereğince işlem öncesinde TEKFEN’in herhangi bir aile tarafından tek ya da ailelerce ortak kontrol edildiği söylenemeyecektir.

2 (.....)

Page 3

(16) Bu bağlamda, söz konusu işlem öncesinde TEKFEN’in kim/kimler tarafından kontrol edildiği konusunda net bir tespit yapılamamakla birlikte değişen ittifakların mevcudiyetinin kuvvetle muhtemel olduğu değerlendirilmektedir. Bu aşamada işlem sonrasındaki hissedarlık oranlarını değerlendirmeden önce kontrol kavramı hakkında bilgi vermenin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

(17) Kontrol, bir veya daha fazla teşebbüsün, başka bir teşebbüsün faaliyetleri üzerinde belirleyici etki uygulama yeteneğini ifade etmektedir. 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5 inci maddesinde “kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir veya daha fazla kişi tarafından devralınması” birleşme ve devralma sayılan hallerden biri olarak sayılmıştır.

(18) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin ikinci fıkrasında ise kontrolün ne şekilde ortaya çıkabileceği ve kim tarafından elde edilebileceği düzenlenmektedir. Anılan Tebliğ bakımından kontrol ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla meydana getirilebilir. 2010/4 sayılı Tebliğ’e göre kontrol sağlayan araçlar özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir. Bunun yanı sıra kontrol, hak sahipleri ya da bir sözleşmeye göre hakları kullanmaya yetkili kılınmış olan veya böyle bir hak ve yetkisi olmamakla birlikte fiilen bu hakları kullanma gücüne sahip olan kişiler veya teşebbüsler tarafından elde edilebilir. Buradan hareketle, kontrolün, çeşitli hukuki yollarla veya hukuki yollar almaksızın bazı fiili araçlar aracılığıyla sağlanabileceği görülmektedir. Kontrolün elde edilmesi açısından, teşebbüs üzerinde belirleyici etkinin gerçekten uygulamaya konulduğunu veya konulacağını göstermek gerekli olmayıp bu etkiyi uygulamaya koyma olanağını elinde bulundurmak yeterlidir. Bunun yanı sıra kontrol, tek kontrol veya ortak kontrol şeklini alabilir ve bir veya birden fazla teşebbüsün tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir.

(19) Bir işlemde kontrolün devralınıp devralınmadığı, bir dizi hukuki ve/veya fiili unsura bağlıdır. Kontrolün devralınmasının en yaygın yolu, hisselerin veya varlıkların devralınmasıdır.

(20) Kontrolün devralınması tarafların beyan edilen niyeti bu olmasa dahi ortaya çıkabilir. Bazen de kontrolün devralınmasının üçüncü kişilerin hareketiyle tetiklendiği ve devralanın sadece pasif konumda olduğu bir durumda da kontrol el değiştirmiş olabilir. Bir pay sahibinin hissedarlıktan çıkmasının kontrol değişikliğini özellikle ortak kontrolden tek kontrole olmak üzere tetiklediği durum buna örnek olarak gösterilebilir. 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi, kontrolün “başka herhangi bir yolla” da devralınabileceğini açıkça belirterek bu durumları da kapsamaktadır.

(21) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir birleşme veya devralma işlemi ancak kontrolde kalıcı değişiklik meydana getiren işlemleri kapsamaktadır. Zira bu nitelikteki işlemler pazarın yapısında kalıcı bir değişikliğe neden olmaktadır. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi geçici kontrol değişikliğiyle sonuçlanan işlemleri kapsamamaktadır. Bununla birlikte belirli bir süre için imzalanmış anlaşmalar yenilenebilir nitelikteyse kontrolde kalıcı bir değişiklik meydana gelebilecektir. Öngörülen anlaşma süresi, ilgili teşebbüslerin kontrolünde kalıcı değişikliğe yol açmak için yeterince uzunsa,

Page 4

anlaşmaların belirli bir bitiş tarihi olması halinde dahi 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir işlem ortaya çıkabilecektir.

Kontrol Türleri

(22) 2010/4 sayılı Tebliğ ve Kontrol Kılavuzu’na göre rekabet hukukunda temel olarak kontrol kavramı iki aşamada ayrışmaktadır. Bu ayrım, birleşme ve devralmaların değerlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Öncelikle kontrol, tek kontrol veya ortak kontrol şeklini alabilir ve kontrol bir veya birden fazla teşebbüsün tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir. İkinci ayrım olarak ise kontrolün devralınıp devralınmadığı, bir dizi hukuki ve/veya fiili unsura bağlıdır.

1. Ortak Kontrol

(23) İki ya da daha fazla teşebbüs ya da kişi başka bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama imkânına sahipse ortak kontrolden söz edilecektir. Bu anlamda belirleyici etki bir teşebbüsün stratejik ticari davranışlarını belirleyen eylemleri engelleme yetkisi anlamına gelir. Belirli bir hissedara bir teşebbüste stratejik kararları belirleme yetkisi veren tek kontrolün aksine, ortak kontrolün özelliği iki ya da daha fazla ana şirketin önerilen stratejik kararları reddetme yetkisinden kaynaklanan kilitleme olasılığıdır. Ortak kontrole sahip hissedarlar ortak girişimin ticari politikasına karar verirken ortak bir anlayışa sahip olmak ve işbirliği yapmak zorundadır. Hissedarlar (ana şirketler) kontrol edilen teşebbüsle (ortak girişim) ilgili önemli kararlarda mutabakata varmak zorundaysa ortak kontrol söz konusudur. Ortak kontrol hukuki ya da fiili olarak elde edilebilir.

2. Tek Kontrol

(24) Tek kontrol, bir teşebbüsün, başka bir teşebbüsün faaliyetleri üzerinde tek başına belirleyici etki uygulama yetkisine sahip olmasıdır. Tek kontrol genellikle sermayenin çoğunluğuna veya %50'den fazla oy hakkına sahip olmakla ortaya çıkar. Ancak, azınlık hissesiyle bile, diğer ortakların dağınık yapısı, imtiyazlı oy hakları veya özel yönetim anlaşmaları aracılığıyla tek kontrol sağlanabilir. Örneğin, halka açık bir şirkette %30 oy hakkı ile bile, diğer hissedarların çok parçalı olması durumunda tek kontrol sağlanabilir.

2.1. Hukuki Tek Kontrol

(25) Genellikle, bir şirketin oy haklarının çoğunluğunun devralınması tek kontrolün hukuken devralınmasını sağlar. Diğer unsurlar olmadan oy haklarının çoğunluğunu içermeyen bir devralma işlemi, şirket sermayesinin çoğunluğu devralınsa bile kontrol sağlamayabilir. Şirket ana sözleşmesi stratejik kararlar için nitelikli çoğunluk gerektiriyorsa oy haklarının salt çoğunluğunu devralmak, stratejik kararları belirleme yetkisi vermeyebilir; ancak devralana kilitleme hakkı ve dolayısıyla negatif kontrol vermek için yeterli olabilir.

(26) Azınlık hissesi ile beraber bu hissedarlığa tanınan özel hakların varlığı, tek kontrolün hukuken elde edilmesini sağlayabilir. Bu hisseler azınlık hakları sahibine yönetim kurulunun yarısından fazlasını atama yetkisi gibi hedef şirketin stratejik davranışlarını belirlemesini sağlayan özel hakların verildiği imtiyazlı hisseler olabilir. Şirketin faaliyetlerini yönetme ve işletme politikalarına karar verme hakkı olan azınlık hissedarı da tek kontrole sahip olabilir.

(27) Bir hissedarın bir teşebbüste %50 ve diğer hissedarların kalan %50 hisseye sahip olduğu durumlar (bunun fiili pozitif tek kontrole yol açmadığı varsayıldığında) ya da çoğunluk veya azınlık hissedarı olmasına bakılmaksızın, stratejik kararlar için nitelikli

Page 5

çoğunluk gerekmesi nedeniyle sadece bir hissedarın veto hakkına sahip olduğu durumlar tipik negatif tek kontrol durumlarıdır.

(28) Kontrol Kılavuzu bu durumu “karar alma için %70’lik bir çoğunluğun arandığı bir şirkette, ortaklık yapısı %35, %25, %20, %20 şeklindeyse, %35 oranında hisseye sahip olan hissedarın negatif tek kontrolü söz konusudur” örneği ile açıklamaktadır.

2.2. Fiili Tek Kontrol

(29) Bir azınlık hissedarının belirli durumlarda fiili tek kontrole sahip olduğu kabul edilebilir. Fiili tek kontrol özellikle, sahip olunan hisse oranları ve hissedarların geçmiş genel kurul toplantılarına katılım düzeylerine bakıldığında azınlık hissedarının genel kurulda çoğunluğu sağlamasının yüksek olasılık taşıdığı durumlar için geçerlidir. Böyle bir durumda kontrolün varlığının tespiti için Kurul, şirketin geçmiş genel kurullarında yapılan oylamalara dayanarak ileriye dönük bir analiz yapar ve analizinde işlemden sonra hissedarların genel kurul toplantılarına katılımlarında gelecekte öngörülebilir değişiklikleri dikkate alır. Kurul ayrıca diğer hissedarların konumunu inceler ve rollerini değerlendirir.

(30) Bu tür bir değerlendirmede, kalan hisselerin farklı hissedarlar arasında büyük ölçüde dağılıp dağılmadığı, diğer önemli hissedarların büyük azınlık hissedarıyla yapısal, ekonomik ya da ailevi bağlantılarının olup olmadığı ya da diğer hissedarların hedef şirkette stratejik ya da tamamen finansal çıkarlarının varlığı dikkate alınan unsurlar arasında olup bu unsurlar olay bazında değerlendirilir. Hisse oranı, geçmiş genel kurul toplantılarındaki oy verme biçimi ve diğer hissedarların konumuna dayanarak, bir azınlık hissedarının genel kurul toplantısında istikrarlı bir şekilde oyların çoğunluğunu sağlaması olası ise, bu azınlık hissedarının fiili olarak tek kontrol sahibi olduğu kabul edilir.

(31) 17.04.2008 tarihli ve 08-29/359-118 sayılı Kurul kararında da “Çağdaş, hissedar olarak Tigem Vakfı’nın yerine geçtiğinden ve şirket üzerinde diğer hissedarlarla ortak kontrolden, fiili durumda çok küçük hissedarların yönetim kuruluna katılıma ilgi göstermeyebilecekleri görüşünden hareketle, tek başına kontrole uzanan bir yetkiye sahip olabileceğinden şirketin kontrolünde bir değişiklik meydana gelecektir.” tespiti yapılmıştır.

(32) Bir birleşme veya devralma işleminde kontrol değişikliği olup olmadığını değerlendirirken hem hukuki hem de fiili kontrol göz önünde bulundurulur. Hukuki kontrolün tespit edilmesi nispeten daha kolay olabilmektedir. İlgili yasal belgeler ve şirketin ana sözleşmesi gibi resmi kayıtlar incelenerek kontrolün kime ait olduğu belirlenebilir.

(33) Fiili kontrolün tespiti ise daha karmaşık olabilmekte ve detaylı bir analiz gerektirmektedir. Bu sebeple, teşebbüsün yönetim organlarının yapısı, stratejik kararların nasıl alındığı, finansman kaynakları ve diğer ticari ilişkiler gibi birçok faktörün değerlendirilmesi gerekmektedir. Resmiyetten ziyade, gerçekte karar alma mekanizmasını kontrol eden tarafın ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Örneğin, bir şirketin sadece %25 hissesine sahip olan ancak aynı zamanda şirketin en büyük alıcısı veya tek teknoloji sağlayıcısı olan bir teşebbüs, fiilen kontrolü elinde bulundurabilir.

(34) Yukarıda yer alan açıklamalar ve 17.04.2008 tarihli ve 08-29/359-118 sayılı Kurul kararı doğrultusunda, işbu dosya kapsamında ilk olarak TEKFEN’in geçmiş genel kurul toplantı nisapları, TEKFEN hissedarlarının toplantıya katılım oranları ve TEKFEN’e ait hissedarlık yapısının incelenmesi gerekmektedir.

Page 6

Tablo 2-TEKFEN Genel Kurul (GK) Toplantılarına İlişkin Katılım Bilgileri

3 4 5 Mevcut Toplantı Toplantı Katılım

GK Tarihi OGK / OÜGK Şirket Sermayesi

Nisabı Oranı (%)

17.06.2025 OÜGK 370.000.000 305.055.132,59 82,45

07.05.2025OGK370.000.000306.884.454,9082,94
13.05.2024OGK370.000.000226.180.251,8861,13
21.12.2023OÜGK370.000.000218.153.206,3558,96
07.04.2023OGK370.000.000231.796.008,5562,65
24.03.2022OGK370.000.000230.263.823,1962,23
25.03.2021OGK370.000.000231.948.501,8762,69
26.03.2020OGK370.000.000268.403.418,7972,54
27.03.2019OGK370.000.000302.137.967,6981,66
29.03.2018OGK370.000.000296.018.902,7580,01
23.03.2017OGK370.000.000276.988.580,4274,86

Kaynak: TEKFEN Web Sitesi [6] ve Cevabi Yazı

(35) Genel kurul toplantılarındaki katılım oranları, bir şirketin yönetiminde tek bir hissedarın veya belirli bir hissedar grubunun diğer hissedarlara kıyasla ne kadar etkili olabileceğine dair önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle, bir şirkette hukuki olarak çoğunluk hisselerine sahip olmayan ancak genel kurullara yüksek oranda katılım sağlayan bir hissedar veya grup, kararlar üzerinde fiili bir kontrol uygulayabilir.

(36) Bu noktada, geçmiş genel kurul toplantılarına katılım sağlayan kişi ve/veya gruplar hakkında bilgi vermenin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Kurum kayıtlarına intikal eden, 2018-2024 yıllarında gerçekleştirilen genel kurullarına ilişkin hazirun cetvelleri incelendiğinde, borsaya kote bir şirket olan TEKFEN’in genel kurullarında hazır bulunanlar listesinin yaklaşık olarak %50’sinin yüksek oranda pay sahibi olan az sayıda hissedardan oluştuğu, buna karşın kalan hisselerin dağılımının dağınık bir görüntü sergilediği görülmüştür. Şöyle ki, söz konusu dönemde yıllar içerisinde oranlarda bazı değişiklikler meydana gelse de, TEKFEN genel kurullarında yaklaşık olarak Berker Ailesi’nin %22 ila %31, Gökyiğit Ailesi’nin %14 ila %22, Akçağlılar Ailesi’nin %6 seviyelerinde bir temsil oranının olduğu anlaşılmıştır. Berker, Gökyiğit ve Akçağlılar ailelerinin genel kuruldaki temsil oranları ile sahip olduğu hissedarlık oranları kıyaslandığında da büyük ölçüde bu oranların benzeştiği tespit edilmiştir.

(37) Oy oranlarının dağılımının akabinde incelenmesi gereken bir diğer konu ise, belirli bir dönem içerisinde TEKFEN’in genel kurullarına katılan hisse sahiplerinin toplam oy oranlarıdır. Tablo 2’de yer verilen genel kurul toplantı katılım oranları incelendiğinde, 2018 ve 2019 yılları ile 2025 yılında diğer yıllara oranla daha yüksek katılım oranları gözlenmekte olup buna göre şirket sermayesinin önemli bir kısmını temsil eden hissedarların (%80 üzeri) genel kurullara aktif olarak katıldığı söylenebilecektir.

(38) 2020 ile 2024 yılları arasındaki dönemde ise düşen katılım oranları şirket sermayesinin daha küçük bir kısmının genel kurullara katıldığını göstermektedir. Özellikle 2023 yılında gerçekleştirilen olağanüstü genel kuruldaki %58'lik katılım, şirket sermayesinin neredeyse yarısının genel kurulda temsil edilmediği anlamına gelmektedir.

(39) Bu durum, payları borsada işlem gören ve dağınık hissedar yapısına sahip şirketlerde, nispeten küçük bir hisse oranına sahip olan ancak genel kurula düzenli olarak katılan azınlık hissedarlarının dahi fiili kontrol sağlamasına olanak tanıyabilir. Örneğin, 3 Olağan Genel Kurul

4 Olağanüstü Genel Kurul

5 Hisse adedini temsil etmektedir. Her hisse adedi bir oya karşılık gelmektedir.

6 https://www.tekfen.com.tr/genel-kurul-bilgileri-4-23

Page 7

%30'luk bir hisse oranıyla bile, katılımın %60’tan az olduğu bir genel kurulda bu grup %50’den daha fazla bir oy gücüne ulaşabilir ve kararları belirleyebilir. Bu, özellikle hukuki çoğunluğa sahip olmayan bir hissedarın, diğer hissedarların ilgisizliği veya dağınıklığı nedeniyle fiilen kontrolü ele geçirdiği de facto kontrol durumlarına bir örnek olabilir.

(40) Katılım oranları, birleşme veya devralma öncesinde veya sonrasında bir teşebbüsün hukuken çoğunluk hissesine sahip olmamasına rağmen, genel kurullara yüksek ve istikrarlı katılımı sayesinde stratejik kararlar üzerinde belirleyici bir güce sahip olduğunu gösteriyorsa, bu durum fiili kontrolün varlığına işaret edebilir.

(41) Yıllar boyunca istikrarlı bir katılım oranı gözükmese de en düşük katılımın gerçekleştiği 21.12.2023 tarihli genel kurulda %29,48+1 oyun; mevcut yönetim kurulu üyelerinin seçiminin gerçekleştirildiği son genel kurul haricinde en yüksek katılımın gerçekleştiği 27.03.2019 tarihli genel kurulda ise %40,83+1 oyun genel kurulda karar alabilmek ve dolayısıyla kontrol sahibi olmak için yeterli oranlar olduğu söylenebilecektir.

(42) İşlem sonrasında gerçekleşecek olan Can Grubu ve devre konu hisselerin sahibi Berker Ailesi’nin toplam oranına bakıldığında ve TEKFEN’in geçmiş yıllardaki genel kurullarına ilişkin toplantılar incelendiğinde, ortaya çıkacak hisse oranının çoğunluk sağlamak için yeterli olduğu görülmüştür.

(43) Bu noktada, TEKFEN Esas Sözleşmesi’nde yer alan yönetim ve karar alma nisaplarına ilişkin hükümlere yer verilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. TEKFEN Esas Sözleşmesi’nin 20. maddesinde, “Olağan ve olağanüstü tüm Genel Kurul toplantıları ve bu toplantılardaki nisaplar Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir.” denilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 418. maddesinin ilk fıkrasında “Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır.” hükmü, ikinci fıkrasında ise “Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.” hükmü yer almaktadır.

(44) Yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda, TEKFEN’in mevcut hissedarlık oranları incelendiğinde hiçbir grubun veya ailenin tek başına karar alabilecek oy oranına sahip olmadığı görülmektedir. Teşebbüsün borsaya kote olması ve gerek fonlarda bulunan gerekse bireysel yatırım elinde bulunan hisseler sebebiyle dağınık hissedarlık yapısına sahip olmasından dolayı teşebbüsün genel kurulunda karar alabilecek bir çoğunluğa ulaşabilmek için üç alternatifin olduğu, bunların en büyük hissedar grubu konumunda bulunan Berker ile Can, Berker ile Yıldırım veya Can ile Yıldırım Ailelerinin/Gruplarının birlikte hareket etmesi neticesinde gerçekleşebileceği anlaşılmaktadır.

(45) Dosya konusu işlem neticesinde gerçekleşmesi planlanan oran ile TEKFEN’in son sekiz yıllık genel kurul katılım oranları incelendiğinde çoğunluk sağlama ve dolayısıyla kontrol elde etme için yeterli pay oranına ulaşabileceği görülecektir. Bu kapsamda Can Grubu’nun ulaşacağı oy oranı ile TEKFEN genel kurulunda oy çokluğu ile alınacak tüm kararlarda söz sahibi olabileceği ve teşebbüsün stratejik kararlarını alan ve belirleyici etki uygulama noktasında önem arz eden TEKFEN yönetim kurulunun yapısını belirleyebileceği anlaşılmaktadır. Böylece söz konusu işlem neticesinde fiili olarak kontrol değişikliği meydana getirebilecek nitelikte oranların oluştuğu söylenebilecektir.

Page 8

(46) Avrupa Komisyonu (Komisyon)’nun fiili kontrol değişikliği olup olmadığını incelediği ELKEM/SAPA kararında [7] devre konu SAPA'nın devralma öncesinde düzenlenen dört genel kurulunda da hissedarların toplantıya katılım oranının %56,2'den yüksek olmadığı, şirket esas sözleşmesi uyarınca stratejik kararlar için genel kurulda hazır bulunanların basit çoğunluğunun yeterli olduğu, devralma işlemi ile ELKEM’in SAPA hisselerinin %32,1’lik kısmına sahip olduğu ancak çoğunluğuna sahip olmadığından yasal bir temelde kontrole sahip olmadığı değerlendirilmiştir. Akabinde kararda, geçmiş genel kurul katılım oranları göz önünde bulundurularak ELKEM’in fiili (de facto) kontrol sahibi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

(47) Bahse konu kontrol değişikliğinin ise daha önce açıklanan bilgiler ve yer verilen hükümler doğrultusunda hukuki kontrolünün devri yoluyla değil, fiili kontrolünün devri yoluyla elde edildiği anlaşılmaktadır.

(48) Dolayısıyla devre konu teşebbüsün kontrolünde kalıcı bir değişiklik meydana getiren dosya konusu işlemin, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemi olduğu değerlendirilmektedir.

(49) 2010/4 sayılı Tebliğ'in 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan;

“Bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma işleminde;

a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yedi yüz elli milyon TL’yi ve işlem

taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı iki yüz elli milyon TL’yi veya

b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde

ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun iki yüz elli milyon TL’yi ve

diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun üç milyar TL’yi

aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin

alınması zorunludur.”

hükmü ile hangi tür birleşme veya devralma işlemlerinin Rekabet Kurulunun (Kurul) iznine tabi olduğu belirlenmiştir. Tarafların ciroları incelendiğinde, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen ciro eşiğinin aşıldığı ve dolayısıyla işlemin izne tabi olduğu görülmektedir.

(50) 2010/4 sayılı Tebliğ’in ekinde etkilenen pazarlar;

“Türkiye’de

a) Taraflardan iki veya daha fazlasının aynı ürün pazarında ticari faaliyette

bulunduğu (yatay ilişki),

b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ilgili

pazarın alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu (dikey ilişki),

tüm ilgili ürün pazarlarından ve ilgili coğrafi pazarlardan oluşturmaktadır.”

şeklinde tanımlanmaktadır. Bu noktada tarafların faaliyetleri arasında yatay veya dikey ilişkinin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu aşamada tarafların faaliyetlerine tekrar değinmenin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

(51) TEKFEN’in hâlihazırda %11,26 oranındaki hissesinin sahibi olan CAN KÜLTÜR, Türkiye’de eğitim-öğretim, teknik ve kültürel konularda her türlü kursu ve okulu açıp işletme, danışmanlık hizmeti her türlü eğitim ve öğretim yayını, gazete, kitap ve dergi benzeri basım ve yayın işleri, bunların dağıtımını yapma ve bu yayınların pazarlanması alanlarında faaliyet göstermektedir.

[7] https://ec.europa.eu/competition/mergers/cases/decisions/m2404_en.pdf, COMP/M.2404 sayılı Elkem/Sapa kararı, para. 7.

Page 9

(52) CAN KÜLTÜR aynı zamanda TEKFEN’in %4,48 hissedarı olan MCN, %0,06 hissedarı

olan Doğa Okulları İşletmeciliği AŞ (DOĞA OKULLARI) ve %1,72 hissedarı olan KCN

Gayrimenkul AŞ (KCN) ile aynı ekonomik bütünlük içerisindedir. CAN KÜLTÜR, bu

şirketlerden bağımsız bir şirket olmakla birlikte MCN ve KCN’nin şirket sahibi Kemal

CAN, Mehmet Şakir CAN’ın kardeşidir.

(53) Mehmet Şakir CAN, Can Grubu’nun birçok şirketinde yönetici pozisyonlarında görev

yapmakta olup aynı zamanda Enerji Petrol Denizcilik Ticaret ve Sanayi AŞ’nin

Yönetim Kurulu Başkanı, Can Holding Enerji Grubu Başkanı, Bilgi Üniversitesi

Mütevelli Heyeti Başkan Vekili ve Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanıdır.

(54) Can Grubu genel olarak enerji, dayanıklı tüketim ürünleri, eğitim, lojistik, sağlık ve

turizm gibi pek çok alanda faaliyet göstermektedir.

(55) 2025 yılı itibarıyla Can Grubu, doğrudan ve dolaylı olarak hisse devralmak suretiyle

TEKFEN’in hissedarı haline gelmiştir. Can Grubu, bağlı şirketleri aracılığıyla TEKFEN

hisselerinin yaklaşık %17’sine sahiptir. 07.05.2025 tarihinde yapılan olağan genel

kurulunda Mehmet Şakir CAN ve kardeşi Kemal CAN TEKFEN yönetim kuruluna

seçilmiştir.

(56) Devralan CAN KÜLTÜR ve Mehmet Şakir CAN’a ait diğer şirketler ve faaliyet alanları

aşağıda yer almaktadır;

a. Enerji Gaz Anonim Şirketi: Enerji kaynağı olan sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ham madde, yarı mamul, mamul ve ticari mal ve hizmetlerin alım, satım, ithalat, ihracat ve taahhüt işlerinin yürütülmesi, sayılan mal ve hizmetlerin yüklemesini, boşaltmasını, muhafazasını, depolamasını, projelendirilmesini, toptan dağıtımını ve satışını yapmak, satış istasyonları kurmak, şube satış yerleri açmak ve işletmek, bayilikler vermek ve almak, servis hizmetlerinde bulunmaktadır.

b. Za Filo Kiralama Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi: Kara nakil vasıtaları almak, satmak, kiralamak, kiraya vermek, Oto kiralama (Rent A Car) işletmeciliği yapmak ve bu amaçla gereken mülk ve araçları satın almak, kiralamak, ithal etmek ve satmakla iştigal etmektedir.

c. Enerji Madeni Yağlar Üretim ve Pazarlama Anonim Şirketi: Benzin, motorin, gaz yağı, fuel oil, solvent, jet yakıtı ile madeni yağlar, greslerin alımı, satımı, yüklemesini, boşaltmasını, depolamasını ve dağıtımını yapmak. Akaryakıt dağıtım firmalarının bayiliğini almak, akaryakıt istasyonları kurmak, işletmek ve bu amaçla kurulu tesisleri devralmak ve devretmek, gerektiğinde kiralamak ve kiraya vermek, Likit petrol gazı kullanımları ile ilgili her türlü araç, gereç, cihaz ve aksesuarları satın almak, pazarlamak, ithalat ve ihracatını yapmakla iştigal etmektedir.

d. Energy Şarj İstasyon İşletmeciliği Anonim Şirketi: Şirket benzin istasyonlarında elektrikli araç şarj aletlerinin teminini sağlamak la iştigal etmektedir.

e. Can Uluslararası Yatırım Holding Anonim Şirketi: Grup şirketleri üzerinden enerji, eğitim, turizm ve otelcilik, lojistik, elektronik eşya üretimi, depoculuk alanlarında faaliyet göstermektedir.

f. Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama Anonim Şirketi: Can Uluslararası Yatırım Holding Anonim Şirketi’nin pay sahibi olduğu Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama Anonim Şirketi, akaryakıt istasyonu işletmeciliği, motorin, LPG ve benzin satışı sektöründe faaliyet göstermektedir.

Page 10

g. Haramidere Depoculuk Anonim Şirketi: İstanbul Avcılar’da bulunan Haramidere

Limanı'nın kontrol sahibi olup, burada motorin ve benzin depolama hizmeti

sunmaktadır.

h. Golden Hill Turizm ve Otel İşletmeciliği Anonim Şirketi: Otelcilik, konaklama, turizm

alanında faaliyet göstermektedir.

i. Tectone Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: Awox, Seikon, Telefox ve

Energia markaları adı altında beyaz eşya ve elektronik ev aletlerinin üretimi,

geliştirilmesi ve tasarlanması alanında faaliyet göstermektedir.

j. Sebat Çakmak Sınai ve Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: “Tokai”

ve “Elit” adı altında çakmak üretimi gerçekleştirilmektedir.

k. Can Karton Kâğıt ve Ambalaj Sanayi Ticaret Anonim Şirketi: Kâğıt, karton,

mukavva üretimi alanında faaliyet göstermektedir.

l. ZA Lojistik ve Araç Kiralama Hizmetleri Anonim Şirketi: “Vip Transport” adı altında

lojistik ve kargoculuk alanında faaliyet gösterilmektedir.

m. Doğa Okulları İşletmeciliği Anonim Şirketi: Eğitim sektöründe faaliyet göstermek

üzere kurulmuş ve bildirim tarihi itibariyle henüz yeni faaliyete geçmiş bir şirkettir.

(57) Ek olarak 2025 yılında Ciner Yayın Holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor gibi medya kuruluşları “Can Yayın Holding” adı altında CAN Grubu’nun kontrolüne geçmiştir. Gerçekleştirilen bu devralma işlemi ile teşebbüs medya sektöründe de faaliyet gösterir hale gelmiştir.

(58) Devre konu durumdaki TEKFEN ise 1956 yılında Feyyaz BERKER, Ali Nihat GÖKYİĞİT ve Necati AKÇAĞLILAR tarafından kurulmuş olup uluslararası inşaat projeleri, altyapı ve endüstriyel tesis inşaatları, gübre üretimi ve tarımsal ürünlerin işlenmesi, enerji, finans ve teknoloji yatırımları alanlarında faaliyet göstermektedir.

(59) Bu noktada, devralma kapsamında önemli bir konumda bulunan TOROS TARIM hakkında detaylı bilgi verilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. TOROS TARIM, Türkiye’nin önde gelen tarımsal sanayi kuruluşlarından biri olup TEKFEN bünyesinde faaliyet göstermektedir. 1981 yılında kurulan şirket, başta kimyevi gübre üretimi olmak üzere çok çeşitli tarım girdileri alanında faaliyet göstermekte ve Türkiye gübre sektörünün üretim kapasitesinin yaklaşık %(.....)’ini karşılamaktadır. Şirketin merkezi İstanbul’da bulunmakla birlikte üretim tesisleri Mersin, Ceyhan, Samsun, Gönen ve Meram gibi farklı il ve ilçelerde konumlanmıştır.

(60) TOROS TARIM’ın ana faaliyet alanı kimyevi gübre üretimidir. Mersin, Ceyhan ve Samsun’daki tesislerinde AN, CAN, DAP, NPK gibi klasik gübrelerin yanı sıra suda çözünebilen özel gübre çeşitleri de üretilmektedir. Bu ürünler, hem yurt içi tarımsal üretimde hem de ihracat pazarlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Öte yandan şirket, organik ve organomineral [8] gübre üretimi konusunda da yatırımlar yapmıştır. Gönen ve Meram’daki biyogaz tesisleri ile hem yenilenebilir enerji üretmekte hem de bu süreçten çıkan materyalleri gübreye dönüştürerek tarıma kazandırmaktadır. Meram tesisinde yıllık (.....) ton organomineral ve (.....) ton katı organik gübre üretim kapasitesi bulunmaktadır.

(61) TOROS TARIM, sadece üretim değil, aynı zamanda liman ve terminal hizmetleri alanlarında da faaliyet göstermektedir. 1981 yılında faaliyete geçen Ceyhan Terminali ve 2005 yılında devralınan Samsun Terminali üzerinden dökme yük, konteyner, sıvı 8 Organomineral gübre, kimyasal ve organik hammaddelerin harmanlanarak üretildiği bir gübre çeşididir.

Page 11

yük gibi taşımacılık hizmetleri sunulmaktadır. Şirket, aynı zamanda yıllık (.....) torba kapasiteli ambalajlama tesisiyle büyük ölçekli lojistik operasyonlar da yürütmektedir. TEKFEN’in cirosu içerisindeki payının yüksek olması ve CAN GRUBU tarafından işlemin ekonomik gerekçeleri arasında gübre sektörüne giriş yapılması hususunun belirtilmiş olması sebepleriyle TOROS TARIM hakkında detaylı bilgiye yer verilmiş olup, devralan konumunda olan CAN GRUBU’nun, TOROS TARIM ile yatay ve dikey herhangi bir pazarda faaliyeti bulunmamaktadır. Bu yönüyle tarım ve gübre sektörleri özelinde bir herhangi örtüşme söz konusu değildir.

(62) TEKFEN ve CAN GRUBU faaliyet alanlarına bakıldığında her iki teşebbüsün de liman işletmeciliği ve lojistik hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bu kapsamda söz konusu faaliyetlerin ilgili sektör dinamikleri altında ayrıntılı şekilde ele alınması ihtiyacı hâsıl olmuştur.

(63) Uluslararası ticarette en yaygın ve ekonomik taşıma yöntemi olarak deniz yolu taşımacılığı ön plana çıkmaktadır. Dünya ticaretinin %80’inden fazlasının deniz yoluyla gerçekleştirildiği bilinmektedir [9]. Bu bağlamda, deniz yolu taşımacılığının etkinliği büyük ölçüde liman altyapısı ve limanlarda yürütülen lojistik faaliyetlerin verimliliğine bağlıdır. Limanlar, deniz ve kara ulaştırması arasında kritik bir bağlantı noktası oluşturarak yüklerin elleçlenmesi, depolanması, geçici muhafazası ve gümrük işlemleri gibi hizmetlerin yürütüldüğü entegre lojistik merkezler olarak işlev görmektedir.

(64) Limanlar, belirli bir yüke veya yük grubuna hizmet veren terminallerin birleşiminden oluşmakta olup ölçek ve türlerine göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle bir veya birkaç iskele, rıhtım, boru hatları, tanklar, konteyner depolama alanları, vinçler, gümrük ofisleri ve kara-deniz ulaşımını düzenleyen tesisleri kapsamaktadır. Limanlarda sunulan hizmetler genel olarak; iskele hizmetleri (kılavuzluk, römorkaj, bağlama), yük elleçleme hizmetleri (yükleme/boşaltma, terminaller, depolama, dondurucular), yük sahiplerine yönelik hizmetler ve yardımcı hizmetler (bakım, güvenlik, temizlik) şeklinde sınıflandırılmaktadır.

(65) Taşınan yükler açısından limanlar, dökme yük, konteyner ve genel kargo olarak kategorize edilmektedir. Bu üç temel yük türü, deniz taşımacılığının farklı gereksinimlerini ve lojistik planlamasını yansıtmaktadır.

(66) Dökme yük taşımacılığı, tek tip ürünlerin doğrudan gemi ambarına dökülerek veya tanklara pompalanarak taşındığı bir yöntemdir. Katı dökme yükler arasında kömür, çimento, maden cevheri, buğday ve mısır yer alırken, sıvı dökme yükler ham petrol, dizel, jet yakıtı, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), LPG, asit türevleri, sıvı yağlar ve çeşitli kimyasal ürünlerden oluşmaktadır. Katı yükler bulk carrier gemileriyle, sıvı yükler ise tanker gemileriyle taşınmakta olup, tankerlerde yükleme ve boşaltma işlemleri tahliye pompaları ve borularla gerçekleştirilmektedir. Kimyasal tankerlerde ayrıca yüklerin akışkanlığını korumak ve gerektiğinde ısıtmak için özel sistemler bulunmaktadır.

(67) Genel kargo taşımacılığı, çeşitli ambalaj türleriyle taşınan parça yükleri kapsamaktadır. Bu yükler paletli mallar, makineler ve ambalajlı ürünlerden oluşmakta olup elleçleme ekipmanı gerektirmektedir. Genel kargo taşımacılığı, konteynerleşme öncesinde deniz ticaretinde baskın bir yöntemken, günümüzde çoğunlukla küçük hacimli veya özel taşıma gerektiren yükler için kullanılmaktadır ve gelişmekte olan ülkelerde hâlen önemli bir taşımacılık yöntemi olarak devam etmektedir.

9 https://unctad.org/publication/review-maritime-transport-2024

Page 12

(68) Konteyner taşımacılığı, yüklerin standart konteynerler içinde taşındığı modern bir yöntemdir. Bu yöntem, yüklerin elleçlenmesini, depolanmasını ve taşınmasını kolaylaştırarak liman operasyonlarını hızlandırmakta ve hasar ile kayıp riskini azaltmaktadır. Konteyner taşımacılığı, farklı türde malların bir arada taşınmasına imkân sağlamakta ve hem küçük hem de büyük hacimli taşımalar için uygundur. Konteyner gemileri ve liman terminal ekipmanları, vinçler, konteyner depolama alanları ve lojistik yönetim sistemleri, operasyonların hızlı ve güvenli yürütülmesini sağlamaktadır.

(69) Kurul kararları çerçevesinde, liman işletmeciliği faaliyetlerine ilişkin ilgili ürün pazarı tanımlamaları, yük türü ve limanda sunulan hizmetler üzerinden yapılmaktadır. Geçmiş Kurul kararları incelendiğinde; dökme kuru ve sıvı yük elleçleme, genel kargo ve konteyner elleçleme hizmetleri ile Ro-Ro taşımacılığı gibi hizmetlerin ayrı ilgili ürün pazarları olarak değerlendirildiği görülmektedir [10]. Ayrıca gümrüklü geçici depolama, kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri, kargo ve yük taşımacılığı ile kruvaziyer limanı hizmetleri de bazı kararlar çerçevesinde ayrı pazarlar olarak tanımlanabilmektedir.

(70) Liman hizmetleri bakımından ilgili coğrafi pazar, çoğunlukla limanın hizmet verdiği alanla sınırlı olarak belirlenmektedir. Bu değerlendirmede, limanın bulunduğu fiziksel konum, bağlantılı olduğu diğer limanlar ve deniz hatları dikkate alınmaktadır. Kurulun liman hizmetlerine yönelik coğrafi pazar analizlerinde, limanların yapısal özellikleri ve kapasitesi, bulunduğu coğrafi konum, hinterlanda erişim olanakları ve gelişme potansiyeli, limanlar arası mesafeler, yükün çıkış ve varış noktaları, müşterilerin hizmet sağlayıcı tercihlerinde rol oynayan faktörler, elleçleme maliyetleri, liman ücretleri, rıhtım uzunluğu ve su derinliği, vinç kapasitesi, vinç ve rıhtım verimliliği ile sabit yanaşma/zamanlama gibi çok sayıda kriter dikkate alınmaktadır. Kurul kararlarında ilgili coğrafi pazar genellikle bölgesel düzeyde (ör. Marmara, Akdeniz) veya alt bölgeler (ör. Güney Marmara, Batı Akdeniz) halinde tanımlanmakta; bazı durumlarda il bazında veya doğrudan limana özgü olarak belirlenebilmektedir [11].

(71) Dosya konusu tarafların liman işletmeciliği faaliyetleri incelendiğinde, CAN KÜLTÜR’ün dâhil olduğu ekonomik bütünlük içinde yer alan Can Uluslararası Yatırım Holding AŞ’nin, tamamına sahip olduğu Haramidere Depoculuk AŞ aracılığıyla İstanbul Avcılar’daki Haramidere Terminali’nin kontrolünü elinde bulundurduğu ve burada motorin ile benzin depolama hizmeti sunduğu; ayrıca rıhtıma 800 metre açıkta yer alan iskele aracılığıyla ithalat yoluyla gelen motorin ve benzin yükleri ile sınırlı olmak üzere sıvı dökme yük elleçleme faaliyetleri yürüttüğü anlaşılmaktadır. CAN KÜLTÜR, bu faaliyetlerini İstanbul Avrupa Yakası’nda (Kuzeybatı Marmara) sürdürmektedir.

(72) CAN KÜLTÜR tarafından sunulan bilgiler doğrultusunda, Haramidere Terminali’nde elleçlenen ürünlerin sevkiyatı yalnızca karayolu tanker taşımacılığı ile yapılmakta olup, denizyolu, boru hattı veya demiryolu gibi çok modlu taşımacılık imkânı bulunmamaktadır. Bu durum, teşebbüsün lojistik erişimini ciddi şekilde sınırlandırmakta ve ithal edilen ürünlerin yalnızca Türkiye’nin Avrupa kıtasındaki noktalara taşınmasına olanak sağlamaktadır. Zira teşebbüs tarafından Boğaz Köprüsü gibi kara yolu geçişlerinin tehlikeli yakıt taşımacılığı nedeniyle kullanılamadığı, bu nedenle yalnızca kara yolu taşımacılığı yapılan Haramidere 10 Kurulun 05.11.2020 tarihli ve 20-48/666-291 sayılı, 08.05.2018 tarihli ve 18-14/267-129 sayılı, 07.08.2014 tarihli ve 14-26/527-233 sayılı, 17.08.2011 tarihli ve 11-45/1055-361 sayılı, 08.07.2010 tarihli ve 10-49/922-325 sayılı kararları.

[11] Kurulun 24.4.2007 tarihli ve 07-34/341-122 sayılı, 13.08.2020 tarihli ve 20-37/523-231 sayılı, 03.03.2022 tarihli ve 22-11/169-68 sayılı kararları.

Page 13

Terminali’nden İstanbul’un Asya yakasına taşımacılık yapılabilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, elleçlenen benzin ve motorin ürünlerinin yalnızca CAN KÜLTÜR’ün dâhil olduğu ekonomik bütünlük içinde yer alan Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama AŞ bünyesindeki akaryakıt istasyonlarına sevk edildiği ifade edilmektedir.

(73) Öte yandan, işlem taraflarından TEKFEN HOLDİNG bünyesinde “Torosport Ceyhan” ve “Torosport Samsun” aracılığıyla liman işletmeciliği faaliyetleri yürütülmekte olup, Torosport Ceyhan Doğu Akdeniz, Torosport Samsun ise Batı Karadeniz bölgelerinde yer almaktadır.

(74) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da da belirtildiği üzere, ilgili coğrafi pazar, teşebbüslerin mal ve hizmet arz ve talebinin gerçekleştirildiği, rekabet koşullarının homojen olduğu ve komşu bölgelerden belirgin şekilde farklılık gösteren alanlardan oluşmaktadır. Söz konusu teşebbüslerin faaliyetlerinin örtüşüp örtüşmediğinin teşhisi için coğrafi pazar kritik bir öneme sahiptir. Nitekim farklı coğrafi pazarlarda faaliyet gösteren limanların herhangi bir şekilde birbirine alternatif oluşturamayacağı ve örtüşen bir pazar teşkil etmeyeceği Kurul kararları ile de sabittir.

(75) Bu nedenle söz konusu limanlar (sunulan hizmetlere bakılmaksızın) ile diğer işlem tarafının işlettiği limanlar arasında ilgili coğrafi pazar bakımından bir örtüşme meydana gelmediği değerlendirilmektedir. Bu bakımdan, dosya konusu işlem kapsamında liman işletmeciliği faaliyetleri bakımından herhangi bir etkilenen pazar bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

(76) Yukarıda detaylıca yer verildiği üzere, TEKFEN ile CAN GRUBU’nun faaliyet gösterdiği pazarlar arasında yatay veya dikey örtüşme bulunmamakta dolayısıyla dosya kapsamında etkilenen bir pazar bulunmamaktadır.

(77) Bu bağlamda dosya kapsamında tarafların faaliyetleri arasında etkilenen pazarın mevcut olmadığı, dolayısıyla işlem sonucunda herhangi bir rekabet endişesinin bulunmadığı değerlendirilmektedir.

(78) Bu çerçevede, bildirime konu işlem ile 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunun ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.

H. SONUÇ

(79) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.