- Farklı segmentlerdeki müşterilerin farklı davranış kalıpları gösterdiği, (…) Demirdöküm müşterileri için karar verme aşamasında en önemli unsurun fiyat olduğu, (…) olduğu,
- Son 3 yıl içerisinde Demirdöküm’ün, diğer üreticilerden müşteri çalarken Vaillant’ın hedef kitlesini etkileyemediği, bu süre zarfında Vaillant’ın satışlarını artırmış olduğu, bu durumun da tarafların halihazırda birbiri üzerine rekabetçi baskı uygulamadığını gösterdiği,
- Tarafların, pazara erişim yolları bakımından faaliyetlerinin kesişmediği, dolayısıyla tesisatçı ve yeniden satıcı nezdinde de birbiri üzerine rekabetçi baskı uygulamadıkları, bu nedenle de işlem sonrasında bir tarafın diğer tarafça uygulanan rekabetçi baskıdan kurtulmasının söz konusu olmayacağı,
- Pazar dinamiklerinin (potansiyel ve filli rakiplerin varlığının) devralan tarafa rakiplerinden ve tüketicilerden bağımsız olarak davranma ya da fiyatları yükseltebilme imkanı tanımayacağı,
- İşlem sonrasında Demirdöküm’ün daha önce Koç Grubu bünyesinde bulunmasından kaynaklanan avantajlardan mahrum kalacağı,
- İşlemle, Vaillant’a, tüketicilere ve Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak etkinliklerin ortaya çıkacağı,
- Demirdöküm dağıtım ağının işlem sonrasında taraflara ek bir imkân tanımayacağı, Vaillant’ın kendi bayileri ile münhasır çalışmakta olduğu, dolayısıyla kesişen bir ortak dağıtım noktası bulunmadığı,
- Demirdöküm portfoyünün genişliğinin taraflara işlem sonrasında bağlama vb. şekillerde yeni imkanlar sunmayacağı, Demirdöküm’ün bugüne kadar hiç paket satış (bundled sale) yapmamış olduğu, öte yandan (böyle bir durumun söz konusu olabileceği radyatör alanında) rakiplerin halihazırda diğer üreticiler ile zaten işbirliği içinde bulundukları.
H.3.3.2. İşlemin Yatay Etkilerinin Değerlendirilmesi
Birleşme ve devralma işlemleri, işlem taraflarının aynı pazar(lar)daki faaliyetlerinin
birleşmesi neticesinde iki tür etkiyi ortaya çıkarabilmektedir. Bunlar: i- Tek başına bir
hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesi, ii- Birden
fazla teşebbüsün birlikte hakim durum oluşturması ya da mevcut bir birlikte hakim
durumun güçlendirilmesi.
i- Tek başına hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim
durumun güçlendirilmesi
İşlem sonucunda devralan tarafın ilgili pazar ya da pazarlarda tek başına hakim
duruma gelmesi, birleşme ve devir işlemlerinin pazarın rekabetçi yapısını bozmaya
yönelik olarak ortaya çıkan olumsuz yatay etkilerinin başında gelmektedir. İşlem
sonucunda devralan tarafın hakim duruma yani “rakipleri ve müşterilerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik
parametreleri belirleyebilme gücü” ne sahip olması, işlem sonrasında ilgili teşebbüse
fiyatları artırma, üretimi kısıtlama gibi tüketici refahına olumsuz etki edecek şekilde
davranabilme imkanı tanıdığından, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesince
yasaklanmaktadır.