olduklarının anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu kişilerin ve acentelerin ayrıca mil
hesapları üzerinden de usulsüzlükler yaptıklarının belirlendiği ilgili yazıda ifade
edilmiştir. Yazının sonunda, bahsedilen usulsüzlükler sebebiyle (…..) ve (…..) adlı
acentelerin THY’yi farklı acenteler üzerinden zarara uğrattıkları iddia edilerek THY
tarafından bu acenteler hakkında gerekli tedbirlerin alınması talep edilmiştir.
- TÜRSAB tarafından THY’ye gönderilen 03.06.2015 tarihli yazı: 20.04.2015 tarihli
yazıya cevaben gönderilen yazıda ise, (…..) adlı acentenin işletme belgesinin iptal
edilmiş olduğu ve TÜRSAB üyeliğinin de sona erdirildiği ifade edilmiştir. (…..) ile
ilgili ise disiplin sürecinin devam ettiği vurgulanmıştır.
- THY tarafından TÜRSAB’a gönderilen 02.06.2015 tarihli yazı: Bu yazıda da, (…..)
adlı acentenin çeşitli usulsüzlüklerinin tespit edildiği, düşük sınıflardan rezervasyon
yapılmasının THY’yi zarara uğrattığı ifade edilerek, TÜRSAB tarafından ilgili
acentenin üyeliğinin gözden geçirilmesi dâhil tüm tedbirlerin alınması talep
edilmiştir.
- THY tarafından TÜRSAB’a gönderilen 19.07.2016 tarihli yazı: İlgili yazıda THY,
TÜRSAB üyeliği bulunan (…..), (…..), (…..), (…..), (…..), (…..) acentelerinin ve bu
acenteler ile ilişkisi olan kişilerle işbirliğinde bulunan ve yolcu yönlendiren (…..),
(…..), (…..), (…..) şirketlerinin usulsüzlüklerinin tespit edildiğini ve bunlarla ilgili
delillerin sabit olduğunu bildirmiştir. Bu acentelerin THY’yi zarara uğrattığı ifade
edilerek, TÜRSAB tarafından ilgili acentelerin üyeliğinin gözden geçirilmesi dâhil
tüm tedbirlerin alınması talep edilmiştir.
(28) TÜRSAB tarafından gönderilen ve detaylarına yukarıda yer verilen bilgilerden, THY’nin ceza uygulamasına gittiği durumlarla ilgili olarak TÜRSAB ile çeşitli yazışmalar yaptığı; THY’nin usulsüzlük yapan acentelerle çalışmak istememesi hususunda TÜRSAB’a bilgi verdiği; TÜRSAB’ın da bahse konu acentelerle ilgili olarak THY’den bilgi aldığı anlaşılmaktadır.
I.4. Değerlendirme
(29) Başvuru sahibi dilekçesinde, inceleme sürecinde yapılan görüşmede ve gönderdiği ek bilgi ve belgelerde temel olarak THY’nin sektörde hakim durumda olduğundan bahisle THY’nin sahip olduğu hakim durum kaynaklı bu gücü acentelere karşı haksız ve orantısız şekilde kullandığını, THY’nin bu minvalde acentelerin biletleme sistemini kapatması ve kara liste gibi uygulamalarının özelde AT AVRUPA’yı, genelde başta küçük ölçekli olmak üzere sektörde yer alan acenteleri zora soktuğunu ve pazar dışına ittiğini öne sürmektedir. Bu çerçevede başvuruda THY’nin bahsi geçen davranış ve uygulamalarla 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı haraket etmek ve hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Kanunu ihlal ettiği iddia edilmektedir.
(30) Başvuruda yer alan iddialar bakımından THY havayolu şirketi, AT AVRUPA ise acentelik faaliyetleri yönüyle öne çıkmaktadır. Bu genel çerçeve itibarıyla, THY ve AT AVRUPA’nın pazarın farklı kademelerinde yer aldığı ve aralarındaki ilişkinin dikey anlaşma olduğu dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ele alınabileceği ifade edilebilecektir. Ancak başvuru incelendiğinde iddiaların, dikey anlaşmalara yönelik 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen bu anlamda 4054 sayılı Kanunun 4. maddesine aykırılık oluşturacak hususlar içermediği, buna karşın şikâyete konu eylemlerin THY’nin tek taraflı davranışı olduğu ve bu minvalde hakim durumunu kötüye kullanmasını konu aldığı görülmektedir. Bu doğrultuda, şikayete konu iddiaların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.