(7) Türk Telekom’un 18.03.2013 tarihinde Bizfonik’in abonelik alımlarını ve sisteme erişimini ödenmemiş borçları gerekçe gösterilerek kestiği ve 05.04.2013 tarihinde de Bizfonik’e kiraladığı tüm devreleri kapatarak şikâyetçi şirketin ticari hayatına son verdiği,
(8) Türk Telekom’un bir iç toplantısına ait 13.03.2013 tarihli tutanaktaki Bizfonik’in faaliyetinin sona erdirilmesiyle müşterilerinin Türk Telekom’a kazandırılmasına ilişkin ifadelerin Türk Telekom’un niyetini gösterdiği, nitekim Bizfonik’in faaliyetinin sona ermesinin ardından kullanıcıların Türk Telekom tarafından aranarak hizmeti başka operatörden alınabilmesinin 15 günlük süreyi bulabileceğinin, Türk Telekom’dan ise bu hizmetin 15 dakika içinde alınabileceğinin iletildiği,
(9) Sabit çağrı başlatma ve sonlandırma pazarı ile sabit genişbant internet altyapı pazarında hâkim durumda bulunan Türk Telekom’un zorunlu unsur konumundaki hizmeti vermeyi reddederek hâkim durumunu kötüye kullandığı,
(10) Türk Telekom ile Bizfonik arasında imzalanan protokollerin tek taraflı ve müzakereye kapalı olması, Türk Telekom’un başvuran teşebbüsün gelir elde etmesini yeni abone kayıtlarının ve sonrasında devrelerin kapatılması yoluyla engellemesi ve alacağını tahsil imkânlarını yeterince araştırmaması nedeniyle bahse konu davranışta haklı gerekçenin bulunmadığı,
(11) Bizfonik’in Türk Telekom’dan “arabağlantı”, “kiralık devre ve toptan hat kiralamayı da kapsayan altyapı” ve “klimatizasyon, elektrik ve teknik destek hizmetlerini de içerecek şekilde ortak yerleşim ve tesis paylaşımı” olmak üzere üç başlıkta toplanabilecek 14 sözleşme kapsamında hizmet aldığı,
(12) Bu sözleşmelerin sadece üçünün arabağlantı sözleşmesi olduğu, Bizfonik’in miktarı tartışmalı olan borçlarının da ara bağlantı sözleşmelerinden kaynaklandığı,
(13) Türk Telekom’un sadece bu sözleşmeleri değil tek seferde tüm sözleşmeleri feshettiği, böylece sadece borcun dayandığı sözleşmelerin iptal edilmesi halinde Bizfonik’in müşterilerine verebileceği telefon ve internet hizmetlerinin de sunumunun engellendiği,
(14) Sözleşmelerin feshine gerekçe gösterilen borcun yıllardan beri süregelen bir borç olmadığı ifade edilmiştir.
(11) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, önaraştırma konusu iddialar ile ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.
I.İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(12) Yukarıda yer verilen şikâyet temel olarak toptan pazarda Türk Telekom’un müşterisi perakende pazarda ise rakibi konumunda bulunan Bizfonik’in Türk Telekom tarafından hâkim durumun kötüye kullanılması suretiyle pazar dışına çıkarıldığı iddiasına dayanmaktadır. Bu bağlamda, Türk Telekom’un hâkim durumda bulunduğu varsayımı altında iddia konusu eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediği incelenmiştir.
I.1. Sözleşme Yapmanın Reddinin Unsurları
(13) Hakim durumun kötüye kullanılması hallerinden olan sözleşme yapmanın reddi, “bir teşebbüsün ürettiği mal ya da hizmetler ile sahibi olduğu maddi ya da gayri maddi işletme unsurlarını diğer teşebbüslere sağlamaması ya da bunların diğer teşebbüsler tarafından kullanılmasına doğrudan veya dolaylı olarak izin vermemesi” olarak tanımlanmaktadır. Önaraştırmaya konu iddialar da niteliği gereği bu kapsamda incelenmiştir.
(14) Sözleşme yapmanın reddinin bir ihlal sayılmasının, teşebbüslerin sözleşme yapma hürriyetine getirilmiş bir istisna olduğu göz önüne alındığında bahse konu ihlalin