getirendir.” hükümleri çerçevesinde, müzik eserini meydana getirenler (besteciler ve söz yazarları) eser sahibi olarak adlandırılmaktadır.
(16) 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre; “Bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder.” Aynı Kanun’un 20 ila 25. maddelerinde belirtildiği üzere; işleme hakkı (mad. 21), çoğaltma hakkı (mad. 22), yayma hakkı (mad. 23), temsil hakkı (mad. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (mad. 25) münhasıran eser sahibine ait olan mali haklardır.
(17) 5846 sayılı Kanun’un 25. maddesinin ikinci fıkrasına göre eser sahibi; “… eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir.”
(18) Bir müzik eseri üzerinde eser sahibinin yanı sıra eseri kayda geçiren ve çoğaltan yayıncının, eseri icra eden yorumcunun komşu (bağlantılı) hakları vardır. Komşu haklar; “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları haklar” olarak tanımlanmaktadır. 5846 sayılı Kanun’un 80. maddesinde icracı sanatçılara, yapımcılara, radyo-televizyon kuruluşlarına ve film yapımcılarına çeşitli komşu haklar tanınmıştır. Anılan madde uyarınca, bir eseri sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçılara, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcılarına ve radyo-televizyon kuruluşlarına, icralarının ve tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme ve yasaklama hususunda yetki verilmiştir. Bu bağlamda müzik sektöründe, aşağıda ayrıntılarına yer verilen iki tür maddi hak olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
- (Mekanik) Çoğaltma ve Senkronizasyon [2] Hakkı [3]: Müzik eserlerinin müşterilere teslim
edilmesinden sonra final film, video veya bant üzerine kopyalandığı an doğan haktır. Bu
hak, müziğin bir formattan (kaset, master bant, compact disc, plak, konser-klip içerikli
VCD-DVD-BRD, SD, USD) diğer bir formata kopyalanması sonucu ortaya çıkmaktadır. - Temsil (Umuma İletim) Hakkı: Türkiye ve dünya uygulamalarında olduğu gibi temsil
hakları (umuma iletim veya yayınlardan doğan haklar), her ülkenin kendi meslek
birlikleri tarafından besteci ve müzik yayımcılarından alınan yetkilere dayanılarak, yayın
kuruluşlarından ve umuma açık mahallerde müzik yayını yapanlardan tahsil edilerek
hak sahiplerine ödenir. Bu bağlamda, teknolojinin gelişmesi ile birlikte digital ortamın da
devreye girmesiyle piyasada İnteraktif Telif Hakkı olarak adlandırılan ancak, 5846 sayılı
Kanun’da tanımlı olmamasından dolayı Temsili (Umuma İletim) Telif Hakkı adı altında
digital ortam üzerinden alınan telif hakları da bu kapsamda değerlendirilebilir. İnternet
üzerinden dinleme (streaming), indirme (download), web radyo, web TV, mobil TV ve
internet bağlantılı cihazlar olarak tabir edilen masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar,
tablet, akıllı telefon, akıllı (smart) TV gibi araçlar ile digital ortamdan yararlanarak müzik
yayımı yapan telif yükümlüsü kullanıcılardan tahsil edilen bedeller buna örnek olarak
gösterilebilir.
2 Bir müzik eserinin, TV programlarında, TV, radyo ve sinema reklamlarında, dizilerde, sinema filmlerinde, multimedya gösterilerinde, şirket tanıtım filmlerinde ve benzeri ortamlarda kullanılmasına "senkronizasyon" adı verimektedir.
3 Mekanik lisans olarak adlandırılan telif türü de bu kapsamda değerlendirilmiştir.