Enerji sektörü; üretim, iletim, dağıtım, tedarik ve perakende faaliyetlerinin birbirleriyle yakın ilişki içerisinde bulunduğu, yüksek sermaye gerektiren ve aynı zamanda yoğun biçimde düzenlenen bir ekonomik yapıya sahiptir. Elektrik piyasasında üretim ve tüketimin eş zamanlı gerçekleşmesi, şebeke altyapısına bağımlılık, uzun vadeli yatırım ihtiyacı ve farklı piyasa seviyelerinin birbiriyle bağlantılı olması rekabet hukuku analizlerini diğer birçok sektöre kıyasla daha karmaşık hale getirebilir. Rekabet Kurulu kararlarında da elektrik sektörünün üretim, iletim, dağıtım ve perakende arzı şeklinde farklı faaliyet seviyelerine ayrılan kendine özgü yapısı vurgulanmaktadır.
Uzun vadeli tedarik sözleşmeleri, kapasite ve altyapıya erişim, münhasırlık hükümleri, ortak satın alma veya satış yapıları, dağıtım ilişkileri, rakipler arasında bilgi paylaşımı ve enerji yatırımlarına ilişkin ortak girişimler rekabet hukuku bakımından değerlendirme gerektirebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının ve enerji şirketleri arasındaki ortaklıkların artmasıyla birlikte birleşme ve devralma denetimi de sektörün önemli başlıklarından biri haline gelmiştir. Rekabet Kurulunun güncel kararlarında enerji şirketlerinin kontrol yapısındaki değişiklikler ve ortak girişimler düzenli biçimde incelenmektedir.
KFD Danışmanlık, enerji şirketlerinin ticari ve stratejik kararlarını yalnızca sözleşme hükümleri üzerinden değil, işlemin piyasa üzerindeki ekonomik etkisini de dikkate alarak değerlendirir. Yeni iş modelleri, ortaklıklar, yatırım işlemleri, dikey ticari ilişkiler ve rekabet açısından hassas bilgi akışları mümkün olduğunca karar alınmadan önce analiz edilir. Böylece rekabet hukuku değerlendirmesi, tamamlanmış bir işlemin sonradan kontrol edilmesinden ziyade karar sürecinin doğal bir parçası haline gelir.
