Finans sektörü, geleneksel bankacılık faaliyetlerinin ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri, fintech girişimleri, teknoloji sağlayıcıları ve dijital platformlarla giderek daha fazla kesiştiği çok katmanlı bir ekosisteme dönüşmektedir. Ödeme altyapıları, veri, dağıtım kanalları ve teknoloji hizmetlerine erişim kimi durumlarda finansal hizmetin kendisi kadar rekabet açısından belirleyici hale gelebilir.
Bankalar veya diğer finans kuruluşları arasında gerçekleştirilen ortak altyapı projeleri, ödeme sistemleri, hizmet alımları, veri paylaşımı, münhasır iş birlikleri ve fintech yatırımları farklı rekabet hukuku soruları doğurabilir. Aynı zamanda sektörün nitelikli çalışanlara yüksek derecede bağımlı olması, iş gücü piyasalarındaki rekabeti de önemli hale getirmiştir. Rekabet Kurumu 2026 yılında bankacılık, sigortacılık ve bilişim alanlarında çalışan ayartmama ve iş gücüne ilişkin hassas bilgi değişimi iddialarını incelemek üzere soruşturmalar başlatmıştır; soruşturma açılmasının tek başına ihlal tespiti anlamına gelmediği de Kurum uygulamasında açıkça belirtilmektedir.
KFD Danışmanlık, finans kuruluşlarının ticari iş birlikleri, yeni ürün geliştirme süreçleri, fintech yatırımları ve bilgi paylaşım modellerini rekabet hukuku perspektifiyle değerlendirir. Özellikle rakipler arasında gerçekleştirilen ortak projelerde hangi bilgilerin paylaşılabileceği, bilgiye kimlerin erişebileceği ve operasyonel iş birliğinin rekabetçi bağımsızlığı ne ölçüde etkileyebileceği baştan belirlenir. Böylece inovasyonu veya iş birliğini engellemeden rekabet açısından hassas alanların sınırlandırılması mümkün olur.
