faydalardan tam olarak yararlanması bakımından LOKMAN HEKİM’i önemli ölçüde belirsizlikten koruduğu belirtilmiştir.
(16) Ancak Kılavuz’da da yer verildiği üzere “doğrudan ilgililik” ve “gereklilik” ölçütlerinin” olayın özelliklerine göre objektif olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Satıcıya getirilecek rekabet yasağının bir yan sınırlama olarak kabul edilebilmesi için;
Süre, konu, coğrafi alan ve kişi yönünden kapsamının, işlemin uygulanabilmesi
için gerekli olan makul düzeyi aşmaması gerektiği,
Süre bakımından üç yılı aşmayan rekabet etmeme yükümlülüklerinin genel
olarak makul olduğu,
Ancak, müşteri bağımlılığının daha uzun sürmesi ve devredilen know-how’ın
niteliği gereği gerekli olması durumunda, somut olayın gerektirdiği ölçüyü
aşmamak kaydıyla, üç yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin de yan
sınırlama kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olabildiği ve
Coğrafi bakımdan, işlem öncesinde satıcının faaliyet gösterdiği alanlarla sınırlı
olması gerektiği
ifade edilmiştir.
(17) Kılavuz’da yer alan “Süre bakımından üç yılı aşmayan rekabet etmeme yükümlülüklerinin genel olarak makul olduğu kabul edilmektedir. Ancak, müşteri bağımlılığının daha uzun sürmesi ve devredilen knowhow’ın niteliği gereği gerekli olması durumunda, somut olayın gerektirdiği ölçüyü aşmamak kaydıyla, üç yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin de yan sınırlama kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilmektedir.” açıklaması doğrultusunda Orhan KOCABIYIK’ın İstanbul ili Pendik ilçesindeki imar planında “Sağlık tesisleri alanı” olarak düzenlenen ve Türkiye Vakıflar Bankası’na devredilen arsa üzerinde (…..) tarihine kadar geri alım hakkının bulunduğu dikkate alındığında (…..) yıl süreli bir rekabet etmeme yükümlülüğünün makul olmayacağı, bu sürenin devre konu teşebbüsün sağlıklı bir şekilde alıcı tarafından devralınmasıyla ilgili olamayacağı ve (…..) yıl yerine 5 yılın yan sınırlama olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.
(18) Yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, bildirim konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ciro eşiklerini aşması nedeniyle izne tabi olduğu, rekabet etmeme yükümlülüğünün (…..) yıldan 5 yıla indirildiği takdirde, anılan işlem ile 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir pazarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunun ortaya çıkmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(19) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna,
Anılan işlemdeki rekabet etmeme yükümlülüğünün 5 (beş) yıl süreyle geçerli
olacak şekilde düzenlenmesi koşuluyla 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi
kapsamında hakim durum yaratan veya mevcut bir hâkim durumu güçlendiren ve
bunun sonucunda ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya
hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğuran nitelikte bir işlem olmayacağına, dolayısıyla işleme izin verilmesine