mevzuattan kaynaklanan bir müdahale yetkisinin bulunmadığı, bir başka ifadeyle
sözü edilen kararların kamu otoritesinin belirleyici etkisi bulunmaksızın alındığı,
- Kural olarak, aynı ekonomik bütünlük bünyesinde yer aldığı ileri sürülen iktisadi
birimlerin koordinasyon içinde yönetilmeleri gerektiği, ancak somut olayda
belirtilen bankalar arasında bu şirketlerin tek bir teşebbüs olarak koordinasyon
içinde hareket ettiklerini ortaya koyacak düzeyde mutat bir veri akışının söz
konusu olmadığı,
- Bahse konu bankalar bakımından kamu otoritelerinin, sermayenin tamamına
yahut çoğunluğuna sahip olmaktan ve yönetim kurulu üyesi atama yetkilerinden
kaynaklanan güçlerini yalnızca hissedarlıkla sınırlı olarak kullandıkları, dolayısıyla
devletin kamu sermayeli bankalar üzerindeki etkisinin genel gözetim ve denetim
faaliyetlerinden ibaret olduğu ve kamu otoritelerinin ilgili bankaların stratejik
kararlarına müdahale etmediği
değerlendirilerek ZİRAATBANK, HALKBANK ve VAKIFBANK’ın 4054 sayılı Kanun kapsamında bağımsız birer teşebbüs olarak ele alınmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(22) Bahse konu karar tarihinden sonra her üç bankanın da hissedarlık yapısında değişiklikler meydana gelmiştir. Nitekim değerlendirmelerin yapıldığı karar tarihinde ZİRAATBANK’ın hisselerinin tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığına, HALKBANK hisselerin %(…..)’inin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve VAKIFBANK’ın hisselerinin çoğunluğu ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olduğu görülmektedir. Hissedarlık yapılarındaki değişiklikler sonrası TVF; ZİRAATBANK hisselerinin tamamının, HALKBANK hisselerinin %(…..)’unun 6 ve VAKIFBANK hisselerinin %(…..)’unun sahibi konumuna gelmiştir. 7
(23) VAKIFBANK’ın ve diğer kamu bankalarının kontrol yapısı Kurulun 27.12.2018 tarihli ve 18-49/767-372 sayılı kararında da gündeme gelmiştir. Vakıf Portföy Yönetimi A.Ş. ve Halk Portföy Yönetimi A.Ş.’nin Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından devralınmasına ilişkin işlemde kamu bankaları hakkında aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir.
“Dosya kapsamında ZİRAATBANK’ın ve HALKBANK’ın dolaylı olarak Türkiye Varlık
Fonu Yönetimi A.Ş. tarafından, VAKIFBANK’ın ise Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından kontrol edildiği bilgisi sunulmuştur. Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli
ve 13-13/198-100 sayılı kararında kamu bankalarının tek teşebbüs olarak kabul
edilip edilemeyeceği konusu değerlendirilmiş olup, söz konusu bankalar ayrıntılı bir
kontrol testine tabi tutulmuştur. Anılan kararda, devletin bankalar üzerindeki
kontrolünün genel gözetim ve denetim şeklinde gerçekleştiği, bankacılık
faaliyetlerinde özel bankalarla olduğu gibi diğer kamu bankaları ile de rekabet
ettikleri, tüm fiyatlamaların bankanın özel durumlarına göre her banka tarafından
tamamen bağımsız olarak belirlendiği ifade edilmiştir. Belirtilen hususlardan
hareketle, ZİRAATBANK’ın, HALKBANK’ın ve VAKIFBANK’ın birbirlerine rakip
bağımsız birer teşebbüs oldukları, aynı ekonomik bütünlük içerisinde olmadıkları ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) uyarınca ayrı
teşebbüs olarak değerlendirilmeleri gerektiği kabul edilmiştir.”
(24) Dosya konusu işleme ilişkin Bildirim Formunda, ZİRAATBANK ve HALKBANK’ın, TVF’nin nihai kontrolünde olduğu, keza TVF her ne kadar kanun ile kurulu bir şirket olsa da, TVF’nin, anonim şirket olarak kurulduğu ve"her türlü yatırım aktivitesini ve 6 Geriye kalan hisseleri halka açıktır.
7 ZİRAATBANK hisselerinin tamamı 24.02.2017 tarihinde, HALKBANK hisselerinin %(…..)’i 10.03.2017; %(…..)’i 21.05.2020 tarihinde ve VAKIFBANK hisselerinin ise %(…..)’u 20.05.2020 tarihinde TVF tarafından devralınmıştır.