I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
4077 sayılı Kanun’un 11. maddesinde “Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun, bilet, kupon, iştirak numarası, oyun, çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün ve/veya hizmetin verilmesinin taahhüt edildiği durumlarda; kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Bu amaçla kampanya düzenlenmesi halinde, kampanya süresi altmış günü geçemez. Kampanya konusu mal veya hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması istenemez.
Süreli yayın kuruluşu, kampanyaya ait reklam ve ilanlarında, kampanya konusu mal veya hizmetin Türkiye genelinde teslim ve ifa tarihlerine ilişkin programını ilan etmek ve kampanya konusu mal veya hizmetin teslim ve ifasını, kampanyanın bitiminden itibaren otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır.
Kampanya süresince, süreli yayının satış fiyatı, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle artırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi, bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da tamamlayıcı parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez. Bu Kanunun uygulamasında, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen her bir mal veya hizmete ilişkin işlemler bağımsız bir kampanya olarak kabul edilir.
Süreli yayın kuruluşları tarafından düzenlenmeyen, ancak süreli yayınla doğrudan veya dolaylı irtibatlandırılan kampanyalar da bu hükümlere tabidir.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hükme göre kültürel amaçlı ürünlerin dağıtıldığı kampanyalar 4077 sayılı Kanun kapsamında izin verilen türden kampanyalardır. Bu sebeple, okuma yazma setinin kültürel amaçlı değil eğitim amaçlı olduğuna dair şikayet hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılamayacağına karar verilmiş, şikayetçinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’ne başvurabileceği anlaşılmıştır.
Öte yandan Hürriyet’in yürüttüğü bahse konu kampanyanın, piyasada kampanya konusu ürünlerin muadilini üreten şikâyetçiyi zarara uğrattığı iddiasının rekabet hukuku açısından incelenmesi gerekmektedir. Bir teşebbüs davranışının 4054 sayılı Kanun bakımından ihlal olarak değerlendirilebilmesi için piyasada bulunan başka bir teşebbüsle rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma yapmış olması (4. madde) yahut piyasada hakim durumda bulunarak söz konusu hakim durumunu kötüye kullanması (6.madde) gerekmektedir. Hürriyet gazetesinin kupon karşılığı kampanyası tek taraflı bir eylem olduğundan söz konusu eylem, Hürriyet’in hakim durumda olması halinde, ancak bir kötüye kullanma iddiası kapsamında incelenebilecektir.
Tek taraflı herhangi bir teşebbüs davranışının ihlal olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle bahse konu teşebbüsün faaliyet gösterdiği ilgili pazar tanımlanmalı ve bu pazarda hakim durumda olup olmadığı tespit edilmelidir. Gerek ilgili pazar tanımlanması gerekse hakim durum analizi detaylı inceleme gerektiren aşamalardır. Bu sebeple, ve değerlendirme üzerinde bir etkisi olmayacağı da göz önüne alınarak, Hürriyet gazetesinin ve/veya içerisinde yer aldığı ekonomik bütünlüğün hakim durumda olduğu varsayılacak ve şikayet konusu eylemin kötüye kullanma olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği incelenecektir.