I.2. İlgili Pazar
(7) Bilindiği üzere, inceleme konusu bir işlem, gerek ürün gerekse coğrafi pazar açısından olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa, pazar tanımı yapılmayabilmektedir.
(8) Rekabet Kurulu (Kurul) ekmek sektörüne yönelik olarak pek çok inceleme yürütmüş olup bu sektörde altmıştan fazla karar almıştır. Bu kararlardan dördü, haklarında soruşturma yürütülen teşebbüs ve teşebbüs birliklerine ceza uygulanmasına ilişkindir. Anılan kararlarda “İstanbul ili” [1], “Kütahya il merkezi” [2], “Gaziantep il merkezi (Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahili)” [3] ve “Ankara ili” [4] şeklinde birbirlerinden kısmen farklı pazar tanımları temelinde ekmek sektörüne ilişkin ayrıntılı inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır.
(9) Örneğin 08.04.2010 tarih ve 10-29/430-159 sayılı Kurul kararında “Kayseri ilinde faaliyet gösteren bazı fırınların ekmeği maliyetinin altında fiyatla satmak suretiyle rekabeti kısıtladığı” iddiasına ilişkin olarak soruşturma açılmaması sonucuna ulaşılmıştır. Anılan kararda, ilgili ürün pazarı “ekmek”, ilgili coğrafi pazar, “en dar olarak Kayseri il merkezi; en geniş olarak da Kayseri ili” şeklinde belirlenmiştir.
(10) Bu karara konu dosyada, Kurul’un önceki tüm incelemelerinde geniş şekilde vakıf olunan sektör bilgileri ışığında, pazar tanımı yapılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Elde Edilen Bilgiler
(11) Şikayet konusuna ilişkin olarak herhangi bir bilgi/belge sunulmayan ve Kurum kayıtlarına 31.08.2012 tarihinde intikal eden ihbar içeriğinde özetle; Kayseri'deki fırıncılar arasında ekmek üretiminde uygulanan, tüketicinin aleyhine işleyen ve rekabeti önleyen havuz sisteminin Ticaret Odası ve Fırıncılar Odası tarafından tehditle uygulandığı, bu sistemin büyük fırınların üretim yapması ve yüksek fiyatın sürdürülmesi esasına dayandığı, sisteme girmeyen ve küçük olan fırınların kayıpları olduğu, Rekabet Kanununa uymayan bu durumdan (…..) haberdar olduğu, ancak herhangi bir işlem yapılmadığı, (…..) da şikayetlerin iletildiği ancak bir işlem yapılmadığı, mafyadan çekinildiği, fırıncılardan (…..) ve (…..) susturulduğu ve sorumlular hakkında yasal işlem yapılmasının talep edildiği ifade edilmiştir.
(12) Kurum kayıtlarına Kayseri’de küçük bir pide fırını işleten esnaf tarafından 27.03.2013 tarihinde intikal ettirilen e-postada ise özetle; Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonunun son bildirgesinde 250 gr ekmek fiyatının 60 kuruş olarak açıklandığı, daha sonra gelen zam ile birlikte 70 kuruş olduğu, ancak iki büyük firmanın kendi arasında rekabete girmesiyle ekmek fiyatının 30 kuruşa kadar düştüğü ve bu nedenle küçük esnaf olarak kapanma risklerinin olduğu ifade edilerek, sorunlarına çare bulunması talep edilmiştir.
(13) Bu e-posta adresi ile temas kurulması mümkün olmamış, görüşme yapılması talebine yanıt alınamamıştır.
(14) KFO’dan alınan bilgilere göre, iki yılın ardından temel girdilerdeki artışlar nedeniyle KTO’nun yaptığı zamma paralel olarak 09.04.2010’da 300 gramlık ekmek fiyatının 65 kuruş olmasına karar verildiği tespit edilmiştir. 31.01.2012’de Türk gıda kodeksine göre ekmeğin 250 gram olmasının gerektiği belirtilmiş, bu nedenle 250 gramlık ekmek fiyatının 60 kuruş olmasına karar verilmiştir. 31.12.2012’de ise girdilerdeki artışlardan dolayı 250 gramlık ekmek fiyatının 1 27.10.1999 tarih ve 99-49/536-337 sayılı İstanbul Ekmek kararı.
2 17.08.2004 tarih ve 04-54/750-187 sayılı Kütahya Ekmek kararı.
3 07.01.2005 tarih ve 05-02/18-9 sayılı Gaziantep (Türkiye) Ekmek kararı.
4 18.01.2005 tarih ve 05-06/52-21 sayılı Ankara Ekmek kararı.