Bildirim konusu yönetim kurulu kararı ile Madinsan’ın Ankara ili Bala ilçesindeki alçı taşı madeni rezervlerinde sahip olduğu ruhsat sahasında havza işletmeciliğine dönüşümü neticesinde ise yukarıda özetlenen yapının değişeceği görülmektedir. Şöyle ki, Madinsan’ın bugüne kadar fiilen salt maden sahipliğinden ibaret kalmış olan faaliyeti son bulacak ve Madinsan, bugüne değin tek tek ocakların yürüttüğü ocak işletmeciliği faaliyetini ruhsat sahasının tamamında havza işletmecisi olarak tek başına üstlenecektir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, oluşacak yeni yapıda, Madinsan’ın çıkarılacak alçı taşını doğrudan satmayacağı, satış işleminin bayiler tarafından gerçekleştirileceği ve bayilerin satış fiyatı, müşteri veya bölgeye ilişkin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayacağı anlaşılmaktadır. Bildirim konusu işlemin bu yönüyle halihazırda devam eden satış uygulamasından esasen pek farklı olmayacağı iddia edilebilecekse de, Madinsan’ın bayilere yapılacak satışlar sebebiyle alçı taşının nihai satış fiyatının belirlenmesinde eskisine göre daha belirleyici olacağı hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. Yine önceki yapıdan farklı olarak, eskiden salt ocak işletmelerinin kontrolünde bulunan üretim miktarı, havza işletmecisi olarak bu defa Madinsan tarafından kontrol edilecektir. Bu ise, toz alçı ve türev ürünleri pazarında birbirine rakip olan üç Madinsan ortağının, söz konusu pazarların hammadesini teşkil eden alçı taşına ilişkin arz koşulları üzerinde müştereken söz sahibi olması anlamına gelmektedir. Bütün bu bilgi ve belgeler ışığında, birbirine rakip teşebbüslerin rekabet parametreleri üzerinde müştereken belirleyici olması sonucunu doğuracak bildirim konusu işlemin Madinsan’ın havza işletmeciliğine geçişi yönüyle Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlama etkisi doğurabilecek bir anlaşma olarak değerlendirilmesi gerektiği ve dolayısıyla işleme menfi tespit belgesi verilmesinin yerinde olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
H.3.2. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
a) Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Bildirim formunda Madinsan’ın işletme ruhsatına sahip olduğu alçı taşı maden sahasının ocak işletmecileri tarafından işletilmesi neticesinde ortaya çıkan olumsuzluklar aşağıdaki gibi sıralanmıştır. Formda:
- Ocaklarda düzenli ve uzun kademe ile düzgün bir ocak geometrisi ve belirli
bir ilerleme yönünün bulunmadığı belirtilmiş, ocaklardan çıkan hafriyatın
kepçe ile kazılmak suretiyle ocak içine veya çok yakınına ötelendiği bu
nedenle de ocak içi ve civarında inkişaf alanı kalmadığı ifade edilmiştir.
Ocak işletmecilerinin bu şekilde çalışması nedeniyle çatlaklı, faylı, yer yer
toprakla karışık olan bölgeler ile alçı taşı-kil-alçı taşı-çakıl ardalamasının
olduğu yerlerde üretimin yapılamadığı, yapılması halinde ise üretilen
tuvanen haldeki cevherin hiçbir zenginleştirme işlemine tabi
tutulamadığından alçı taşı madeni kullanan fabrikalarca alınmadığı ve geri
çevrilen alçı taşının kamyoncularca rastgele çevreye bırakılmak suretiyle
çevre kirliliğine neden olunduğuna değinilmiştir.
- Ocakların her birinde üretimin tek kademeli basamak sistemi şeklinde
sürdürüldüğü, basamakların yüksekliklerinin 15-20 metre arasında değiştiği,
bu basamak yüksekliklerinde aralarda kalan alterasyon zonlarının