İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi…

Özelleştirme08-69/1115-432Karar tarihi: 04.12.2008Yayımlanma tarihi: 31.03.2009

Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi işlemine izin verilmesi talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
08-69/1115-432
Karar tarihi
04.12.2008
Yayımlanma tarihi
31.03.2009
Karar türü
Özelleştirme

Karar metni

23 sayfa · 60.044 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2008-1-119(Özelleştirme)
Karar Sayısı: 08-69/1115-432
Karar Tarihi: 4.12.2008

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN,

Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,

İsmail Hakkı KARAKELLE

B. RAPORTÖRLER: Mert KARAMUSTAFAOĞLU, Cemal Ökmen YÜCEL

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

D. TARAFLAR: -Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

Ziya Gökalp Cad. No: 80 Kurtuluş - Ankara

- Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.

Babalık Mah. Keyhüsrev Sk. Konya

- Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Tic. A.Ş.

G.O.S.B. İhsandede Cad. 800. Sok. 41480 Gebze -

Kocaeli

- Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda San. ve Tic. A.Ş.

Namık Kemal Mah. Tonguçbaba Cad. No:23 Kat:4

Esenyurt - İstanbul

- Cengiz İnşaat San.ve Tic. A.Ş.

Mahir İz Cad. No:30 Altunizade Üsküdar - İstanbul

E. DOSYA KONUSU: Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi işlemine izin verilmesi talebi.

F. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun 1998/5 Sayılı Tebliği ile değişik 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Önbildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usül ve Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (TEDAŞ) özelleştirilmesine ilişkin olarak 11.3.2005 tarihinde yapılan önbildirim üzerine hazırlanan 24.6.2005 tarihli Mesleki Daire görüşü ile bu görüşe ilişkin ÖİB’nin yukarıda adı geçen Tebliğ’in yine aynı hükmü gereği gönderdiği 11.7.2005 tarihli görüşü, Rekabet Kurulu’nun 21.07.2005 tarih ve 05- 48 sayılı toplantısında birlikte değerlendirilerek konuya ilişkin Kurul Görüşü oluşturulmuştur.

ÖİB’nin Kurum kayıtlarına 18.9.2008 tarih, 6248 sayı ve 6.10.2008 tarih, 6259 sayı ile intikal eden Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (MERAM) özelleştirilmesine

Sayfa 2

ilişkin başvurusu üzerine, dosyaya ilişkin olarak talep edilen ilave bilgi ve belgeler, Cengiz İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin (Cengiz İnşaat) 17.10.2008, 6739 ve 28.10.2008, 7028 tarih ve sayılar ile; Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Tic. A.Ş.’nin (Alsim Alarko) 15.10.2008 tarih, 6694 sayı ile; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) 15.10.2008 tarih, 6723 sayı ile; Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ) 20.10.2008 tarih, 6788 sayı ile; Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin (Kiler) 24.11.2008 tarih ve 7722 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden yazılarıyla tamamlanmıştır.

Dosyadaki eksikliklerin tamamlanması üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1998/4 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen 27.11.2008 tarih 2008-1-119/ÖN-08-MK sayılı Özelleştirme Ön İnceleme Raporu 28.11.2008 tarih, REK.0.05.00.00- 120/213 sayılı Başkanlık Önergesi ile 08-69 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde; MERAM’ın %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin Alsim Alarko veya KİLER ya da Cengiz İnşaat’tan herhangi birisi tarafından devralınması işlemlerinin;

- 4054 sayılı Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğu,

- Teklif sahiplerinden herhangi birisinin MERAM’ın %100 oranındaki

hissesini blok olarak devralmasının 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi

hükmü uyarınca bir hakim durum yaratan veya mevcut hakim durumu

güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde

azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla bildirim

konusu işleme izin verilmesi gerektiği,

ifade edilmiştir.

H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. Yapılan İşlem

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. (BAŞKENT) ve Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (SEDAŞ) ardından bildirime konu olan MERAM ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. (ARAS) özelleştirmeleriyle birlikte, kamuya ait elektrik dağıtım şirketi TEDAŞ’ın özelleştirilmesi süreci devam etmektedir. TEDAŞ’ın sahip olduğu dağıtım şirketleri, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende satış hizmeti verilmesiyle iştigal eden iktisadi devlet teşekkülleridir. TEDAŞ’ın sahibi olduğu dağıtım şirketlerinin 2007 yılında 29,5 milyon müşterisi ve 126 milyar kWh’lik elektrik satışı bulunmaktadır.

Esas itibarıyla dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine ilişkin stratejinin ana hatlarının Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi (Strateji Belgesi) ile belirlendiği görülmektedir. 17.3.2004 tarihli Strateji Belgesi ile Türkiye’nin dağıtım şebekesi coğrafi yakınlık, yönetimsel yapı, enerji talebi ve diğer teknik/mali etkenler dikkate alınarak 21 dağıtım bölgesine bölünmüş ve bunlardan 20’sinin sahibi olan TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır. Söz konusu 21 bölge şu şekildedir:

Tablo 1: Dağıtım bölgeleri

Bölge Dağıtım Şirketi İsmi Kapsanan İller

Sayfa 3

Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak
Vangölü Elektrik Dağıtım A.ŞBitlis, Hakkari, Muş, Van
Aras Elektrik A.Ş.Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Iğdır, Kars
Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize
Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.Elazığ, Bingöl, Malatya, Tunceli

Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. Sivas, Tokat, Yozgat

Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Kilis Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya,Karaman.

Ankara, Kırıkkale, Zonguldak, Bartın, Karabük, Çankırı, Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. Kastamonu

Akdeniz Elektrik A.Ş.Antalya, Burdur, Isparta İl sınırları
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.İzmir, Manisa
Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.Edirne, Kırklareli, Tekirdağ.

İstanbul Anadolu Yakası

Elektrik Dağıtım A.Ş. İstanbul ili Anadolu Yakası.

Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Sakarya, Bolu, Düzce, Kocaeli.

Osmangazi Elektrik Dağıtım

A.Ş. Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. İstanbul ili Rumeli Yakası.

Kayseri ve Civarı Elektrik

Dağıtım A.Ş.Kayseri
AYDEMAydın, Denizli, Muğla
Göksu Elektrik Dağıtım A.Ş.Kahramanmaraş, Adıyaman

Yeşilırmak Elektrik Dağıtım

A.Ş. Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, Sinop

İlerleyen süreçte Menderes EDAŞ 2008 yılında özelleştirme programından

çıkarılmış ve bu bölge 1991 yılında başlayan süreç çerçevesinde Aydem

1

Güneybatı Anadolu Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmiştir. Mevcut

durumda özel sektör şirketleri tarafından işletilen dağıtım bölgeleri, işletme hakkı

1990 yılında Kayseri ve Civarı Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye devredilen Kayseri

bölgesi ve 2008 yılında AYDEM’e devri gerçekleşen Aydın-Denizli- Muğla

bölgesidir. Öte yandan Rekabet Kurulu, 14.8.2008 tarih, 08-50/746-302 ve 08-

50/747-303 sayılı kararlar ile sırasıyla BAŞKENT ve SEDAŞ’ın

özelleştirmelerine izin vermiştir.

Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi sürecinde dört ana konu ön plana

çıkmaktadır. Bunlar i) İşletme Hakkı Devri, ii) Tarifeler, iii) Enerji Satış

Anlaşmaları ve iv) Yatırım Yükümlülükleridir.

İşletme Hakkı Devri: Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde İşletme Hakkı

Devri’ne (İHD) dayalı Hisse Satış Modeli uygulanacaktır. Bu modele göre

yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım

lisansına sahip tek şirket olacaktır; ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı

dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların

mülkiyeti TEDAŞ uhdesinde kalmaya devam edecektir. Yatırımcı, dağıtım

şirketinin hisselerinin sahibi olarak, TEDAŞ ile imzalanmış olan İşletme Hakkı

Devir Sözleşmesi (İHD Sözleşmesi) çerçevesinde dağıtım varlıklarının işletme

hakkını elde edecektir. Söz konusu model uyarınca dağıtım tesislerini

devralanlar hem bu tesislerin işletilmesinden sorumlu hem de yeni yatırımları

yapmakla yükümlüdürler. Yapılacak yeni yatırımlarla oluşacak varlıkların

1 Rekabet Kurulu’nun 8.5.2008 tarih ve 08-32/397-134 sayılı kararı.

Sayfa 4

mülkiyeti TEDAŞ’ta kalacaktır. Dağıtım tesislerini devralanlar yatırımlarını, EPDK tarafından onaylanan tarifeler yoluyla finanse edeceklerdir.

Tarifeler: Elektrik sektörünün serbestleşmesi çalışmalarında hedeflerden biri de tamamen maliyete dayalı tarife yapısına geçmektir. Bu kapsamda 31.12.2012 tarihine kadar olan süre geçiş dönemi olarak adlandırılmaktadır. Geçiş döneminde uygulanacak olan son kullanıcı tarifeleri ve bu tarifelerin hesaplanmasına esas oluşturan gelir gereksinimleri, özelleştirme öncesinde EPDK tarafından onaylanmış durumdadır. Söz konusu gelir gereksinimleri, dağıtım ve perakende hizmetleri için öngörülen giderlerle birlikte hedeflenen kayıp/kaçak miktarı için bir karşılık içermektedir. Dağıtım şirketleri, geçiş döneminin sona erdiği 2013 yılından sonra Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’ne ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak tarifeleri kendileri belirleyecekler ve EPDK’nın onayına sunacaklardır. Tarifeyi oluşturan dört unsur olan perakende satış, dağıtım, perakende hizmet ve iletim tarifeleri, Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili düzenlemeler uyarınca birbirinden ayrılmıştır. Buna göre perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın alınan enerjinin ortalama fiyatını yansıtan bir “fiyat tavanı” uyarıca belirlenecektir. Dağıtım ve perakende hizmet tarifeleri ise dağıtım ve perakende hizmetlerine yönelik maliyetleri karşılayacak şekilde “gelir tavanı” şeklinde belirlenecektir. İletim bedeline ilişkin iletim tarifesi de tüketiciye aynen yansıtılacaktır.

Geçiş dönemi süresince “bölgesel tarife” uygulanması uyarınca bazı bölgeler daha yüksek gelir elde edecekleri için (bölgeler arasındaki elektrik kayıp kaçak oranlarının değişiklik göstermesi nedeniyle) tek bir “ulusal tarifenin” sağlanabilmesi amacıyla EPDK’nın uygulayacağı fiyat eşitleme mekanizması yoluyla bölgeler arasında gelir transferi yapılacaktır.

Enerji Satış Anlaşmaları: Strateji belgesi uyarınca yapılacak özelleştirmelere hazırlık amacıyla dağıtım şirketleriyle Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) ve Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, özelleştirmelere hazırlık aşamasında dağıtım şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine gelen miktarına ilişkin olarak söz konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında düzenlenmiş fiyatlar üzerinden 5 yıl süreli enerji alım anlaşmaları yapılacaktır. Bu sözleşmelerin süreleri bittiğinde ise yerlerine taraflar arasında pazarlık sonucunda oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi piyasaya geçiş yapılacaktır.

TETAŞ’ın mevcut uzun dönemli alım anlaşmalarından doğan mali yükümlülüklerinin karşılanmasını amaçlayan bu sistem uyarınca; TETAŞ’ın mevcut sözleşmeler kapsamında üretim tesislerinden ve EÜAŞ’ın hidroelektrik santrallerinden aldığı elektrik enerjisinin tüm dağıtım şirketlerine paylaştırılması amaçlanmıştır.

Devralma konusu MERAM da hem EÜAŞ’ın portföy şirketleriyle hem de TETAŞ ile “Elektrik Enerjisi Satış Anlaşmaları” imzalamıştır. Söz konusu anlaşmalar geçiş dönemi sonuna kadar yapılmış olup, 5784 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile bu sürenin Bakanlık görüşü alınarak en fazla iki yıl uzatılabileceği hükme bağlanmıştır.

Sayfa 5

Söz konusu sözleşmeler ile hem dağıtım şirketlerinin enerji temini konusundaki sıkıntıların azaltılması ve arz güvenliğinin sağlanması hem de özelleştirilecek üretim santralleri bakımından rekabetçi piyasaya yumuşak bir geçiş yapılması sağlanmıştır. Gerek dağıtım gerek de üretim özelleştirmelerinin ardından söz konusu şirketleri devralanlar geçiş dönemi sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermeye devam edeceklerdir. Dolayısıyla dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi sonunda rekabetçi piyasa modeline uygun olarak sağlayıcılarını belirleyeceği ve yapacakları ikili anlaşmalar yoluyla elektrik enerjisini temin edecekleri anlaşılmaktadır.

Yatırım Yükümlülükleri: Özelleştirme sürecindeki hedeflerden biri de dağıtım sistem ve şebekesi üzerinde gerçekleştirilmesi gereken yatırımların özel sektör tarafından gerçekleştirilmesi ve dolayısıyla devletin bütçesi üzerindeki yükün hafifletilmesidir. Bu kapsamda i) genişleme yatırımları ve kamulaştırma maliyeti, ii) yenileme yatırımları ve iii) ihalesi yapılmış ve halen devam eden yatırımlar olmak üzere üç bileşenden oluşan yatırım harcamaları dikkate alınarak dağıtım firmaları tarafından yıllık yatırım planları hazırlanacak ve EPDK onayına sunulacak, onaydan geçmiş olan yatırımlar ise dağıtım firmaları için bir yükümlülük haline gelecektir. Yükümlenilen yatırımların olması gereken miktarda ve şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, EPDK ve dağıtım şirketleri işbirliğinde gerçekleştirilecek olan yatırım, denetim ve kalite ölçüm mekanizmaları yoluyla denetlenecektir.

H.2. Taraflar

H.2.1. Devralınan: MERAM

TEDAŞ ve sahibi olduğu dağıtım şirketleri, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden iktisadi devlet teşekkülleridir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca hisseleri ÖİB’ye ait olan TEDAŞ, Yüksek Planlama Kurulu’nun Türkiye elektrik sektörünün serbestleştirilmesi ve özelleştirilmesi süreciyle ilgili temel adımları belirleyen ve 17.3.2004 tarihinde yayınlanan Strateji Belgesi ve 4046 sayılı Kanun uyarınca özelleştirme kapsamına alınmıştır. Söz konusu Strateji Belgesi ile Türkiye’nin elektrik dağıtım şebekesi 21 dağıtım bölgesine ayrılmıştır. Bu çerçevede ÖİB’nin 25.4.2008 tarihli kararıyla bahse konu dağıtım bölgelerinden 8. ve 3. bölgeler olan MERAM ve ARAS’ı özelleştirme kapsamına alınmıştır.

MERAM’ın elektrik dağıtım bölgesi Konya, Karaman, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray ve Niğde olmak üzere 6 ilden oluşmaktadır. MERAM Bölgesi ülke

2

yüzölçümünün %9,8’ini teşkil eden 76.935 km’lik bir alana sahiptir. Ülke nüfusunun %4,8’ine tekabül eden 3,4 milyonluk nüfusu ile kilometrekareye 44

2 kişinin düştüğü MERAM Bölgesi’nin nüfus yoğunluğu ülke genelinin (90 kişi/km) altındadır.

MERAM’ın 2007 yılı cirosu yaklaşık (…………….) YTL olup, 2007 yılı elektrik satışı (…………….) olarak gerçekleşmiştir. Perakende elektrik satışı ve hizmeti pazarında TEDAŞ’ın toplam elektrik satışının %4,23’ünü gerçekleştirmektedir. H.2.2. Muhtemel Devralanlar

Sayfa 6

H.2.2.1. Alsim Alarko

Alsim Alarko, inşaat ve turizm alanlarında faaliyet gösteren bir teşebbüstür.

Alarko Holding Taahhüt Grubu altında faaliyet göstermekte olan ve 2007 yılı

cirosu yaklaşık (…………….) YTL olan Alsim Alarko’nun hissedarlık yapısına

aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 2: Alsim Alarko Hissedarlık Yapısı
Hisse SahibiHisse Oranı (%)
Alarko Holding A.Ş.(…..)
İshak Alaton(…..)
İzzet Garih(…..)
Dalia Garih(…..)
Alarko Carrier Sanayi ve Tic. A.Ş.(…..)
Diğer(…..)
TOPLAM100

Alsim Alarko’nun Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 3: Alsim Alarko Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

M. Alper Kaptanoğlu Yönetim Kurulu Başkanı

Mustafa FilizÜye
Ümit Nuri YıldızÜye
Ahmet Önder KazazoğluÜye

Alsim Alarko, Alarko Şirketler Topluluğu’nun çatısını oluşturan Alarko Holding

A.Ş’nin (Alarko Holding) kontrolündedir. Alarko Şirketler Topluluğu, Alarko

Holding çatısı altında çeşitli sektörlere faaliyet gösteren çok sayıda şirket ve

müesseseden oluşmaktadır. Topluluğa dahil şirketler yönetim bakımından

otonom olmakla birlikte, merkezi koordinasyon ve denetim ilkesi gereğince

finansman, mali koordinasyon, denetim, hukuksal işlemler, yönetim bilgi

sistemleri, insan kaynakları, tanıtım, eğitim ve organizasyon yönünden tek

merkezden yönlendirilip denetlenmektedir.

Alarko Şirketler Topluluğu; Taahhüt Grubu, Arazi Geliştirme Grubu, Sanayi ve

Ticaret Grubu, Turizm Grubu, Enerji Grubu ve Su Ürünleri Grubu olmak üzere 6

ana faaliyet grubundan oluşmaktadır. 2007 yılı cirosu yaklaşık (……………….)

YTL olan Alarko Holding’in 31.12.2007 tarihi itibarıyla hissedarlık yapısına

aşağıda yer verilmektedir.

Tablo 4: Alarko Holding Hissedarlık Yapısı

Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)

İshak Alaton (…..)

İzzet Garih(…..)
Dalia Garih(…..)
Vedat Aksel Alaton(…..)
Leyla Alaton Günyeli(…..)
Diğer*(…..)
TOPLAM100

* Sermayenin %10’undan daha azına sahip ortakların toplamını göstermektedir.

Alarko Holding’in Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 5: Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

İshak Alaton Yönetim Kurulu Başkanı

İzzet Garih Başkan Vekili

Sayfa 7

Vedat A. Alaton Başkan Vekili

Ayhan Yavrucu Üye, Genel Koordinatör

Güner KoçelÜye
Dalia GarihÜye
Leyla Alaton GünyeliÜye
Ahmet Vural AkışıkÜye

Alarko Holding’in enerji üretimi alanındaki bağlı ortaklık, iştirak ve müşterek yönetime tabi ortaklıklarının ünvanları ve faaliyet alanları aşağıdaki gibidir:

Tablo 6: Alarko Holding enerji üretimi ve dağıtımı ile ilgili olan bağlı ortaklık, iştirak ve müşterek

yönetime tabi ortaklıklarının ünvanları ve faaliyet alanları

Unvan Faaliyet Alanı

Altek Alarko Elektrik Sant. Tes. İşl. ve Tic. Elektrik enerjisi üretimi

2

A.Ş.

Alarko Enerji Üretim A.Ş. Elektrik enerjisi üretimi

H.2.2.2. KİLER

KİLER, 1983 yılında Nahit Kiler, Vahit Kiler ve Ümit Kiler tarafından kurulan ve temel olarak Kiler Holding A.Ş.’nin (Kiler Holding) faaliyet kollarından birisi olan perakendecilik alanında Türkiye çapında faaliyet gösteren bir şirkettir. 30.9.2007 tarihi itibarıyla 2007 yılına ait cirosu (……………….) YTL olan KİLER’in hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 7: KİLER Hissedarlık Yapısı

Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)

Nahit Kiler (…..)

Vahit Kiler(…..)
Ümit Kiler(…..)
Hikmet Kiler(…..)
Sevgül Kiler(…..)
Kiler Holding(…..)
TOPLAM100

KİLER Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 8: KİLER Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

Ümit Kiler Yönetim Kurulu Başkanı

Nahit Kiler Yönetim Kurulu Başkan vekili, Üye

Hikmet Kiler Üye

Hissedarlık yapısı itibarıyla KİLER’in tamamıyla Kiler Holding ve Kiler Holding’in ortaklarının kontrolünde olduğu anlaşılmıştır. Kiler Holding’in perakendecilik dışında inşaat, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda üretimi, turizm, yayıncılık, reklam, sağlık hizmetleri, etçilik, besicilik ve elektrik-enerji alanlarında faaliyeti bulunmaktadır. 2007 yılına ait cirosu (…………….) YTL olan Kiler Holding’in hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 9: Kiler Holding Hissedarlık Yapısı

Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)

Ümit Kiler (….)

Nahit Kiler (….)

2

Altek Alarko Elektrik Santralleri Tesis İşletme ve Ticaret A.Ş., Alarko Grubu ile Societe Nationale D’Electricite Et De Thermique tarafından ortaklaşa kontrol edilmektedir. Alarko Grubunun hisse oranı % 50 oranındadır.

Sayfa 8

Vahit Kiler(….)
Hikmet Kiler(….)
Sevgül Kiler(….)
Taşyapı İnşaat Ticaret Ltd. Şti.(….)
TOPLAM100

Kiler Holding Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 10: Kiler Holding Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

Nahit Kiler Yönetim Kurulu Başkanı

Ümit Kiler Yönetim Kurulu Başkan Yrd., Üye

Vahit Kiler Üye

H.2.2.3. Cengiz İnşaat

Cengiz İnşaat, 1987 yılında bir limited şirket olarak kurulmuş olup 1995 yılında

bir Anonim Şirkete dönüştürülmüştür. Şirket yıllara sari inşaat işi ile

ilgilenmektedir. 2007 yılı cirosu (……………….) YTL olan Cengiz İnşaat’ın

hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 11: Cengiz İnşaat ve Cengiz Holding Hissedarlık Yapısı

Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)

Mehmet Cengiz (….)

Ekrem Cengiz(….)
Ahmet Cengiz(….)
Şeref Cengiz(….)
Asım Cengiz(….)
Kazım Cengiz(….)
TOPLAM100

Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 12: Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

Mehmet Cengiz Yönetim Kurulu Başkanı

Ekrem Cengiz Üye

Şeref Cengiz Üye

Cengiz Holding’in Yönetim Kurulu üye listesine aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 13: Cengiz Holding Yönetim Kurulu Üyeleri

Adı – Soyadı Görevi

Mehmet Cengiz Yönetim Kurulu Başkanı

Ahmet Cengiz Başkan Vekili, Üye

Ekrem Cengiz Üye

Şeref Cengiz Üye

Asım Cengiz Üye

Cengiz İnşaat, 1980 yılında inşaat alanında faaliyete başlayan ve enerji, maden,

turizm gibi sektörlerde de faaliyette bulunan ve 2007 yılında tescil olunarak

kurulan Cengiz Holding’in çatısı altındaki şirketlerden birisidir.

Cengiz Holding’in bağlı ortaklık, iştirak ve müşterek yönetime tabi ortaklıklarının

unvanları ve faaliyet alanları aşağıdaki gibidir:

Tablo 14: Cengiz Holding bağlı ortaklıklarının ünvanları ve faaliyet alanları

Unvan Faaliyet Alanı

Sayfa 9

Cengiz İnşaat San. ve Tic. A.Ş.İnşaat
Cengiz Enerji Sanayi ve Tic. A.Ş.Enerji
Cengiz Elektrik Toptan Satış A.Ş.Elektrik
Samgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş.Doğalgaz
Selçuk Doğalgaz Dağıtım A.Ş.Doğalgaz
Eti Alüminyum A.Ş.Madencililk
Eti Bakır A.Ş.Madencilik
Bana Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş.Turizm
Cengiz Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş.Turizm
Eti Hava Taşımacılığı A.Ş.Taşımacılık

Cengizler Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.

Sigorta

Şti.

H.3. İlgili Pazarlar

Elektrik piyasalarının özelleştirilmesi sürecinde gerçekleşen devralmalarda rekabet hukukunun uygulanması bakımından büyük önem taşıyan konulardan biri ilgili pazar tanımıdır. Bununla birlikte, sektörün kendine özgü yapısı ve ayrıca serbestleşme ve özelleştirme faaliyetleri nedeniyle bir geçiş dönemi içinde olması ilgili pazar tanımında güçlükler ortaya çıkarmaktadır. Daha önce dağıtım özelleştirmesine ilişkin verilen Mesleki Daire görüşünde ve Aydın-Denizli-Muğla bölgesinin Aydem tarafından devralınmasına ilişkin kararda ilgili pazar tanımları, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca düzenlenen dağıtım faaliyetleri ve dağıtım firmalarının yapacağı satışlar bakımından ele alınmıştır. Bununla birlikte, MERAM ve ARAS devirleriyle süren elektrik sektörü özelleştirmelerinde her bir devir işlemi ayrı ayrı değerlendirilecek olsa da, diğer dağıtım bölgeleri ve üretime ilişkin özelleştirmelerle birlikte bütün sürecin bir bütün olarak da ele alınmasının yerinde olacağı düşünülmektedir. Nitekim bir ex-ante denetim aracı olan birleşme ve devralmaların kontrolü konusu, sektörün gelecekteki yapısal oluşumuna ilişkin değerlendirmeleri de içermek durumundadır. Bu nedenle, sadece sektörün mevcut durumunun fotoğrafının çekilmesiyle ortaya çıkan pazar tanımlarının yanında, serbestleşme süreci ve mevcut durumda kamu elinde bulunan diğer dağıtım bölgeleri ve üretim şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından hedeflenen serbest ve rekabetçi piyasa yapısı da dikkate alınarak ilgili pazar tanımları ve dolayısıyla yoğunlaşma değerlendirmeleri yapılmalıdır. Bu noktadan hareketle, ilgili pazar tanımı iki ayrı başlık altında aşağıda incelenmektedir. İlk bölümde, daha önceki kararlarda da yer alan, doğal tekel niteliğindeki dağıtım hatlarına ilişkin dağıtım hizmetleri ve düzenlemeye tabi olan mevcut perakende satış faaliyetleri kapsamında yapılan ilgili pazar tanımı ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise, serbestleşme sürecinde beklenen ve hedeflenen pazar yapısı dikkate alındığında yapılacak değerlendirmelerde belirleyici olacak pazar tanımlarına ilişkin bir değerlendirme yer alacaktır.

H.3.1. Dağıtım Ve Perakende Satışa İlişkin Pazar Tanımı

a. İlgili Ürün Pazarı

Özelleştirme işlemine konu dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketleri, elektriğin dağıtımı ve perakende satışı ile perakende satış hizmeti faaliyetleri ile iştigal etmektedir. Bu faaliyetler kısaca şu şekilde tanımlanabilir;

 Dağıtım: Elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV ve altındaki hatlar

üzerinden naklini,

 Perakende satış: Elektriğin tüketicilere satışını,

Sayfa 10

 Perakende satış hizmeti: Perakende satış lisansına sahip şirketlerce,

elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan diğer

hizmetleri

ifade etmektedir.

Söz konusu faaliyetlerden dağıtım faaliyeti, alçak gerilimli elektrik taşıyan kablolardan oluşan yeni bir dağıtım şebekesinin kurulmasına ilişkin zorluklar ve yüksek yatırım maliyetleri sebebiyle doğal tekel niteliği taşımakta olup; her bir bölgedeki dağıtım şirketi tarafından münhasıran yerine getirilmektedir. Bu bakımdan elektrik pazarının dağıtım seviyesinin pazarın diğer seviyelerinden farklı bir ürün/hizmet pazarı olarak tanımlanması gerekmektedir.

Perakende satış ve perakende satış hizmeti faaliyetleri ise 4628 sayılı Kanun çerçevesinde rekabete açılan faaliyetler arasında yer almaktadır. Söz konusu faaliyetler, dağıtım şirketlerinin yanı sıra perakende satış şirketleri tarafından da yerine getirilebilecektir. Perakende satış hizmeti sayaçların okunarak elektrik tüketim miktarlarının belirlenmesi ve faturaların düzenlenmesi gibi hizmetleri kapsamakta olup, 4628 sayılı Kanun perakende satış ve perakende satış faaliyetlerinin perakende satış lisansında yer verilmesi halinde aynı lisans kapsamında yürütülmesine imkan sağlamaktadır. Başka bir ifade ile perakende satış hizmeti, elektrik pazarının perakende satış seviyesindeki faaliyetleri bütünleyici bir özellik taşımaktadır.

Yukarıda yer verilmekte olan bilgiler ışığında, bu aşamada ilgili ürün pazarları;

- elektrik dağıtım hizmeti pazarı ve

- perakende elektrik satışı ve hizmeti pazarı

olarak ele alınmıştır.

b. İlgili Coğrafi Pazar

Elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesine ilişkin esaslar 17.3.2004 tarihli Yüksek Planlama Kurulu kararıyla kabul edilen Strateji Belgesi ile ortaya konulmakta olup; söz konusu belge, coğrafi yapı, işletme koşulları, enerji bilançoları, teknik/mali özellikler ve mevcut hukuki yapı ve geçmiş dönemde imzalanmış “mevcut sözleşmeler” dikkate alınarak 21 adet elektrik dağıtım bölgesinin oluşturulmasını öngörmektedir. Elektrik dağıtım hizmetleri açısından her bir dağıtım bölgesinin ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilmesi gerektiği görülmektedir. Bildirime konu işlem kapsamında belirlenen 8. dağıtım bölgesi Konya-Karaman-Kırşehir-Nevşehir-Aksaray-Niğde illerinden oluşmaktadır.

Perakende elektrik satışı ve hizmeti açısından bakıldığında, Strateji Belgesi ile getirilen kural gereği, her bir dağıtım bölgesindeki serbest olmayan tüketicilere perakende elektrik satışının münhasıran bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yapılması öngörülmektedir. Bu anlamda, özelleştirilmesi düşünülen bölgelerdeki serbest olmayan tüketicilerin alternatif temin kaynağı bulunmamaktadır. Serbest olmayan tüketicilerin Türkiye toplam tüketiminin oldukça büyük bir bölümünü oluşturduğu ve bu tüketicilerin dağıtım firmalarından tarife kapsamında sadece kendi bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden alım yapabildikleri dikkate alındığında, dağıtım bölgesindeki perakende satış ve hizmetinin başka bir bölgedeki perakende satış ve hizmetinden kesin olarak ayrıldığı görülmektedir. Bu bakımdan perakende elektrik satışı ve hizmetleri açısından her bir dağıtım bölgesinin ayrı bir ilgili coğrafi pazar oluşturduğunu kabul etmek yerinde

Sayfa 11

olacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, bildirim açısından da perakende satışlara ilişkin coğrafi pazar Konya-Karaman-Kırşehir-Nevşehir-Aksaray-Niğde illeri olarak belirlenmiştir.

H.3.2. Dikey Bütünleşik Yapı Kapsamında İlgili Pazar

Daha önce de belirtildiği üzere sektörün bir geçiş dönemi içinde olması, ilgili pazar tanımının da zaman içinde değişikliklere açık bir hale gelmesine neden olmaktadır. Bu duruma verilebilecek örneklerden biri, mevzuat kapsamında oluşturulan serbest müşterilere ve serbest olmayan müşterilere yapılan satışlara ilişkin ayrımdır. Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında perakende satış pazarının serbest müşterilere satışlar ve serbest olmayan müşterilere satışlar olarak ikiye ayrılabildiği görülmektedir. Dağıtım firmalarının serbest olmayan müşterilere yapılan satışlar yanında serbest müşterilere satışlara ilişkin de satış hakları bulunmaktadır. Bununla birlikte, mevcut durumda dağıtım firmalarının serbest müşterilere ikili anlaşmalar çerçevesinde satış yapmadığı, Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) uygulamalarının ardından serbest müşterilerin de ağırlıklı olarak dağıtım şirketlerinden serbest olmayan tüketiciler için belirlenen tarife kapsamında mal temin ettiği dikkate alındığında, bu dosya kapsamında serbest müşterilere yapılan satışlara ilişkin ayrı bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu konuya ilerleyen bölümde perakende satışlara ilişkin kısımda yeniden değinilecektir.

Esas itibarıyla ilgili pazar olarak dağıtım ve perakende satış pazarları ele alınmış olsa da, elektrik piyasalarının dikey yapısı dikkate alındığında dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi ile ortaya çıkacak yapının üretimden başlayarak nihai tüketiciye kadar gelen dikey yapının bütün aşamalarını etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla dağıtım bölgelerini devralacak firmaların üretim ve toptan satış gibi alanlardaki faaliyetleri de sektörün dikey entegrasyonuna ilişkin değerlendirmelerde önem kazanmaktadır.

Elektrik piyasaları elektriğin üretiminden nihai tüketiciye ulaştırılmasına kadar olan arz zinciri bakımından ele alındığında, üretim, iletim, dağıtım, tedarik (arz) gibi farklı seviyelere ayrıştırılarak değerlendirilmektedir.

Elektrik piyasası arz zinciri

ÜRETİM İLETİMDAĞITIMNİHAİ ARZ
TÜKETİCİ
Rekabete açılabilir Doğal TekelDoğal TekelRekabete açılabilir

Yukarıdaki şekilden de görüldüğü üzere, elektrik piyasasının üretim, iletim, dağıtım ve tedarik/arz olmak üzere 4 ana bölüme ayrılabileceği söylenebilir. Bunlardan iletim ve dağıtım aşamaları doğal tekel niteliği taşıyan bölümlerdir. Başka bir ifadeyle, daha az düzenleme ve daha çok rekabetin sağlanabileceği aşamalar elektriğin üretimi ve nihai tüketiciye arzı piyasaları olarak ortaya çıkmakta, iletim ve dağıtım ise ağırlıklı olarak düzenlemeye tabi tutulmaktadır. Başka bir ifade ile toptan satış ve nihai tüketici fiyatının oluşması, alıcılar ve satıcıların karşı karşıya geldiği üretim ve tedarikçi seviyelerindeki etkileşime bağlı olup, iletim ve dağıtım hizmetlerinin bu sürece dinamik bir etkisi bulunmamaktadır. Burada hemen belirtmek gerekir ki, yukarıdaki şekilde

Sayfa 12

elektriğin fiziki akışına ilişkin yapı bulunmaktadır ve bu yönüyle iletim ve dağıtım faaliyetinin elektriğin taşınması dışında bir katkısı bulunmamaktadır. Bununla birlikte elektriğin ticari akışında iletim şirketi TEİAŞ’ın (dengeleme piyasası bakımından PMUM ile) ve dağıtım şirketlerinin alıcı ve satıcı olarak rollerinin bulunduğu görülmektedir. Elektriğin ticari akışını gösteren şema aşağıda yer almaktadır:

Şekil 1: Elektrik Piyasasının Ticari İşleyişi

ÜRETİM ŞİRKETLERİ

EÜAŞ Özel Yİ YİD İHD Mobil Otoprodüktör

Şirketler Santraller

Karardaki grafik
Karardaki grafik
Karardaki grafik

TOPTAN SATIŞ

ŞİRKETLERİ PMUM

Karardaki grafik
Karardaki grafik

(TETAŞ ve Özel

Sektör Şirketleri)

İkili Anlaşmalar

Anlaşmalar

Dağıtım Şirketleri

Serbest Tüketiciler Perakende Şirketleri

D 1, D 2, …, D 21

Serbest Olmayan

Tüketici

Bu şemadan hareketle yoğunlaşma işlemlerinde dikkate alınması gereken piyasaları şu şekilde ayrıştırmak mümkündür:

Üretim: Elektriğin üretimi

Toptan satış: Sağlayıcı tarafında üretici ve toptan satış şirketlerinin

(toptan satış şirketleri yeniden satıcı konumundadır), alıcı

tarafında ise dağıtım şirketleri, perakende şirketleri ve

Sayfa 13

serbest tüketicilerin bulunduğu, ikili anlaşmalardan oluşan

piyasa

İletim/dağıtım: Doğal tekel niteliğindeki şebeke faaliyetleri (grid

business).

Perakende satış: Serbest ve serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlar Üretim: Ticari akış bakımından dikey piyasa yapısının en tepesinde üretim bulunmaktadır. Esas itibarıyla, üretime ilişkin yatay pazar tanımının daha önceki ilgili devir kararlarında “elektrik üretimi ve satışı” şeklinde belirlendiği, üretime ilişkin yoğunlaşma değerlendirmesinde ise üretim tesislerinin kurulu kapasitelerinin dikkate alındığı görülmektedir. Bununla birlikte, sektörün dikey yapısı bütün olarak ele alındığında, sektörün ikili anlaşmalara dayalı bir rekabetçi yapıya kavuşmasının hedeflendiği görülmektedir. İkili anlaşmalar piyasasına ilişkin değerlendirmelere geçmeden önce dengeleme piyasasından kısaca bahsetmek yerinde olacaktır.

Dengeleme Piyasası ve PMUM: Piyasada arz ve talep arasında gerçekleştirilen ikili anlaşmalar çerçevesinde oluşan dengesizliklerin giderilmesi konusunda TEİAŞ bünyesinde yer alan PMUM görevlidir. Dengeleme mekanizması, ikili anlaşmaları tamamlayıcı nitelikte olup, gün öncesi dengeleme ile gerçek zamanlı dengelemeden oluşan faaliyetleri kapsamaktadır. Esas itibarıyla PMUM’un işleyişine ilişkin yapı da dinamik bir süreç içinde olup, değişiklik yapılması gündemdedir. Bu kapsamda, aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve uzlaştırmanın gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik yönetmelik taslağı halen EPDK internet sayfasında yer almaktadır. Bu noktada, dengeleme piyasasının sadece ikili anlaşmaları tamamlayıcı bir mekanizma olarak mı alınması gerektiği yoksa bu piyasaya ilişkin ayrı bir pazar tanımına mı gidilmesi gerektiği henüz belirlenmemiş olmakla birlikte, bu konunun daha çok üretim özelleştirmelerinde önem kazanacağı dikkate alınarak bu dosya kapsamında daha detaylı bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Toptan Satış (İkili Anlaşmalar): İkili anlaşmaların yapıldığı piyasada ise kamu teşebbüsü olan TETAŞ’ın mevcut en büyük toptan satıcı olarak faaliyetlerini devam ettirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme ve özelleştirme sürecinin sonunda geçiş dönemi sözleşmelerinin de sona ermesiyle TETAŞ’ın payının azalacağı ve özel sektör toptan satış şirketlerinin daha aktif hale geleceği söylenebilir. İkili anlaşmaların arz tarafında üretim şirketleri ya da üretim şirketleriyle yaptığı anlaşmalar kapsamında kendi portföyüne sahip olan yeniden satıcı konumundaki toptan satış şirketlerinin yer aldığı, bu piyasanın (ve anlaşmaların) alıcı tarafını ise dağıtım firmaları, perakende satış firmaları ve serbest tüketicilerin oluşturduğu görülmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, mevzuat kapsamında perakende satış şirketleri tanımlanmış olmakla birlikte, piyasanın fiili yapısı içerisinde henüz EPDK’dan lisans almış bir perakende satış şirketi bulunmamaktadır. Piyasanın geçmişinde serbest tüketiciler ile üreticiler arasında ikili anlaşmalar etkin bir şekilde uygulanmış olsa da, mevcut durumda TEDAŞ fiyatlarının düşük seviyede olması ve üretim şirketlerinin daha uygun fiyatlarla PMUM’a satış yapabiliyor olmasının sonucu olarak bu anlaşmaların uygulama alanının oldukça daraldığı ve serbest tüketicilerin de ağırlıklı olarak bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden alım yaptığı görülmektedir. Bu noktada, elektrik sektörüne ilişkin ana hedef olan sağlıklı ve rekabetçi yapıda işleyen bir ikili anlaşmalar piyasasının oluşması açısından,

Sayfa 14

devir işlemlerinde sadece günümüz pazar yapısı değil, geleceğe yönelik gelişmelerin de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır. Bu yönüyle bakıldığında, özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi boyunca devam edecek olan “geçiş dönemi sözleşmeleri” ile birlikte devredildiği ve söz konusu geçiş dönemi boyunca uygulanacak tarifelerin daha özelleştirmeler öncesinden düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, geçiş dönemi sonrası serbest piyasa yapısı içinde dağıtım firmaları en önemli alıcı konumunda bulunacaktır. Bu noktada, ikili anlaşmalara dayalı piyasa yapısı içinde dağıtım firmalarına yapılan satışların ayrı bir pazar olarak tanımlanarak, yoğunlaşma değerlendirmelerinde bu pazar tanımının kullanılıp kullanılamayacağı sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu değerlendirmede ilk akla gelen husus ise, dağıtım şirketlerinin elektrik ticaretinde mevcut durumdaki rolü ve 2013 yılından itibaren gerçekleştirilecek olan hukuki ayrıştırma sonundaki rolünün ortaya konması gerekliliğidir.

Bilindiği üzere dağıtım özelleştirmelerinde Rekabet Kurulu, dağıtım faaliyetlerinin diğer piyasa faaliyetlerinden hukuki olarak ayrıştırılmasını koşul olarak ortaya koymuştur. Devam eden süreçte ise yapılan Kanun değişikliği ile birlikte 4628 sayılı Kanun’un “Lisans Genel Esasları ve Türleri” başlıklı 3. maddesine aşağıdaki hüküm eklenmiştir:

“Dağıtım şirketleri, tanımlanan bu faaliyetler dışında piyasada başka bir faaliyette

bulunamaz. (Ek cümle: 9/7/2008-5784/3. md.) Dağıtım şirketleri, üretim ve

perakende satış faaliyetlerini, 1/1/2013 tarihinden itibaren ancak ayrı tüzel kişilikler

altında yürütürler.”

Bu hüküm ile birlikte, 2013 yılından itibaren dağıtım şirketlerinin esas itibarıyla perakende satış faaliyetinde bulunmayacağı, bunun yanında kuracakları ayrı bir tüzel kişilikle perakende satış yapabileceği görülmektedir. Bu noktada, sektörün gelişiminde dağıtım şirketlerinin mevcut durumdaki gibi büyük alıcılar olmayacağı, alıcıların ancak bu dağıtım şirketleri ile aynı kontrol yapısı içerisinde olan ancak hukuki olarak ayrıştırılmış perakende şirketleri olacağı, perakende şirketleri bakımından serbest piyasa ortamında bölgeler arası ticaret kısıtlaması olmayacağından hareketle, bölgesel tanımlar yapılamayacağı ve rekabetçi yapı içerisinde gelişen süreçte bugün yapılacak olan “sadece dağıtım firmalarına yapılan toptan satışlara” ilişkin bir tanımlamanın anlamını yitireceği söylenebilir. Bununla birlikte, serbestleşmeye ve perakende seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik başka ülke tecrübeleri de göstermektedir ki, teorik olarak ve mevzuat açısından bölgeler arası alım satım ve serbest tüketicilere ilişkin limitlerin azaltılması ya da kaldırılmasıyla rekabetçi alt yapı oluşturulsa da, fiili olarak rekabetçi yapıya ulaşmanın önündeki önemli engellerden birinin; yerleşik dağıtım firmalarının (incumbents) geleneksel olarak münhasıran satış yaptıkları kapatılmış tüketicilerin (captive customers), tedarikçisini seçme şansına sahip olduktan sonra dahi yerleşik dağıtım firmasından ya da bu firmayla aynı ekonomik bütünlük içerisindeki perakende satış firmasından alım yapmaya devam etmeleri, dolayısıyla söz konusu dağıtım bölgesine diğer tedarikçi firmaların girmemeleri ya da girememeleridir. Bu durumun sebeplerinden biri tüketicilerin serbestleşmiş ve rekabetçi bir elektrik piyasası kültürüne geçişte zorlanması olarak gösterilirken, diğeri de yerleşik dağıtım firmasının serbestleşme öncesi dönemden gelen avantajlarıdır. Bu nedenle, 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırma kapsamında perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilik altında sürdürecek olsalar da, mevcut özelleştirmeler

Sayfa 15

kapsamında alıcıların sadece teknik olarak dağıtım faaliyetlerini değil, geçiş döneminde münhasıran satış yapacakları müşterileri de devraldıkları ve bu bakımından söz konusu dağıtım şirketlerinin toptan satış pazarının alım tarafındaki en önemli oyuncuları oldukları söylenebilir.

Bu noktada toptan satış pazarına ilişkin ortaya çıkan yeni soru, dağıtım firmalarına yapılan satışlarla nihai tüketici konumunda olan serbest tüketicilere yapılan satışların birbirinden ayrı tanımlanması gerekliliğine ilişkindir. Esas itibarıyla her iki grupla da yapılan ikili anlaşmalar toptan satış pazarı içine alınabilirse de, talep yapıları itibarıyla dağıtım şirketlerinin ayrı olarak ele alınması gerektiği düşünülmektedir. Esas itibarıyla bu yönde yapılacak bir değerlendirmede sektörün mevcut yapısı sağlıklı bir gösterge olmaktan uzaktır. Mevcut yapıda farklı tüzel kişilikler olmakla birlikte dağıtım şirketlerinin –devir sürecinde olan BAŞKENT ve SEDAŞ dahil- 19’unun kamu teşebbüsü niteliğinde olduğu, bu şirketlerin geçiş dönemi boyunca sürecek olan EÜAŞ ve TETAŞ ile yapılmış enerji alım anlaşmaları bulunduğu ve nihai tüketiciye yapacakları satışların da düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Serbest tüketiciler açısından bakıldığında da, geçmişte üreticilerle ikili anlaşmaları bulunan serbest tüketicilerin Ağustos 2006’da dengeleme piyasasının işlemeye başlamasıyla birlikte (üreticilerin ikili anlaşma yapmak yerine PMUM’a satış yapmayı tercih etmeye başlamaları sebebiyle) alımlarını dağıtım firmalarından yapmak durumunda kaldıkları, dolayısıyla toptan satış pazarı kapsamında alıcı tarafında büyük nihai tüketicilerin bulunduğu pazarın bir hayli daraldığı görülmektedir. Mevcut durum böyle olmakla birlikte, sektörün iyi işleyen rekabetçi bir yapıya kavuşması halinde de dağıtım firmalarının (ya da bu firmalarla aynı ekonomik bütünlük içinde yer alacak olan perakende satış firmalarının) büyük nihai tüketicilerden ayrılması gerektiği söylenebilir. Şöyle ki, dağıtım firmaları mevcut durumda münhasıran sahip oldukları tüketici portföyüyle toptan satış pazarında alıcı olan diğer büyük tüketicilerden tamamen farklı bir talep yapısına sahiptir. Bu noktada, her ne kadar geçiş dönemi sonrasında mevcut sözleşmeler ortadan kalkacak ve ayrıca dağıtım şirketleri de 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırmayı gerçekleştirecek olsa da, ileride oluşacak sağlıklı bir elektrik piyasası açısından mevcut durumda yapılacak dağıtım özelleştirmeleri açısından dağıtım şirketlerine yapılan satışların ayrı bir pazar olarak tanımlanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, “Değerlendirme” bölümünde de görüleceği üzere bu yönde yapılacak en dar pazar tanımının dahi bu dosya kapsamında sonucu değiştirmiyor olması nedeniyle, toptan satışlara ilişkin olarak mezkur dosya kapsamında nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir.

Perakende Faaliyetleri: Elektriğin perakende satışı, nihai tüketicilere satışları kapsamaktadır. Perakende satışlarına ilişkin piyasa esas itibarıyla sadece dağıtım şirketleri ve henüz piyasada bulunmayan perakende şirketlerinin satış yapabildikleri serbest olmayan tüketiciler ile tedarikçisini seçebilme şansına sahip olan serbest tüketicilerden oluşmaktadır. Bu noktada mevzuattan kaynaklanan bu durum dikkate alınarak piyasanın serbest tüketici ve serbest olmayan tüketicilere satışlar olarak ayrılması doğru olmayacaktır. Şöyle ki; serbest tüketici limiti EPDK tarafından belirlenmekte olup zaman içinde düşürülmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla serbest tüketici limitinin sıfıra indiği andan itibaren mevzuat açısından tüm tüketiciler serbest tüketici olarak kabul edilecektir. Bu nedenledir ki, ilgili pazar tanımı açısından ileriye dönük bir

Sayfa 16

değerlendirmede, mevzuat açısından serbest olan ve olmayan tüketiciler arasındaki ayrımdan ziyade, tüketici özellikleri bakımından büyüklük, iletim hattına doğrudan bağlı olmak ve benzeri özellikleri bakımından yapılabilecek ayrımlar önem kazanmaktadır. AB Komisyonu kararlarında da perakende satışlara ilişkin pazarın büyük endüstriyel tüketiciler ve diğer küçük ölçekli endüstriyel, ticari ve hanehalkından oluşan tüketiciler olarak ikiye ayrıldığı görülmektedir. Bununla birlikte, dağıtım özelleştirmeleri açısından perakende satışlara ilişkin olarak yapılacak tanımın değerlendirmeyi etkilemeyecek olması nedeniyle bu dosya kapsamında nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir.

H.4. Değerlendirme

İlgili ürün pazarı olarak belirlenen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle MERAM’ın bu pazar açısından %100 pazar payına sahip olduğu dikkate alındığında, tek başına bu durum sebebiyle dahi bildirime konu devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

H.4.1. Hukuki Ayrıştırma

Rekabet Kurulu TEDAŞ’ın özelleştirilmesine ilişkin oluşturduğu 21.7.2005 tarihli Kurul Görüşünde;

“Geçiş döneminin sonuna kadar dağıtım faaliyetlerinin ve diğer elektrik piyasası

faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılmasının Rekabet Kurulu’nun nihai izin

koşulu olduğu”

hükmüne yer vermiştir. Nitekim dağıtım özelleştirmeleri kapsamında olmamakla birlikte, ayrı bir sürecin devamı niteliğindeki Aydın-Muğla-Denizli bölgesinin dağıtım faaliyetlerinin Aydem tarafından devralınmasına ilişkin işlemde, Aydem tarafından söz konusu hukuki ayrıştırmanın yapılacağına ilişkin taahhüt ile birlikte Kurul devre izin vermiştir. Bildirime konu işlem ise özelleştirme programı içinde gerçekleştirilmektedir ve konuya ilişkin Rekabet Kurulu görüşüne dayanılarak hazırlanan İhale Şartnamesinin 17. maddesi uyarınca teklif sahipleri söz konusu ayrıştırmayı yapacaklarını taahhüt etmiş bulunmaktadırlar. Ayrıca, 4628 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin ardından dağıtım firmalarının 2013’ten itibaren üretim ve perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilikler altında göstermeleri bir yükümlülük haline gelmiştir. Dolayısıyla, Kurul’un konuya ilişkin koşulunun yerine geldiği anlaşılmaktadır.

H.4.2. Kanun’un 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirme

Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamındaki değerlendirmelere geçmeden önce 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan pazar eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek yerinde olacaktır. Şöyle ki, 4628 sayılı Kanun ile gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim kapasitesi bakımından %20 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar bakımından ise %10 sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri açısından üretim ve toptan satıştaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu sınırlamalar özellikle özelleştirme sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak adına önemli olmakla birlikte, 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede “hakim durum yaratılması veya hakim durumun daha da güçlendirilmesi” yönünde yapılacak tespitler önem kazanmaktadır. Rekabet politikası açısından ise söz konusu devir işlemlerine

Sayfa 17

ilişkin değerlendirmede piyasada etkinliği artırmak hedefi çerçevesinde, elektrik sektörünün özelliklerinden kaynaklanan ölçek ekonomisinin sağlayacağı etkinlik ile rekabetçi yapının getireceği etkinliği sağlamaya yönelik devirlerde konulacak sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem kazanmaktadır. Bu kapsamda dağıtıma ilişkin özelleştirmeler aşağıda (yatay) yoğunlaşmalar ve dikey bütünleşmeler alt başlıkları altında değerlendirilecektir.

H.4.2.1. Yoğunlaşmaya İlişkin Değerlendirme

Elektrik dağıtım hizmeti pazarı açısından bakıldığında MERAM’ın ve diğer dağıtım şirketlerinin doğal tekel konumunda olduğu ve özelleştirme işlemlerinin kamu tekelinin özel tekele devri niteliğinde olacağı, başka bir ifadeyle mevcut hakim durumun korunacağı görülmektedir. Perakende satış hizmetleri bakımından da özellikle serbest olmayan tüketiciler açısından piyasada faaliyette olan perakende satış firmalarının bulunmadığı ve dağıtıcının perakende satış tarifesinin düzenlemeye tabi olduğu da dikkate alındığında, anılan özelleştirme işlemiyle düzenlenmiş bir alanın devrinin söz konusu olduğu söylenebilir. Bu bakımdan devir işleminin alıcı taraf her kim olursa olsun mevcut hakim durumun (tekelin) el değiştirmesi anlamına geleceği, dolayısıyla yeni bir hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmayacağı görülmektedir.

Bununla birlikte, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin sadece şebeke hizmetlerinin devri yönüyle değil, toptan satış pazarının talep tarafında piyasanın oluşması yönüyle de ele alınması gerekmektedir. Mevcut durumda dağıtım firmaları bölgelerindeki serbest olmayan tüketicilerin münhasır tedarikçisi oldukları gibi, serbest tüketicilerin de büyük bölümüne satış yapmaktadır. Söz konusu yerleşik dağıtım firmalarını devralacak olan teşebbüs, dağıtıma ilişkin teknik faaliyetlerle birlikte perakende satış işini ve müşteri portföyünü de devralacaktır. Geçiş dönemi sonunda bütün tüketicilerin serbest tüketici statüsüne geçmesinin beklenmesi ve 2013’ten itibaren dağıtım firmalarının perakende faaliyetlerini ayrı tüzel kişilik altında sürdürecek olması, dağıtım bölgelerine yeni tedarikçilerin girerek rekabetçi bir baskı yaratmaları beklentisini beraberinde getirse de, dağıtım faaliyetleriyle birlikte müşteri bilgilerine sahip olmak ve tüketici gözünde bölgenin dağıtım firması konumunda olmak gibi hususlar söz konusu dağıtım şirketlerine rekabetçi avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle, özelleştirmeye tabi olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar piyasasının talep tarafından da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz konusu devir işlemlerinin toptan satış pazarında alım gücü bakımından da yoğunlaşma oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu kapsamda, daraltılmış pazar tanımı olan dağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar itibarıyla bakıldığında, Türkiye’deki dağıtım şirketlerinin 2007 yılı itibarıyla yapmış oldukları alım ve satımlar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Tablo 15: Dağıtım şirketlerine ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2007)
Elektrik Elektrik KaçakKaçakki Pay teki Pay
Bölge Dağıtım Şirketi İsmi (GWh) (GWh) (GWh)Oranı (%)(%) (%)
1 Dicle Elektrik 12608 4451 815864,708,38 3,47
2 Vangölü Elektrik 2292 1004 128856,201,52 0,78
3 Aras Elektrik 2116 1495 62129,401,41 1,16
4 Çoruh Elektrik 2382 2096 28612,001,58 1,63

Alınan Satılan

Alınan Satılan Kayıp ve Kayıp ve Elektrikte Elektrik

Sayfa 18

5Fırat Elektrik2374 211326111,001,581,65
6Çamlıbel Elektrik2161 19721898,801,441,54
7Toroslar Elektrik14484 1306814169,809,6310,18
8Meram Elektrik5889 54264627,903,914,23
9BAŞKENT Elektrik10913 99669478,707,257,77
10Akdeniz6168 55925769,304,104,36
11Gediz Elektrik14261 1303312288,609,4810,16
12Uludağ Elektrik10188 94427467,306,777,36
13Trakya Elektrik5439 50094307,903,623,90
14İstanbul A. Yakası9008 81668439,405,996,36
15Sakarya Elektrik8411 78905216,205,596,15
16Osmangazi Elektrik5089 47693206,303,383,72
17Boğaziçi Elektrik20559 17987257312,5013,6714,02
18Kayseri Elektrik2420 22391817,481,611,74
19AYDEM6081 56584237,004,044,41
20Göksu Elektrik3390 31212708,002,252,43
21Yeşilırmak Elektrik4213 38303839,102,802,98
TOPLAM150446 1283272212214,7100,00100

Tablodan da görüleceği üzere, MERAM’ın bütün dağıtım şirketleri içinde satılan elektrikteki payı %4,23’tür. Teklif sahibi üç teşebbüsün de mevcut her hangi bir dağıtım şirketi bulunmadığı dikkate alındığında, tek başına bu devir işleminin alım gücü bakımından yeni bir hakim durum yaratmasının söz konusu olmadığı söylenebilir. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus Kiler Grubunun MERAM dışında ARAS özelleştirmesine de katıldığı ve en yüksek teklifi verdiğidir. Dolayısıyla MERAM devrine ilişkin olarak anılan teşebbüs hakkında yapılacak değerlendirmeler açısından ÖİB’nin her iki bölgeyi de aynı teşebbüse vermeyi kararlaştırması ihtimalinin de değerlendirmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Dağıtım şirketlerinin satışları içinde ARAS’ın payının %1,16 olduğu görülmektedir. Bu durumda her iki bölgenin aynı teşebbüse verilmesi halinde toplam pay %5,39’a ulaşacaktır. Rekabet hukuku uygulamalarında hakim duruma ilişkin değerlendirmelerde pazar payı oranlarının en önemli gösterge olduğu ve genellikle %40 seviyesinden itibaren devralma işlemlerinde hakim durum yaratılmasına ilişkin tespitlerde bulunulduğu görülmektedir. Bununla birlikte, söz konusu devir işlemini herhangi bir devir işleminden ayıran unsurlar, ülke çapında tekel olan dağıtım ağının yatay anlamda ayrıştırılarak devredilme sürecinin başlamış olması ve ayrıca dağıtımda başlayan özelleştirmelerin üretimde de devam etmesi ile birlikte bu işlemler sonucunda serbestleşmeye yönelik geçiş dönemi sonrası piyasa yapısının oluşacak olmasıdır. Bunun dışında elektriğin homojen bir ürün olması, maliyet yapılarının benzerliği, şeffaflık, piyasa işleyişinde bilgi akışının hızı ve benzeri özellikler elektrik sektöründe birlikte hakim durum oluşturulmasını kolaylaştıran unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle %40’ın altında bir paya ulaşılması halinde de devralma işleminin hakim durum yarattığını ileri sürmek mümkün olabilecektir. Bu noktada hangi paya ulaşıldığında hakim durum yaratıldığı sorusunun yanında hangi paya kadar hakim duruma ilişkin herhangi bir risk bulunmadığı yönünde bir tespit de önem kazanmaktadır. Dağıtım bölgeleri içinde en büyük tüketim seviyesine sahip olan İstanbul Avrupa yakası dağıtım şirketi olan Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin toplam içindeki payının %14,02 olduğu dikkate alındığında, yaklaşık %15’e kadar olan devralmaların detaylı bir değerlendirmeye gerek kalmaksızın hakim durum yaratma durumunun olmayacağını söylemek mümkündür. Bir teşebbüsün devraldığı dağıtım

Sayfa 19

şirketleriyle sahip olduğu payın %15’i geçmesi halinde her devir işlemi özelinde hakim duruma geçilip geçilmediği yönünde değerlendirme yapmak gerekecektir. Bu değerlendirmelerde yoğunlaşma oranı ve dikey bütünleşme gibi unsurların yanında dağıtım bölgelerinin birbirleriye kıyaslanabilir şekilde farklı teşebbüsler tarafından devralınmasının da önemli olduğu görülmektedir. Şöyle ki, dağıtım faaliyetleri büyük oranda düzenlemeye tabi olup, EPDK’nın denetimi ve düzenlemesi altındadır. Bu noktada özellikle doğal tekel sahiplerinin düzenleme yapan otoritelere karşı asimetrik bilgiye sahip olmaktan kaynaklanan bir avantajı bulunmaktadır. Dolayısıyla söz konusu kıyaslama şansının ortadan kaldırılması, bu doğal tekelleri elinde tutan teşebbüslerin tarifelerle ilgili ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü de beraberinde getirebilecektir. Söz konusu doğal tekellerin bu yönde elde edecekleri avantajla tarifeler üzerindeki etkilerini artırmalarının olumsuz sonuçları şüphesiz tüketiciye yansıyacaktır. Bu noktada düzenleyici kurumlar için birbirine benzer yapıda farklı doğal tekellerin birbirleriye kıyaslanabilmesinin, bu doğal tekellerin düzenlenmesindeki etkinliği artıracak bir husus olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu gruplandırmada dağıtım bölgelerinin kayıp-kaçak oranları, sanayi yoğunluğu, köy yoğunluğu, abone yoğunluğu gibi kriterler dikkate alınabilir. Dolayısıyla, %15’i geçen devralmalarda hakim durum yaratılıp yaratılmadığının değerlendirilmesi aşamasında bu hususun da dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

MERAM ve ARAS devirlerine geri dönülecek olursa, her iki bölgenin toplam tüketiminin bütün dağıtım şirketleri toplam tüketimi içindeki payı %5,39’dur. Bu nedenle, MERAM’ın, ARAS özelleştirmesinde en yüksek teklifi veren Kiler Grubuna devredilmesinde bir sakınca bulunmadığı gibi, diğer iki teklif sahibi firmadan herhangi birine devredilmesinin de yatay yoğunlaşma açısından hakim durum yaratmasının söz konusu olmadığı ve dolayısıyla bir sakınca doğurmayacağı anlaşılmaktadır.

H.4.2.2. Dikey Bütünleşme

Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim, iletim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılması öngörülmekle birlikte, üretim ve perakende satış faaliyetlerinin bütünleşmesinin engellenmediği görülmektedir. Dikey bütünleşme sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen olumlu sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili anlaşmaların azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir. Bunun yanında, spot piyasada oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla dikey bütünleşmenin bir risk olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım firmaları açısından, dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından hiçbir risk taşımadığını söylemenin mümkün olmadığı görülmektedir.

Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması açısından, dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili anlaşmalar yapmaları, yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin

Sayfa 20

tüketicilere yansıtılması riskini taşımaktadır. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim-perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hakim durum yaratma riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Bu noktada, bir önceki bölümde dağıtım/perakende seviyesinin ele alınmış olmasından hareketle, aşağıda kısaca Türkiye üretim pazarına göz atılacaktır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, elektrik piyasasında üretim kapasitesi bakımından da kamunun egemenliği söz konusudur. Türkiye’de 2007 yılı itibarıyla kurulu gücün üretici kuruluşlara göre dağılımı aşağıdaki tabloda görüldüğü gibidir:

Tablo 16: Türkiye’nin Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)
KuruluşOran
KuruluşlarTermikHidroelektrik RüzgarToplamı(%)
EÜAŞ8690,911.350,320.041,248,7
EÜAŞ'A Bağlı Ortaklık Santralleri3.834,03.834,09,3
Ankara Doğal Elektrik (Özelleşti)30,0111,3141,30,3
İHD Santraller620,030,1650,11,6
Mobil Santraller262,7262,70,6
Yap İşlet Santralleri6.101,86.101,814,8
Yap İşlet Devret Santralleri1.449,6982,0 17,42.449,06,0
Serbest Üretim Şirketleri3.318,1421,5 307,04.046,59,8
Otoprodüktör Santralleri3.066,9558,2 1,23.626,38,8
TOPLAM27.374,013.453,4 325,641.152,9
Kaynakların K. Güce Katkısı (%)66,532,7 0,8%100

Burada hemen belirtmek gerekir ki, EÜAŞ’a ait santraller (%48,7), EÜAŞ’ın bağlı ortaklıkları (%9,3) ve YİD (%6), Yİ (%14,8), İHD (%1,6) ve Mobil santraller (%0,6) gibi üretimini yaptıkları elektriği anlaşmalar çerçevesinde devlete satan santraller dikkate alındığında, Türkiye kurulu gücünün yaklaşık %81’inin kamu kuruluşu ve onlarla ilişkili şirketler tarafından işletildiği görülmektedir.

Teklif sahiplerinden Kiler Grubu’nun elektrik üretimi alanında inşaatı devam

3

eden lisans almış santral yatırımları bulunsa da, mevcut elektrik üretimi bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kiler’in yatay ya da dikey bütünleşme ile rekabetçi bir risk oluşturmayacağının açık olduğu görülmektedir.

İhalede en büyük teklifi veren Alsim Alarko’nun kontrolüne sahip olan Alarko Holding’in ortağı olduğu Altek Alarko Elektrik Santralleri Tesis, İşletme ve Ticaret A.Ş.’nin (Altek) faal elektrik üretim tesislerine ilişkin tablo aşağıdadır:

Tablo 17: Altek’in Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)

Üretim Tesisi Yakıt Cinsi Kapasite (MW)

Hasanlar Hidroelektrik 9,35

BerdanHidroelektrik10
Tohma-MedikHidroelektrik12,5
KırklareliKombine Çevr. Doğalgaz81,99
Toplam113,84
Altek’in K. Gücünün Türkiye K. Gücüne Oranı (%)0,27%

3 Söz konusu lisans almış santral yatırımlarının toplam büyüklüğü (….) MW civarındadır.

Sayfa 21

Ayrıca Alarko Holding’in ve Altek’in yapım ve lisans aşamasında olan toplam (………..) MW’lık elektrik üretim tesisi yatırımı bulunmaktadır. Tablo 17’deki faal üretim santrallerinin tümü ve yatırımlarının (……..) MW’lık bölümü Altek’e aittir. Söz konusu teşebbüs Societe Nationale D’Electricite Et De Thermique ve Alarko Grubu tarafından ortak olarak kontrol edilmektedir. Dolayısıyla Alarko Grubu’nun mevcut durumda tek başına kontrol ettiği bir üretim kapasitesi bulunmamaktadır. Alarko Holding’in toplam (……..) MW’lık santral yatırımı bulunmaktadır.

İhalede en yüksek üçüncü teklifi veren Cengiz Holding’in sahip olduğu faal elektrik üretim tesislerinin kurulu gücüne ilişkin tablo aşağıdadır:

Tablo 18: Cengiz Holding’in Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü (2007, MW)

Üretim Tesisi Yakıt Cinsi Kapasite (MW) Oymapınar (Otoprodüktör) Hidroelektrik 540 Seydişehir (Otoprodüktör) 11,93 Murgul Hidroelektrik 4,5 Toplam 556,43 Cengiz Holding’in K. Gücünün Türkiye K. Gücüne

Oranı (%) 1,35% Ayrıca Cengiz Holding’in yapım aşamasında olan toplam (…..) MW’lık elektrik üretim tesisi yatırımı bulunmaktadır.

Tablolardan da görüldüğü üzere Alarko Holding ve Cengiz Holding’in sahip oldukları kurulu gücün Türkiye kurulu gücü içindeki payları %0,27 ve %1,35’tir. Bu teşebbüslerin yaptıkları satışların Türkiye fiili toplam tüketimi içindeki payı aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Tablo 19: Türkiye Elektrik Enerjisi Üretimi (2007, GWh)
EÜAŞ73.839,2
EÜAŞ'A Bağlı Ortaklık Santralleri18.488,2

Ankara Doğal Elektrik 215,9

İşletme Hakkı Devredilen Santraller 4.267,5

Mobil Santraller 797,3

Yap İşlet Santralleri 44.970,5

Yap İşlet Devret Santralleri14.255,7
Serbest Üretim Şirketleri19.398,6
Otoprodüktör Santralleri15.325,4
TÜRKİYE ÜRETİM TOPLAMI191.558,1

DIŞ ALIM 864,3

ÜRETİM+DIŞ ALIM192.422,5
DIŞ SATIM2.422,2
TÜRKİYE TÜKETİM TOPLAMI190.000,3
Altek’in Toplam Üretimi(……..)
Cengiz Holding Toplam Üretim(…….)

Cengiz Holding Toplam Üretiminin Türkiye

Toplam Üretimine oranı (….)%

Bütün bu veriler göstermektedir ki, teklif sahibi teşebbüslerin sahip oldukları üretim kapasiteleri dikey bütünleşme açısından rekabetçi risk doğuracak büyüklükte değildir. Dikey bütünleşme konusu, dağıtım ve üretim özelleştirmelerinde izlenen strateji kapsamında daha sonra gerçekleşecek olan üretim özelleştirmeleri aşamasında daha dataylı değerlendirmeyi gerektirecek bir husus olarak görülmektedir. Bu çerçevede, Alarko Holding, KİLER ya da

Sayfa 22

Cengiz Holding’ten herhangi birinin MERAM’ı devralmasının dikey bütünleşme açısından da hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesi bakımından bir sakınca doğurmadığı değerlendirilmektedir.

H.4.3. İhale Şartnamesinin 20. Maddesi Kapsamında Değerlendirme

MERAM’ın özelleştirilmesine ilişkin 5.5.2008 tarihli ihale şartnamesinin “devir ve teslim” başlıklı 20. maddesi ihale sonucu ÖYK kararının ardından yapılacak devrin en az %51’ini ihaleye teklif veren teklif sahibinin oluşturacağı şirket ile tamamlaması öngörülmektedir. Söz konusu hüküm şu şekildedir;

”İhale sonucunda ÖYK tarafından tüzel kişiye satışın yapılmasına karar verilmesi

halinde, Teklif Sahibi’nin talebi durumunda idarece belirlenecek süre içerisinde

sermayesinin en az %51’ini (elli bir) ihaleye teklif veren teklif sahibinin

oluşturacağı bir anonim şirket kurulacak ve Hisse Satış Sözleşmesi bu surette

kurulacak anonim şirket ile yapılacaktır.

İhale sonucunda ÖYK tarafından Ortak Girişim Grubu’na satışın yapılmasına

karar verilmesi halinde, İdarece belirlenecek süre içinde, Ortak Girişim Grubu

Beyannamesindeki pay oranları esas olmak üzere sermayesinin en az % 51’ini

(ellibir) ihaleye telif veren Ortak Girişim Grubu üyelerinin oluşturacağı bir “Anonim

Şirket” kurulacak ve Hisse Satış Sözleşmesi bu surette kurulacak anonim şirket ile

yapılacaktır.

İhale sonucunda Teklif Sahibi’nin kuracağı ve sermayesinin en az % 51’ini (elli bir)

Teklif Sahibi’nin oluşturacağı anonim şirketteki diğer hissedarların Rekabet

Kurulundan ve EPDK nezdinde Kurul’dan İdare’ce belirlenecek süre içinde izin ve

onay alması ve İdare ye başvurması gerekmektedir.”

Hiç şüphesiz, İhale Şartnamesinin 20. maddesi ile teklif sahibine verilen hakkın kullanılması aşamasında en az % 51’i teklif sahibi tarafından oluşturulacak yeni tüzel kişideki diğer hisselerin farklı bir teşebbüse ait olması ve bir kontrol değişikliğinin söz konusu olması halinde, bu işlemin yeni bir devir işlemi olarak ele alınması ve 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmeyle yeni oluşuma izin verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekecektir. Yeni kurulacak anonim şirketin hissedarları içinde Teklif Sahibi dışında rekabet hukuku çerçevesinde farklı bir teşebbüsün bulunmaması halinde ise söz konusu işlemin yeni bir devir işlemi olarak bildirilmesine gerek olmadığı, mezkûr bildirim kapsamında verilen kararın yeterli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, bu özelleştirme kapsamında, ÖYK kararının ardından MERAM’ın hisselerini devralacak şirketin hisselerinin % 51’inin Teklif sahibine ait olması ve kontrolün de Teklif Sahibine ait olması durumunda anılan durumun yeni bir işlem olarak nitelendirilemeyeceği ancak devralacak yeni şirketin içinde Teklif Sahibi dışında başka teşebbüslerin bulunması ve kontrolün bunlarla ortak olması durumunda bu işleme ilişkin bildirim yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Sayfa 23

I. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,

1- Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş. veya Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye veya Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından devralınması işleminin, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna,

2- Adı geçen teklif sahiplerinden herhangi biri tarafından gerçekleştirilecek muhtemel devralma işlemi sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına, bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığına

OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.