Aksi durumda ise, acente tüm bu risklere kendisi katlanmaktadır ve dolayısıyla yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için kendi pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda, söz konusu sözleşme Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilecek ve Tebliğ kapsamında bir değerlendirmeye tabi tutulabilecektir.
Kılavuzda acentelik sözleşmelerine Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici faktör olan riskin kimde olduğunun tespitinde, teşebbüsler arasındaki hukuki ilişkinin yanı sıra pazarın ekonomik durumunun da dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede örneğin,
Taşıma masrafları da dahil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım
veya satımına ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması,
Acentenin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak
katkıda bulunmaya zorunlu tutulması,
Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp
malların maliyeti gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan
ürünleri acentenin müvekkile iade edememesi,
Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle
yükümlü tutulması,
Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından
gerekli olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar
yapmak zorunda bırakılması,
Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı
acentenin sorumlu olması,
Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı,
acentenin, komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk
taşıması
şeklinde sayılan hallerden bir ya da daha fazlası söz konusu olduğunda, taraflar arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınacağı da ifade edilmiştir.
Ancak, yukarıda sayılanlar ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkilin katlanması durumunda dahi, acentelik anlaşmasının rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı olduğu haller bulunabilmektedir. Bu durum, özellikle, birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri birbirlerine aktardıkları zaman ortaya çıkabilmektedir. Bu şekilde bir bilgi aktarımı veya rekabeti engelleyici herhangi bir eylem söz konusu olduğunda, acentelik anlaşmaları da Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilmektedir.
Başvuruda, Marketweb’in ilgili ürün pazarındaki mevcut müşteri portföyünü Sabancı Telekom’a devredeceği ve kurumsal internet erişim hizmeti pazarından tamamen çekileceği, ancak diğer alt sınıflardaki faaliyetlerine devam edeceği belirtilmektedir. Bu şekilde Marketweb’in, bundan böyle acente olarak davranarak Sabancı Telekom tarafından verilecek kurumsal internet erişim hizmetini pazarlayacağı, bundan sonra gelecek olan müşterilere yapmış olduğu kurumsal paket pazarlaması sonucunda bir komisyon almaya hak kazanacağı ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, yapılacak işteki ticari riskin tamamen Sabancı Telekom üzerinde kalacak olduğu, ürünün faturasının da Sabancı Telekom tarafından düzenleneceği, dolayısıyla