yapılanmalar aracılığıyla rakip GSM operatörleri ile çalışmasına ilişkin kurumsal politikası ve uygulamaları hakkında bilgi (bu uygulamaların ekonomik ve hukuki gerekçelerini gösterecek şekilde)” talebine ilişkin olarak Turkcell tarafından aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
“Bu kapsamda, iş/çözüm ortakları ile Şirketimiz arasında imzalamış olan
sözleşmelerde de, anılan firmalara, aboneler farklı bir talepte bulunmadığı
sürece sunum ve demolarını Turkcell hatları ile yapma yükümlülüğü dışında
bir yükümlülük getirmemektedir. Şirketimiz, işbirliği yaptığı firmalara
sağlamış olduğu satış, pazarlama, eğitim, prim vb. destekler aracılığıyla,
belirli bir ürün/markaya yatırım yaptığında, haklı olarak, iş/çözüm ortağının
bu ürün/markanın satışı sırasında oluşan fırsatlardan haberdar edilmeyi ve
iş/çözüm ortaklarının, rakip operatörlere Şirketimiz tarafından
desteklenenlerden farklı ürünlerle ve/veya farklı isimlendirilmiş ürünlerle
hizmet vermesi beklenmekte; Şirketimiz tarafından desteklenen bir
ürün/markanın, rakip bir GSM operatörünün markasıyla birlikte satışa
sunulması, haklı olarak arzu edilmemektedir. Ancak bu durum, Şirketimiz
tarafından desteklenenler dışında kalan marka/ürünler bakımından geçerli
değildir. Bir başka anlatımla, anılan Sözleşme hükmünde öngörülen
yükümlülük, Şirketimizle çalışan iş/çözüm ortaklarının, Şirketimiz tarafından
desteklenenler dışında kalan marka/ürünlerin, rakip GSM operatörlerinin
markalarıyla birlikte lanse edilmesini ve aynı GSM operatörünün
müşterilerine hizmet sunmalarını engellememektedir.”
Yer verilen açıklamadan, Turkcell’in İş Ortaklığı Sözleşmesi’nin söz konusu hükmünü rekabet etmeme yükümlülüğü olarak algıladığı ve bu doğrultuda kullanmak amacıyla sözleşmede yer verdiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, söz konusu hükmün rekabet etmeme yükümlülüğü niteliğinde olduğu, alıcıların pazarda serbestçe faaliyet göstermelerine engel olarak rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırıcı etki doğurabileceği ve bu gerekçelerle İş Ortağı Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda “Hakim Durum Analizi” bölümü altında yapılan değerlendirmeler ışığında, Turkcell’in ilgili pazardaki pazar payının yürürlükteki 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde düzenlenen %40’lık pazar payını aştığının tespiti sebebiyle söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışında kaldığı ve grup muafiyetinden yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla, anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanmayacağı hususunun incelenmesi gerekmektedir.
Kanun'un 5. maddesine göre, anlaşmaların söz konusu maddede belirtilen dört koşulun tamamını sağlaması halinde, 4. maddenin uygulanmasından muaf tutulmaları mümkündür.
(a) Malların üretim ve dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileştirmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması:
Turkcell ile araç takip firmaları arasındaki anlaşmalar, araç takip hizmeti isimli yeni bir katma değerli hizmetin oluşturulmasına ve bunun etkin bir şekilde sunulmasına hizmet eden anlaşmalar olmaları sebebiyle birinci koşulu gerçekleştirmektedir.