16-36/616-276
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Güllük Limanı
(5) Muğla ili Güllük Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Güllük Limanı, 1981 yılında Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye (TDİ) devredilen tesislerden biri olup, 2006 yılına kadar bölgede çıkarılan feldspat madenini ihraç eden firmaların yükleme ve boşaltma yaptıkları bir liman olarak hizmet vermiştir. Bu dönemde liman yükleme ve boşaltma hizmetlerine ek olarak genel kargo, dökme yük, pilotaj, tartı ile atık ve tatlı su satış hizmetleri sağlamıştır. Liman kapasitesinin zaman içinde yükleme ve boşaltma işlemleri için yetersiz kalması ve şehir merkezine getirdiği kamyon trafiği sebebiyle Yüksek Planlama Kurulunun 28.12.2004 tarihli kararı doğrultusunda TDİ Güllük Limanı’nın 5 km kuzeyine yeni bir yük limanı inşa edilmesine karar verilmiştir. 2006 yılının Haziran ayında yap-işlet- devret modeli ile inşa edilen yeni gemi yanaşma iskelesinin hizmete girmesiyle yükleme ve boşaltma işlemleri yeni limana kaydırılmıştır. Bu tarihten itibaren TDİ Güllük Limanı, yük limanı olarak hizmetlerini sona erdirmiştir.
(6) Ege Bölgesi’ndeki önemli turizm merkezlerine karayolu ve denizyolu bağlantısı olan Güllük Limanı, Milas-Bodrum havalimanına 8 km mesafede olması sebebiyle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerden de rahatça ulaşılabilecek konumdadır.
(7) Atıl durumda bulunan tesisin bu stratejik konumundan ve coğrafi avantajlarından en üst düzeyde yararlanabilmek için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından limanın yat limanına dönüştürülmesine ilişkin çalışmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda hazırlanan imar planına göre, limanın yat limanı olarak hizmet vermesi ve toplam alanının 5.975 m [2]’den 17.276 m [2]’ye çıkarılması planlanmaktadır. Dalgakıran, yat bağlama yerleri ve diğer sosyal faaliyet alanlarının yapılması ile birlikte TDİ Güllük Yat Limanı’nın 260 yat bağlama kapasitesine sahip bir yat limanı olarak faaliyet göstermesi planlanmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
(8) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında, inceleme konusu işlemin gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabetçi açıdan endişeler yaratmaması ya da alternatif tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etkinin söz konusu olmaması durumunda pazar tanımının yapılmayabileceği ifade edilmiştir. Pazar tanımı yapmanın değerlendirmeye herhangi bir etkisinin olmayacağı anlaşıldığından, ilgili ürün pazarı ve ilgili coğrafi pazar belirlenmemiştir.
G.3. Değerlendirme
(9) 2013/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde özelleştirme yolu ile devralma işlemlerinde; “… özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya hizmet üretimine yönelik birimin cirosunun 30 milyon Türk Lirasını aşması halinde, ihale şartlarının kamuoyuna duyurulmasından önce, Rekabet Kurumuna ön bildirimde bulunularak, rekabetçi bir yaklaşım ile özelleştirme sonucu pazarda ortaya çıkacak sonuçlara ilişkin genel ve 4054 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında ortaya çıkabilecek mahzurlara ilişkin spesifik unsurlara ilişkin değerlendirmeleri içerecek ve bu konularda ihale şartnamesinin hazırlığına esas olacak Rekabet Kurulu görüşünün alınması zorunludur” ifadeleri yer almaktadır.
(10) 2013/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde ise, “Bu Tebliğ uyarınca Rekabet Kurumuna ön bildirimde bulunulması zorunlu olan özelleştirme yolu ile devralma işlemlerinin hukuki geçerlilik kazanabilmeleri için Rekabet Kurulundan izin alınması zorunludur.” denilmektedir.