Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd.

Competition Infringement20-06/62-34Decision date: 23.01.2020Publication date: 15.06.2020

Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd. Şti.) ve Mastervolt International Holding BV tarafından, Eltesan Mobil Teknloji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Mastervolt markalı ürünlerin parallel ithalat yoluyla Türkiye’de satışını yapmasının engellendiği iddiası üzerine alınan 11.05.2016 tarih ve 16-16/278-122 sayılı Kurul kararının Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.11.2018 tarih ve E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine 10.01.2019 tarih ve 19-03/25-M sayılı Kurul kararı ile Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd. Şti.) ve Mastervolt International Holding BV hakkında yürütülen ek çalışma.

Decision details

Case number
20-06/62-34
Decision date
23.01.2020
Publication date
15.06.2020
Decision type
Competition Infringement (Rekabet İhlali)

Decision text

20 pages · 63.675 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2010 - 2 - 216(Soruşturma)
Karar Sayısı: 20 - 06/62 - 34
Karar Tarihi: 23.01.2020

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Şükran KODALAK

Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN

B. RAPORTÖRLER: Başak TEK Ç AM, Ahmet YALÇIN, Esma AKSU,

Kübra Dilara AYAR, Ömer Mert AKÇİL

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - Eltesan Mobil Teknoloji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.

Temsilcisi: Av. Ahmet MUTLU

Bahariye Cad. Hacışükrü Sok. 18/2 Kadıköy/İstanbul

D. HAKKINDA SORUŞTURMA

YAPILANLAR: - Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Artı

Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd. Şti.)

Temsilcileri: Av. Kamile Dicle AKSOYDAN GÜNAYDIN,

Av. Emrah SEVGİ, Av. Altan Görkem ALPER

Küçükbakkalköy Mah. Dud ullu Cad. Brandium Residence 23 -

25/A R 1 Blok No:140 Ataşehir /İstanbul

- Mastervolt International Holding BV

Snijdersbergweg 93 1105 AN Amsterdam HOLLANDA

(1) E. DOSYA KONUSU: Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Ar tı Marin Elektrik Dış Ticaret Lt d. Şti.) ve Mastervolt International Holding BV tarafından, Eltesan Mobil Teknloji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.’nin Mastervolt markalı ürünlerin parallel ithalat yoluyla Türkiye’de satışını yapmasının engell endiği iddiası üzerine alınan 11.05.2016 tarih ve 16 - 16/278 - 122 sayılı Kurul kararının Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.11.2018 tarih ve E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine 10.01.2019 tarih ve 19 - 03/25 - M sayılı Kurul kararı il e Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. (Eski Unvanı: Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd. Şti.) ve Mastervolt International Holding BV hakkında yürütülen ek çalışma.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 13.08.2010 tarih ve 6396 sayı ile giren ve Eltesan Mobil Teknoloji Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. (ELTESAN) tarafından yapılan başvuruda özetle;

- Marin, mobil ve solar pazarlarına elektrik enerjisi çözümleri üretmekte olan

Hollanda menşeli Mastervolt International Holding BV. (MASTERVOLT)

ürünlerinin, Türkiye'de tek yetkili satıcı sıfatıyla Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd.

Şti. (ARTI MARİN) tarafından satıldığı,

- ARTI MARİN’in yıllarca, MASTERVOLT marka ürünleri Türkiye’de tek başına ve

herhangi bir rekabet ortamı olmaksızın, sadece kendisinin belirlediği fiyatlardan

satışa sunduğu,

Page 2

- Emsallerine göre tüketicilerden daha fazla rağbet gören MASTERVOLT ürünlerinin, müşterileri tarafından başvuru sahibinden de talep edilmesine başlanmasına istinaden araştırmalara başlandığı ve MASTERVOLT ürünlerinin yurt dışındaki satış fiyatı ile Türkiye’deki ithalatçısı tarafından belirlenen satış fiyatı arasında önemli bir fark olduğunun tespit edildiği, öyle ki; anılan ürünler yurt dışındaki perakende satış fiyatı üzerinden ithal edilip Türkiye’de normal karla piyasaya sürüldüğünde dahi, distribütörün belirlediği fiyattan daha düşük fiyattan satılabileceğinin ve hala kar edilebileceğinin görüldüğü,

- Bunun üzerine ELTESAN tarafından MASTERVOLT ile iletişime geçilerek ürün alınmak istendiği, ancak Türkiye distribütörü olması gerekçesiyle bu talebin reddedildiği,

- MASTERVOLT’a satış fiyatlarının çok yüksek olduğu ve bunun tüketiciyi koruma kanununa aykırılık teşkil ettiği anlatılmak istenmişse de, “bu konu Türkiye’deki şirketin konusudur bizi ilgilendirmez’’ şeklindeki bir tavır ile adeta ARTI MARİN’in MASTERVOLT ürünleri konusunda tekel olmasını desteklediklerini beyan ettikleri,

- Daha sonra diğer ülkelerde yer alan MASTERVOLT bayilerinden ARTI MARİN’in tedarik ettiği fiyattan daha yüksek bir bedelle ürün temin edilerek paralel ithalat yoluyla Türkiye’de daha düşük fiyatlarla satış yapılmaya başlandığı,

- Tekel gücünün kırıldığını gören ARTI MARİN’in söz konusu gücünü koruma amacıyla; ilgili malların yasadışı yollardan ülkeye getirildiği, tek yetkili satıcının kendileri olduğu, ELTESAN’dan Mastervolt markalı ürünlerin alınmaması gerektiği, aksi takdirde aynı suça iştirak etmiş olacağı yönünde piyasada söylentiler yaymaya başladığı,

- ARTI MARİN’in, ELTESAN’ın Mastervolt marka ürünlerinin satışını yaptığını MASTERVOLT’a bildirdiği, bunun üzerine MASTERVOLT’un ELTESAN’a söz konusu satışların yasa dışı olduğunu içeren yazılar gönderdiği ve ELTESAN’ın yurt dışındaki tedarikçilerine, ELTESAN’a mal verilmemesi hususunda baskı uyguladığı,

- ARTI MARİN’in ELTESAN hakkındaki iddialarını yargıya da taşıyarak, mahkemeden paralel ithalat yolu ile Türkiye’ye getirilen ürünlerin toplatılması ve markalarına ilişkin müdahalenin men’i talebinde bulunduğu, ancak İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama neticesinde, ELTESAN’ın icra ettiği paralel ithalat eylemini yürürlükteki mevzuat kapsamında engelleyici herhangi bir hüküm bulunmadığı tespitiyle davanın reddedildiği,

- Anılan hükme karşın, ARTI MARİN ve MASTERVOLT tarafından piyasadaki tüm müşterilere yazı gönderildiği, bu yazılarda ELTESAN’ın satışa sunduğu malların kaynağı bilinmeyen, yetkisiz satıcı tarafından satılan, çoğunun garanti süresi biten ve yazılımları eski ve güncel olmayan ürünler olarak tanımlandığı ve söz konusu ürünlerin garanti kapsamında olmayacağının ifade edildiği ve bu şekilde mevcut tekelin devamı için çalışıldığı,

- Orijinal ürün ister distribütör vasıtası ile ister paralel ithalat yolu ile getirilmiş olsun, üretici firmanın garantisinin salt üretici sıfatı dolayısıyla devam ettiği, kaldı ki ELTESAN’ın da ithal ettiği ürünlerin garantisini, ithalatçı sıfatı ile verdiği ve gerektiğinde değişmesi gereken ürünler olduğunda da bunları iade alarak ürünü satın aldığı firmaya fatura ettiği,

Page 3

- ELTESAN’ın, sattığı her ürünün onarım ve servisini yapacak yetki, teknoloji ve

servis ağına sahip olduğu, MASTERVOLT ve ARTI MARİN’in yasa dışı ve paralel

ithalatı engeller mahiyetteki şikayete konu girişimlerinin hem başvuru sahibi

olarak kendilerini hem de tüketiciyi mağdur edici nitelikte olduğu,

- Tüm bu uygulamalar nedeniyle ELTESAN’ın piyasadaki ticari itibarının lekelendiği

ve müşterilere sunduğu MASTERVOLT ürünleri dışındaki diğer ürünlerin

siparişlerinde de azalma meydana geldiği,

- Rekabet Kurulunun (Kurul) 06.11.2000 tarih ve 00-44/472-257 sayılı kararında

mevcut şikayete benzer şekilde paralel ithalat meselesinin tartışıldığı, paralel

ithalatın engellenmeye çalışılmasının esasen suç olmakla birlikte, sadece dava

açmanın paralel ithalatı engellemeye çalışmak suçu oluşturmadığı, başkaca bir

eylem bulunmadığı gerekçesiyle distribütör firmanın cezalandırılmasına gerek

olmadığı yönünde karar verildiği, bahse konu kararın ruhen ve lafzen

yorumundan, dava ile birlikte paralel ithalatı engelleyici başkaca girişimlerin

bulunması halinde, paralel ithalatı engelleme suçu oluşacağı çıkarımına

varılacağı

ifade edilerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında işlem yapılması talep edilmiştir.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Başvuruda yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda düzenlenen 07.09.2010 tarih ve 2010-2-216/İİ-10-400.CT sayılı İlk İnceleme Raporu Kurulun 16.09.2010 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 10-59/1228-M sayı ile şikâyet konusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetin reddine karar verilmiştir. Bahse konu Kurul kararı, Danıştay 13. Dairesinin 12.11.2014 tarih ve E: 2010/4464, K: 2014/3480 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anılan iptal kararı üzerine ilgili dosyanın yeniden değerlendirilmesi kapsamında Kurul tarafından 24.04.2015 tarih ve 15-22/263-M sayılı karar ile ELTESAN’ın farklı ülkelerden paralel ithalat yoluyla MASTERVOLT ürünlerinin ticaretini yapmasının, ürünlerin Türkiye’deki tek yetkili satıcısı ARTI MARİN ve MASTERVOLT tarafından engellendiği iddialarına yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(4) Yapılan önaraştırma sonucu hazırlanan 12.06.2015 tarih ve 2010-2-216/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu Kurulun 07.07.2015 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 15-28/325- M sayı ile başvuruya konu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

(5) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taraflardan ARTI MARİN’e 04.08.2015 tarih, 8029 sayıyla, MASTERVOLT’a 04.08.2015 tarih, 8030 sayıyla soruşturma bildiriminde bulunulmuştur. ARTI MARİN’in birinci yazılı savunması 07.09.2015 tarih ve 4189 sayı ile, MASTERVOLT’un birinci yazılı savunması ise 20.01.2016 tarih ve 452 sayıyla Kurum kayıtlarına girmiştir.

(6) Soruşturmanın süresi Rekabet Kurulunun 16.12.2015 tarih ve 15-44/730-M sayılı kararıyla iki ay uzatılmıştır. Yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan 29.02.2016 tarihli ve 2010-2-216/SR sayılı Soruşturma Raporu ve ekleri, 4054 Kanun’un 45. maddesi gereğince Rekabet Kurulu üyeleri ile soruşturma taraflarına tebliğ edilmiş ve soruşturma tarafının ikinci yazılı savunması talep edilmiştir.

Page 4

(7) ARTI MARİN ve MASTERVOLT’un ikinci yazılı savunmaları süresi içerisinde Kurum kayıtlarına ulaşmamıştır. Ayrıca ARTI MARİN tarafından sözlü savunma toplantısı talepleri olmadığı hususu ile ilgili yazı, 11.04.2016 tarih ve 2433 sayıyla Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir.

(8) Kurulun 11.05.2016 tarih ve 16-16/278-122 sayılı kararı ile toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre; ARTI MARİN ve MASTERVOLT’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediklerine, dolayısıyla aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüslere idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.

(9) ELTESAN tarafından söz konusu karar aleyhine açılan davada, ARTI MARİN ve MASTERVOLT tarafından, ELTESAN’ın Mastervolt markalı ürünlerin paralel ithalat yoluyla Türkiye’de satışını yapmasının engellenmesine yönelik rekabeti önleyici faaliyette bulunulduğu ve bu nedenle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararı ile Kurulun 11.05.2016 tarih ve 16- 16/278-122 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

(10) İptal kararı üzerine hazırlanan 04.01.2019 tarihli ve 2010-2-216/BN-3 sayılı Bilgi Notunu görüşen Kurul, 10.01.2019 tarihli ve 19-03/25-M sayılı kararı ile, Mahkemenin kararının gereğinin yerine getirilmesine yönelik olarak ilgili tarafların savunmasının alınmasını da teminen Ek Çalışma yapılmasına karar vermiştir.

(11) Hazırlanan 23.01.2019 tarihli ve 1013 sayılı Ek Çalışma ve ekleri taraflara ve Kurul üyelerine tebliğ edilmiştir. Taraflardan ARTI MARİN’in sözlü savunma toplantısı talepli ikinci yazılı savunması 19.02.2019 tarih ve 1156 sayı ile, üçüncü yazılı savunması ise 04.04.2019 tarih ve 2447 sayı ile yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Bir diğer taraf olan MASTERVOLT’un ise süresinde Kuruma intikal eden herhangi bir yazılı savunması bulunmamaktadır.

(12) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması hususunun görüşülmesi konusu 24.07.2019 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 19- 26/411-M sayı ile sözlü savunma toplantısının 03.09.2019 günü yapılmasına karar verilmiştir. Ancak Kurulun 29.08.2019 tarih ve 19-30/460-M sayılı kararı ile; 3 Eylül 2019 tarihinde yapılmasına karar verilen sözlü savunma toplantısının, tarihi daha sonra belirlenmek üzere ertelenmesine karar verilmiştir. Daha sonra Kurulun 07.11.2019 tarihli toplantısında 19-38/600-M sayı ile sözlü savunma toplantısının 15.01.2020 günü yapılmasına karar verilmiştir.

(13) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek Görüş, toplanan deliller, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalar ve incelenen dosya kapsamına göre 23.01.2020 tarih ve 20 - 06/62 - 34 sayı ile işbu nihai kararı tesis etmiştir.

(14) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda;

- ARTI MARİN ve MASTERVOLT tarafından, ELTESAN’ın Mastervolt markalı

ürünlerin paralel ithalat yoluyla Türkiye’de satışını yapmasının engellendiği

gerekçesi ile 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerektiği,

- Bu çerçevede ARTI MARİN ve MASTERVOLT hakkında 4054 sayılı

Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,

Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde

Page 5

Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği) hükümleri

kapsamında idari para cezası uygulanması gerektiği

ifade edilmiştir.

I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK

I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülenler

I.1.1. Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş. [3] (ARTI MARİN)

(15) ARTI MARİN, teknelere yönelik enerji sistemleri, jeneratörler, aküler, uydu anten sistemleri, uydu haberleşme sistemleri, internet sistemleri, su altı aydınlatma sistemleri, manevra pervaneleri, hidrolik pervaneler, rüzgar jeneratörleri, paket ve merkezi tip klima sistemleri, marin lumboz ve yangın söndürme sistemleri, marin tip elektrikli tuvalet sistemleri, ters ozmos deniz suyundan tatlı su yapıcı sistemler, sahil kablo bağlantıları, elektrik ekipmanları, pencere silecekleri vb. ürünlerin satışını gerçekleştirmektedir. ARTI MARİN kurulduğu 2007 yılından bu yana MASTERVOLT firmasının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olarak faaliyet göstermektedir.

I.1.2. Mastervolt International Holding BV (MASTERVOLT)

(16) Hollanda merkezli bir şirket olan MASTERVOLT, elektrik sistemleri ile bileşenlerine yönelik akü, jeneratör, redresör ve konvertör, bilgi panoları, kablolama ve dağıtım üretimi ve temini alanlarında faaliyet göstermektedir.

I.2. İlgili Pazar

(17) Dosya konusu başvuru, MASTERVOLT ürünlerinin ELTESAN tarafından paralel ithalat yoluyla Türkiye’de satışının engellenmesi iddiasına ilişkindir. Dosya kapsamında ilgili ürün pazarı, paralel ithalatının engellendiği iddia edilen ürünler çerçevesinde belirlenebilir. Bu ürünler akü şarj üniteleri, invertörler, kombine üniteler, konvertörler, aküler, alternatörler, izolatörler ve elektrikli tahrik gibi ürünlerdir. Bununla birlikte, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında ‘’… inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir.’’ denilmektedir. Mevcut dosya bakımından yapılacak değerlendirmeyi etkilemeyeceğinden hareketle, dosya özelinde ilgili ürün pazarı ve ilgili coğrafi pazar belirlenmemiştir.

I.3. Değerlendirme

(18) Ankara 7. İdare Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinin esasını, ELTESAN’ın paralel ithalat yoluyla Mastervolt markalı ürünlerin Türkiye’de satışını yapmasının engellenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği değerlendirmesi oluşturmaktadır.

(19) Söz konusu Mahkeme kararında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine dair yeterli bulguya ulaşılamadığı ve bu teşebbüsler hakkında idari para cezası verilmesine gerek olmadığı yönünde verilen 11.05.2016 tarih ve 16-16/278-122 sayılı Kurul kararı hukuka uygun bulunmamıştır.

(20) Anılan Mahkeme kararının ilgili bölümlerine aşağıda yer verilmektedir:

[3] http://www.artimarin.com/ Erişim Tarihi: 14.01.2016

Page 6

“Dava dosyasının incelenmesinden, dava dışı iki şirketin birlikte hareket ederek davacı şirketin Mastervolt markalı ürünlerin paralel ithalat yoluyla Türkiye'de satışının yapmasını engellediği iddiasıyla yapılan başvuru nun 16.09.2010 tarih ve 10 - 59/1228 - M sayılı Kurul kararıyla şikayetin 4054 sayılı Kanun çerçevesinde olmadığından bah isle reddi sonrasında, anılan Kurul kararının iptali istemiyle Danıştay'da açılan davada Danıştay 13. Dairesi'nin 12/11/2014 tarih ve E:201 0/4464, K:2014/3480 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan ön araştırma raporunun 07.07.2015 tarihli Kurul toplantısında görüşülmesi sonucunda; Kurulca gerekli incelemenin yapılması için soruşturma a çılmasına karar verildiği, önaraştırma sürecinde Artı Marin'de yerinde incelemeyle bilgi ve belgelerin elde edildiği, davacı şirketten başvuru konusu iddialara ilişkin bilgi ve belge talep edildiği, soruşturma döneminde ise dava dışı şirketlerin yazılı sav unmasının alındığı, istenilen savunmaların sunulması ve sözlü savunma isteminde bulunulmaması üzerine sözlü savunma toplantısı yapılmadan, bütün bilgi ve belgeler değerlendirildikten sonra dava konusu Kurul kararının verildiği anlaşılmaktadır. Yerinde ince lemeler sırasında ele geçirilen bilgi ve belgeler ile davacı şirket tarafından sunulan veriler ve dava dışı şirketlerin yazışmalarının değerlendirilmesi sonucu, Mastervolt'un Şirket yöneticisi Paul F.Kennick tarafından davacı Şirket ortaklarına hitaben 02. 06.2009 tarihinde gönderilen e - postada “Mastervolt ürünlerinin Türkiye'de üçüncü bir şahıs tarafından tanıtımı ve satışının yasalara aykırı olduğu, Eltesan'ın Türkiye'de Mastervolt ürünlerinin tanıtımı ve satışına yönelik izinsiz faaliyetlerinin durdurulma sı” talebinde bulunduğu, bu e - postanın ardından davacı şirket tarafından Mastervolt'a herhangi bir marka ihlali olmadığı sürece ilgili ürünlerin üçüncü şahıslar tarafından resmi yollar ile satışında herhangi bir ihlal olmadığı şeklinde bildirimde bulunuldu ğu, Mastervolt'un da davacı firmanın yetkisiz olarak kendi markalı ürünlerini sattığını ve satışa devam edilmesi durumunda bütün haklarını saklı tutacağına dair bir cevap verdiği, yine Mastervolt'un 2010 ve 2012 yıllarında müşterilerine hitaben yazdığı yaz ıda “Türkiye'de atanmış r esmi temsilcisinin Artı Marin olduğunu, ürünlerin teknik nitelikte olmasından dolayı iyi eğitimli mühendisler tarafından satılması, monte edilmesi ve servis verilmesi gerektiği, derinlemesine eğitim ve güncel teknik bilgi olmaksızı n Mastervolt ürünlerine servis verilmesinin büyük arızalarla sonuçlanabileceği ve bu sebeplerle satış kaynağının bilinmediği ve/veya yetkisiz olduğu durumlarda ürün ve sistemlere yönelik herhangi bir garanti iddia ve/veya talebinin her zaman için kendileri nce geri çevrileceğini" belirttiğ i, Artı Marin'in 2011 - 2015 yılları arasında Mastervolt'tan davacı firmanın paralel ithalat yöntemiyle Türkiye'de ürünlerinin satılmasına engel olunmasını istediğinin görüldüğü, bu talepler karşısında Mastervolt'un satış yap an temsilcilerinin belirlenebilmesi için ürünlerin satış numaralarını talep ettiği ve satış yaptığı tespit edilen Avusturya bayisine satış yapmayı durdurması talimatını verdiği, Avusturya bayisi Doma'nın bir yetkilisinin davacı firma yetkilisine gönderdiği 03.01.2012 tarihli e - postada" artık kendileriyle çalışamayacakları ve bu durumun sorumlu oldukları Merkezi ve Doğu Avrupa'daki bütün bayiler için geçerli olduğunun" ifade edildiği ve yukarıda yer verilen örneklerdeki gibi tespitlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Uyumlu eylemin varlığı iki unsurun ispatı ile mümkün ise de birisi rakip teşebbüsler arasında bir sosyal temasın/görüşmenin varlığının ispatı, diğeri ise; piyasa hakkında yapılan iktisadi analizin uyumlu eylemin varlığını göstermesi olarak esas alındığında, görüşmenin ispat edilememesi halinde sadece piyasa analizi

Page 7

sonucunda elde edilen ekonomik verilerden hareketle bir uyumlu eylemden söz

edilebilmesi mümkündür.

Bu durumda soruşturma raporuna dayanak oluşturan yerinde yapılan

incelemelerde ele geçirilen e-postalar ve davacı şirketin sunduğu bilgi ve

belgelerden; her ne kadar davalı idare davacı şirketin sunduğu belgelerde 2009-

2015 arası dönemde şirketin yıllık Mastervolt ürünleri satış miktarının önemli bir

düşüş göstermediği ve bu durumun da ortada sistematik ve başarılı bir engelleme

olmadığını gösterdiğini iddia etmiş olsa da, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin

ihlal edilebilmesi için Kanun'un aradığı anlamda teşebbüsler arası anlaşmalar,

uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yeterli olup

ayrıca bu durumun başarıya ulaşmasına gerek bulunmadığı açık olup, bahsi geçen

dava dışı iki şirket tarafından faaliyet gösterilen, incelemeye konu piyasayı

etkilemeye yönelik, aralarında rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma,

uygulama ya da kararlar olarak nitelendirilebilecek mahiyette e-postalar ile ortaya

konulan görüşmelerde/eylemlerin değerlendirilmesinden rekabeti önleyici

faaliyette bulunulduğu açık olup, tesis edilen dava konusu Kurul kararında bu

nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

(21) Bu doğrultuda Kurul kararına konu olan eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaştığından hareketle, ilgili iddialara yönelik olarak yeniden soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı, 4054 sayılı Kanun’un 45. ve sonrasındaki hükümlerin işletilmesinin yeterli olacağı kanaatine ulaşılmıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idarece mahkeme kararının yerine getirilmesi, iptal kararına konu eylem ve uygulamalar ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği yönünde karar verilmesini gerektirdiğinden, aşağıda öncelikle mahkemenin iptal tespitine dayanak oluşturan belgelere [4], akabinde ise Ceza Yönetmeliği kapsamında değerlendirmeye yer verilecektir.

I.3.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme

(22) Ankara 7. İdare Mahkemesinin tespitlerine esas aldığı belgeler aşağıda sunulmaktadır.

(23) Belge-1: 02.06.2009’de MASTEVOLT’un yöneticisi (…..) tarafından ELTESAN’a gönderilen e- postada; MASTERVOLT ürünlerinin Türkiye’de üçüncü bir şahıs tarafından tanıtımı ve satışının yasalara aykırı olduğu, Mastervolt markasının bütünlüğünün ihlalinin söz konusu olduğu belirtilerek, Eltesan’ın Türkiye’de MASTERVOLT ürünlerin tanıtımı ve satışına yönelik izinsiz faaliyetlerinin durdurulması talep edilmektedir.

(24) Bu e-postanın ardından ELTESAN tarafından MASTERVOLT’a gönderilen e-postada, herhangi bir marka ihlali olmadığı sürece ilgili ürünlerin üçüncü şahıslar tarafından resmi yollar ile satışında herhangi bir ihlal olmadığı şeklinde bir bildirimde bulunulmuştur.

(25) MASTERVOLT da, ELTESAN’ın yetkisiz olarak kendi markalı ürünlerini sattığını ve satışa devam edilmesi durumunda bütün hakların saklı tutulacağını bildiren bir cevap vermiştir.

(26) Belge-2 ve 3: ARTI MARİN yetkilisi tarafından bir müşteriye gönderilen 02.03.2012 tarihli elektronik postanın ekinde yer alan ve 14.06.2010 tarihinde MASTERVOLT CEO'su (…..) tarafından MASTERVOLT müşterilerine yapılan yazılı açıklamada; 4 İlgili belgelere idari para cezasının hesaplanmasında ihlalin süresini tespit etmek bakımından yer verilmektedir.

Page 8

Türkiye’de atanmış resmi temsilcinin Artı Marin olduğu, ürünlerinin teknik nitelikte olmasından dolayı iyi eğitimli mühendisler tarafından satılması, monte edilmesi ve servis verilmesi gerektiği, derinlemesine eğitim ve güncel teknik bilgi olmaksızın MASTERVOLT ürünlerine servis verilmesinin büyük arızalarla sonuçlanabileceği ve bu sebeplerle satış kaynağının bilinmediği ve/veya yetkisiz olduğu durumlarda ürün ve sistemlere yönelik herhangi bir garanti iddia ve /veya talebinin her zaman için kendileri tarafından geri çevrileceği belirtilmektedir.

(27) Belge-4: ARTI MARİN’in 2011-2015 yılları arasında MASTERVOLT’tan ELTESAN’ın paralel ithalat yöntemiyle Türkiye’de ürünlerinin satılmasına engel olunmasını istediği görülmektedir. Bu talepler karşısında MASTERVOLT satış yapan temsilcilerinin belirlenebilmesi için ürünlerin satış numaralarını talep etmiş ve satış yaptığı tespit edilen Avusturya bayisine satış yapmayı durdurması talimatını vermiş, aksi halde ürün tedarikini sonlandıracağını bildirmiştir. Buna ilişkin olarak MASTERVOLT’un Avusturya bayisi Doma’nın bir yetkilisinin ELTESAN yetkilisi (…..) gönderdiği 03.01.2012 tarihli e- postada artık kendileriyle çalışamayacakları ve bu durumun sorumlu oldukları Merkezi ve Doğu Avrupa’daki bütün bayiler için geçerli olduğu ifade edilmektedir.

(28) Yukarıda Mahkeme kararında yer verilen belgelere ilave olarak, 04.08.2015 tarih, 8030 sayı ile MASTERVOLT’a ve 04.08.2015 tarih, 8029 sayıyla ARTI MARİN’e gönderilen Soruşturma Bildiriminde yer verilen belgeler aşağıda sıralanmaktadır:

(29) Belge-5 ve 3: ARTI MARİN'de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından 06.11.2009 tarihinde yat üreticilerine gönderilen e- postada, MASTERVOLT ürünlerinin ARTI MARİN dışındaki teşebbüsler tarafından satıldığı bilgisinin kendilerine ulaştığı belirtilmiş ve MASTERVOLT firmasının CEO'sunun ELTESAN yetkilisine gönderdiği ve ELTESAN'ın MASTERVOLT ürünlerini yetkisiz olarak pazarladığı ve ilgili ürünlere servis ve garanti verilmeyeceği konusunda müşterilerin ve satıcıların bilgilendirileceği ifadelerinin bulunduğu yazı da e-posta ekinde yer almıştır. MASTERVOLT CEO'su (…..) tarafından MASTERVOLT müşterilerine yapılan 14.06.2010 tarihli yazılı açıklamada da yukarıda yer verilen 06.11.2009 tarihli açıklamadaki ifadeler tekrarlanmıştır.

(30) Belge-6: ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT Akdeniz Bölgesi Satış Müdürüne gönderilen 29.12.2011 tarihli e-postada, ELTESAN'ın MASTERVOLT ürünlerinin pazarlamasını yapmaya devam ettiği belirtilmiş, satışa konu olan ürünün modeline ve satış miktarına yer verilerek MASTERVOLT'un söz konusu satışa ilişkin olarak ELTESAN'ın siparişinin izinin sürülmesi ve durdurulmasının bir yolunun olup olmadığı sorulmuştur.

(31) Belge-7: MASTERVOLT Akdeniz Bölgesi Satış Müdürü tarafından gönderilen 03.01.2012 tarihli cevapta, ürünleri ELTESAN'a MASTERVOLT Avusturya bayisi Doma’nın satış yaptığı bir Avusturyalı satıcı tarafından satıldığı, söz konusu satıcı ile iletişim kurulduğu ve bu tür bir satışın tekrarlanmayacağı ifade edilmiştir.

(32) Bu e-posta ile aynı tarihte MASTERVOLT Avusturya bayisi yetkilisi tarafından ELTESAN yetkilisine gönderilen e-postada MASTERVOLT'un yeni CEO'su ve Satış Müdürünün Avusturya bayisine, ELTESAN'a satış yapmayı durdurmasını söylediği, ayrıca MASTERVOLT'un tüm satıcılarına gönderilen yazıda hiçbir satıcının Türkiye'ye ürün satmasına izin verilmediğinin belirtildiği, kendi bölgesindeki tüm yetkililere Türkiye'ye satış yapılmasına izin verilmediğinin bildirildiği, Türkiye'ye satış yapan bayilerin MASTERVOLT ürünleri sipariş etmelerinin engelleneceği ifadeleri yer almaktadır.

Page 9

(33) Yukarıda yer verilen e-postalardan anlaşıldığı üzere ARTI MARİN, ELTESAN'ın Türkiye'de MASTERVOLT ürünleri satmak için bir müşteri ile görüştüğünü belirterek bu satışa ilişkin ürün ve adet bilgilerini MASTERVOLT Akdeniz Bölgesi Satış Müdürüne göndermiş ve söz konusu satış için ELTESAN'a ürün tedariğinin önlenmesini talep etmiştir. MASTERVOLT yetkilileri de ürünleri tedarik eden satıcıyı tespit ederek gelecekte benzer bir durumun yaşanmaması için önlem aldıkları hususunu ARTI MARİN yetkililerine bildirmişlerdir. ELTESAN'a ürün sağlayan Avusturya bayisi, ELTESAN ile iş ilişkisini sonlandırdığını söyleyerek, MASTERVOLT’un tüm distribütörlerinin/satıcılarının Türkiye'ye ürün satmamaları konusunda uyarıldığı bilgisini ELTESAN ile paylaşmıştır.

(34) Belge-8: ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT yetkililerine gönderilen 02.03.2012 tarihli e-postada, ELTESAN'ın müşterileri ziyaret etmeye devam ettiği ve MASTERVOLT'un gri ithalata yönelik daha fazla çaba harcaması gerektiği ifade edilmiştir. Daha sonraki e-postada ARTI MARİN Şirket Müdürü, ELTESAN'ın ürünleri MASTERVOLT'un Avusturya bayisinden aldığını belirtmiştir. MASTERVOLT Satış Müdürü tarafından 02.03.2012 tarihinde gönderilen e-postada ise konuya ilişkin olarak Doma ile temasa geçildiği ifade edilmiştir.

(35) Belge-9: ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdürüne gönderilen 20.04.2015 tarihli e-postada ARTI MARİN’in hâlâ Avusturya ve Almanya’dan Türkiye’ye yapılan gri ithalat ile mücadele ettiği, ELTESAN’ın bu ülkelerden MASTERVOLT ürünleri getirmeye devam ettiği, söz konusu ürünlerin seri numaralarının en kısa zamanda belirleneceği, bir müşterinin belirli sayıda ve modelde (10 adet AGM slim 12/185) ürün için ELTESAN’dan uygun fiyat aldığını kendilerine söylediği ve ARTI MARİN’in bu konuda MASTERVOLT’tan yardım talep ettiği belirtilmektedir. MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdürü tarafından aynı tarihte gönderilen e-postalarda ise söz konusu ürünlerin Avusturya’daki satıcıdan temin edilmediğinden emin oldukları, Almanya’da çok sayıda satıcı bulunduğu, MASTERVOLT’un bu satıcıların ürün ihracını kontrol edemediği, ürünlerin seri numaraları gönderilirse bunların kontrol edilebileceği, bununla birlikte bu tür satışların Avrupa’da yaygın olduğu ve tamamen sona erdirilmesinin mümkün olmadığının kendilerince bilindiği belirtilmiştir. Bu e-postaya cevaben ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT yetkililerine gönderilen 20.04.2015 tarihli e-postada seri numaraları olmadan kaynağın bulunmasının zor olduğu, bununla birlikte 10 adet AGM Slim 12/185 siparişinin nadir/misilsiz olduğu ve daha kolay tespit edilebileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine MASTERVOLT Fransa ve Akdeniz Satış Müdürü tarafından ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..)’a gönderilen aynı tarihli e-postada, kendisinin MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdürü ile konuştuğu, bu tür satışlardan haberdar olmak için ellerinden geleni yapacakları belirtilerek, bu tür satışların tamamen durdurulmasının mümkün olmadığı bir kez daha vurgulanmıştır.

(36) Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerden, ARTI MARİN'in MASTERVOLT'tan ELTESAN’ın paralel ithalat yoluyla Türkiye'de MASTERVOLT ürünleri satmasının önlemesini talep ettiği, MASTERVOLT’un ise Türkiye’ye yapılan bu paralel ticareti engelleme çabasına giriştiği anlaşılmaktadır. MASTERVOLT, ELTESAN’a satış yapan satıcıların tespit edilebilmesi için ARTI MARİN'den ELTESAN'ın sattığı ürünlerin seri numaralarını talep etmiş, ARTI MARİN ELTESAN'ın yurtdışından ürün tedarik ettiği satıcıların tespit edilebilmesi ve yurtdışından ürün tedarik etmesinin önlenebilmesi amacıyla, ELTESAN'ın müşterilere teklif verdiği ürünlerin modellerini ve satış adetlerini MASTERVOLT'a bildirmiştir. MASTERVOLT tarafından yapılan çalışma sonucunda ELTESAN'a ürün tedarik eden satıcı tespit edilmiş ve bu satıcı da dâhil olmak üzere tüm

Page 10

satıcılar Türkiye'ye ürün satmamaları, Türkiye'ye ürün satmaları durumunda kendilerine MASTERVOLT ürünleri sağlanmayacağı konusunda uyarılmıştır. Bunun üzerine ELTESAN'a MASTERVOLT ürünleri sağlayan satıcı da, ELTESAN'ı kendileri ile çalışamayacakları konusunda bilgilendirmiştir.

(37) Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararı ve yukarıda yer verilen belgeler çerçevesinde Mastervolt markalı ürünlerin Türkiye’ye paralel ithalatının engellenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır.

(38) ARTI MARİN ile MASTERVOLT arasında dikey bir ilişki bulunmaktadır. Teşebbüsler arasındaki dikey nitelikli dağıtım/yeniden satış ilişkilerinde dağıtım/yeniden satış politikasını belirleyen teşebbüs çoğunlukla sağlayıcı olmaktadır. Sağlayıcı kendi ürünlerinin kimler tarafından, kimlere, nasıl, hangi koşullar altında dağıtılacağının belirleyicisi konumunda olmaktadırlar. İlişkinin güçlü tarafındaki sağlayıcı karşısında distribütörler/yeniden satıcılar “tabii olan” konumundadır. Nitekim taraflar arasındaki ilişkideki koşulların, kısıtlamaların uygulanmasını dayatma gücü de çoğunlukla sağlayıcıda olmaktadır. Dağıtıcıların/yeniden satıcıların, sağlayıcıyla ve diğer distribütörler/yeniden satıcılarla olan ilişkilerinin koşullarını düzenlemekte, şekillendirmekte pasif konumda olmaları, etkin bir irade göstermemeleri; asıl aktif rol oynayanın, dikte edenin çoğunlukla sağlayıcı olması hususları dikkate alınarak, yerleşik rekabet hukuku uygulamamızda dikey rekabet ihlalinden sadece sağlayıcının sorumlu tutulduğu çok sayıda karar bulunmaktadır.

(39) ARTI MARİN’in Türkiye’deki tek yetkili distribütor olarak kendi maddi menfaatini ve müşterileri karşısındaki konumunu korumak saikiyle MASTERVOLT’tan paralel ithalatın önlenmesine yönelik tedbir almasını talep etmiş olduğu anlaşılsa da, dosya konusu ihlalde ihlali oluşturan asıl uygulamanın hem ARTI MARİN ile hem de diğer distribütörleriyle ilişkisinde güçlü konumda, belirleyici konumda olan MASTERVOLT tarafından gerçekleştirildiği, MASTERVOLT’un, Türkiye’ye paralel ithalatın önlenmesi konusunda tüm satıcılarını ve distribütörlerini uyararak Türkiye’ye yapılacak paralel ithalatı engelleme çabası içine girdiği değerlendirilmektedir. Açıklamalar çerçevesinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin Türkiye’ye yapılacak paralel ithalatın engellenmesi yoluyla MASTERVOLT tarafından ihlal edildiği, ancak bu ihlalden ARTI MARİN’in sorumlu tutulmaması sonucuna varılmıştır.

I.4. ARTI MARİN Tarafından Yapılan Savunmalar

I.4.1. Usule İlişkin Savunmalar

(40) ARTI MARİN’in usule ilişkin savunmaları aşağıdaki gibidir:

- Şikayete konu eylemlere ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu, sürecin yaklaşık 9-

10 yıldır devam etmekte olduğu ve şikayete konu varlığı iddia edilen eylemlerin de

üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği bu nedenle re’sen gözetilmesi gereken

herhangi bir cezai işlem uygulanmasının mümkün olmadığı,

- Şikayetin asıl konusunu Ankara 7. İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere,

evrakların ekinde yer alan ve Paul Kenninck tarafından ELTESAN’a gönderildiği

iddia edilen 2 Haziran 2009 tarihli e-mailin oluşturduğu,

- Kamu hukuku ve özel hukuk alanında birden fazla zamanaşımı süresi öngörüldüğü,

her kanunda öngörülen sürelerin koşullarının farklılık gösterdiği, örneğin Ceza

Kanunu'nda ceza davasının düşmesini sağlarken Borçlar Kanununda ise borçluya

borcunu ödememe hakkı tanıdığı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin

Page 11

tespiti için eğer kanun tarafından öngörülmüş ise varsayılan zamanaşımı sürelerinin başlangıcı ve bitişi ile süreleri kesen ve durduran sebeplere bakılması gerektiği,

- İdari yargılama ve soruşturmalar için de zamanaşımı süreleri belirlendiği, zamanaşımının gerçekleşmesi ile birlikte soruşturma sonunda ceza vermenin mümkün olmadığı,

- Kurul tarafından hükmedilen para cezalarının da birer idari para cezası olup, belirli zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, Kurulun yetkisine giren hususlara ilişkin başvurulması gereken öncelikli mevzuatın 4054 sayılı Kanun’un 19. maddesi olduğu fakat bu maddenin 2008 yılında ilga edildiği, diğer mevzuatın ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (Kabahatler Kanunu) 20. maddesi olduğu, 4054 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ilga edilmesi ile Kabahatler Kanunu’nun rekabet ihlallerinde zamanaşımı konusunda uygulanacak tek mevzuat haline geldiği,

- Kabahatler Kanunu’nda zamanaşımı sürelerinin kabahatin durumuna göre üç yıl, dört yıl, beş yıl veya en fazla sekiz yıl olarak öngörüldüğü, bu maddeye göre zamanaşımının gerçekleşmesi ile birlikte idari para cezası verme yetkisinin sona erdiği, dolayısıyla ilgili idarenin cezaya hükmedemeyeceği,

- Zamanaşımı hususunda Kabahatler Kanunu’nda herhangi bir durma ya da kesme nedeni düzenlenmediği veya başka bir kanuna atıf yapılmadığı, bu hususta Yargıtay 4. Ceza Dairesinin E: 2007/8577, K: 2009/12450 ve 22.6.2009 tarihli kararında,"(...) idari para cezası miktarı itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 20. maddesi fıkrası (d) bendi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yasada zamanaşımını durduran ve kesen nedenler de öngörülmediğinden fiilin oluştuğu tarihe göre temyiz süreci içinde soruşturma zamanaşımının gerçekleştiği" ne hükmedildiği,

- Dolayısıyla isnat edilen eylemin zamanaşımı süresi bakımından Kabahatler Kanunu’na tabi olduğundan yola çıkarak bu fiil hakkında işleyen soruşturmada da zamanaşımı süresinin kesilmeyeceği veya durmayacağı,

- Hukuk devleti ve hukuk güvenliği prensibinin gerçek veya tüzel kişilerin eylemlerinden ne kadar süre ile sorumlu tutulacaklarını bilmelerini gerektirdiği, nitekim ceza öngören yasalarda, zamanaşımı sürelerinin, bu süreleri kesen ve durduran nedenlerin açıkça sayıldığı, bunun yokluğu halinde, kişilerin yargılama süreci devam ettiği sürece sorumlu tutulmasının hukuk güvenliğine zarar vereceği,

- Buna ek olarak soruşturma zamanaşımı dolmadan herhangi bir idari kararın alınmasının bu sürenin dolmamış sayılması için yeterli ise alınan idari kararın sakat olması gerektiği, genellikle bozma nedeninin de ilk olarak usulü sakatlıklar olarak karşılarına çıktığı, iptal edilmesi, yeniden karar alınması, onun da -esasa ilişkin sebeplerle sakat olması- ve yeniden iptal edilmesi ve her bir iptal kararı ile alınmış olan kararların geriye dönük olarak ortadan kalkması gibi durumlarda soruşturma zamanaşımı süresinin hala dolmadığını ileri sürmenin mümkün olmadığı,

- Zamanaşımı konusu maddi ceza hukukuna ilişkin olduğundan bu hükmün kıyasen uygulanmasının ya da geniş yorumlanmasının da mümkün olmadığı, dolayısıyla hükmün lafzı dar yorumlanarak soruşturma zamanaşımının herhangi bir nedenle durmadığı veya kesilmediği sonucuna ulaşmak gerektiği,

- Danıştay 13. Dava Dairesince verilen 18.05.2012 tarihli ve E. 2009/4014, K: 2012/1136 sayılı kararda yargısal denetim esnasında geçen sürelerin de zamanaşımı hesabında dikkate alınacağına yönelik ifadelerin bulunduğu,

Page 12

- Rekabet Kurulunun 03.07.2008 tarihli ve 08-43/591-223 sayılı; 18.02.2009 tarihli ve 09-07/129-41 sayılı; aynı tarihli ve 09-07/129-40 sayılı İstanbul Gıda Tüccarları Derneği hakkında verdiği kararların karşı oy gerekçelerinde, 1998 yılında işlenen rekabet ihlalleri bakımından zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle soruşturma taraflarına ceza verilemeyeceği görüşüne yer verildiği,

- Aynı şekilde Kurulun Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası hakkında verdiği 27.01.2008 tarihli ve 08-67/1091-424 sayılı kararda da üç üyenin karşı oy gerekçelerinde, rekabet ihlali teşkil eden eylemin soruşturma zamanaşımına uğradığından idari para cezası verilmesine yer olmadığı şeklinde karar tesis edilmesi gerektiğini belirttiği,

- Açıklanan sebeplerle ELTESAN isimli şirketin 13.08.2010 tarihinde yapmış olduğu işbu başvuru ile ilgili olarak —Kabahatler Kanunu’na göre belirtilen zamanaşımı süreleri üç yıl, dört yıl, beş yıl veya en yüksek süre olan sekiz yıl olarak uygulansa dahi- 13.08.2018 tarihinde soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle herhangi bir idari yaptırıma hükmedilmesinin mümkün olmadığı

hususları ifade edilmiştir.

I.4.2. Esasa İlişkin Savunmalar

(41) Soruşturma tarafı ARTI MARİN’in esasa ilişkin savunmaları aşağıdaki gibidir:

- ARTI MARİN’in 2007 yılında kurulmuş, denizcilik sektöründe faaliyet gösteren bir mühendislik firması olduğu, ARTI MARİN’in kurucu ortaklarının yüksek elektrik mühendisliği, gemi inşaat ve gemi makinaları mühendisliği derecelerine sahip olup, mühendislik eğitimi almış kişilerden oluştuğu, bu hususta ARTI MARİN bünyesinde satışı yapılan ürünlerin hepsinin mühendislik bilgisi ve eğitimi gerektiren ürünler olduğu,

- ARTI MARİN’in 2007 yılından beri MASTERVOLT marka ürünlerin Türkiye’de satışını ve yetkili servisliğini yapmakta olduğu, rekabete konu olan ürünlerin tüm Türkiye genelinde ve hakim sektörler de satışı incelendiğinde, yerli üreticiler ve diğer ithalatçılar da göz önüne alınarak, MASTERVOLT ürünlerinin pazar payının %(…..) mertebesinin üzerine geçemediği, dolayısıyla bir kartelleşme, tek satıcı olma gibi eylemin içinde yer alabilecek bir üretici ve ürün grubu olamayacağının açıkça görüleceği, bu durumun da ortada bir tekel bulunmadığını gösterdiği,

- Ana faaliyet alanı soğutma ve buzdolabı sistemleri üretimi olan başvuru sahibi firmanın elektrik ekipmanı niteliğindeki MASTERVOLT ürünlerinin satışından şikayette bulunduğu tarihten sonraki altı yılda elde ettiği cironun, toplam cirosunun %(…..) bir kısmına dahi tekabül etmediği,

- MASTERVOLT firmasının www.mastervolt.com adresindeki uluslararası sitesi ve yine kendisinin hazırladığı ve o tarihlerde aktif olan www.mastervolt.com.tr adresindeki Türkçe sitesi incelendiğinde bu ürünlerin gerek Türkiye’de, gerekse Avrupa ve diğer kıtalarda nerelerden temin edilebileceğinin her bölgede birden fazla satıcı ile açıkça gösterildiği, hal böyle iken herkesin kolayca ulaşabileceği Türkçe dil opsiyonu olan bir internet sitesinde satış noktaları belirtilmiş bir ürün grubu için kartel oluşturma ve rekabeti engelleme iddiasının gerçek ile uyuşmadığı,

- Kayıtlardan bakıldığında ELTESAN firmasının başvuru tarihinden sonraki altı yıl süresince Mastervolt marka ürünleri paralel ithalat yöntemi ile Türkiye'ye getirdiği, eğer ARTI MARİN tarafından bilinçli ve sistemli bir rekabeti engelleme çalışması

Page 13

olsaydı ilgili firmanın bu ürünleri altı yılı aşkın bir süre paralel ithalat yöntemi ile Türkiye'ye ithalatını gerçekleştiremeyeceği,

- Mastervolt marka ürünleri rakiplerinden ayıran belirgin birtakım özelliklerinin bulunduğu, bu özelliklerin içerdiği yüksek teknoloji bileşenleri ve yazılımı olduğu, bu bileşenlere ve yazılıma yetkin olmayan kişiler tarafından müdahale edilmesi durumunda ciddi risklerin ortaya çıktığı, bu ürünlerin en çok tercih edildiği yerlerin deniz araçları ve yüksek teknoloji içeren mobil araçları olduğu (ambulans, itfaiye vb.), özellikle deniz araçlarında kullanılan cihazlarda bir arıza oluşması durumunda günlük hayatta evde aldığımız basit tedbirler ile çözülemeyecek sorunların oluştuğu ve denizin ortasında insan sağlığı ve hayatı için ciddi riskler ortaya çıkardığı, günümüzde birçok kez rastladığımız denizin ortasında “tekne yandı” ve “can kaybı oluştu” haberlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla bu ürün grubunu evimize aldığımız TV, radyo, vb. cihazlardan teknik olarak ayrıştırmak gerektiği,

- Son derece yüksek teknoloji içeren MASTERVOLT ürünlerinin yeterli teknik bilgiye sahip olmayan, bilgi kaynağına erişim olanağı kısıtlı kişilerce bir raf ürünü gibi satılmasının son derece tehlikeli riskleri de içerdiği, bunun ise elektrik konusunun hataya izin vermeyen, yanlış bir işlemde doğrudan insan hayatının kaybı ile neticelenebilecek sonuçlar doğuran son derece hassas bir konu olmasından kaynaklandığı,

- Bu açıdan bakıldığında Kurulun tespit ettiği yazışmalar incelendiğinde bizzat müşterilerin beyanlarında ELTESAN firmasından servis alamadıkları ve bu sebeple servis taleplerini birçok defa ARTI MARİN’e yönelttiklerini belirttikleri,

- Bununla ilgili en belirgin iletişim bilgisinin, 04 Haziran 2015 tarihinde yerinde yapılan inceleme tutanağının 11. sayfasındaki Yıldız Tersanesi Satın Alma Müdürünün yazılı beyanı olduğu,

- Ayrıca yine Kurulun tespit ettiği yazışmalarda müşterilerin bizzat kendi beyanları ile de doğrulanabileceği üzere ilgili firmanın bu ürünleri müşterilere satarken ürünlerin paralel ithalat yöntemi ile ithal edildiğini ve garantisinin sadece satıcı firma tarafından verildiğini belirtmediğinin anlaşıldığı,

- ELTESAN’ın kendisini müşterilere ikinci distribütör olarak tanıtmayı tercih ettiği ve MASTERVOLT ürününün marka değerinden faydalanmaya çalıştığı, bunların ARTI MARİN’in değil yazışmalarda geçen müşterilerin beyanları olduğu,

- Daha önce talep edilen savunmada şirket bilgisayarlarında bulunan on binlerce e- postadan, Kurumca sadece üç e-postaya ilişkin beyanda bulunulmasının istenmesinin dahi başlı başına yapılan şikayetin haksızlığını ortaya koyduğu, yaklaşık 10-11 yıllık bir süreçte üç adet e-posta ile rekabetin engellendiğini iddia etmenin hayatın doğal akışına aykırı olduğu,

- Yerinde inceleme yapıldığı zaman kayıt altına alınan e-postalara ilişkin olarak beyanları tekrarlamakta fayda bulunduğu,

- 06.11.2009 tarihli e-postada de belirtildiği üzere Mastervolt marka ürünlerin niteliği gereği bu ürünlere ilişkin servis verebilmenin o dönemdeki Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan (BAKANLIK) alınan garanti belgesi ile mümkün olabildiği, bu durumun hem mevzuat gereği hem de ürünlerin teknik yapıları gereği ve kullanılacakları alanlar itibariyle tehlike arz etmemesi için gerekli ve şart olduğu, ilgili e-postada ilgili Bakanlığın yayınlamış olduğu kararname numarasının da açıkça

Page 14

yazılmış olduğu, mevzuata ilişkin yapılan bir bilgilendirme dışında başka bir husus içermeyen e-postada rekabete ilişkin engelleyici bir durumun söz konusu olmadığı,

- 29.12.2011 tarihli e-postada MASTERVOLT firmasının bilgilendirme yazısının ilgili kişilere gönderildiği, bir başka deyişle burada firma olarak ARTI MARİN’in bizzat kendisinin herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, yalnız kendisine üçüncü kişilerle paylaşılması için gönderilen yazının ilgili kişilere gönderildiği, sözleşmeleri gereği sahibi bulundukları hakkın hatırlatıldığı, ilgili ürünün Türkiye temsilciliğinin firmada olduğunun belirtildiği, MASTERVOLT ürünlerinin hangi koşullarda garanti kapsamında kaldığının da açıkça belirtildiği, ayrıca mailin devamında yine teknik ve tehlike arz edebilecek ürünlerin garanti haklarına ilişkin Bakanlık şartlarının hatırlatıldığı,

- Yukarıda açıklaması yapılan tüm yazışmaların ARTI MARİN firmasında bulunan tüm evraklar ve bilgisayarlar incelenerek alındığı, bazı yazışmaların tarihinin 2010 yılına ait olmasının, altı yıllık yazışmaların dahi herhangi bir arşivleme, gizleme olmadan Rekabet Kurumu uzmanları ile paylaşıldığını gösterdiği, altı yıllık süreçte on bine yakın e-posta ve yazışma içerisinden sadece birkaç e-postada ELTESAN firmasının isminin geçtiği, bunların da çoğunun MASTERVOLT ile doğrudan ilgisi olmadığı gibi ELTESAN’ın MASTERVOLT ürünlerini satmasına ve ithal etmesine ARTI MARİN tarafından herhangi bir engelleme getirilmediğinin en açık göstergesi olduğu,

- Yine bu yazışmalarda açıkça ELTESAN firmasının bu ürünleri uzun yıllardır engelsiz bir şekilde ithal ettiği, hatta ARTI MARİN’in bayi, müşteri ve elektrik tesisatçıları ile çalıştığı ve onlara direkt satış yaptığının bizzat müşteri beyanlarında yazılı olarak bulunduğu, bu konuda kendileri tarafından müşteri, son kullanıcı, bayi veya diğer satış kanallarına herhangi bir baskı, engelleme yapılmadığının da bu yazılardan anlaşıldığı,

- Bilakis bu yazışmalarda müşterilerden kendilerine iletilen bilgilere göre, ELTESAN firmasının bu ürünü satabilmek için ürünü paralel ithalat yöntemi ile getirdiğini kullanıcı ve bayilerden gizlediği, kendisini ikinci distribütör olarak tanıttığı, Bakanlık tarafından garanti belgesi düzenleme şartı aranan yıllarda (2009-2013) bu ürünleri Bakanlık onayı almadan ithal ettiği, yeni getirilen düzenleme ile istenen garanti belgesi şartlarını tam olarak yerine getirmediği, servis almak isteyen kişilere servis vermediğinin anlaşıldığı,

- Ayrıca ELTESAN’ın, MASTERVOLT'un doğrudan doğruya rakibi olan Waeco ve Victron Energy marka isimli ürünlerin Türkiye temsilciliğini yapmakta olduğu, şikâyetinde müşterilerinin ucuza mal almasının engellendiğini iddia eden ELTESAN’ın zaten rakip bir markayı aynı ürün gamında hem de daha ucuza temin edebildiği, bunun dahi karşı tarafın art niyetini ve iddiaların dayanıksızlığını ortaya koymakta yeterli olduğu,

- ARTI MARİN olarak rekabeti engellemeye yönelik hiçbir eylemlerinin olmadığı, şikayetin asıl konusunu MASTERVOLT yetkilisi Paul Kenninck tarafından ELTESAN'a gönderildiği iddia edilen 2 Haziran 2009 tarihli e-postanın oluşturduğu, bu e-postanın ise ARTI MARİN’e atfedilemeyeceği,

- ARTI MARİN ile MASTERVOLT firması arasında distribütörlük sözleşmesi olduğu, bu sözleşme gereğince MASTERVOLT firması tarafından kendilerine yüklenen bazı yükümlülüklerin bulunduğu, bu yükümlülüklerin ürünlerin Türkiye pazarında tanıtılması, servis verilmesi şeklinde olduğu gibi, distribütör olabilmek için firmayı ciddi satış kotaları ve satış ciroları taahhüdü altına da soktuğu,

Page 15

- ARTI MARİN’in MASTERVOLT tarafından öngörülen satış kotaları ile yükümlülük altına alınırken, MASTERVOLT firmasının kendilerine haber dahi vermeden aynı bölgeye satış yapmasının kendi satış kota taahhütlerini etkilediğinden bu durumu MASTERVOLT firmasına bildirmenin ve buna (kota belirlenmesine) bir çözüm bulmalarını istemelerinin ARTI MARİN’in en doğal ticari hakkı olduğu,

- Söz konusu çözüm isteğinin rekabeti engelleme çabası olmayıp, kendilerine uygulanan satış kotalarının revize edilmesine yönelik olduğu ve/veya haber verilmeden yapılan bu tarz satışların ciroları dahilinde değerlendirilmesine yönelik isteklerden ibaret olduğu,

- Nitekim ELTESAN’ın rekabeti engelleme teşebbüsü olarak değerlendirilen yazışmalardan sonra da paralel ithalat yöntemi ile MASTERVOLT ürünlerini temin etmeyi sürdürdüğünün dosya kapsamında elde edilen yazışmalardan da anlaşıldığı,

- Bu yazışmalar detaylı olarak incelendiğinde, Martin Friedlich adlı şahsın satış yapmasının engellendiğini ileri sürdüğü yazışmasında dahi, elinde uygun fiyatlı Mastervolt marka jeneratörler olduğunu ve bu jeneratörleri uygun fiyattan ELTESAN’a verebileceğini belirttiği, sadece bu yazışmanın bile gerçek anlamda bir engelleme olmadığını, hatta teşebbüs eyleminin bile sözde kaldığının en açık göstergesi olduğu,

- Bu kapsamda ARTI MARİN’in rekabeti önleyici herhangi bir eylemi olmadığı, aslında mağdur olan tarafın kendileri olduğunun en açık göstergesi olduğu,

- Kurul tarafından seçilen heyet tarafından hazırlanan raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu raporun objektif olmaktan uzak ve tek yanlı bir bakış açısıyla hazırlandığı,

- Söz konusu raporda hangi hususların ağırlaştırıcı sebeplere gireceğinin ve bu hareketlerin hangilerinin olduğunun tek tek belirtilmediği, sadece genel hatlarıyla 2009-2015 yıllarından bahsedildiği,

- Halbuki, ARTI MARİN’in eylemi olarak belirtilen hususların e-posta yazışmaları olduğu, bu yazışmaların da MASTERVOLT tarafından ELTESAN'a gönderilen e- postalardan ibaret olduğu ve 2010 yılı öncesi döneme ait olduğu,

- İlgili Yönetmelik hükümlerinde hafifletici sebeplerin sınırlı sayıda olmamak üzere, “temel para cezası, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safı gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliği tarafından ispatlanırsa, dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebilir” şeklinde sayıldığı,

- ARTI MARİN tarafından incelemeye gönüllü yardımcı olunduğu, herhangi bir ihlalde bulunulmadığı gibi, ilgili dönemde yeni bir ihlalin de gerçekleşmemiş olduğu,

- Şikayet konusu faaliyetlerin hem ARTI MARİN hem de ELTESAN’ın yıllık gayri safi gelirleri içerisindeki payının çok düşük boyutlarda olduğu,

- Kabul anlamına gelmemekle birlikte, Kurul tarafından aksi kanaat oluşması halinde ARTI MARİN olarak kendilerinin şikâyete konu varlığı iddia edilen eylemde hiçbir dahilinin olmadığının gözetilmesi ve belirtildiği şekilde Yönetmelikte öngörülen bütün indirim sebeplerinin bulunması sebebiyle indirim oranlarının en yüksek orandan uygulanması gerektiği

Page 16

hususları ifade edilmiştir.

I.5. Savunmalarda Yer Alan Hususlara İlişkin Değerlendirmeler

I.5.1. Usule İlişkin Yapılan Savunmalara Yönelik Değerlendirmeler

(42) Savunmada, ELTESAN isimli şirketin 13.08.2010 tarihinde yapmış olduğu başvuru ile ilgili olarak Kabahatlar Kanunu’nda öngörülen soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle herhangi bir idari yaptırıma hükmedilmesinin mümkün olmadığı ve işbu başvurunun zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

(43) 4054 sayılı Kanun’da yer alan zamanaşımına ilişkin hükmün mülga olması sonrası Kabahatler Kanunu’nda yer alan zamanaşımı hükmü Kurul tarafından yürütülen soruşturmalara uygulanmaktadır. Bu Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrasına göre nispi idari para cezası gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak belirlenmiştir.

(44) Diğer taraftan, Kabahatler Kanunu’nda karar hakkında dava açılmasının zamanaşımına etkisi ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Danıştay’ın konuya ilişkin olarak verdiği kararlarında yargıda geçen sürelerde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği belirtilmektedir. Şöyle ki, Danıştay 13. Dairesinin 25.03.2009 tarih ve E: 2008/13175 sayılı kararında “Danıştay'ın bu konuya ilişkin olarak yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi geçirilmeden verilmiş bir idari yaptırımın, idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine herhangi bir şekilde zamanaşımı süresi işletilmeyecektir.”; aynı Dairenin 01.11.2011 tarih ve E: 2008/13179, K: 2011/4829 sayılı kararında da benzer şekilde “…, ilgili kararın Danıştay tarafından … iptal edilmesi, Danıştay kararındaki gerekçe doğrultusunda … davaya konu kararın belirtilen süreçten sonra alınması karşısında, yargıda geçen bu sürelerde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği açıktır” ifadeleri yer almaktadır [5]. Rekabet Kurulu uygulaması da yargıda geçen sürelerde zamanaşımının işlemeyeceği şeklindedir [6].

(45) Kabahatler Kanunu’nun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20. maddesinin üçüncü fıkrasında “Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise “Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.” hükmü bulunmaktadır.

(46) Zamanaşımı müessesinin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için zamanaşımı süresinin ne zaman başladığı ve ne zaman biteceği hususları önem arz etmektedir. Tarafın yazılı savunmasında belirttiği şikâyetçinin Kuruma başvuruda bulunduğu tarih olan 13.08.2010 tarihinden itibaren zamanaşımının başlatılması savunması hukuken kabul edilebilir bir savunma olmamakla birlikte, zamanaşımı süresi Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle başlamaktadır.

(47) Tarafın savunmaları da dikkate alınarak ihlalin başlangıcı, 29.12.2011 tarihli yazışma olarak saptanmıştır. Dolayısıyla ihlal tespiti yapılırken tarafın savunmasında zikrettiği 29.12.2011 tarihli yazışma öncesindeki belgelere dayanılmamaktadır. Dolayısıyla Kabahatler Kanunu’nda belirtilen sekiz yıllık zamanaşımının süresinin başlangıcı bu tarih kabul edilse dahi zamanaşımının dolduğundan bahsedilemeyecektir. Kaldı ki, 5 Aynı yönde bkz. Danıştay 13. Dairesinin 26.03.2013 tarihli ve E: 2009/7107, K: 2013/842 sayılı kararı. 6 Rekabet Kurulunun 11.01.2018 tarihli ve 18-02/20-10 sayılı, 21.05.2013 tarihli ve 13-29/402-179 kararları.

Page 17

devam eden ihlallerde ihlalin sona erme tarihinin zamanaşımı bakımından önemli olduğu ve yukarıda da yer verilen Danıştay 13. Dairesinin kararları uyarınca yargıda geçen süre boyunca zamanaşımı süresinin işlemeyeceği hususları da, aksi yönünde yapılan savunmayı bertaraf edecek niteliktedir. Dolayısıyla dosya konusu fiillerinin Kurul tarafından soruşturulmasının önünde zamanaşımı bakımından bir engel bulunmamaktadır.

I.5.2. Esasa İlişkin Yapılan Savunmalara Yönelik Değerlendirmeler

(48) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde;

“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti

engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut

doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve

teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır”

hükmü yer almaktadır.

(49) Ankara 7. İdare Mahkemesinin E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararında dosya konusu eylemlere ilşkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilebilmesi için Kanun’un aradığı anlamda teşebbüsler arası rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin karar ve eylemlerinin varlığının yeterli olduğu, ayrıca bu durumun başarıya ulaşmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir. İlgili Mahkeme kararına göre, incelemeye konu piyasayı etkilemeye yönelik rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma ya da uygulama olarak nitelendirilebilecek hususlar e-postalar ile ortaya konulmuştur.

(50) Bu çerçevede, Mahkeme kararında değinilen ve ihlalin varlığını gösteren belgelere yukarıda yer verilmiştir. Bu belgeler dışında, dosya kapsamındaki bir diğer belge, ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT Akdeniz Satış Müdürüne gönderilen 13.03.2012 tarihli e-postadır. Anılan e-postada ELTESAN’ın müşterilerine MASTERVOLT ürünleri için ARTI MARİN’den daha düşük fiyat teklif ettiği belirtilmiştir. Bunun üzerine MASTERVOLT Akdeniz Bölgesi Satış Müdürü aynı tarihli e-posta ile MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdüründen ELTESAN’ın MASTERVOLT ürünlerini hangi teşebbüsten almaya devam ettiğini araştırmasını istemiş, MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdürü tarafından gönderilen cevapta, ELTESAN’ın Orta ve Merkez Avrupa Bölgesi’nden ürün temin etmediği ve tüm müşterilere ‘’Türkiye’’ye dikkat etmelerinin söylendiği belirtilmiştir. ARTI MARİN Şirket Müdürü (…..) tarafından MASTERVOLT Akdeniz Satış Müdürü’ne gönderilen 13.03.2012 tarihli e-postada MASTERVOLT’un Avusturya’daki satıcısının ELTESAN’a MASTERVOLT ürünleri sağlamama konusunda bilgilendirilmesinin mümkün olup olmadığı sorulmuş, bunun üzerine aynı tarihte MASTERVOLT Akdeniz Bölgesi Satış Müdürü tarafından gönderilen e-postada MASTERVOLT’un Avusturya’daki satıcısının bu konuda MASTERVOLT Orta ve Merkez Avrupa Satış Müdürü tarafından bilgilendirildiği belirtilmiştir.

(51) Savunmada dile getirilen bir diğer husus, şirket bilgisayarlarında yer alan on binlerce e- postadan sadece üç e-posta hakkında açıklanma istenmesinin bile başlı başına ihlal olmadığını gösterdiği, 10-11 yıllık süreçte üç adet e-postanın rekabeti engellediğini iddia etmenin hayatın doğal akışına aykırı olduğu, şikayetin asıl konusunun MASTERVOLT tarafından ELTESAN’a gönderilen 02.06.2009 tarihli yazışmanın olduğu, ihlal bulgusuna dayanak olan e-postaların MASTERVOLT tarafından ELTESAN'a gönderilen e- postalardan ibaret olduğu ve 2010 yılı öncesi döneme ait olduğu, bir başka deyişle ortada ARTI MARİN’e atfedilebilecek bir eylemin bulunmadığıdır.

Page 18

(52) 2009 ve 2010 tarihlerine ilişkin elde edilen yazışmalar, ARTI MARİN’in müşterilerine yollamış olduğu ve kendilerinin MASTERVOLT’un yetkili satıcısı olduğunu gösterir yazışmalar ve MASTERVOLT tarafından ELTESAN’a gönderilen yazışmalardan ibarettir. Bununla birlikte, ARTI MARİN’in MASTERVOLT ile iletişime geçerek ELTESAN’ın paralel ithalatının engellenmesini istediği e-postanın tarihi olan 29.12.2011, ihlalin başlangıcı olarak dikkate alınmıştır.

(53) Savunmada dile getirilen bir diğer husus, ELTESAN firmasının başvuru tarihinden sonraki altı yıl süresince Mastervolt marka ürünleri paralel ithalat yöntemi ile Türkiye'ye getirmeye devam ettiği, eğer ARTI MARİN tarafından bilinçli ve sistemli bir rekabeti engelleme çalışması olsaydı, ilgili firmanın bu ürünleri altı yılı aşkın bir süre Türkiye'ye ithalatını gerçekleştiremeyeceği, ana faaliyet alanı soğutma ve buzdolabı sistemleri üretimi olan ELTESAN’ın elektrik ekipmanı niteliğindeki MASTERVOLT ürünlerinin satışından şikayette bulunduğu tarihten sonraki altı yılda elde ettiği cironun, toplam cirosunun %(…..) bir kısmına dahi tekabül etmediği, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmediğidir.

(54) Ankara 7. İdare Mahkemesinin E: 2017/251, K: 2018/2104 sayılı kararında dosya konusu eylemlere ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilebilmesi için Kanun’un aradığı anlamda rekabeti kısıtlayıcı teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin karar ve eylemlerinin varlığının yeterli olduğu, ayrıca bu durumun başarıya ulaşmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.

I.6. Ceza Yönetmeliği Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme

(55) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmüne yer verilmiştir. Ceza Yönetmeliği’nin 1. maddesinde amacı; “4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına, aynı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir.

(56) Bu bağlamda yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde paralel ticareti engellemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden MASTERVOLT hakkında aynı Kanun’un 16. maddesi ve Ceza Yönetmeliği hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanması gerekmektedir.

(57) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi gereğince verilecek idari para cezasının tayinine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Ceza Yönetmeliği uyarınca nihai para cezası miktarı belirlenirken, öncelikle temel para cezası belirlenmelidir. Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasında temel para cezasının hesaplanması açısından “karteller” ve “diğer ihlaller” şeklinde bir ayrım yapıldığı görülmektedir.

(58) MASTERVOLT’un ihlale konu eylemleri “diğer ihlaller” kategorisinde yer almaktadır. Bu bağlamda, anılan madde hükmü çerçevesinde ilk olarak, yıllık gayrisafi gelirin %0,5 ile %3’ü arasındaki bir oran baz olarak belirlenmelidir. Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bu oran belirlenirken ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Aktarılan hükümler

Page 19

dairesinde, MASTERVOLT’a tatbik edilecek temel para cezasına esas oran %(…..) olarak belirlenmiştir.

(59) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre temel para cezasının belirlenmesinde ikinci adım ihlalin süresidir. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasına göre; bu oran bir yıldan uzun beş yıldan kısa ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında artırılmalıdır. Bu çerçevede, temel ceza oranının belirlenmesi açısından, ihlalin başlangıcı olarak 29.12.2011 tarihli yazışma (Belge-6), sonu bakımından ise 20.04.2015 sayılı yazışma (Belge-9) dikkate alınmış ve ihlalin bir yıldan uzun beş yıldan kısa sürdüğü görülerek, MASTERVOLT için temel para cezasının Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre %(…..) olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

(60) Dosya kapsamında temel para cezası oranını artırmayı ya da azaltmayı gerektiren herhangi bir ağırlaştrıcı ya da hafifletici unsur bulunmadığı değerlendirildiğinden MASTERVOLT’a 2018 yılı Türkiye gelirleri üzerinden %(…..) oranında idari para cezası uygulanması sonucuna ulaşılmıştır.

Page 20

J. SONUÇ

(61) Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.11.2018 tarih ve 2017/251 E., 2018/2104 K. sayılı

kararına, 10.01.2019 tarih ve 19-03/25-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen ek

çalışma kapsamında düzenlenen rapora, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü

savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;

1. Mastervolt International Holding BV tarafından paralel ticaretin engellenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğine OYBİRLİĞİ ile,

2. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ve 3. fıkrasının (a) bendi uyarınca 2018 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %(…..) oranında olmak üzere, Mastervolt International Holding BV’ye 35.681,47 TL idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,

3. Artı Marin Mobil Enerji Sistemleri A.Ş.’nin (Eski Unvanı: Artı Marin Elektrik Dış Ticaret Ltd. Şti.) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine, dolayısıyla adı geçen teşebbüse idari para cezası verilmesine yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı

yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Judicial review

1 lawsuit(s)

  • Eltesan Mobil Tek. Sis. San. ve Tic. A.Ş.

    Ankara 12. İdare Mahkemesi · Case no: 2020/1515

    Lawsuit dismissed — Board decision stands · upheld on appeal

    Procedural stages

    1. 13.10.2021Upheld on appeal· Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi· 2021/602
    2. 30.12.2020Lawsuit dismissed — Board decision stands· Ankara 12. İdare Mahkemesi· 2020/1515

Lawsuit and stage records come from the Turkish Competition Authority's published data. The binding texts are the court decisions themselves.

Citation chain

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.