İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve üye birlikler bünyesinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti…

Rekabet İhlali20-12/145-80Karar tarihi: 27.02.2020Yayımlanma tarihi: 15.06.2020

Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve üye birlikler bünyesinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti yetiştiricilerinin yetiştirme ücretlerini birlikte belirlemek ve belirledikleri fiyatlara uymayan entegre firmaları boykot etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.

Karar bilgileri

Karar sayısı
20-12/145-80
Karar tarihi
27.02.2020
Yayımlanma tarihi
15.06.2020
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

17 sayfa · 50.659 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2019 - 3 - 03 9(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 20-12/145-80
Karar Tarihi: 27 .02.2020

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN

B. RAPORTÖRLER : İsmail Yücel ARDIÇ, Pelin TEBER,

Muhammed Ali BEKTEMUR

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - Gizlilik talebi bulunmaktadır.

D. HAKKINDA İNCELEME

YAPILANLAR: - Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği

Kültür Mah. Kızılırmak Cad. N0: 49/2 Çankaya/ANKARA

- Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği

Orta Mah. Karaağaç Bulvarı Kılıçaslan İş Merkezi No:18

Adapazarı/SAKARYA

- Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği

Camıkebir Mah. Ömer Hayyam Sok. No: 9/A

Osmaneli/BİLECİK

- Kocaeli Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği

Yenişehir Mah. Araç Sok. No:69 İzmit/KOCAELİ

(1) E. DOSYA KONUSU: Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve üye birlikler bünyesinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti yetiştiricilerinin yetiştirme ücretlerini birlikte belirlemek ve belirledikleri fiyatlara uymayan entegre firmaları boykot etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumuna (Kurum) yapılan ve 25.12.2017 tarih ve 9408 sayı ile giren başvuruda özetle;

- Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliğinin (TÜKEBİR) 5200 sayılı Tarımsal

Üretici Birlikleri Kanunu [1] (5200 sayılı Kanun) kapsamında kurulmuş bulunan bir

teşebbüs birliği olduğu, il ve ilçe bazında kendisine bağlı faaliyet gösteren 19

üretici birliği bulunduğu,

- TÜKEBİR ve diğer üretici birliklerinin, mevzuatın kendilerine tanıdığı yetkileri

aşmak suretiyle fiyat tespiti, boykot gibi uygulamalar gerçekleştirerek 4054 sayılı

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal

ettikleri,

- Kanatlı hayvan eti üretimi alanında faaliyet gösteren entegre firmaların tavuk

yetiştiricileri ile sözleşmeli üretim çerçevesinde anlaşmalar yaptığı, bu kapsamda 1 06.07.2004 tarih ve 25514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Sayfa 2

yetiştiriciler ile entegre firmalar arasındaki ilişkinin fason üretim esasına dayanmakta olduğu,

- TÜKEBİR ve üye birlikler bünyesinde bir araya gelen yetiştiricilerin yetiştirme ücretlerini beraber belirledikleri ve fiyatlara uymayan entegre firmaları boykot ettikleri,

- Entegre firmaların yetiştiricilere bağımlı olmaları sebebiyle yetiştiricilerin entegre firmalar karşısında yeterince güçlü bir durumda olduğu, ayrıca yetiştiricilerin birlikler bünyesinde bir araya gelerek çok daha büyük bir güç elde ettikleri ve bu gücü kötüye kullanmak suretiyle entegre firmalara baskı uyguladıkları,

- Elazığ, Malatya, Manisa, İzmir, Balıkesir, Bursa, Aydın ve Uşak illerinde Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş. (BANVİT) adına yetiştiricilik yapan yetiştiricilerin 30.08.2017 tarihinde TÜKEBİR ve üye birlikler çatısı altında BANVİT’e karşı üretimi durdurma kararı aldıkları, bu karar neticesinde TÜKEBİR ve üye birliklerin Tarım ve Orman Bakanlığı (Bakanlık) yetkilileri ile görüşme gerçekleştirerek Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in [2] (Yönetmelik) çıkarılmasını sağladıkları,

- Söz konusu Yönetmelik ile beraber birliklerin rekabete aykırı davranışlarını daha da kuvvetli bir şekilde sürdürebilir hale getirdikleri, birliklere tanınan bu yetkilerin serbest piyasa uygulamasına zarar verdiği,

- TÜKEBİR ve üye birliklerin mevzuatın kendilerine tanıdığı yetkiyi aşarak aldıkları kararlarla fiyat tespiti ve arzı durdurma gibi rekabete aykırı uygulamalar gerçekleştirdikleri

iddia edilerek şikâyete konu teşebbüs birlikleri hakkında doğrudan soruşturma açılması

ve Yönetmeliğin yol açabileceği olumsuz sonuçların önüne geçilmesi amacıyla

Yönetmeliğin 7. maddesindeki düzenlemenin fiyat tespiti ve boykota cevaz

vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesine yönelik Bakanlığa görüş gönderilmesi

talep edilmiştir.

(3) Aynı başvuru sahibi tarafından yapılan 05.07.2018 tarih ve 4997 sayılı gizlilik talepli bir

diğer başvuruda ise özetle;

- İlk başvuruya ilişkin yapılan inceleme devam ederken başvuru sahibinin (…..)

yetiştirici firmaların (…..) tarihi itibarıyla üretici birliği çatısı altında bir araya

gelerek üretimi durdurmaya yönelik karar aldıkları,

- (…..),

- (…..), ancak entegre firma ların üretici birlikler tarafından gerçekleştirilen arzı

kesme v e boykot eylemleri nedeniyle etkin bir şekilde çalışamayacağı, bu

durumun ise tüketici refahı üzerinde olumsuz etkile re sebep olacağı

hususları ifade edilerek TÜKEBİR’e bağlı SAKARYA, BİLECİK ve KOCAELİ ÜRETİCİ

BİRLİĞİ bünyelerinde bir araya gelen kanatlı hayvan eti yetiştiricileri hakkında 4054

sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında işlem yapılması talep edilmiştir.

(4) G. DOSYA EVRELERİ: 25.12.2017 tarihinde 9408 sayı ile giren başvuru üzerine,

Rekabet Kurulunun (Kurul) 08.03.2018 tarihli toplantısında 18-07/131-M sayılı karar ile

başvurunun Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ’in (2012/2 sayılı

27.10.2017 tarih ve 30223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Sayfa 3

Tebliğ) 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğuna dolayısıyla başvuruya ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

(5) Başvuru sahibi teşebbüs tarafından yapılan 05.07.2018 tarih ve 4997 sayılı ikinci başvuruda yer alan iddialar Kurulun 08.08.2018 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 18- 27/460-M sayı ile bir önceki Kurul kararı ile aynı doğrultuda, başvurunun 2012/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğuna dolayısıyla başvuruya ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

(6) Kurulun 08.03.2018 tarih ve 18-07/131-M sayılı kararı Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin E.2018/854, K.2019/1231 sayılı kararı ile, 08.08.2018 tarih ve 18-27/460-M sayılı Kurul kararı ise Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin E.2018/2381, K.2019/1028 sayılı kararı ile iddialar hakkında önaraştırma açılması gerektiği gerekçesiyle iptal edilmiştir. Kurum tarafından Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin E.2018/854, K.2019/1231 sayılı mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusu ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin E.2019/3498, K. 2020/54 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

(7) Kurul kararlarının Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından iptali üzerine hazırlanan 17.07.2019 tarih ve 2019-3-039/BN sayılı Bilgi Notu, Kurulun 24.07.2019 tarihli toplantısında görüşülerek 19-26/394-M sayıyla önaraştırma açılmasına karar verilmiştir.

(8) Önaraştırma kapsamında; 21.01.2020 tarihinde KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde, 22.01.2020 tarihinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde, 23.01.2020 tarihinde BiLECİK ÜRETiCi BiRLiĞi’NDE, 28.01.2020 tarihinde TÜKEBİR’de yerinde inceleme ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

(9) Yapılan yerinde inceleme ve görüşmelere ek olarak; 29.01.2020 tarih ve 1725 sayıyla TÜKEBİR’den, 29.01.2019 tarih ve 1734 sayıyla AS Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San. ve Tic. Ltd. Şti., (AS PİLİÇ), Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri San. ve Dış Tic. A.Ş. (AKDENİZ PİLİÇ) ve başvuru sahibi teşebbüsten, 29.01.2020 tarih ve 1735 sayıyla SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ, KOCAELI ÜRETİCİ BİRLİĞİ, ve BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden bilgi talebinden bulunulmuştur. BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen cevabi yazı 06.02.2020 tarih ve 1284 sayıyla; AS PİLİÇ tarafından gönderilen cevabi yazı 06.02.2020 tarih ve 1241 sayıyla; başvuru sahibi tarafından gönderilen cevabi yazı 07.02.2020 tarih ve 9363 sayıyla; KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen cevabi yazı 12.02.2020 tarih ve 1516 sayıyla; SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen cevabi yazı 13.02.2020 tarih ve 1573 sayıyla; AKDENİZ PİLİÇ tarafından gönderilen cevabi yazı 14.02.2020 tarih ve 1606 sayıyla; TÜKEBİR tarafından gönderilen cevabi yazı 17.02.2020 tarih ve 1677 sayıyla Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(10) İlgili karar uyarınca düzenlenen 18.02.2020 tarihli ve 2019-3-039/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, 27.02.2020 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

(11) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;

- SAKARYA, KOCAELİ ve BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile TÜKEBİR tarafından

alınan ve/veya uygulanan civciv almama yönündeki kararın 4054 sayılı Kanun’un

4. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği,

- Eylemin Mayıs 2018 döneminde kısa bir süre devam etmesi ve etkilerinin sınırlı

olması nedeniyle söz konusu uygulamaların pazardaki etkisinin bertaraf

edilebileceği,

Sayfa 4

- SAKARYA, KOCAELİ, BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile TÜKEBİR hakkında 4054

sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı,

- Bununla birlikte SAKARYA, KOCAELİ, BiLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile

TÜKEBİR’e, teşebbüslerin aralarında anlaşarak veya teşebbüs birliği kararıyla

arz miktarının kısıtlanması gibi eylemlerden kaçınılması gerektiği yönünde 4054

sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesinin

yerinde olacağı,

- Bakanlığa herhangi bir görüş gönderilmesine gerek olmadığı,

- İhtiyati tedbir talebinin, eylemin Mayıs 2018 döneminde gerçekleştirilmiş ve sona

erdirilmiş olması nedeniyle dayanaksız kaldığından bahisle kabulüne gerek

olmadığı

yönünde görüş bildirilmiştir.

I. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME

I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Taraflar

I.1.1. Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (TÜKEBİR)

(12) 5200 sayılı Kanun’a dayanılarak 2017 yılının Haziran ayında kanatlı hayvan eti üretimi yapan tarım üreticileri tarafından asgari ilçe düzeyinde, Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birlikleri arasında “Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği” olarak kurulmuştur. Birlik tüzüğü incelendiğinde birliğin kurulma amacının; kanatlı hayvan eti üreticilerinin hak ve ortak menfaatlerinin korunması, birlikler arası işbirliği ve koordinasyonun sağlanması, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin entegre firmalar ile olan ilişkilerinin koordine edilmesi ve entegre firmaların çatı örgütleri ile temas ve görüşmelerde bulunulması, üretim planlamalarının yapılması gibi amaçlar olduğu görülmektedir.

(13) Mevcut durumda TÜKEBİR’e bağlı 16 il ve ilçe birliği bulunduğu, TÜKEBİR’e bağlı il ve ilçe üretici birliklerine üye yetiştiricilerin %80-85’inin yasal statüsünün çiftçi olduğu ifade edilmiştir.

I.1.2. Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticİleri Birliği (SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ)

(14) 03.01.2017 tarihinde kurulan üretici birliği Sakarya ilinde faaliyet göstermektedir. Mevcut durumda birliğe üye yaklaşık 450 yetiştiricinin bulunduğu ve bu yetiştiricilerin bir yetiştirme döneminde yaklaşık 32 milyon adet broiler tipi tavuk (kesimlik tavuk) yetiştirebildiği, birliğe üye olan ve olmayan tüm yetiştiricilerin ise Sakarya’da yetiştirmiş oldukları kesimlik tavukların Türkiye’de üretilen toplam kesimlik tavukların yaklaşık %22’sini oluşturduğu ifade edilmiştir.

(15) SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından gönderilen bilgilerde 2016 yılında Sakarya’da 1.713 üretim çiftliğinde iki aylık dönemde 28 milyon adet tavuk yetiştirebilirken, 2019 yılında 1.198 üretim çiftliğinde iki aylık dönemde 32 milyon adet tavuk yetiştirildiği, çiftlik sayısındaki azalışa rağmen yetiştirilen tavuk miktarında artış olmasının nedeninin küçük işletmelerin kapanması sonucunda sektörde daha yüksek üretim kapasitesine sahip işletmelerin faaliyet göstermeye başlaması olarak ifade edilmiştir. İlde faaliyet gösteren en fazla kapasiteye sahip ilk on yetiştiriciye ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Sayfa 5

Tablo-1: Sakarya’da İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler

Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)

1 (…..) 820.000

2(…..)720.000
3(…..)571.000
4(…..)400.000
5(…..)370.000
6(…..)330.000
7(…..)300.000
8(…..)250.000
9(…..)200.000
10(…..)170.000

Kaynak: Cevabi Yazı

I.1.3. Kocaeli Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ)

(16) Birliğin 2000 yılında kurulduğu ancak 2005 yılına kadar dernek olarak faaliyet gösterdiği, 2005 yılından sonra ise üretici birliği statüsünde faaliyetlerine devam ettiği belirtilmiştir. KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ birliğin 5200 sayılı Kanun’a dayanılarak, üyelerinin üretimle ilgili sorunlarına çözüm bulmak, üreticilerin doğru bilgilere ulaşmasını sağlamak, girdi maliyetlerini düşürmek, fason olarak üretim yaptıkları şirketlerle diyaloglarını arttırmak vb. sorunlara çözüm bulmak için kurulduğunu, Kocaeli’nde tavuk yetiştiriciliği alanında faaliyet gösteren 243 işletmenin olduğunu, bu işletmelerden 220’sinin birliğe üye olduğunu ve bu yetiştiricilerin %95’inin yasal statüsünün çiftçi olduğunu belirtmiştir.

(17) Kocaeli ilinde faaliyet gösteren yetiştiricilerin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 48 milyon adet olduğu dikkate alındığında, iki aylık üretim dönemindeki kapasiteleri yaklaşık 8 milyon adettir. İlde faaliyet gösteren en fazla kapasiteye sahip ilk on yetiştiriciye ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Tablo-2: Kocaeli’nde İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler

Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)

1 (…..) 170.000

2(…..)150.000
3(…..)150.000
4(…..)120.000
5(…..)100.000
6(…..)100.000
7(…..)100.000
8(…..)100.000
9(…..)100.000
10(…..)100.000

Kaynak: Cevabi Yazı

I.1.4. Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği (BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ)

(18) Bilecik’te faaliyet gösteren üretici birliği diğer birlikler gibi 5200 sayılı Kanun’a dayanılarak 2017 yılında kurulmuştur. Bilecik’te faaliyet gösteren 60 işletmeden 30’unun birlik üyesi olduğu ifade edilmiştir. İlde faaliyet gösteren yetiştiricilerin İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri’nce verilen İşletme Tescil Belgesi ile yetiştiricilik yapmakta olduğu, bu nedenle tüm yetiştiricilerin “kanatlı hayvan eti üreticisi” olarak adlandırıldığı belirtilmiştir.

Sayfa 6

(19) İlde faaliyet gösteren yetiştiricilerin kapasitelerine bakıldığında iki aylık dönemde yaklaşık 4,2 milyon, yıllık olarak ise 25,4 milyon adet tavuk yetiştirebildikleri görülmektedir. İlde faaliyet gösteren en büyük kapasiteye sahip ilk on yetiştiriciye ait bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Tablo-3: Bilecik’te İki Aylık Dönem Bazında En Fazla Kapasiteye Sahip Olan Yetiştiriciler

Sıra Yetiştirici Unvanı Dönemlik (Adet)

1 (…..) 288.000

2(…..)275.000
3(…..)220.000
4(…..)210.000
5(…..)180.000
6(…..)163.188
7(…..)152.000
8(…..)144.000
9(…..)140.000
10(…..)120.000

Kaynak: Cevabi Yazı

I.2. İlgili Pazar

I.2.1. Sektöre İlişkin Bilgiler 3

(20) Beyaz et sektörü kanatlı kümes hayvanları (tavuk, hindi, kaz, ördek vb.) etinin üretimi, işlenmesi ve pazarlanması faaliyetlerini kapsamakta ve “kanatlı eti sektörü” olarak da nitelendirilmektedir. Ülkemiz bakımından hindi, kaz, ördek gibi kanatlı kümes hayvanlarının üretimi ve bu hayvanların etlerinin tüketimi yaygın olmadığı için sektördeki faaliyetin büyük bölümü tavuk/piliç eti üzerine yoğunlaşmıştır. 1970'lerde üretim küçük aile işletmelerinde yüksek birim maliyeti ile gerçekleştirilmekte iken, 1980'lerde sektörde yapısal değişime gidilerek entegre tesisler kurulmaya başlanmış ve sektör sözleşmeli üretime yönelmiştir.

(21) Etlik (broiler/broyler/kesimlik) piliç üretimi yapmak isteyen teşebbüsler ya bağımsız olarak ya da sektörde çoğunlukla uygulanan yöntem olan entegre firmalarla sözleşme imzalayarak üretim gerçekleştirmektedir. Teşebbüsün kendi başına üretime başlaması durumunda; civciv temini, yem tedariki, ilaç, nakliye, kesim vb. işlemler ile paketleme ve pazarlama süreçlerinin organizasyonunu tek başına üstlenmesi gerekirken, diğer yöntem olan entegre firmalarla sözleşme imzalayarak üretime başlaması durumunda yalnızca entegre firma tarafından temin edilen civcivlerin bakımını üstlenmesi ve civcivlerin yetiştiriciliği ile ilgili hizmetleri gerçekleştirmesi yeterli olmaktadır. Entegre firmalar ile yetiştiricilerin dikey entegrasyonu üzerine kurulmuş bu sistemde yetiştirici, civcivleri ve yemi entegre firmadan almakta ve 35-42 günlük yetiştirme sürecinin sonunda tavuklar yaklaşık iki kilogramlık bir ağırlığa ulaştıktan sonra entegre firmaya ait kesimhaneye gönderilmektedir. Yetiştirici, kümesini 15 günlük bir dezenfeksiyon sürecine tabi tuttuktan sonra yeni civcivleri yetiştirmeye başlamaktadır. Yıl içerisinde tekrar eden bu döngü içerisinde, normal şartlar altında, bir yetiştirici yılda ortalama 5- 6 dönem üretim gerçekleştirebilmektedir.

3 Bu bölümde yer alan bilgiler, Ticaret Bakanlığı’nın 2017 yılında yayımlamış olduğu “Kanatlı Et Sektörü Raporu” ile Fırat Kalkınma Ajansı’nı yayımlamış olduğu “Kanatlı Hayvancılık Sektör Raporu”ndan faydalanılarak hazırlanmıştır.

Sayfa 7

(22) Her iki taraf için de çeşitli avantajlar sağlayan bu iş modeli, entegre firmaya kümes yapımları için gereken yüksek yatırım ve finansman maliyetlerinden kaçınma imkanı sunarken [4], yetiştiricilere ise kesimlik hale gelen piliçlerin nihai tüketim noktalarına ulaştırılması aşamalarında kesim, paketleme, lojistik ve pazarlama gibi karmaşık süreçlerden kaçınma imkanı sağlamaktadır. Bu iş modelinin getirdiği maliyet avantajları sayesinde uzmanlaşmaya ve iş bölümüne bağlı olarak üretimde ve dağıtımda yaşanan etkinlik artışları sonucunda ülkemizde kesimlik piliç üreten firmaların çoğunlukla dikey tarzda entegrasyonunu tamamlamış olduğu ve büyük çoğunluğunun damızlık üretiminden pazarlama aşamasına kadar tüm süreçleri içerecek şekilde yapılandığı görülmektedir.

(23) Türkiye’de gerçekleştirilen tavuk eti üretimine bakıldığında yıllar itibariyle artan bir seyir izlediği görülmektedir. Grafik-1’den görüleceği üzere, 2019 yılında kesilen tavuk adedi 2013 yılına kıyasla %13,2’lik artış göstererek yaklaşık 1,2 milyar adet olurken, üretilen tavuk eti miktarı aynı yıllar arasında %21,3 artış göstererek yaklaşık 2,1 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

Grafik-1: Yıllık Bazda Türkiye’de Gerçekleştirilen Tavuk Eti Üretimi (Adet ve Ton)

2.500.000

2.000.000

1.500.000

1.000.000

500.000

-

2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019

Kesilen Tavuk Miktarı (Bin Adet) Tavuk Eti (Ton)

Kaynak: TÜİK verileri

I.2.2 Sektöre İlişkin Düzenlemeler

(24) Tarımsal üretici birliklerinin kuruluşuna ilişkin olarak 5200 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası “Birlikler; ürün veya ürün grubu bazında faaliyet gösteren ve tüzüklerinde belirlenen miktardaki tarımsal üretimi bu kuruluşlar aracılığıyla 4 KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ ile yapılan görüşmede Birlik (…..) tarafından günümüz şartlarında bir işletmenin kârlı bir şekilde yetiştiricilik yapabilmesi için bir yetiştirme döneminde en az 30.000 adet tavuk yetiştirebilecek kapasitede olması gerektiği, yine günümüz şartlarında bir yetiştirme döneminde 50.000 adet tavuk yetiştiren bir işletmenin ısınma, elektrik vb. işletme maliyetlerinin (…..) TL civarında olduğu ifade edilmektedir.

Sayfa 8

pazarlamayı taahhüt eden, en az onaltı tarım üreticisinin bir araya gelmesiyle, asgarî

ilçe düzeyinde kurulur. Birliğin toplam üretim kapasitesinin ürün bazında, Bakanlık

tarafından yönetmelikle belirlenecek asgarî düzeyin altında olmaması gerekir.”

hükmünü haizdir. Söz konusu birliklerin görevleri ise 5. maddede şu şekilde

düzenlenmiştir:

“Birlikler, bu Kanunun amacına uygun olarak aşağıdaki görevleri yapar:

a) Üyelerinin ürettikleri ürünlerle ilgili piyasa araştırmaları yapmak ve yaptırmak. b) Üyelerinin ürünlerine pazar bulmak, ürünlerin pazara arzını düzenlemek.

c) Üyelerine üretim teknikleri, hasat, depolama, paketleme konularında teknik destek sağlamak.

d) Üyelerine girdi temininde yönlendirici yardımlarda bulunmak.

e) İç pazara ve ihracata uygun çeşitlerin üretilmesini sağlamak.

f) Eğitim ve yayım hizmeti vermek, danışman hizmeti sağlamak.

g) Ürün kalitesini iyileştirici tedbirler almak ve ürün standartlarını uygulamak. h) Çiftlik düzeyinde yapılan tarımsal uygulamaları izlemek, kayıtlarını tutmak ve belge düzenlemek.

ı) Paket ve ambalajlarla ilgili standartların uygulanmasını sağlamak.

i) Çevreyle uyumlu üretim tekniklerini yaygınlaştırmak.

j) Üyeleri adına ürün depolanmasına, gerektiğinde bu amaçla depo kiralanmasına yardımcı olmak.

k) Ürünlerin tanıtımıyla ilgili faaliyetlerde bulunmak.

l) Ürünlerle ilgili her türlü kaydı tutmak.

m) Türkiye Cumhuriyeti’nin kabul ettiği uluslararası ürün veya ürüne özgü ortak piyasa düzenlemelerinin gerektirdiği görevleri yürütmek.

n) Sözleşmeli üretim kapsamında, üyeleri adına örnek tip sözleşmeler düzenlemek ve bununla ilgili faaliyetleri koordine etmek.”

(25) Söz konusu Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında birliğe üye olmanın genel

şartları “a) Üye olacağı birliğin iştigal ettiği ürün veya ürün grubu ile ilgili pazara yönelik

üretimde bulunmak. b) Çiftçi belgesi sahibi olmak. c) Gerçek kişiler bakımından,

onsekiz yaşını doldurmuş olmak.” şeklinde düzenlenmiştir.

(26) Birliklerin gelirleri ise 11. maddede “a) Üyelik aidatları. b) Üyelere sağlanan

danışmanlık hizmetleri karşılığında alınan ücretler. c) Yurt içi ve yurt dışından sağlanan

bağış, fon ve yardımlar. d) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen gelirler. e)

Reklam, tanıtım ve yayın gelirleri. f) Birlik aracılığı ile pazarlanan ürünlerin satış bedeli

üzerinden kesilecek hizmet payı. g) Diğer gelirler.” şeklinde sıralanmıştır.

(27) Merkez birlikleri ise Kanun’un 13. maddesinde “(1)Birlikler ürün veya ürün grubu

bazında ulusal düzeyde merkez birliği şeklinde örgütlenebilir. (2) Merkez birliği, aynı

ürün veya ürün grubunda faaliyet gösteren en az yedi tarımsal üretici birliğinden oluşur.

Aynı ürün veya ürün gurubu için birden fazla merkez birliği kurulamaz. …” şeklinde bir

düzenlemeye tabidir.

Sayfa 9

(28) 5200 sayılı Kanun’un verdiği yetki doğrultusunda, Bakanlık tarafından 27.10.2017 tarihinde, kanatlı hayvan eti bakımından sözleşmeli üretim düzenlemeleri içeren bir Yönetmelik yayımlanmıştır. Yönetmeliğin amacı 1. maddede “Bu Yönetmeliğin amacı; kanatlı hayvan eti üretiminde entegre firma ile üretici/üretici örgütü arasındaki sözleşmeli üretimin belirli usul ve esaslar çerçevesinde düzenlenerek, üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması, standartlara uygun ürün elde edilmesi ve plânlı üretim yapılmasına yönelik firma ile üreticinin uyması gereken kuralları belirlemektir.” olarak ifade edilmektedir. Kapsam ise, 2. maddede “Bu Yönetmelik; kanatlı hayvan eti üretimi yaptıran entegre firmalar ile bu firmalara sözleşmeli olarak üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler veya temsil yetkisine sahip üretici birlikleri arasında akdedilen bakım ve yetiştirmeye ilişkin sözleşmeli üretim ile ilgili usul ve esasları kapsar.” olarak belirtilmiştir.

(29) Yönetmeliğin 4. maddesinde firma “Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretici/üretici birliği ile sözleşme akdeden; civciv, yem temini, veteriner hizmetleri, kesimhane ve son kullanıcı ürün pazarlaması gibi faaliyetleri yürüten gerçek veya tüzel kişiliği haiz entegre firmaları”, sözleşmeli üretim “Bakanlık Hayvan Kayıt Sistemine kayıtlı, kanatlı yetiştiriciliğine uygun teknik ve sağlık şartlarını haiz kümesleri bulunan üreticiler/üretici birlikleri ile firma arasında, civciv, yem, aşı, ilaç, veterinerlik hizmetleri gibi ana üretim girdileri firma tarafından karşılanan, karşılıklı menfaatlerin korunduğu bir sözleşmeye dayanılarak yapılan canlı kanatlı hayvan üretimini” ve üretici birliği “Kanatlı hayvan eti üreticilerinin gönüllülük esasına dayalı olarak tarımsal alanda üretimden pazara kadar ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak, üyeleri adına kanatlı eti üretiminin sözleşmeli usulde yapılmasına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek üzere temsil ve ilzam yetkisi bulunan, mer’i mevzuata dayanarak kurdukları organizasyonları” ifade etmektedir.

(30) Yönetmeliğin “Sözleşme İlkeleri” başlıklı 5. maddesinde, yetiştiriciler ve entegre firmalar arasındaki ilişkide sözleşme şartları belirlenirken tarafların birlikte katılımı, karşılıklı müzakere, dürüstlük, şeffaflık, üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla üretici örgütlerinin teşvik edilmesi gibi kavramlara öncelik verildiği anlaşılmaktadır.

(31) “Yükümlülükler” başlıklı 6. maddede ise öne çıkan hususlar özetle; ürün mülkiyetinin firmaya ait olduğu, yetiştirme dönemi sonunda edimin gereği gibi ifa edilmemesinden doğacak zararlardan üreticinin sorumlu olduğu, üreticinin firma talimatlarına uyması gerektiği, hayvanın ihtiyacını karşılayacak düzeyde besin değerine sahip yemin firma tarafından temin edileceği, bazı hizmetlerden (yükleme, taşıma, aşı, ilaç, veterinerlik, dezenfeksiyon hizmetleri) doğacak masrafların firmaya ait olduğu, ilk hafta ölüm oranının %1’i geçmesi halinde zararın firmaya ait olduğu, firma kaynaklı olduğu tespit edilen ölümlerden üreticinin sorumlu tutulamayacağı, firma veterineri tarafından kabul kriterlerine uymadığı tespit edilenler haricinde kalan canlıların tamamının tartıya dahil edileceği, üreticilerin ve birliklerin ürünlerin kümesten kesimhaneye taşınması ve tartılması esnasında hazır bulunmayı talep edebileceği, nakliye hataları nedeniyle üreticinin sorumlu tutulamayacağı noktasında yoğunlaşmaktadır. Anılan maddenin oldukça detaylı şekilde düzenlendiği ve özellikle bir zarar gerçekleşmesi halinde bu zarardan hangi tarafın sorumlu tutulacağı/tutulamayacağı ve masraf kalemlerinin hangi tarafa ait olacağı kesin bir şekilde belirtilmiştir.

(32) Son olarak, Yönetmeliğin “Sözleşme ile ilgili usul ve esaslar” başlıklı 7. maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

Sayfa 10

“(1)Üretici veya üretici adına üyesi bulunduğu üretici örgütü ile firma, tarafların

ortak menfaatlerinin gözetildiği bir sözleşme imzalar. Sözleşme, bir nüshası

üreticide, bir nüshası entegre firmada ve bir nüshası da il/ilçe müdürlüğünde

kalacak şekilde en az üç nüsha olarak düzenlenir. Sözleşmenin onaylı bir örneği,

sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi iş günü içerisinde üretici ve/veya

üretici örgütü tarafından üretimin yapıldığı yerdeki il/ilçe müdürlüğüne teslim

edilir.

(4) Sözleşmede bakım bedeli ve prim hesaplama usulü yoruma ihtiyaç

duyulmayacak şekilde açık olarak belirtilir ve bakım bedeli hesaplama

yönteminde tek taraflı değişiklik yapılamaz.

(6) Taraflar sözleşme hükümlerinde tek taraflı olarak değişiklik yapamazlar.

Değişikliğin zorunlu olması durumunda en az üç ay öncesinden karşı tarafa

bildirilir. Sözleşmenin taraflarınca değerlendirilerek mutabakata varılır.

(10) Üreticinin talebi ve kendisi adına sözleşme yapmak üzere yazılı olarak

yetkilendirmesi halinde, üret ici birliği üyesi adına sözleşme yapabilir. Birlikler,

yazılı olarak yetkilendirilmeleri halinde üyeleri adına grup sözleşmesi de

yapabilir.”

(33) Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümlerinin, sözleşmeli üretim ilişkisi hakkında oldukça detaylı hükümler içerdiği görülmektedir.

I.2.3. İlgili Ürün Pazarı

(34) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz hükümlerine göre ilgili ürün pazarı belirlenirken tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayılan mal veya hizmetler dikkate alınmaktadır. Dosya kapsamında incelenen, kanatlı eti sektöründe faaliyet gösteren entegre firmalarla sözleşmeli üretim kapsamında yetiştiricilik faaliyetinde bulunan TÜKEBİR ve üye birlikler bünyesindeki etlik piliç yetiştiricilerinin gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen eylemlerdir.

(35) Kanatlı hayvan eti sektörünün gelişim sürecinde, iş bölümü ve uzmanlaşmayla beraber gerek entegre firmalara gerekse de yetiştiricilere sağlamış olduğu maliyet avantajları sebebiyle, üretim sürecinde etlik piliç yetiştiriciliği organizasyonel anlamda ayrılarak bir alt sektör haline gelmiştir. Bu bağlamda ilgili ürün pazarı “etlik piliç yetiştiriciliği pazarı” olarak tanımlanmıştır.

I.2.4. İlgili Coğrafi Pazar

(36) İlgili coğrafi pazar belirlenirken özellikle tüketici tercihleri bakımından ilgili mal veya hizmetin niteliklerinin ve fiyatlarının bölgeler arasında hissedilir bir farklılığa sahip olup olmadığı, pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar payları ile pazarlama ve satış şartlarının belirlenmiş bir bölge veya bölgeler arasında önemli sayılabilecek ölçüde farklılık gösterip göstermediği gibi unsurlar dikkate alınır. Entegre firmalara sağlanan yetiştiricilik hizmetinde, hizmetin ana unsuru olan civcivlerin hassaslığı yetiştirme kümesleri ile kesimhaneler arasındaki mesafeler üzerinde belirleyici etkiye sahiptir.

(37) Başvuru sahibi tarafından, kesimhaneler ile kümesler arasındaki uzaklığın 4-5 saati aşması durumunda katlanılacak maliyetlerin yükseleceği, hayvanların hassaslığı ve sağlığı bakımından hayvan nakillerinde sorunlar yaşanabileceği ifade edilmiştir.

Sayfa 11

Ayrıca, TÜKEBİR (…..) ile yapılan görüşmede entegre firmaların 200 kilometrelik bir çapta üretim yaptırdıkları da görüşme tutanaklarında yer almaktadır.

(38) Her ne kadar ilgili coğrafi pazar, entegre firmalara sağlanan etlik piliç yetiştiriciliği hizmeti açısından bölgesellik arz etse de; yetiştiricilerin il birlikleri ve TÜKEBİR bünyesinde bir araya gelmeleri [5] ve Kurul tarafından piliç eti sektörüyle ilgili daha önce verilen kararlarda [6] ilgili coğrafi pazarın Türkiye olarak tanımlanmış olması sebebiyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.

I.3. Önaraştırma Sürecinde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler

I.3.1. KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler

(39) KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan incelemelerde birlik karar defterinde aşağıda tarih ve konu başlıkları ile yer verilen bazı kararlar bulunmuştur.

(40) Belge-1: 03.02.2018 tarihli ve “Birlik Başkanları ile toplantı yapılması hk” konulu kararın içeriğinde şu ifadeler yer almaktadır:

“Yönetim Kurulu toplanarak 06.02.2018 Tarihinde Sakarya, Bilecik, Düzce,

Akçakoca, ve Bolu birlik yöneticileri ile sakaryada tanışma ve sektörümüzün

genel sorunları hakkında toplantı yapılmasına, Merkez Birliğine yeni yönetim

kurulumuz ve Merkez Birlik Delegelerinin yazı ile bildirilmesine oy birliği ile karar

verildi.”

(41) Belge-2: 10.02.2018 tarihli ve “Merkez Birliği toplantısı hk.” konulu kararın içeriğinde şu ifadeler yer almaktadır:

“Yönetim Kurulu toplanarak, 06.02.2018 Tarihinde Sakaryada bölgemizdeki Birlik

Başkanları ile yapılan toplantıda varılan sonuca göre 15.02.2018 Tarihinde

Ankarada Bakanlık temsilcileri ile Merkez Birliğimiz katılacağı toplantıya

Birliğimizi temsilen Yönetim Kurulu olarak gidilmesine ve masrafların birliğimiz

tarafında karşılanmasına oy birliği ile karar verildi.”

(42) Belge-3: 08.05.2018 tarihli ve “Üretici Bilgilendirme Toplantısı” konulu kararın içeriğinde şu ifadeler yer almaktadır:

“Üreticiye firmalarla yapılan sözleşme müzakerelerinin gidişatı anlatılıp,

değerlendirmeler yapılıp görüş ve öneriler alındı. Entegre firmalarla yönetmeliğe

göre sözleşme yapılamadığı taktirde Sakarya T.Ü.Birliğinin civciv almama

kararına destek olunacağı kararına varıldı.(oy çokluğu ile)”.

I.3.2 SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler

(43) Belge-4: SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan incelemelerde 05.05.2018 tarihinde Sakarya Ticaret Odası’nda bölgedeki tavuk yetiştiricileri ile yapılan toplantıya ilişkin fotoğraf ve video kayıtları bulunmuştur. Anılan toplantının akabinde yetiştiricilerin entegre firmalardan civciv almama kararına uyduklarını belirten yazılı ve imzalı belgeler bulunmuştur. İçerik olarak birbirinin aynı olan ve yalnızca imzalayan kişi bilgilerinin değiştiği belgenin içeriğinde ise şu ifadeler yer almaktadır:

“05.05.2018 Tarihinde ğerçekleştirilen kanatlı üretici birliklerinin organize ettiği

üretici toplantısın da alınan karar gereği.................... ..................................no’lu 5 TÜKEBİR, Türkiye’de faaliyet gösteren etlik piliç yetiştiricilerin üst birliği konumundadır. Ayrıca elde edilen belgelerde TÜKEBİR tarafından Türkiye’deki tüm yetiştiricileri temsilen Türkiye çapında faaliyet gösteren 16 entegre firmaya ihtarname gönderildiği görülmektedir.

6 Bkz. Kurulun 13.03.2019 tarih 19-12/155-70 sayılı ve 25.11.2009 tarih 09-57/1393-362 sayılı kararı.

Sayfa 12

(…..) LTD ŞTİ isim ile kayıt olan işletmemde toplantıdan çıkmış olan üretimi

durdurma kararına uyacağıma ve bu karara uymadığım taktirde kanatlı üretici

birliğinin alacağı bütün yaptırımı kabul ve taahhüt ederim.”

I.3.3 BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nden Elde Edilen Belgeler

(44) Belge-5: BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan yerinde incelemede TÜKEBİR

tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmak üzere hazırlanan bir

dilekçe örneği alınmıştır. Anılan dilekçede özetle;

- TÜKEBİR’in Türkiye’de etlik broiler ve hindi yetiştiriciliği yapan 14.000 (on dört bin) civarında işletme ve/veya kişisel olarak faaliyette bulunan işletmecilerin en üst seviyedeki teşkilatı durumunda olduğu,

- Son dört yıldan beri uygulanan yanlış destekleme politikaları neticesinde sektörün dengelerinin yetiştirici aleyhine değiştirildiği,

- Sektörde geçmişten beri süregelen yapısal sorunlara el atılmadığı, yetiştiricinin sahipsiz bırakıldığı, fason üretimde yetiştiriciler ile fason üretim yaptıran entegre firmalar arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla birliğin yoğun gayretleri neticesinde 27 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan Yönetmelik şartlarına entegre firmaların uymadığı, Bakanlık teşkilatlarının ise Yönetmeliğin uygulanmaması sebebiyle oluşan ihlallere çözüm üretemediği,

- Son dört yıldır borç girdabına düşürülen yetiştiriciler için ne yazık ki tedbir alınmadığı,

- Ziraat Bankası’nın çözüm üretmemesi nedeni ile yetiştiricilerin özel bankaların insafına terk edildiği, bu sebeple sermayelerini kaybettikleri,

- Tavuk etinde tüketici fiyatlarının %200 artmasının sebebinin yetiştiriciler olarak gösterilmesine rağmen yetiştiricilerin bakım ücretlerinde artış olmadığı,

- Elektrik, işçilik, altlık, yakıt vb. girdi maliyetlerinde ise önemli artışların olduğu,

- Sektörün kendi içinde var olan ve hiçbir şekilde çözüm getirilemeyen yapısal sorunlara son ekonomik gelişmelerin ağır yükü de eklenince broiler yetiştiriciliğinin sürdürülemez hale geldiği,

- Beyaz et endüstrisinde yaşanan acımasız ve üretici aleyhine olan bu uygulamaların acilen TBMM gündemine taşınması gerektiği

hususları ifade edilmiştir.

(45) Belge-6: Birlik karar defterinde yer alan 09.05.2018 tarihli “Üretici istişare ve karar

alma toplantısı” konu başlıklı kararda ise şu ifadeler yer almaktadır:

“Yapılan üretici istişare toplantısında geçtiğimiz günlerde sakaryada yapılan

Sakarya Birliğinin Almış olduğu Hayvan Almama kararı ile ilgili üreticilere bu

karara destek olmak aynı kararı uygulamak konusunda önce görüşleri sorulmuş

akabindede katılımın tamamının isteği üzerine oylama yapılarak üyelerin ve

yönetim kurulunun oylamada oy çoğunluğu sağlanmış ve karara bağlanmıştır.

09.05.2018 itibari ile uygulama başlatılmıştır. Anlaşmalar entegre firmalara noter

kanalı ile ihtarnameler yazılmış ve posta yoluyla gönderilmek üzere hazırlanmış

ve gönderilmiştir.”

Sayfa 13

I.3.4 TÜKEBİR’den Elde Edilen Belgeler

(46) Belge-7: TÜKEBİR tarafından bilgi talebine istinaden gönderilen cevabi yazıda birlik

karar defteri ile entegre firmalara gönderilen ihtarnameler incelenmiştir. Birlik karar

defterinde civciv koymama ile ilgili diğer birliklerdeki kararlara benzer herhangi bir

karara rastlanılmamıştır. Öte yandan, 09.12.2019 tarihli konu başlığı ve içeriği

bakımından aynı olan entegre firmalara gönderilen 09.12.2019 tarihli ihtarnamelerde

ise şu ifadeler yer almaktadır:

“KONUSU: Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca muhatap firmanın yükleme ve taşıma bedellerine katlanması, her dönem için hak ediş kesintileri ve hesaplamaya ilişkin bilgileri üreticilere teslim etmesi ve söz konusu Yönetmelik hükümlerine uyması ihtarından ibarettir.

Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği olarak muhatap firma ile üreticiler arasında yapılan sözleşmelerde muhatabın, 27.10.2017 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kanatlı Hayvan Eti Üretiminde Sözleşmeli Üretime İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği'ne aykırı hükümler bulunduğu ve üretim sürecindeki işlemlerde söz konusu yönetmeliğe uygun şekilde hareket edilmediği ve ayrıca Anayasa ve Borçlar Kanunundaki hükümler uyarınca sözleşmede tarafların eşitliği ilkesine aykırı olarak üreticilere sözleşmenin bırakın aslını suretinin dahi teslim edilmediği tespit edilmiştir.

Biz üreticiler olarak yükümlülüklerimizi bütünüyle yerine getirmemize rağmen muhatabın yükleme ve taşıma bedellerini üreticilerin üzerine bırakması hak ediş kesintileri ve hesaplamaya ilişkin bilgiler ile sözleşmeleri üreticilere teslim etmemesi söz konusu Yönetmeliğe ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmektedir.

Açıklanan gerekçelerle dava ve talep haklarımızı saklı tutmak kaydıyla muhatabın söz konusu Yönetmelik hükümlerine uymasını ve özellikle yükleme ve taşıma gibi Yönetmelik’te yer verilen kalemlerin bedellerine katlanmasını, her dönem için hak ediş raporlarını ve hesaplamaya ilişkin bilgiler ile sözleşmeleri üreticilere teslim etmesini ihtar ederiz. 09.12.2019”

(47) Bu ihtarnamelerin sektörde faaliyet gösteren entegre firmaların neredeyse tamamına

gönderildiği görülmektedir. 7

I.4. Değerlendirme

(48) Şikayet konusu iddialar kanatlı hayvan eti üreticilerinin teşebbüs birliği kararıyla

hareket ederek bazı entegre firmaları boykot ettiğine ve fiyat tespitinde bulunduklarına

ilişkindir. Bu sebeple iddialar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ele

alınacaktır. İddialar civciv almama kararı ile gerçekleştirilen boykot ve fiyat tespiti

hakkındadır. Öncelikle şikayetin esasını oluşturan boykot kararına, sonrasında fiyat

tespiti iddiasına ilişkin değerlendirmelere yer verilecektir.

(49) Yapılan yerinde incelemelerde, entegre firmaların boykot edildiği ve bu yolla arzın

kısıtlandığı iddiasını destekler nitelikte çok sayıda belge elde edildiğini belirtmek

Bu entegre firmalar; Abalıoğlu Yem Soya A.Ş, Ak Piliç Ltd. Şti., Alp Hindi Üretim Ltd. Şti., AS PİLİÇ,

Bahar Tavukçuluk San. Ltd. Şti., Bak piliç Entegre Tavuk A.Ş., BANVİT, Bey Piliç A.Ş., Bolca Hindi Ltd.

Şti., Bolez Piliç Entegre Tavuk A.Ş., Bu Piliç Gıda San. Tic. A.Ş., CP Piliç A.Ş., Çamlı Yem A.Ş., Er Piliç

A.Ş., Gedik Tavukçuluk Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Pınar Süt Mamulleri A.Ş. ve Şen Piliç Gıda

Sanayi A.Ş.’den oluşmaktadır.

Sayfa 14

gerekmektedir. Toplanan delillerin incelenmesinden, entegre firmalardan civciv almama, dolayısıyla entegre firmalara etlik piliç yetiştirme hizmeti vermeme kararının, ilk olarak 05.05.2018 tarihinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ nezdinde yapılan toplantıda alındığı anlaşılmaktadır. Bahsi geçen toplantının akabinde, birliğe üye üreticilerden matbu ifadelerle, civciv almama kararına uyulacağı ve karara uyulmadığı takdirde birliğin yaptırım uygulama yetkisinin kabul edildiğine yönelik beyanların toplandığı görülmektedir. Ardından KOCAELİ ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından 08.05.2018 tarihinde üye üreticilerle toplantı yapıldığı, entegre firmalarla Yönetmeliğe uygun şekilde sözleşme yapılamaması halinde SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nin civciv almama kararına destek olunacağı yönünde oy çokluğu ile alınmış karar bulunmaktadır. Yine, BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ tarafından da 09.05.2018 tarihinde yapılan toplantı sonucunda SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nin anılan uygulamasına destek verileceği yönünde oy çokluğu ile karar alınmış ve entegre firmalara noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiği belirtilmiştir.

(50) Öte yandan, TÜKEBİR’in karar defterinde, il birliklerinde olduğu gibi civciv almama uygulamasına ilişkin bir karar bulunmamakla birlikte, tek tip hazırlanarak çok sayıda entegre firmaya gönderilen 09.12.2019 tarihli ihtarnamelerin bulunduğu tespit edilmektedir. Anılan ihtarnamelerde özetle; Yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde yükleme ve taşıma bedellerinin entegre firmalar tarafından karşılanması gerektiği, dönem sonu hak ediş kesintilerinin daha şeffaf şekilde hesaplanması gerektiği ve sözleşmenin bir nüshasının üreticiye veya ilgili birliğe teslim edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. TÜKEBİR yetkilileri ile 28.01.2020 tarihinde yapılan görüşmede ise civciv almama kararının TÜKEBİR’e bağlı birliklerde başladığı ve TÜKEBİR’in de manevi destek verdiği ifade edilmektedir.

(51) Elde edilen delillerden eylemlerin “kolektif boykot” [8] olarak nitelendirilebileceği sonucuna varılmaktadır. Kolektif boykot birden fazla teşebbüsün birlikte hareket ederek bir ya da birden fazla müşteri, sağlayıcı ya da rakiple anlaşma yapmayı reddetmesini ifade etmektedir. Böyle bir boykotun amacı “sorun çıkaran” bir müşteri, sağlayıcı ya da rakibin cezalandırılması ya da bunların belirli bir davranışta bulunmaya zorlanması olabilmektedir. Kolektif boykot tek başına ihlal oluşturabileceği gibi, diğer bir ihlale hizmet eder nitelikte de olabilmektedir. Şikayet konusu iddialar, toplanan deliller ve birlik yetkililerinin kendi ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, üretici birliklerinin entegre firmaları boykot ettiği, bu çerçevede aralarındaki fason hizmet sözleşmelerinin gereği olan civciv besleme ve tavuk yetiştirme faaliyetlerini durdurdukları anlaşılmaktadır.

(52) Yapılan eylemin SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ nezdinde başladığı, KOCAELİ ve BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİKLERİ tarafından da aynı boykot kararının alındığı, TÜKEBİR’in de bu sürece destek verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu boykot kararının 05.05.2018 tarihli SAKARYA ÜRETİCİ BİRLİĞİ toplantısında alındığı, 09.05.2018 tarihinde uygulanmaya başladığı, (…..) 24.05.2018 tarihinde sona erdiği görülmektedir. Nitekim BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ yetkilileri de yapılan incelemede, söz konusu süreçte Bilecik Valisi’ne de sorunların aktarıldığını, (…..) üretimi durdurma kararını sona erdirdiklerini ifade etmişlerdir. Dolayısıyla, söz konusu eylemin yaklaşık 20 gün gibi kısa bir süre uygulandığı tespit edilmektedir.

(53) Boykot kararının alınma nedenine ilişkin olarak, elde edilen deliller ve yapılan görüşmeler çerçevesinde, sektörde uzun yıllar boyunca var olan sorunların çözümü için birçok kez entegre firmalar ile görüşme yapıldığı, ancak bir sonuç alınamadığı, 8 Kurulun 08.07.2010 tarih 10-49/912-321 sayılı ve 14.11.2019 tarih 19-40/643-271 sayılı kararları.

Sayfa 15

entegre firmaların üretici birliklerini muhatap almadıkları, bazı entegre firmaların Yönetmeliği uygulamayacaklarını bildirdikleri, (…..) eklinde açıklama getirilmiştir. Yetiştirici birliklerinin girişimleri sonucunda Bakanlık ve sektör temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin akabinde 27 Ekim 2017 tarihinde Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tespit edilmektedir. Dolayısıyla, üretici birliklerinin civciv almama kararını, bazı entegre firmaların Yönetmelik hükümlerini uygulamamak yönünde direnç göstermesi üzerine aldıkları anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, üretici birliklerinin, üyelerinin Yönetmelikten doğan haklarını korumak amacıyla, Yönetmeliğe uymayacağını bildiren entegre firmaları boykot ettikleri tespit edilmektedir. Nitekim Yönetmeliğin 27.10.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına karşın, TÜKEBİR’in 09.12.2019 tarihinde entegre firmalara Yönetmeliğe uyulması gerektiği hakkında halen ihtarname gönderiyor olması da bu durumu desteklemektedir.

(54) Yönetmeliğin 6 ve 7. maddelerinde, ilaç, dezenfeksiyon, yükleme gibi masraf kalemlerinin ve bazı hallerde zarardan sorumluluğun entegre firmalara ait olması gerektiği düzenlenmiştir. Entegre firmaların uygulamadığı iddia edilen hususların da özellikle bu gibi masraf kalemleri ve sorumluluk halleri üzerine yoğunlaştığı dile getirilmektedir. Nitekim (…..) ve Yönetmelik sonrasındaki dönemde uygulandığı belirtilen sözleşmelerde “Yetiştirici, hiçbir kusuru olmasa dahi, hastalık, yangın, kötü bakım, ihmal ve çevre şartları vs. gibi sebeplerden hasıl olacak ölümlerden Firma’ya karşı sorumludur. Böyle bir durumda Firma’nın bu sürü için harcadığı (yem, civciv, aşı, ilaç vs. Firma’nın Yetiştirici’ye teslim ettiği diğer malzemeler) bedelinin tamamını Yetiştirici, Firma’ya öder.” şeklinde bir madde görülmektedir. Bu tip maddelerin Yönetmeliğin amaçladığı sürdürülebilir üretim ilkesi ve ilk hafta ölümlerinin %1’i aşması halinde firmanın sorumlu olacağına ilişkin Yönetmelik maddesi ile bağdaşmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, yetiştiricilerin ve birliklerin boykot eylemini, firmaların Yönetmeliğe uymaması gerekçesi ile yaptığı kanaatine varılmaktadır.

(55) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, söz konusu eylemin gerçekleştirilmek istendiği aşikardır. Bu noktada eylemlerin rekabetin kısıtlanması bakımından objektif amacına mı, tarafların sübjektif niyetine mi bakılması gerektiği sorusu akla gelmektedir. Nitekim Kurulun Gübre Kararı [9] ve Yumurta Kararı’nda [10] olduğu gibi sübjektif niyete dikkat çeken kararlar bulunduğu gibi, Gimsa Kararı’nda [11] olduğu gibi objektif amaca vurgu yapan kararların da bulunduğu görülmektedir.

(56) Literatürde de ihlal nitelendirmesi için anlaşmanın objektif amacının rekabeti kısıtlayıcı olduğunun ortaya koyulmasının yeterli olduğu, tarafların rekabeti kısıtlama noktasında sübjektif niyetlerinin kanıtlanmasına gerek olmadığı yönünde görüşler mevcuttur [12]. Nitekim Adalet Divanı bir kararında [13] kırmızı et üreticilerinin aralarında anlaşarak arz kısıtlaması gerçekleştirdiği sonucuna ulaşmıştır. İlgili kararda taraflardan sektörün arz fazlalığı nedeniyle krize girdiği, kapasite sınırlamasının altında yatan sebebin krizden çıkmak olduğu yönünde savunmalar [14] gelse de mahkeme ihlal bakımından objektif amacı dikkate aldığını belirterek savunmaları reddetmiştir. Anılan kararda tarafların rekabeti kısıtlama niyeti olmasa ve anlaşma yalnızca başka bir meşru amacı gerçekleştirmeye yönelse dahi, anlaşma hükümleri objektif olarak rekabeti kısıtlama 9 Kurulun 08.02.2002 tarih ve 02-07/57-26 sayılı kararı.

10 Kurulun 13.06.2019 tarih ve 19-21/306-132 sayılı kararı.

11 Kurulun 03.02.2011 tarih ve 11-07/121-36 sayılı kararı.

12 Whish R., Bailey D., Competition Law, 2018, s.123.

[13] Case C-209/07 EU:C:2008:643 Competition Authority v Beef Industry Development Society Ltd. 14 Agk, para.19.

Sayfa 16

potansiyeli yaratıyorsa rekabeti kısıtlayıcı amacın, dolayısıyla ihlalin gerçekleştiği belirtilmektedir [15].

(57) Bu çerçevede, dosya konusu eylemlerin de sübjektif anlamda, bir düzenlemeden doğan hakların korunması için gerçekleştirildiği, ancak alınan teşebbüs birliği kararlarının objektif anlamda, rekabeti kısıtlama potansiyelinin yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda rekabeti kısıtlayıcı amacın gerçekleştiği kanaatine varılmaktadır.

(58) Öte yandan, yetiştirici birliklerinin aldığı bu kararın yaklaşık 20 gün kadar kısa bir süre uygulanabildiği, bu sürede bile entegre firmalarla anlaşarak üretime devam eden yetiştiricilerin bulunduğu, dolayısıyla birliklerin yaptırım kabiliyetinin düşük olmaktan öteye gidemediği, çoğunluğu çiftçi statüsünde olan ve sayıları 15.000 civarında olan yetiştiriciler karşısında az sayıda entegre firmanın sözleşmeli üretim ilişkisinin güçlü tarafı olduğu göz önüne alındığında, dosya konusu teşebbüs birliği kararlarının rekabeti kısıtlayıcı sonuçlarının ortaya çıkması olasılığının düşük olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca, anılan eylemin Türkiye çapında uygulanmadığı, sadece Sakarya, Kocaeli, Bilecik illerinde görüldüğü ve Yönetmeliğe uyacağını bildiren entegre firmalara karşı da herhangi bir boykotun uygulanmadığı [16] anlaşıldığından rekabeti sınırlayıcı etkilerin sınırlı olduğu değerlendirilmektedir.

(59) Başvuru sahibi tarafından iddia edilen ikinci husus ise, üretici birliklerinin yetiştirme hizmet bedellerine ilişkin olarak fiyat tespitinde bulundukları yönündedir. Öncelikle yapılan yerinde incelemelerde fiyat tespiti bakımından herhangi bir belge elde edilememiştir. TÜKEBİR tarafından fiyatın entegre firmalar tarafından tek taraflı olacak şekilde belirlendiği ve yetiştiricilerin bu konuda söz sahibi olmadıkları ve belirlenen tutarlara itiraz edemedikleri dile getirilmektedir. Aynı zamanda BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİĞİ’nde yapılan incelemede de entegre firmaların uygulanacak fason bakım ücretinin entegre firmalar tarafından SMS ile yetiştiricilere tek taraflı bildirildiği ifade edilmiştir. Birlikler, boykotun asıl amacının Yönetmeliğe uygun sözleşmeler yapılmasını sağlamak olduğunu vurgulamaktadır. Yine de gerçekleştirilen boykotla birlikte fason hizmet ücretlerinde bir artış meydana gelip gelmediği incelenmiştir.

(60) Başvuru sahibi tarafından gönderilen cevabi yazıda iddia edildiği üzere, Şubat 2018 döneminde (…..) TL/kg olan ücret Kasım 2018 döneminde (…..) TL/kg’a yükseltilmiştir. Görüldüğü gibi, boykotun gerçekleştiği Mayıs 2018 dönemi ile bu dönemden sonraki ilk fiyat artışı arasında yaklaşık altı ay gibi uzun bir süre bulunmaktadır. Dolayısıyla yapılan boykot eylemi ile ücret artışına gidilmesi arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamamaktadır. Nitekim AKDENİZ TOROS ve AS PİLİÇ tarafından Yönetmeliğe uygun sözleşmeler akdedileceğinin bildirilmesi üzerine bu firmalara karşı boykotun sona erdirilmesinden de birliklerin fiyat tespiti amacıyla değil, Yönetmeliğin uygulanması amacıyla hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, fiyat tespitine ilişkin iddialara yönelik olarak herhangi bir ihlal tespitinde bulunulmamaktadır.

(61) Dosya kapsamında fiyat tespitine ilişkin herhangi bir ihlal tespiti olmamakla birlikte, civciv almama kararına ilişkin boykot eyleminin gerçekleştiği değerlendirilmektedir. 15 Agk, para.21.

[16] Bölgede faaliyet gösteren AS PİLİÇ tarafından Yönetmeliğe uygun sözleşme akdedileceğinin bildirildiği, yetiştiriciler veya üretici birlikleri tarafından herhangi bir boykot eylemine maruz kalınmadığı ifade edilmiştir. Bölgede faaliyeti bulunan diğer bir teşebbüs olan AKDENİZ TOROS ise, ilgili dönemde civciv almaktan imtina eden üreticilerin bulunduğunu, ancak ellerinde bunu gösteren herhangi bir bilgi, belge bulunmadığını ifade etmiştir.

Sayfa 17

Kurulun birçok kararında [17], ihlalin soruşturma açılmasını gerektirmeyecek ölçüde hafif olması halinde 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş göndererek tedbir aldığı görülmektedir. İşbu dosya bakımından da teşebbüslerin aralarında anlaşarak veya teşebbüs birliği kararıyla arz miktarının kısıtlanması gibi eylemlerden kaçınılması gerektiği yönünde 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SAKARYA, KOCAELİ, BİLECİK ÜRETİCİ BİRLİKLERİ ve TÜKEBİR’e görüş bildirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

(62) Ayrıca, başvuruda, Yönetmeliğin birliklere tanıdığı toplu sözleşme hakkının rekabet hukuku ile bağdaşmayacağı, bu konuda Bakanlığa görüş gönderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Söz konusu eylemlerin Bakanlığın çıkarmış olduğu mevzuattan kaynaklanmadığı ve Bakanlığın üreticilerin korunmasını teşvik edici amaçla hareket ettiği anlaşıldığından, bu talep hakkında herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı değerlendirilmektedir.

J. SONUÇ

(63) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,

- Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca

soruşturma açılmasına gerek olmadığına,

- Bununla birlikte, Sakarya Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği, Kocaeli Kanatlı

Hayvan Eti Üreticileri Birliği, Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği ve Türkiye

Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliğine, anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği

kararıyla arz miktarının kısıtlanmasına yönelik eylemlerden kaçınılması gerektiği,

aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağı

yönünde aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi

için Başkanlığın görevlendirilmesine,

OYBİRLİĞİ ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

17 Kurulun 10.01.2019 tarih 19-03/13-5 sayılı Çiğ Köfte Kararı, 21.12.2017 tarih 17-42/664-293 sayılı Karasu Ekmek Kararı.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.