Ciner Görsel Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından, Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş.
Merger and Acquisition13-40/526-233Decision date: 26.06.2013Publication date: 04.10.2013
Ciner Görsel Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından, Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. ve Show bağlantılı varlıklara ait hisselerin tamamının devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.
Üyeler: Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER : Remzi Özge ARITÜRK, Beyza AĞVAZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN: Ciner Görsel Televizyon Prodüksiyon A.Ş.
Temsilcileri: Av. Efser Zeynep ERGÜN
Büyükdere Cad. No. 127 Astoria A Kule, Kat 6-26-27,
34394 Esentepe/ İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Ciner Görsel Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından, Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. ve Show bağlantılı varlıklara ait hisselerin tamamının devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 20.6.2013 tarihinde giren yazıyla tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 20.6.2013 tarih ve 2013-2-27/Öİ sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirim konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
(4) Bildirim konusu işlem neticesinde Ciner Görsel Televizyon Prodüksiyon A.Ş. (Ciner Prodüksiyon), Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. (Aks Televizyon) ve Show bağlantılı varlıkların tüm hisselerine sahip olmayı planlamaktadır. Bu nedenle söz konusu işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ”in 5. maddesinin 1. fıkrasının “Kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde; b) Bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı olarak kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması” şeklindeki (b) bendi kapsamına giren bir devralma işlemidir.
G.2. Bildirim Yükümlülüğü Açısından Yapılan Değerlendirme
(5) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin 1. fıkrası " Bu Tebliğ’in 5. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma işleminde; İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya İşlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun otuz milyon TL’yi aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” demek suretiyle hangi tür birleşme ya da devralma işlemlerinin Rekabet Kurulu'nun iznine tabi olduğunu belirlemektedir.
Page 2
(6) Türkiye çapındaki cirolarına bakıldığında toplamın 2010/4 sayılı Tebliğ’de öngörülen ciro eşiğini aştığı görülmüştür. Ciner Medya Grubu içinde yer alan Ciner Yayın Holding, Ciner Medya Hizmetleri ve HaberTürk’ün 2012 yılı ciroları sırasıyla 35.538.185, 58.327.451 ve 125.532.560 TL iken, Aks Televizyon’un 2012 yılı cirosu 289.793.463,76 TL’dir.
G.3. 4054 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Açısından Yapılan Değerlendirmeler
(7) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca, bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütününde yahut belli bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak birleşme ve devralma işlemleri hukuka aykırı bulunmuş ve yasaklanmıştır.
(8) Bununla birlikte bildirim konusu işlemin gerçekleştiği piyasanın özellikleri itibarıyla söz konusu işlem, sektör spesifik düzenleyici otorite olan RTÜK’ün denetimine gerek rekabet gerek medya çoğulculuğu kriterleri bakımından da tabidir. Nitekim 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un “Görev ve Yetkiler” başlıklı 37. Maddesinde, Üst Kurulun görev ve yetkileri arasında, “Yayın hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğünün, düşünce çeşitliliğinin, Rekabet Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla rekabet ortamının ve çoğulculuğun güvence altına alınması, yoğunlaşmanın önlenmesi ve kamu menfaatinin korunması amacıyla gerekli tedbirleri almak.” sayılmıştır. Söz konusu Kanun’un “Kuruluş ve hisse oranları” başlıklı 19. Maddesi d) bendi ise “Bir gerçek veya tüzel kişi doğrudan veya dolaylı olarak en fazla dört karasal yayın lisansına sahip medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ortak olabilir. Ancak, birden çok medya hizmet sağlayıcıya ortaklıkta bir gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı hisse sahibi olduğu medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yıllık toplam ticarî iletişim geliri, sektörün toplam ticarî iletişim gelirinin yüzde otuzunu geçemez. Toplam ticarî iletişim geliri bu oranı aşan gerçek veya tüzel kişiler, Üst Kurul tarafından verilen doksan günlük süre içinde bu oranın altına inecek şekilde medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardaki hisselerini devreder. Verilen süre içinde Üst Kurul kararının gereğini yerine getirmeyen gerçek veya tüzel kişi hakkında, kararın gereğini yerine getirmediği her ay için Üst Kurulca dörtyüzbin Türk Lirası idarî para cezası uygulanır. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Üst Kurul tarafından belirlenir.” şeklindedir.
(9) Bilindiği gibi bazı sektörlerde gerçekleşen yoğunlaşmalar, bu sektörlerin taşıdığı hassas özellikler nedeniyle rekabet hukukundan öncelikli olarak sektör spesifik değerlendirmelere tabidir. Medya piyasaları, yoğunlaşmaların özel düzenlemelere tabi olduğu ve ilgili sektöre özel düzenleyici otoriteler tarafından, çoğulculuğun ve zaman zaman rekabetin de korunması amacıyla denetlendiği piyasalardır. Sektörel düzenleyici otorite tarafından ilgili mevzuat uyarınca gözetilen ve denetlenen çoğulculuk ve rekabet eşikleri ise rekabet hukuku tarafından getirilen rekabet temelli testlerin ortaya koyduğu eşiklerden daha düşüktür, diğer bir deyişle, hassas nitelik arz etmektedir. Bu çerçevede, 6112 sayılı Kanun kapsamında getirilen yoğunlaşma eşiklerinin altında kalan bir işlemin, esasen 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca hâkim durum yaratmaya veya mevcut hâkim durumu daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütününde yahut belli bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak bir işlem olmadığını varsaymak yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu işlem 4054 sayılı Kanun’un 7. Maddesi açısından da değerlendirilmiştir.
(10) Öncelikle inceleme konusu işlem temel olarak yatay etkiler bağlamında tek başına hakim durum yaratılması ya da mevcut tek başına hakim durumun güçlendirilmesi yoluyla rekabetin önemli ölçüde azaltılması bakımından ele alınmıştır. Bunun dışında her ne kadar Ciner Medya Grubu HaberTürk Gazetesi’nin kontrolünü elinde bulundursa da,
Page 3
işlem sonucunda rekabeti önemli ölçüde azaltıcı nitelikte portföy etkileri, dikey etkiler ya da yatay etkiler bağlamında koordinasyon doğurucu etkilerin yaratılması ya da bu etkilerin güçlendirilmesi sonucunun ortaya çıkmayacağı anlaşılmıştır.
(11) Rekabet hukuku bağlamında, bir birleşme devralma işleminin, yoğunlaşma doğurucu bir işlem olup olmadığının ve ilgili pazarın rekabetçi yapısı üzerinde olumsuz bir etki gösterip göstermeyeceğinin belirlenmesinde kullanılacak önemli kriterlerin ilki pazar payları ve yoğunlaşma oranlarıdır.
(12) Bu bağlamda, ilk olarak tarafların birleşme öncesi ve sonrasındaki net satış gelirlerine göre pazar payları değerlendirilmiştir. Daha sonra ise pazarın işlem öncesi ve sonrası yoğunlaşma düzeyleri Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) kullanılarak bir pazar payı incelemesi yapılmıştır.
(13) Bildirim konusu işlem öncesinde, ulusal televizyon yayıncılığı pazarındaki televizyon kanalların ve medya gruplarının izlenme oranlarına bakıldığında, Doğan Medya Grubu %12,34 ile birinci, Doğuş Grubu %11,48 ile ikinci ve Turkuvaz Grubu ise %10,95 ile üçüncü sırada yer almış olup Çukurova Grubu ise %6 düzeyinde dördüncü büyük grup olarak ilk iç büyük grubu takip etmiştir. Bildirim konusu işlem sonrasında ise ilk üç büyük grubun konumunda değişiklik olmayacak ve dördüncü büyük medya grubu olarak Show TV’yi bünyesine katacak Ciner Grubu’nun izlenme oranı %6,63 düzeyine çıkacaktır.
(14) Söz konusu işlem öncesinde, ulusal televizyon yayıncılığı pazarındaki televizyon kanalların ve medya gruplarının reklam gelirleri bakımından pazar paylarına bakıldığında ise, Doğan Medya Grubu’nun %23-26 bandında birinci sırada, Doğuş Grubu’nun %18-25 bandında ikinci sırada, Turkuvaz Grubu’nun %14-20 bandında üçüncü sırada yer aldığı görülmüştür. Çukurova Grubu ise %11-16,5 bandında dördüncü sırada olmakla birlikte son üç yılda pazar payında belirgin bir düşüş göstermiştir. Ciner Medya Grubu’nun Show TV devralması durumunda pazarın ilk üç büyük medya grubunun konumunda herhangi bir değişiklik olmayacak ve Ciner Medya Grubu, Çukurova Grubu’nun yerini alarak %15- 18,75 bandında pazar payıyla dördüncü büyük medya grubu haline gelecektir. Bunun yanında hali hazırda HaberTürk ve Bloomberg TV ile tematik yayın yapan kanallara sahip olan Ciner Medya Grubu, Show TV ile birlikte genel yayın yapan segmentte de faaliyette bulunmaya başlayacaktır. Bununla birlikte söz konusu izlenme oranları ve ticari iletişim gelirleri bakımından hesaplanan pazar paylarında TRT’nin bulunmadığı ve TRT’nin de dahil edilmesi durumunda söz konusu grupların pazar payların belli bir düzeyde düşüş olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
(15) Gerek izlenme oranları gerek ticari iletişim gelirleri bakımından pazar paylarından anlaşıldığı üzere, ulusal televizyon yayıncılığı pazarında pazar payları medya grupları arasında geçmiş yıllara göre daha simetrik bir dağılım göstermekte ve önce Turkuvaz Grubu’nun ATV’yi [1], daha sonra Doğus Grubu’nun Star TV’yi [2] ve işbu işlemle Ciner Medya Grubu’nun Show TV’yi devralması ile birlikte ilgili pazara yeni oyuncular katılmış veya mevcut oyuncuların konumlarında daha simetrik yönde bir değişim gerçekleşmiştir. Bunun yanında bildirim konusu işlem esas itibarıyla pazarın yoğunlaşma oranlarında da kayda değer bir değişikliğe yol açmayacaktır. Zira dördüncü büyük medya grubu olan Çukurova Grubu’nun yerini Ciner Medya Grubu yaklaşık bir pazar payıyla üstlenecek ve ilk iç büyük medya grubunun pazar payında herhangi bir değişiklik olmayacaktır.
(16) Yoğunlaşma oranlarının hesaplanmasında ise genel olarak Herfindahl–Hirschman Index (HHI) kullanılmıştır. Bu hesaplama yöntemi ağırlığı oransal olarak yüksek pazar payına 1 10.01.2008 tarih ve 08-04/37- 13 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
2 02.11.2011 tarih ve 11-55/1456-517 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
Page 4
sahip firmalara vermektedir. Ancak hemen belirtilmelidir ki, bu oranlar tek başına değil pazarın diğer tüm özellikleri ile bir arada değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
(17) HHI oranları işlem öncesi için 1.626-1.762 aralığındayken, işlem sonrası HHI oranları 1.700-1.822 aralığındadır. İşlemin pazarın yoğunlaşma düzeyinde meydana getirdiği değişiklik HHI düzeyinde meydana gelen değişiklik itibarıyla 59-74 aralığında olup söz konusu HHI oranları ve HHI değişim düzeylerinin rekabetçi bir endişe yaratmaktan uzak nitelikte olduğu düşünülmektedir.
(18) Son olarak, ulusal düzeyde televizyon yayıncılığı kablo ve uydudan da yapılabildiği, bununla birlikte, temel olarak karasal yayının önemli olduğu, söz konusu yayın hakkının da sınırlı olması nedeniyle oyuncu sayısının sınırlı olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, bildirim konusu işlem ulusal karasal yayın hakkının dağılımında da işlem öncesi duruma göre bir yoğunlaşmaya yol açmamakta, Çukurova Grubu’nun elinde bulunan bir adet ulusal karasal yayın frekansı Ciner Medya Grubu’nun eline geçmektedir.
(19) Bu çerçevede bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir hâkim durum yaratan veya mevcut bir hâkim durumu güçlendiren ve bunun sonucunda ülkenin bütünü yahut bir kısmında rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
(20) H. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.