Şikâyetçi firmanın dışlanması, faaliyetlerinin zorlaştırılması amacının güdülmediği,
zira güdülseydi 2011 Van depreminde de bu firmaya yabancı eğitmenle eğitim
vermesi için izin verilmemesinin gerekeceği ancak izin verildiği, ayrıca Suriye’deki
iç savaş sebebiyle ülkemize sığınan çok sayıda göçmen için organize edilen temel
EMDR eğitimlerini yabancı eğitimcilerin vermesine de onay verildiği,
Bütün bu açıklamalar çerçevesinde yabancı eğitimciye onay verilmemesi
yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının aşikâr
olduğu, EMDR Avrupa Derneği’nin her ülkenin kendine özgü kriterleri ve kuralları
olabileceğini düşünüp çok somut kriterler dile getirmeden bu konuda karar verme
yetkisini ilgili ülke derneklerine bırakmış olmasının verilen kararı başlı başına keyfi
hale getiren bir husus olmadığı, somut olayda verilen ret kararının gerekçelerinin
EMDR Avrupa’nın ilke kararına uygun olduğu,
Kurul kararında yer alan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere karşı onay
kuralının kapsamının yalnızca eğitimlere ilişkin olduğu; seminer, çalıştay gibi
faaliyetleri kapsamadığı şeklindeki değerlendirmenin, eğitmenlere ilişkin onay
kuralının temel eğitimler yönünden haklı bir gerekçe olduğunun kabulü anlamına
geldiği, ayrıca bu noktada EMDR Türkiye Derneği’nin şikayetçinin faaliyetlerini
kısıtlamaya yönelik hiçbir girişiminin olmadığı zira temel eğitimlerde aranan
yabancı eğitimciye onay verilmesi kuralının seminer, çalıştay gibi faaliyetler için
aranmadığı, nitekim Kurul kararında da temel eğitimler dışında bu gibi etkinliklerin
kısıtlandığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı
ifade edilerek görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılması talep edilmektedir. G.2. Değerlendirme
(5) Rekabet Kurulu 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayı ile, EMDR Türkiye Derneği hakkında “i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının uygulanması sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas alınması gerektiğine ve ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine …” yönelik 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesine karar vermiştir. Bu doğrultuda teşebbüs birliğine kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş gönderilmiştir.
(6) Teşebbüs birliği tarafından yukarıda özetine yer verilen başvuru ile görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere bir idari işlemin kaldırılması, geri alınması gibi talepler İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinde düzenlenmektedir. Madde metnine aşağıda yer verilmektedir: “ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA
MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”