İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği…

Rekabet İhlali21-05/56-23Karar tarihi: 28.01.2021Yayımlanma tarihi: 15.06.2021

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği hakkında alınan 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı Kurul kararına dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 10.08.2017 tarih ve 17-26/396-175 sayılı Kurul kararının Ankara 3. İdare Mahkemesinin 27.10.2020 tarih ve E: 2020/1059, K: 2020/2043 sayılı kararı ile iptali üzerine talebin yeniden değerlendirilmesi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
21-05/56-23
Karar tarihi
28.01.2021
Yayımlanma tarihi
15.06.2021
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

9 sayfa · 29.189 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2016 - 2 - 002

Karar Sayısı: 21-05/56-23

Karar Tarihi: 28.01.2021

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Arslan NARİN (İkinci Başkan), Ahmet ALGAN,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN

B. RAPORTÖRLER: Arın Özge HİMMETOĞLU, Yunus Salih YİĞİT

C. HAKKINDA İNCELEME

YAPILAN: - Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Araştırma,

Geliştirme ve Uygulama Derneği

Gülbahar Mah. Yenidere Sok. No:21/A Şişli/İstanbul

(1) D. DOSYA KONUSU: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği hakkında alınan 18.05.2016 tarihli ve 16 - 17/284 - 127 sayılı Kurul kararına dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 10.08.2017 tarih ve 17 - 26/396 - 175 sayılı Kurul kararının Ankara 3. İdare Mahk emesinin 27.10.2020 tarih ve E: 2020/1059, K: 2020/2043 sayılı kararı ile iptali üzerine talebin yeniden değerlendirilmesi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun (Kurul) 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararı ile Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği (EMDR Türkiye Derneği/Dernek) ve Davranış Bilgi Eğitim Araştırma ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Ltd. Şti.’ne (DBE) kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Rekabetin korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş gönderilmiştir.

(3) EMDR Türkiye Derneği tarafından Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 12.07.2017 tarih ve 4986 sayı ile intikal eden başvuruda, görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilm iştir Kurul, 09.08.201 7 tarih ve 17 - 26/396 - 175 sayı lı kararı ile “İYUK md. 11 kapsamında yapılan başvurunun süres inde yapılmadığ ı anlaşıldığından” başvurunun reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Söz konusu karar 10.08.2017 tarih ve 10217 sayılı yazı ile ilgili tarafa bildirilmiştir.

(4) EMDR Türkiye Derneği tarafından, mezkur işlemin iptali istemiyle açılan dava, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 26.12.2018 tarih ve 2017/2958 E., 2018/2591 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir. Anılan karara yönelik olarak davacı teşebbüs birliği tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 18.12.2019 tarih ve 2019/1602 E., 2019/2858 K. sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 26.12.2018 tarih ve 2017/2958 E., 2018/2591 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir.

(5) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin yukarıda anılan kararı doğrultusunda Ankara 3. İdare Mahkemesi 27.10.2020 tarih ve 2020/1059 E., 2020/2043 K. sayılı kararı ile 10.08.2017 tarih ve 17-26/396-175 sayılı işlemin iptaline

Sayfa 2

ve 10.05.2017 tarih, 5694 sayılı işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

(6) Bu çerçevede düzenlenen 20.01.2021 tarih ve 2016-2-02/BN-02 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(7) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda; EMDR Türkiye Derneği tarafından yapılan, 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı Kurul kararına dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına yönelik başvurunun reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(8) İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinin birinci fıkrası; “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir.” hükmünü haizdir.

(9) Bu çerçevede dosya konusu başvuru, yargı kararları da dikkate alınarak anılan madde hükmü kapsamında değerlendirilmiştir.

(10) EMDR Türkiye Derneği başvurusunda, Kurumun 10.05.2017 tarihli, görüş bildirilmesi şeklindeki idari işleminin kaldırılmasını talep etmektedir. Teşebbüs birliğine gönderilen söz konusu görüşün, Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararı uyarınca gönderilmiş olmasına binaen öncelikle Kurulun anılan kararına kısaca değinilmiştir.

(11) Kurulun söz konusu kararında, EMDR Türkiye Derneği’nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin (INDA) EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorla ştırdığı iddiası incelenmiş olup anılan kararda yer alan tespit ve değerlendirmelerin bir kısmı şu şekildedir:

- EMDR eğitimleri, EMDR International Association (EMDRIA) ve EMDRIA üyesi

olan EMDR Avrupa’nın yaptığı düzenlemeler çerçevesinde şekillenmekte ve

EMDR eğitmen sertifikası da EMDRIA veya EMDR Avrupa tarafından

verilmektedir. Bu yapılanma haricinde, akredite olmadan, bağımsız olarak

verilen EMDR eğitimi sonrasında katılımcılara uluslararası düzeyde geçerliliği

bulunan bir katılım sertifikası verilememektedir. Sertifikalı EMDR eğitimi ve

hizmeti vermek isteyen birey ve/veya teşebbüslerin, bulunduğu ülke ya da

ülkeler birliğinde EMDRIA tarafından onaylanmış bir Dernek aracılığıyla

akredite olması, belirlenen birtakım kurallara bağlı kalması ve bu şekilde eğitim

vermesi gerekmektedir [1].

- Temel EMDR Eğitimi 1. Düzey ve 2. Düzey olmak üzere iki aşamadan

oluşmaktadır. EMDR eğitmeni olabilmek için yaklaşık 8-10 yıl aralığında

değişen bir süre boyunca beş aşamanın geçilmesi gerekmektedir [2].

- Bir eğitmen adayından; kendini geliştirmesi, yerel veya dünya çapında yapılan

araştırma, sosyal sorumluluk projeleri ve yayınlara katkı sağlaması ve EMDR

yönteminin gelişimi için katkıda bulunuyor olması beklenmektedir. Eğitmen

adayının tüm gelişmeleri takip edebilmesi için en az bir yabancı dile (tercihen

İngilizce) hâkim olması tercih edilmektedir. Tüm bu sürecin sonunda eğitmen

adayının eğitmen olması için yeterli bulunmasının akabinde aday, dosyasını

hazırlamak, gerekli eğitim videolarını çekmek, İngilizce altyazı ile videolarını

tamamlamakla yükümlüdür. Ardından dosya, yurt dışında EMDR Avrupa 1 Kurul kararının 10. ve 91. paragrafları.

2 Kurul kararının 16. ve 91. paragrafları.

Sayfa 3

Akreditasyon Komitesince belirlenen yetkili kişiye gönderilmekte ve değerlendirme sonucu beklenmektedir. Değerlendirme sonucunun EMDR Avrupa Derneği tarafından onaylanması ile kişi “EMDR temel eğitimi eğitmeni” olabilmektedir. Bu sertifika belli koşulları yerine getirmek üzere beş yılda bir yenilenmektedir [3].

- EMDR Türkiye Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı (…..), aynı zamanda DBE’nin kurucu başkanı olup Türkiye’deki tek EMDR eğitmenidir. Ülkemizde EMDR terapi yönteminin uygulanmasına başlandığı 1999 yılından bu yana bir kişi eğitmen sıfatını kazanabilmiştir. Dosya kapsamında bir diğer EMDR eğitmeninin hâlihazırda aday statüsünde bulunduğu ve eğitmen sertifikasını Haziran 2016’da alacağı öğrenilmiştir. EMDR terapisi ise Türkiye’de hâlihazırda üç teşebbüs tarafından verilmektedir. Bunlar DBE, Fide Danışmanlık Merkezi (FİDE) ve başvuru sahibi Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. (INDA) olarak sıralanmaktadır. Her üç teşebbüs de psikolojik danışmanlık çatısı altında faaliyet göstermekte ve EMDR yöntemine ilişkin çalışmalarda bulunmaktadır. Söz konusu teşebbüslerin arasında sadece DBE’nin bünyesinde sertifikalı EMDR eğitmeni yer almaktadır. Bu sebeple söz konusu teşebbüsler danışanlarına EMDR terapisi uygulayabilse de EMDR Derneği kuralları gereğince INDA ve FİDE temel EMDR eğitimi verememektedir [4].

- EMDR Türkiye Derneği, EMDR Avrupa’nın üyesi olup kendisini bu derneğin kurallarını uygulama yükümlülüğü altında görmektedir. Keza EMDR Avrupa, EMDR terapisi anlamında Avrupa ülkelerinin EMDR derneklerinin üyesi olduğu bir federasyon niteliğinde bulunmakta ve EMDR eğitim ve hizmetine ilişkin bütün üyelerini bağlayıcı düzenlemeler yapabilmektedir [5].

- Dosya konusu iddialar, INDA’nın yabancı eğitmen marifetiyle düzenlediği eğitimlerin EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitmene onay verilmemek suretiyle engellenmesine ilişkindir. EMDR Türkiye Derneği’nin üyesi olduğu EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralı uyarınca yabancı bir eğitmenin ülkesi dışında eğitim vermek istemesi halinde öncelikle eğitim verilecek ülkenin EMDR Derneği’nden onay alması gerekmekte olup bu kuralın ihlali halinde eğitimcinin sertifikasının iptaline kadar giden yaptırımlar öngörülmektedir. Eğitimci olabilmek için gerekli sertifika EMDR Avrupa tarafından verildiğinden ülke derneklerinin onayı eğitimciler için fazlasıyla önem taşımaktadır. Anılan kuralın incelenmesinden, onay gerektiren halin eğitim ile sınırlı tutulduğu ve konferans, çalıştay, seminer gibi sair faaliyetlerin bu kuralın kapsamına alınmadığı, bununla birlikte kuralda, ülke derneğinin yabancı eğitimciye onay verip vermemeye ilişkin kararında değerlendirilebileceği herhangi bir esasın getirilmediği görülmektedir [6].

- Bahse konu kural kapsamında onay verme sürecinde hangi unsurların esas alındığının sorulması üzerine EMDR Türkiye Derneği yetkilisi, eğitimcinin ülkesi dışında eğitim vermek isterse bunun bir gerekçesi olması ve bu gerekçeyi Derneğe sunarak onay alması gerektiğini ifade etmiştir. Buna ilave olarak EMDR Avrupa’nın kararındaki esas ilkenin bir eğitimcinin kendi ülkesinde temel eğitimi vermesi olduğu, kuralın temel gerekçesinin üye ülkelerde EMDR terapisinin gelişmesine birinci derecede katkıda bulunacak danışman ve

Kurul kararının 20. paragrafı.

Kurul kararının 15. ve 23. paragrafları.

Kurul kararının 65. paragrafı.

Kurul kararının 69. paragrafı.

Sayfa 4

eğitimcilerin yetişmesini engellememek olduğu belirtilmiş ve yaygın bir felaket durumu, ülke eğitimcilerinin yetersiz kalması gibi haller onay verilmesinin makul gerekçeleri olarak sayılmıştır. Dolayısıyla EMDR Avrupa’nın söz konusu kuralının uygulanmasında EMDR Türkiye Derneği tarafından objektif bir kriterin benimsenmediği, yorum yoluyla kuralın kısıtlayıcı kapsamının genişletildiği anlaşılmaktadır [7].

- Yerinde incelemede elde edilen belgelerin değerlendirilmesinden, EMDR Türkiye Derneği’nin, EMDR Avrupa’nın konuya ilişkin düzenlemesine bağlı olarak yabancı eğitmenlere onay vermeme yönünde genel bir uygulamasının olduğu, EMDR Avrupa’nın kuralının kapsamına girmemesine rağmen konferans, çalıştay gibi mesleki bilginin ve uygulamanın geliştirilmesini amaçlayan organizasyonlara yabancı eğitmenlerin davet edilmesi durumunda aynı uygulamanın devam ettirildiği görülmektedir [8],

- Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden EMDR eğitimi pazarında, sektöre ilişkin düzenlemeleri yapan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralının önem arz ettiği, EMDR Türkiye Derneği’ne yabancı eğitmen taleplerine onay vermeme yetkisini verdiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda EMDR Derneği’nin yabancı eğitmen talebine salt onay vermemesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı değerlendirilmekte olup, bununla birlikte verilecek onayın değerlendirilmesi aşamasında EMDR Avrupa tarafından getirilen herhangi bir kriterin bulunmamasının anılan kuralın EMDR Türkiye Derneği tarafından adil olmayan, keyfi uygulamalara yol açtığı anlaşılmaktadır. Başvuru sahibinin her talebinin, EMDR Türkiye Derneği Yönetim Kurulu’nun aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile sonuçlandığı, elde edilen bilgi ve belgelerde yer alan ifadelerin Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bu nedenlerle EMDR Türkiye Derneği’nin dosya konusu eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır [9].

(12) Anılan Kurul kararında “… EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilerin ülke sınırları dışında

verecekleri eğitimlerde, öncelikle eğitimin verileceği ülkenin EMDR Derneği’nin

onayının alınmasının zorunlu olduğu kuralı gereğince yapılan onay verme/vermeme

değerlendirmesinde eğitimin kalitesi, katılımcıların taşıması gerekli şartlar, eğitim

programının içermesi gerekli hususlar gibi eğitime ilişkin objektif kriterlerin göz önünde

bulundurulması ile seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın bahse konu

kuralının kapsamına girmediğinden başvuru sahibinin bu tür faaliyetlerinin

zorlaştırılmaması konularında 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası

gereğince EMDR Derneği’ne görüş gönderilmesinin uygun olacağı” kanaatine

ulaşılmıştır. Sonuç olarak incelenen dosya kapsamında 4054 sayılı Kanun

çerçevesinde EMDR Türkiye Derneği ve DBE [10] hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.

Kurul kararının 70. paragrafı.

Kurul kararının 87. paragrafı.

Kurul kararının 93. paragrafı.

Başvurunun sahibi INDA’nın iddialarından biri EMDR Türkiye Derneği’nin aldığı dışlayıcı nitelikteki

teşebbüs birliği kararlarıyla kendilerinin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırması ve böylece

hâkim duruma gelen DBE’nin hâkim durumunu bağlama uygulamaları aracılığıyla kötüye kullanmasına

ilişkindir. Dosya kapsamında DBE’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ilişkin herhangi

bir uygulamasına rastlanmamış olup bu doğrultuda DBE’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal

etmediği ve teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sayfa 5

maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına ve geçici tedbir talebinin reddine, bununla

birlikte EMDR Türkiye Derneği hakkında “i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere

ilişkin onay kuralının uygulanması sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas

alınması gerektiğine ve ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı

eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür

faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine…” yönelik 4054 sayılı Kanun’un 9/3.

maddesi uyarınca görüş gönderilmesine karar verilmiştir. Bu doğrultuda teşebbüs

birliğine kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun

çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş

gönderilmiştir.

(13) EMDR Türkiye Derneği, Kurum kayıtlarına 12.07.2017 tarih ve 4986 sayı ile intikal

eden başvurusunda, Kurumun II. Denetim ve Uygulama Dairesinin 10.05.2017 tarihl i

görüş bildirilmesi işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. Anılan başvuruda özetle;

- EMDR Avrupa Derneği’nin “Eğitimler, eğitimcinin ülke sınırları içinde düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi ülkesi dışında eğitim vermek isterse, eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin onayını almak zorundadır.” şeklindeki kuralının en önemli gerekçesinin EMDR yönteminin yeni geliştiği ülkelerde yetişmekte olan yerel EMDR danışmanlarını ve eğitimcilerini yabancı eğitimcilerin rekabetinden korumak ve desteklemek olduğu,

- Bir EMDR danışmanının ve eğitimcisinin yetişmesi uzun zaman aldığından ve eğitimler zor ve çok aşamalı olduğundan danışman ve eğitmen olmak isteyenlerin birlikte çalıştıkları EMDR danışmanları ve eğitmenleriyle uzun yılları ve emeği içene alan bir mentorluk ilişkisi içinde olmaları gerektiğinin görüldüğü, böyle bir ilişkiyi yabancı danışman ve eğitimcilerden beklemenin pek gerçekçi olmayacağı, bu kriterin EMDR Türkiye Derneği’nin yabancı eğitmenlerle ilgili onay verme/vermeme kararını belirleyen en önemli kriterlerden biri olduğu,

- Yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermeleriyle ilgili temel sıkıntının, EMDR Türkiye Derneği’nin bu konuda onay verme/vermeme yetkisinin olmasından değil, derneğin bu kararları alırken hangi kriterlere dayandığının Rekabet Kurumu uzmanlarınca bilinmemesinden kaynaklandığı, söz konusu nedenden dolayı EMDR Türkiye Derneği Akreditasyon ve Eğitim Komitesi’nin toplanarak Haziran 2017’de bu konuda uygulanan kriterleri bir metin haline getirdiği, hâlihazırda metnin EMDR Avrupa Derneği’nin kriterleriyle uyuşup uyuşmadığına ilişkin EMDR Avrupa İcra Komitesi toplantısında görüşülmesinin beklendiği,

- EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimcilerle ilgili kriterin istisnası olarak, ülkede bir felaketin olması ve çok sayıda terapist yetiştirecek EMDR danışmanı ve eğitimcisinin bulunmaması durumunun gösterildiği, ancak bu gibi olağanüstü durumlar söz konusu olmadığı sürece EMDR Türkiye Derneği’nin temel EMDR eğitimlerinin lokal eğitmenler tarafından verilmesi kuralına riayet ettiği, söz konusu istisnanın 2011 Van depremi sonrasında depremzedelerle ve Suriyeli göçmenlerle çalışacak terapistler için uygulandığı, katılımcılardan para alınmayan ve eğitimcinin de para almadığı projelerde felaketin büyüklüğü göz önüne alınarak yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermesine Dernek tarafından onay verildiği, Kurul kararında yer alan yazışma ve maillerden de EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimciye onay verilmemesinin sübjektif nedenlere dayalı olmadığının ve EMDR Avrupa ilke ve kriterlerine, bu kriterlerin getirilmesindeki amaç ve ruha uygun olduğunun anlaşılabileceği,

Sayfa 6

- Bu hususlar çerçevesinde Kurul kararında yer alan EMDR Türkiye Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacıyla hareket ettiği ve bu çerçevede EMDR Türkiye Derneği’nin dosya konusu eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği şeklindeki gerekçelerin dayanaksız kaldığı,

- 05.12.2015 tarihinde Dernek Yönetim Kurulu Başkanı imzasıyla EMDR Türkiye e-posta grubuna gönderilen ve o tarihte Türkiye’de EMDR eğitimlerinin karşılanamayacağı ölçüde doğal bir afetin söz konusu olmadığı, talebin karşılanabildiği hususunun belirtildiği iletide, Kurul kararında iddia edildiği şekilde bir amacın mevcut olmadığı, aksine EMDR Türkiye Derneği’nin EMDR Avrupa’nın ilke kuralına riayet ettiğinin anlaşılabileceği,

- Van depremi sonrasında INDA isimli şikâyetçi firmanın düzenlediği eğitim kapsamında eğitim verebilmek için EMDR Türkiye Derneği’nden izin isteyen (…..) adlı yabancı eğitimciye Dernek tarafından hiç tereddüt edilmeden izin verildiği, ancak sonrasında INDA’nın sürekli olarak EMDR temel eğitimlerini vermek üzere yabancı eğitmen çağırmayı talep ettiği, bu konuda EMDR Avrupa’ya başvurduğunda EMDR Avrupa’nın bu sorunun ulusal dernekle çözülmesi gerektiğini belirttiği, EMDR Türkiye Derneği’nin de EMDR Avrupa’nın 2013 tarihli kararı uyarınca bu talebi reddettiği ve yabancı eğitmene izin vermediği, yabancı eğitmenin INDA’nın söz konusu eğitimleri Van’da değil İstanbul’da organize ettiğini, katılımcılardan para alacağını ve kendisine da para ödeneceğini öğrendiğinde şaşırdığı,

- Dernek tarafından INDA’ya yabancı eğitmen talebinin reddine ilişkin verilen cevapta, ileride ülkemizde EMDR temel eğitimlerini düzenlemek isterlerse yurt içindeki eğitimcilerden eğitim vermelerini talep edebileceklerinin belirtildiği,

- Şikâyetçi firmanın dışlanması, faaliyetlerinin zorlaştırılması amacının güdülmediği, zira güdülseydi 2011 Van depreminde de bu firmaya yabancı eğitmenle eğitim vermesi için izin verilmemesinin gerekeceği ancak izin verildiği, ayrıca Suriye’deki iç savaş sebebiyle ülkemize sığınan çok sayıda göçmen için organize edilen temel EMDR eğitimlerini yabancı eğitimcilerin vermesine de onay verildiği,

- Bütün bu açıklamalar çerçevesinde yabancı eğitimciye onay verilmemesi yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının aşikâr olduğu, EMDR Avrupa Derneği’nin her ülkenin kendine özgü kriterleri ve kuralları olabileceğini düşünüp çok somut kriterler dile getirmeden bu konuda karar verme yetkisini ilgili ülke derneklerine bırakmış olmasının verilen kararı başlı başına keyfi hale getiren bir husus olmadığı, somut olayda verilen ret kararının gerekçelerinin EMDR Avrupa’nın ilke kararına uygun olduğu,

- Kurul kararında yer alan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere karşı onay kuralının kapsamının yalnızca eğitimlere ilişkin olduğu, seminer, çalıştay gibi faaliyetleri kapsamadığı şeklindeki değerlendirmenin, eğitmenlere ilişkin onay kuralının temel eğitimler yönünden haklı bir gerekçe olduğunun kabulü anlamına geldiği, ayrıca bu noktada EMDR Türkiye Derneği’nin INDA’nın faaliyetlerini kısıtlamaya yönelik hiçbir girişiminin olmadığı zira temel eğitimlerde aranan yabancı eğitimciye onay verilmesi kuralının seminer, çalıştay gibi faaliyetler için aranmadığı, nitekim Kurul kararında da temel eğitimler dışında bu gibi etkinliklerin kısıtlandığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı

ifade edilmektedir.

Sayfa 7

(14) Konu hakkında öncelikle, EMDR Türkiye Derneği’nce mevcut başvurusunda dile getirilen bütün hususların önaraştırma aşamasında da belirtildiği ve bu hususların 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararda değerlendirildiği belirtilmelidir. Başvuruda, EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının ve yabancı eğitmen vasıtasıyla eğitim verilmesi taleplerinin değerlendirilmesinde objektif kriterlerin uygulandığına ilişkin yeni bir hususa yer verilmemektedir.

(15) Söz konusu onay kuralı EMDR Avrupa’nın “Eğitimin Düzenlenmesi, Avrupa'da EMDR Eğitimlerinin Sertifikasyon Kriterleri” belgesinde (15.05.2013) şu şekilde ifade edilmektedir:

"Eğitimler eğitimcinin ülke sınırları içinde düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi

ülkesi dışında eğitim vermek isterse, eğitim vermek istediği ülke EMDR Derneğinin

onayını almak zorundadır. Bu koşul eğitimin duyurulmasından önce sağlanmalıdır.

Eğitimin duyurulmasından önce konuyla ilgili yazılı bir karar metni alınmalıdır. Eğer

bir anlaşmazlık ortaya çıkarsa her iki taraf EMDR Avrupa Yönetim Kuruluna

başvurabilir".

(16) Bu aşamada, Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararının içeriğinde elde edilen bulgular kapsamında yapılan değerlendirmelerin bir kısmına değinmekte fayda bulunmaktadır. Kararda yer verilen Belge 7 ile konuya ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı kararın 75. paragrafında ilgili Dernek tarafından EMDR Avrupa’nın onay şartının bir yasaklama şartına dönüştürüldüğü ve Türkiye genelinde herhangi bir yabancı eğitmen talebine onay verilmemesine ilişkin niyeti gösterdiği tespitine ulaşılmıştır. Aynı paragrafta, Belge 24’te yer alan ifadeler de söz konusu tespitini destekler nitelikte olarak değerlendirilmiştir. Bunlara ilave olarak Belge 12 ve 13 ile bunlara ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı kararın 77. ve 78. paragraflarından INDA’nın yabancı eğitmen taleplerinin Dernek tarafından herhangi bir objektif değerlendirme olmaksızın olumsuz olarak cevaplandığı görülmektedir.

(17) Kurul kararında bulunan Belge 23’te yer alan Dernek Yönetim Kurulu Başkanı’nın Yönetim Kurulu üyelerine gönderdiği soru cevap şeklindeki mektupta; EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının uygulamasında herhangi bir gerekçe gösterme yükümlülüğünün bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu doğrultuda bahse konu kuralın keyfi bir şekilde uygulanabildiği anlaşılmaktadır. Belgede açıkça yabancı eğitmenin verdiği eğitimlerin kalitesi bakımından bir endişe duyulmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla belge, EMDR Türkiye Derneği tarafından EMDR Avrupa’nın yabancı eğitimcilere ilişkin kuralının uygulanmasında objektif kriterlerin esas alınmadığını göstermekte olup söz konusu keyfi uygulamanın şikâyetçi INDA’nın EMDR eğitimi piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırabileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca söz konusu belge ve yapılan tespitler, mevcut başvuruda ileri sürülen “yabancı eğitimciye onay verilmemesi yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının aşikâr olduğu” hususunu da çürütmektedir.

(18) Başvuruda ayrıca Kurulun 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayılı kararında, EMDR Türkiye Derneği’nin seminer, çalıştay gibi etkinlikleri kısıtladığına ilişkin somut bir tespite yer verilmediği iddia edilmektedir. Ancak söz konusu kararda yer verilen Belge 1, 2, 3 ve 8 ile konuya ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı kararın 71. ve 72. paragraflarında seminer, çalıştay gibi etkinliklerde yabancı eğitmenin görev almasının engellendiği tespitine ulaşılmaktadır.

(19) Yapılan başvuruda, EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının kapsamına EMDR temel eğitimleri dışındaki organizasyonların girmediği bilgisi çerçevesinde, EMDR Türkiye Derneği’nin eğitim dışındaki organizasyonlara ilişkin

Sayfa 8

uygulamalarının INDA bakımından adil olmadığı değerlendirmesini değiştiren yeni bir husus ortaya konulmamıştır.

(20) Kararda tespit edilen, başvuru sahibinin taleplerinin EMDR Derneği Yönetim Kurulu’nun aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile sonuçlandırıldığı, elde edilen bilgi ve belgelerin Dernek tarafından başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bunlara ilaveten seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamında olmamasına karşın EMDR Derneği tarafından onay süreci gerekliymiş gibi bir tavır sergilendiği, EMDR Derneği Yönetim Kurulu Başkanı’nın başvuru sahibince düzenlenen bu tür mesleki faaliyetleri engelleme amacıyla hareket ettiği hususlarının aksini gösterir bilgi ve belgenin başvuruda yer almadığı görülmektedir. Kararda ulaşılan sonuçlar dosya kapsamında elde edilen belgelere dayanmaktadır. Başvuruda yer alan iddialar ise soyut beyanlardan ibaret olup bu haliyle kararda yapılan tespit ve değerlendirmelerin aksini ispatlayamamaktadır.

(21) Teşebbüs birliğinin başvurusunda yer alan bir hususa özel olarak değinmekte fayda bulunmaktadır. Başvuruda, EMDR Türkiye Derneği tarafından “Yabancı eğitimcilerin ülkemizde eğitim vermeleri ile ilgili temel sıkıntı, EMDR Türkiye Derneği’nin bu konuda EMDR Temel Eğitimlerine onay verme/vermeme yetkisinin olması değil, bu kararları alırken hangi kriterlere dayandığının Rekabet Kurulu uzmanlarınca bilinmemesidir. Bu nedenle EMDR Türkiye Derneği Akreditasyon ve Eğitim Komitesi toplanmış ve bu konuda uygulanan kriterleri bir metin haline getirmiştir. …Bu metnin EMDR Avrupa’nın kriterleriyle uyuşup uyuşmadığı konusunun önümüzdeki aylarda yapılacak İcra Komitesi toplantısında görüşüleceği iletilmiştir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Söz konusu metin incelendiğinde yabancı eğitimcilerle ilgili en önemli kısıtlama nedeninin, yabancı eğitimcilerin yeni EMDR Eğitimcisi ve EMDR Danışmanı yetişmesinde yetersizlik doğuracağı varsayımı olduğu, bu varsayımı geçerli kılan pek çok örnek bulunduğu, ayrıca ülkemizde iki EMDR eğitimcisinin temel EMDR eğitimleri verdiği, bir eğitimcinin de EMDR çocuk ve ergen eğitimcisi olarak faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilmektedir.

(22) Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki başvuruda metin haline getirilerek EMDR Avrupa İcra Komitesi’ne sunulduğu belirtilen kriterler, söz konusu karardan sonra yazılmıştır ve yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, dosya kapsamında elde edilen belgelerin yabancı eğitimcilere ilişkin kuralın uygulanmasında objektif kriterlerin esas alınmadığını gösterdiği şeklinde Kurul kararında yapılan tespitler değişmemektedir. Ayrıca dosya kapsamında elde edilen Belge 7’de bahsi geçen olayların, INDA’nın yabancı eğitmen talebinin reddine gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmakta olup bahse konu olayların EMDR Avrupa’nın kuralında öngörülen onayın verilmesinde göz önünde bulundurulabilecek objektif nitelikte bir kritere ilişkin olmadığı değerlendirilmektedir. Her ne kadar teşebbüs birliğinin başvurusunun ekinde yer verdiği metinde yabancı eğitimcilerle ilgili en önemli kısıtlama nedeninin, yabancı eğitimcilerin yeni EMDR Eğitimcisi ve EMDR Danışmanı yetişmesinde yetersizlik doğuracağı varsayımı olduğu belirtilmekteyse de Belge 7’de bahsi geçen olayların, Kurul kararının 75. paragrafında da belirtildiği üzere objektif nitelikte bir kritere ilişkin olmadığı görülmektedir.

(23) Buna ilave olarak Belge 23 ve buna ilişkin değerlendirmenin yapıldığı Kurul kararının 85. paragrafında yabancı eğitmenin verdiği eğitimlerin kalitesi bakımından bir endişe duyulmadığı belirtilmiştir. Bu bulgular ışığında, yabancı eğitmenlere verilecek onayın değerlendirilmesi aşamasında EMDR Avrupa tarafından getirilen herhangi bir kriterin bulunmamasının anılan kuralın EMDR Derneği tarafından adil olmayan, keyfi uygulamalara yol açtığı; INDA’nın her talebinin, EMDR Derneği Yönetim Kurulu’nun

Sayfa 9

aldığı teşebbüs birliği kararları vasıtasıyla objektif gerekçe olmaksızın ret ile sonuçlandığı, elde edilen bilgi ve belgelerde yer alan ifadelerin Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacını gösterdiği, bu nedenlerle EMDR Derneği’nin eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği değerlendirilmektedir.

(24) Yukarıda yer verilen değerlendirme çerçevesinde, Kurulun 18.05.2016 tarihli ve 16- 17/284-127 sayılı kararında yer verdiği tespit ve değerlendirmeleri etkileyecek şekilde yeni bir hususa başvuruda yer verilmediği, dolayısıyla anılan Kurul kararına dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına yönelik başvurunun reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

H. SONUÇ

(25) 18.05.2016 tarihli ve 16 - 17/284 - 127 sayılı Kurul kararına dayanılarak Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneğine yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına gerek olmadığına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olma k üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Yargı süreci

1 dava

  • Göz Hareketleri İle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Araştırma Geliştirme ve Uygulama Derneği (EMDR Derneği)

    Ankara 23. İdare Mahkemesi · Esas No: 2021/1621

    Usulden reddedildi — esasa girilmedi · üst mahkeme onadı

    Safahat

    1. 30.11.2022Üst mahkeme onadı· Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi· 2022/698
    2. 11.03.2022Usulden reddedildi — esasa girilmedi· Ankara 23. İdare Mahkemesi· 2021/1621

Dava ve safahat bilgileri Rekabet Kurumu'nun yayımladığı kayıtlardan alınmıştır. Bağlayıcı olan mahkeme kararlarının kendisidir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.