İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği'nin…

Diğer17-26/396-175Karar tarihi: 09.08.2017Yayımlanma tarihi: 29.12.2017

Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği'nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiasını içeren başvuru hakkında Rekabet Kurulunun almış olduğu 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı karara dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılması talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
17-26/396-175
Karar tarihi
09.08.2017
Yayımlanma tarihi
29.12.2017
Karar türü
Diğer

Karar metni

4 sayfa · 11.048 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2016-2-2
Karar Sayısı: 17-26/396-175
Karar Tarihi: 09.08.2017

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Ömer TORLAK

Üyeler: Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER: Gözde MAVİ, Selin DURSUN

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Araştırma,

Geliştirme ve Uygulama Derneği

Gülbahar Mah. Yenidere Sok. No:21/A Şişli/İstanbul

(1) D. DOSYA KONUSU: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği'nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiasını içeren başvuru hakkında Rekabet Kurulunun almış olduğu 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284- 127 sayılı karara dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılması talebi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.07.2017 tarih ve 4986 ile giren başvuru üzerine hazırlanan 02.08.2017 tarih ve 2016-2-2/BN-1 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği (EMDR Türkiye Derneği) tarafından yapılan başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

G.1. Başvuru

(4) EMDR Türkiye Derneği tarafından yapılan başvuruda özetle;

 EMDR Avrupa Derneği’nin “Eğitimler, eğitimcinin ülke sınırları içinde

düzenlenmelidir. Eğer eğitimci, kendi ülkesi dışında eğitim vermek isterse, eğitim

vermek istediği ülke EMDR derneğinin onayını almak zorundadır.” şeklindeki

kuralının en önemli gerekçesinin EMDR yönteminin yeni geliştiği ülkelerde

yetişmekte olan yerel EMDR danışmanlarını ve eğitimcilerini yabancı eğitimcilerin

rekabetinden korumak ve desteklemek olduğu;

 Bir EMDR danışmanının ve eğitimcisinin yetişmesi uzun zaman aldığından ve

eğitimler zor ve çok aşamalı olduğundan danışman ve eğitmen olmak isteyenlerin

birlikte çalıştıkları EMDR danışmanları ve eğitmenleriyle uzun yılları ve emeği

içene alan bir mentorluk ilişkisi içinde olmaları gerektiğinin görüldüğü, böyle bir

ilişkiyi yabancı danışman ve eğitimcilerden beklemenin pek gerçekçi olmayacağı,

bu kriterin EMDR Türkiye Derneği’nin yabancı eğitmenlerle ilgili onay

verme/vermeme kararını belirleyen en önemli kriterlerden biri olduğu,

Sayfa 2

 Yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermeleriyle ilgili temel sıkıntının, EMDR Türkiye Derneği’nin bu konuda onay verme/vermeme yetkisinin olmasından değil, derneğin bu kararları alırken hangi kriterlere dayandığının Rekabet Kurumu uzmanlarınca bilinmemesinden kaynaklandığı, söz konusu nedenden dolayı EMDR Türkiye Derneği Akreditasyon ve Eğitim Komitesinin toplanarak Haziran 2017’de bu konuda uygulanan kriterleri bir metin haline getirdiği, hâlihazırda metnin EMDR Avrupa Derneği’nin kriterleriyle uyuşup uyuşmadığına ilişkin EMDR Avrupa İcra Komitesi toplantısında görüşülmesinin beklendiği,

 EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimcilerle ilgili kriterin istisnası olarak, ülkede bir felaketin olması ve çok sayıda terapist yetiştirecek EMDR danışmanı ve eğitimcisinin bulunmaması durumunun gösterildiği, ancak bu gibi olağanüstü durumlar söz konusu olmadığı sürece EMDR Türkiye Derneği’nin temel EMDR eğitimlerinin lokal eğitmenler tarafından verilmesi kuralına riayet ettiği, söz konusu istisnanın 2011 Van depremi sonrasında depremzedelerle ve Suriyeli göçmenlerle çalışacak terapistler için uygulandığı, katılımcılardan para alınmayan ve eğitimcinin de para almadığı projelerde felaketin büyüklüğü göz önüne alınarak yabancı eğitimcilerin Türkiye’de eğitim vermesine dernek tarafından onay verildiği, 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararında yer alan yazışma ve maillerden de EMDR Türkiye Derneği tarafından yabancı eğitimciye onay verilmemesinin sübjektif nedenlere dayalı olmadığının ve EMDR Avrupa ilke ve kriterlerine, bu kriterlerin getirilmesindeki amaç ve ruha uygun olduğunun anlaşılabileceği,

 Bu hususlar çerçevesinde anılan Kurul kararında yer alan EMDR Türkiye Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin başvuru sahibini dışlama amacıyla hareket ettiği ve bu çerçevede EMDR Türkiye Derneği’nin dosya konusu eylemlerinin başvuru sahibinin faaliyetlerini zorlaştırarak rekabet edebilme imkânını kısıtlayabileceği şeklindeki gerekçelerin dayanaksız kaldığı,

 05.12.2015 tarihinde Dernek Yönetim Kurulu Başkanı imzasıyla EMDR Türkiye e- posta grubuna gönderilen ve o tarihte Türkiye’de EMDR eğitimlerinin karşılanamayacağı ölçüde doğal bir afetin söz konusu olmadığı, talebin karşılanabildiği hususunun belirtildiği iletide, Kurul kararında iddia edildiği şekilde bir amacın mevcut olmadığı, aksine EMDR Türkiye Derneği’nin EMDR Avrupa’nın ilke kuralına riayet ettiğinin anlaşılabileceği,

 Van depremi sonrasında şikâyetçi firmanın düzenlediği eğitim kapsamında eğitim verebilmek için EMDR Türkiye Derneği’nden izin isteyen (…..) adlı yabancı eğitimciye dernek tarafından hiç tereddüt edilmeden izin verildiği, ancak sonrasında şikayetçinin sürekli olarak EMDR temel eğitimlerini vermek üzere yabancı eğitmen çağırmayı talep ettiği, bu konuda EMDR Avrupa’ya başvurduğunda EMDR Avrupa’nın bu sorunun ulusal dernekle çözülmesi gerektiğini belirttiği, EMDR Türkiye’nin de EMDR Avrupa’nın 2013 tarihli kararı uyarınca bu talebi reddettiği ve yabancı eğitmene izin vermediği, yabancı eğitmenin şikayetçinin söz konusu eğitimleri Van’da değil İstanbul’da organize ettiğini, katılımcılardan para alacağını ve kendisine de para ödeneceğini öğrendiğinde şaşırdığı,

 Dernek tarafından şikayetçiye yabancı eğitmen talebinin reddine ilişkin verilen cevapta, ileride ülkemizde EMDR temel eğitimlerini düzenlemek isterlerse yurt içindeki eğitimcilerden eğitim vermelerini talep edebileceklerinin belirtildiği,

Sayfa 3

 Şikâyetçi firmanın dışlanması, faaliyetlerinin zorlaştırılması amacının güdülmediği,

zira güdülseydi 2011 Van depreminde de bu firmaya yabancı eğitmenle eğitim

vermesi için izin verilmemesinin gerekeceği ancak izin verildiği, ayrıca Suriye’deki

iç savaş sebebiyle ülkemize sığınan çok sayıda göçmen için organize edilen temel

EMDR eğitimlerini yabancı eğitimcilerin vermesine de onay verildiği,

 Bütün bu açıklamalar çerçevesinde yabancı eğitimciye onay verilmemesi

yönündeki kararın somut gerekçelere ve objektif verilere dayandığının aşikâr

olduğu, EMDR Avrupa Derneği’nin her ülkenin kendine özgü kriterleri ve kuralları

olabileceğini düşünüp çok somut kriterler dile getirmeden bu konuda karar verme

yetkisini ilgili ülke derneklerine bırakmış olmasının verilen kararı başlı başına keyfi

hale getiren bir husus olmadığı, somut olayda verilen ret kararının gerekçelerinin

EMDR Avrupa’nın ilke kararına uygun olduğu,

 Kurul kararında yer alan EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere karşı onay

kuralının kapsamının yalnızca eğitimlere ilişkin olduğu; seminer, çalıştay gibi

faaliyetleri kapsamadığı şeklindeki değerlendirmenin, eğitmenlere ilişkin onay

kuralının temel eğitimler yönünden haklı bir gerekçe olduğunun kabulü anlamına

geldiği, ayrıca bu noktada EMDR Türkiye Derneği’nin şikayetçinin faaliyetlerini

kısıtlamaya yönelik hiçbir girişiminin olmadığı zira temel eğitimlerde aranan

yabancı eğitimciye onay verilmesi kuralının seminer, çalıştay gibi faaliyetler için

aranmadığı, nitekim Kurul kararında da temel eğitimler dışında bu gibi etkinliklerin

kısıtlandığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı

ifade edilerek görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılması talep edilmektedir. G.2. Değerlendirme

(5) Rekabet Kurulu 18.05.2016 tarih ve 16-17/284-127 sayı ile, EMDR Türkiye Derneği hakkında “i. EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının uygulanması sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas alınması gerektiğine ve ii. Seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine …” yönelik 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesine karar vermiştir. Bu doğrultuda teşebbüs birliğine kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren 10.05.2017 tarih ve 5694 sayılı görüş gönderilmiştir.

(6) Teşebbüs birliği tarafından yukarıda özetine yer verilen başvuru ile görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere bir idari işlemin kaldırılması, geri alınması gibi talepler İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinde düzenlenmektedir. Madde metnine aşağıda yer verilmektedir: “ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA

MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

Sayfa 4

(7) Bu doğrultuda ilgililer tarafından, Rekabet Kurulu kararının kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması dava açma süresi içerisinde Rekabet Kurulundan istenebilmektedir. Dolayısıyla öncelikle başvurunun dava açma süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.

(8) Başvuru sahibi tarafından görüş bildirilmesi şeklindeki idari işlemin kaldırılması talep edilmektedir. Teşebbüs birliğine gönderilen görüş Rekabet Kurulunun 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı kararı uyarınca gönderilmiş olup dava konusu yapılabilecek (ve İYUK 11 gereğince kaldırılması talep edilebilecek) olan idari işlemi Kurul’un 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı kararı oluşturmaktadır. Zira somut olayda görüş bildirmek bağımsız bir idari işlem niteliğini taşımamaktadır. Bu doğrultuda dava açma süresinin hesabında Kurul’un 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284-127 sayılı kararının ilgili tarafa tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Söz konusu karar başvuru sahibince 16.01.2017 tarihinde tebellüğ edilmiş olup dosya konusu başvuru ise 12.07.2017 tarihinde yapılmıştır. Bu itibarla 60 gün olan dava açma süresinin geçtiği ve İYUK md. 11 kapsamında yapılan başvurunun süresinde yapılmadığı anlaşıldığından başvurunun reddedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

H. SONUÇ

(9) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 18.05.2016 tarihli ve 16-17/284- 127 sayılı Kurul kararı ve bu karara dayanılarak yapılan görüş gönderilmesi işleminin kaldırılmasına ilişkin talebin yasal süresi içinde yapılmamış olması nedeniyle reddine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.