12-53/1493-521
maddeler söz konusu ücretlerin gemilerden uğradıkları her liman için alınmasını da mümkün kılmış ve ücretlerin belirlenmesinde, yük gemileri için yükleme ve boşaltma işleminden sağlanan navlun hasılatını; yolcu gemileri için ağırlıklarını kıstas olarak kabul etmiştir. Bir başka deyişle, söz konusu ücretler her limandaki hasılat üzerinden tahakkuk ettirilmektedir.
(7) Dosya mevcudu bilgilere göre, İMEAK DTO’nun liman ücreti ve navlun oda paylarına yönelik tarifeleri mezkur Kanun’un cevaz verdiği üst sınırın altında kalmaktadır. Bu çerçevede söz konusu fiyatların aşırı fiyat olarak kabul edilmesi olanaklı görülmemektedir.
(8) Sonuç olarak, şikâyette yer verilen bu iki hususun, 5174 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde düzenlenmekte olduğu ve İMEAK DTO’nun fiyatları söz konusu Kanun’un izin verdiği sınırlar dahilinde saptadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede IMEAK DTO’nun bu kapsamdaki uygulamaları 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal olarak değerlendirilmemiştir.
I.2. Yabancı ve Türk Bayraklı Gemiler Arasında Ayrımcılık Yapıldığı İddiasına Yönelik Değerlendirme
(9) Şikâyette konu edilen navlun oda paylarına ilişkin fiyatlara 5174 sayılı Kanun’un 25. maddesi gereği Türkiye’de herhangi bir odaya kayıtlı olmayan yabancı bayraklı gemiler ve yabancı bir ülkede yerleşik gerçek veya tüzel kişi tacir tarafında işletilen Türk bayraklı gemiler tabi tutulmaktadır. Bu ayrım sonucu Türk gemileri navlun oda payından muaf tutulmaktadır.
(10) Liman fiyatları ise hem Türk hem yabancı bayraklı gemilere uygulanmakla birlikte, bu iki fiyat arasında gemilerin ağırlığına göre değişen oranlarda farklılıklar bulunmaktadır. İMEAK DTO’nun Kuruma göndermiş olduğu konuya ilişkin yazıda aksi belirtilmekle birlikte, 5174 sayılı Kanun’da söz konusu fiyatlara yönelik ifadeler bulunsa da, Türk ya da yabancı gemilere yönelik özel bir düzenleme söz konusu değildir.
(11) 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde bir veya birden fazla teşebbüsün veyahut teşebbüs birliğinin rekabetin kısıtlanmasına, engellenmesine, bozulmasına yönelik uygulamaları yasaklanmış, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, eşit durumdaki alıcılara eşit hak, yükümlülük ve edimler için doğrudan ya da dolaylı olarak ayrımcılık yapılması da ihlal olarak kabul edilmiştir. Buna göre, Türk ve yabancı gemilere yönelik farklı ücretlendirmenin 4054 sayılı Kanun bağlamında bir ayrımcılığa neden olduğunun ortaya konulabilmesi için, öncelikle Türk bayraklı gemiler ile yabancı bayraklı gemilerin eşit durumda olduklarının tespit edilmesi gereklidir.
(12) İMEAK DTO’nun tarifesinde gemiler Türk ve yabancı bayraklı olarak ikiye ayrılmıştır. Bu durumda, Türk ve yabancı bayraklı gemilerin rekabet hukuku mevzuatı çerçevesinde rakip/eşit durumda olabilmesi için, uyruklukları konusundaki seçimleri önem taşımaktadır. Nitekim tercih ettiği bayrağa sahip olma hakkı bir gemiye (o gemiyi işleten ya da ona sahip olan gerçek ya da tüzel kişiye/kişilere) ilgili mevzuat ve düzenlemeler çerçevesinde tanınmış ise, önceden belirlenmiş ve sınırları net bir şekilde çizilmiş rekabet koşullarında farklı konumları (bayrakları) tercih etmiş gemilerin eşit ve rakip olarak görülmesi olanaklı olmayacaktır.
Bir ülkenin kendi uyrukluğunu veya yabancı uyrukluğunu taşıyan gemiler, o ülkenin karasularında ve limanlarında farklı hak ve yükümlülüğe tabi tutulmaktadır. Bu hak ve yükümlülükler arasında, bayrak çekme ve gemi siciline kayıt olma hak ve yükümlülüğü de yer almaktadır. Bu hususlar, esas olarak o ülkenin ticaret ve kabotaj kanunlarında
1
düzenlenmektedir. Nitekim 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 823. maddesi, “Her Türk gemisi Türk bayrağı çeker” ifadesiyle Türk bayrağına sahip olmanın temel ilkesini 1 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, iddia konusu eylem ve işlemlerin bu tarihten önceye ait olması nedeniyle, o dönemde yürürlükte olan kanun maddelerine atıf yapılmıştır.