kurmak, değiştirmek, sökmek, kontrol, bakım ve onarımlarını sağlamak ve benzeri amaçlarla söz konusu mülkiyet alanlarını kullanma hakkını kapsadığı ifade edilmiştir.
(22) 5809 sayılı Kanun’un 23. maddesinde geçiş hakkı talebinin kabulüne ilişkin ise şu hüküm yer almaktadır:
“(1)Taşınmaza kalıcı zarar verilmemesi, bu taşınmaz üzerindeki hakların
kullanımının sürekli biçimde aksatılmaması koşuluyla, teknik olarak imkân
dâhilinde, seçeneksiz ve ekonomik açıdan orantısız maliyetler ihtiva etmeyen geçiş
hakkı talepleri, makul ve haklı sebepler saklı kalmak üzere, kabul edilir.
(2) Kamu kurum ve kuruluşları, kendilerine yapılan geçiş hakkı talebini içeren
başvuruları öncelikli olarak ve gecikmeye mahal vermeden, değerlendirir ve altmış
gün içinde sonuçlandırırlar. Benzer konumdaki işletmeciler arasında ayrım
gözetmeksizin şeffaf davranılır.”
(23) Yukarıda yer verilen düzenleme ile geçiş hakkı sağlayıcılarına geçiş hakkı kullanımına “katlanma” yükümlülüğü ile geçiş hakkının kullanılmasına yönelik tehlikeye düşürücü ya da zarar verici faaliyetlerden “kaçınma” yükümlülüğü getirilmiştir.
(24) Yine aynı düzenlemede kamu geçiş hakkı sağlayıcılarına özel geçiş hakkı sağlayıcılarından farklı olarak ek yükümler getirilmiştir. Bu bağlamda, kamu geçiş hakkı sağlayıcıları ayrım gözetmeme ve şeffaf davranma yükümlülüğü altındadır.
(25) 5809 sayılı Kanun’un 24. maddesinde “Geçiş hakkı kapsamında kullanılacak bir taşınmaz üzerinde hâlihazırda bu Kanun ve Kurum düzenlemeleri çerçevesinde, Kurum tarafından ortak yerleşim ve tesis paylaşımı yükümlülüğüne karar verilmiş bir elektronik haberleşme şebekesi bulunması halinde ortak yerleşim ve tesis paylaşımına öncelik verilir.” şeklinde yer alan hükme göre geçiş hakkı, ancak tesis paylaşımı ya da ortak yerleşim yükümlülüğünün bulunmadığı hallerde kullanılabilecek bir hak olarak tanımlanabilecektir. Başka bir ifadeyle, yeni bir altyapı tesis edilebilmesi için, altyapının tesis edileceği güzergâhta ortak yerleşime ve tesis paylaşımına uygun bir altyapının bulunmaması gerekmektedir.
(26) Bu noktada ortak yerleşim ve tesis paylaşımı kavramlarının tanımı ve kapsamı önem kazanmaktadır. 5809 sayılı Kanun’un 12. maddesinde ortak yerleşim ve tesis paylaşımı, işlemecilere getirilebilecek yükümlülükler arasında sayılmaktadır. Anılan Kanun’un “Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımı” başlıklı 17. maddesinin ilk fıkrasında,
“Bir işletmecinin tesislerini kamuya veya üçüncü şahıslara ait bir arazinin üzerine
veya altına yerleştirebildiği veya bu tür arazileri kullanabildiği veya kamulaştırma
müessesesinden yararlanabildiği hallerde Kurum, çevrenin korunması, kamu
sağlığı ve güvenliği, şehir ve bölge planlaması ve kaynakların etkin kullanılması
gereklerini gözeterek ilgili işletmeciye söz konusu tesisleri ve/veya araziyi makul bir
bedel karşılığında diğer işletmecilerle paylaşmasına ilişkin rekabet üzerindeki
etkileri dikkate alarak yükümlülükler getirebilir.”
hükmü yer almaktadır. Bu madde ile geçiş hakkı kavramının sınırları belirlenmiş, aynı zamanda tesis paylaşımına ilişkin temel prensipler ortaya konmuştur.
(27) Söz konusu hükümlerden görüldüğü üzere, 5809 sayılı Kanun kapsamında gerek geçiş hakkı gerekse ortak yerleşim ve tesis paylaşımı kavramlarına temel olarak BTK’nın görev ve yetkileri dâhilinde yer verilmektedir. Buna karşın, 26.09.2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında