(17) Öte yandan, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi uyarınca söz konusu Tebliğ kapsamına giren bir birleşme veya devralma işleminin Kurulun iznine tabi olması için;
“a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yedi yüz elli milyon TL’yi ve işlem
taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı iki yüz elli milyon TL’yi veya
b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise
işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun iki yüz elli milyon TL’yi ve diğer işlem
taraflarından en az birinin dünya cirosunun üç milyar TL’yi”
aşması gerekmektedir. Bu çerçevede, başvuru konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ilk fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca izne tabi bir işlem olduğu görülmektedir.
(18) 2010/4 sayılı Tebliğ ekinde yer alan “Birleşme ve Devralmalar Hakkında Bildirim Formu” uyarınca etkilenen pazarlar, “Türkiye’de a) Taraflardan iki veya daha fazlasının aynı ürün pazarında ticari faaliyette bulunduğu (yatay ilişki), b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ürün pazarının alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu (dikey ilişki), tüm ilgili ürün pazarlarından ve ilgili coğrafi pazarlardan oluşmaktadır.” şeklinde tanımlanmaktadır.
(19) Bu kapsamda bildirim formunda, POLSER’in ağırlıklı olarak frigorifik ticari araçların dorselerinde, karavan üretiminde, otobüslerin tavanlarında kullanılan düz CTP ile binaların genellikle çatı ve bazen de dış cephelerinde kullanılan oluklu levhaların üretimiyle iştigal ettiği belirtilmektedir. TKYB’nin ise iştirakleri aracılığıyla yönettiği fonlar da dâhil olmak üzere; bankacılık, yazılım, yapay zeka destekli teknolojiler/alanlar, oyun geliştirme, tıbbi görüntüleme cihazları, şeffaf şifreleme, likit biyopsi platformu üretimi, ilaç geliştirme, atık yönetimi, para transfer hizmetleri, pazarlama analitiği, enzim üretimi, iş analitiği platformu, sağlık çözümleri, e-ticaret raporlama, lojistik, sürüş destek sistemleri, siber güvenlik, finans, mühendislik ve bulut sistemleri gibi çeşitli sektörlerde faaliyeti bulunmaktadır. Bu çerçevede, TKYB ile POLSER’in faaliyetleri arasında Türkiye’de yatay ve/veya dikey örtüşme bulunmamaktadır. Nitekim taraflar da, TKYB’nin yönettiği iştirakleri aracılığıyla faaliyet gösterdiği da dahil olmak üzere POLSER’in faaliyet gösterdiği alanlar ile Türkiye’de ve küresel düzeyde yatay ve/veya dikey herhangi bir örtüşmenin bulunmadığını beyan etmektedir.
(20) Bu çerçevede söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, dolayısıyla bildirime konu işleme izin verilebileceği kanaatine varılmıştır.