Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Rekabet Kurulunun 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8.

Other21-24/298-134Decision date: 29.04.2021Publication date: 05.07.2021

Rekabet Kurulunun 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 04.03.2020 tarih ve 2019/2944 E. 2020/424 K. sayılı kararı ile 20.02.2020 tarih ve 2019/3384 E. 2020/320 K. sayılı kararlarıyla iptali üzerine alınan 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı kararı ve Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1939 E. 2020/3507 K. sayılı kararı üzerine yeniden değerlendirilmesi.

Decision details

Case number
21-24/298-134
Decision date
29.04.2021
Publication date
05.07.2021
Decision type
Other (Diğer)

Decision text

6 pages · 19.062 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2015-3-076
Karar Sayısı: 21-24/298-134
Karar Tarihi: 29.04.2021

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN

B. RAPORTÖRLER: Didem ULUÇ SÜDEMEN, İbrahim Hilmi KOÇAK,

Cansu TOPAK KORKMAZ, Ömer Volkan YAZAR

C. HAKKINDA İNCELEME

YAPILAN: - Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Büyükdere Cad. Bahar Sok. No:13 River Plaza K:25 34394

Şişli/İstanbul

(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 04.03.2020 tarih ve 2019/2944 E. 2020/424 K. sayılı kararı ile 20.02.2020 tarih ve 2019/3384 E. 2020/320 K. sayılı kararlarıyla iptali üzerine alınan 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı kararı ve Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1939 E. 2020/3507 K. sayılı kararı üzerine yeniden değerlendirilmesi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (MEY İÇKİ) hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasına yönelik olarak alınan 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 04.03.2020 tarih ve 2019/2944 E. 2020/424 K. sayılı ve 20.02.2020 tarih ve 2019/3384 E. 2020/320 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerinde dosya yeniden ele alınmıştır. Bu çerçevede, 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı Kurul kararı ile MEY İÇKİ’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 6. maddesini ihlal ettiği, idari para cezası uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

(3) Söz konusu Kurul kararında;

- Efe Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş.’nin (EFE) taraf olduğu dava için, Danıştay 13.

Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı kararı ve Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 18.03.2021 tarih ve 2021/295 E.

2021/600 K. sayılı kararı,

- Antalya Alkollü İçecek San. ve Tic. A.Ş.’nin (ANTALYA ALKOLLÜ İÇECEK) taraf

olduğu dava için, Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1939 E.

2020/3507 K. sayılı kararı

ile hukuki uygunluk bulunmamıştır.

(4) Yukarıda yer verilen mahkeme kararları üzerine hazırlanan 27.04.2021 tarih ve 2015-3- 76/BN-09 sayılı bilgi notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(5) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili bilgi notunda, MEY İÇKİ hakkında mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için Kurulun 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı

Page 2

kararının geri alınması ve MEY İÇKİ tarafından ödenmiş idari para cezasının iadesinin sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmasının gerektiği ifade edilmiştir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(6) Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 23.11.2015 tarihinde giren şikayet başvurusunda;

- MEY İÇKİ’nin rakı harici ürünlerin ağırlıklı olarak satıldığı alkollü içki satış noktaları

ile imzaladığı yatırım destek sözleşmesi (YDS) ve mal alım sözleşmesi (MAS)

hükümleri uyarınca verdiği indirim ve/veya yatırım desteklerini geri istemek

suretiyle noktalar üzerinde satış baskısı oluşturduğu ve bu suretle hâkim

durumunu kötüye kullanarak 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği,

- MEY İÇKİ ile işletmeci arasında iki adet MAS ve iki adet YDS imzalandığı, MEY

İÇKİ’nin daha sonra önceden hiçbir ihbarda bulunmaksızın bahse konu

sözleşmeleri dayanak göstererek başvuru sahibine karşı icra takibi başlattığı,

- MEY İÇKİ tarafından tek taraflı olarak hazırlanan YDS’de yatırım desteğinin nakdi

olarak verilmesi halinde yardımın satış veya hedefe bağlı olmayacağının açıkça

düzenlemesine rağmen MEY İÇKİ’nin başvuru sahibinin hedef alıma ulaşmadığı

ve bunun sonucunda YDS’nin ihlal edildiği iddiasını icra takibi taleplerine dayanak

yaptığı, MEY İÇKİ'nin fiyat ve ürün alım miktarı dikte etmesinin 4054 sayılı

Kanun’a açıkça aykırılık teşkil ettiği,

- Yatırım desteğinin nakdi olarak verilmesi halinde yardımın satış veya hedefe bağlı

olmayacağı hususunun YDS’nin 4.7. maddesinde “İş bu sözleşme kapsamında

MEY tarafından yatırım desteği olarak nakdi katkı verilmesi halinde MEY bu

desteği sözleşme süresi içinde ve satış veya hedefe bağlı olmaksızın uygun

gördüğü dönemlerde taksitler halinde… verecektir.” şeklinde düzenlendiği, ayrıca

sözleşmede söz konusu alım hedeflerine aykırılık hallerinin düzenlenmediği ve

buna ilişkin bir yaptırımın olmadığı

ileri sürülmüştür. Başvuruda ayrıca, MEY İÇKİ'nin MAS’larına Kurulun 10.04.2008 tarih ve 08-28/320-104 sayılı kararı ile menfi tespit belgesi verildiği, söz konusu kararda bu sözleşmelere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından menfi tespit belgesi verilmesinin temel nedeninin, sözleşmelerdeki indirim oranının hedef alım miktarının gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı olmadığının açıkça belirtilmesi olduğu; fakat MEY İÇKİ'nin şikâyete konu olayda olduğu gibi bayileri ve nihai satış noktaları ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca vermiş olduğu indirim ve yatırım desteklerini geri talep edeceğini beyan ederek cezalandırma niteliğinde baskıcı davranışlar ile noktalara satış baskısı oluşturmasının, söz konusu menfi tespit koşullarına aykırılık teşkil ettiği ve bunun hâkim durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

(7) Öte yandan, Kurum kayıtlarına 11.10.2016 tarihinde giren başvuruda, ağırlıklı olarak votka ve cin satan bir tekel bayisini işleten şikâyetçi tarafından işletmesindeki rafların %80'ini MEY İÇKİ'ye ayırmadığı, ayrıca rafların görünür kısımlarında MEY İÇKİ’ye rakip ürünler bulundurduğu gerekçesiyle kendisine iskonto sağlanmadığı ve MEY İÇKİ tarafından ürün tedarik edilmediği ifade edilerek 4054 sayılı Kanun çerçevesinde gereğinin yapılması talep edilmiştir.

(8) 07.03.2016 tarihli ve gizlilik talepli şikayet dilekçesinde ise MEY İÇKİ’nin portföy gücünü kullanarak hakim durumunu kötüye kullandığı, MEY İÇKİ’nin votka ve cin pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle rakiplerini pazar dışına ittiği, YDS ve indirim/kota sistemleriyle satış noktalarına DİAGEO ürünleri dışında ürün satılmaması konusunda baskı uygulandığı iddia edilmiştir. Ayrıca Kurulun 17-07/84-34 sayılı kararı çerçevesinde hükmedilmiş olan tedbirlerin, votka ve cin pazarı bakımından da

Page 3

uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. MEY İÇKİ’nin açık tüketim kanalının bir parçası olan otel kanalındaki uygulamalarına yönelik şikâyette de bulunulmuştur. Otel kanalında portföyün tümü için yıllık olarak ihale usulüyle alım yapıldığı, teşebbüslerin tümünün ihale sürecinde otellere fiyat verdiği, ancak MEY İÇKİ’nin sürecin sonunda ortaya çıkan fiyat ne olursa olsun daha düşük fiyat vererek ihaleleri aldığı ve bu suretle otel kanalından rakipleri dışladığı ifade edilmiştir.

(9) Bunun üzerine Kurum kayıtlarına 23.11.2015 tarihinde intikal eden başvuru hakkında hazırlanan 28.12.2015 tarih ve 2015-3-76/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Kurulun 06.01.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 16-01/20-M sayı ile MEY İÇKİ hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(10) Önaraştırma kapsamında yapılan tespitler ve ulaşılan sonuçlar doğrultusunda hazırlanan 11.04.2016 tarih ve 2015-3-76/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu Kurulun 20.04.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 16-14/216-M sayı ile MEY İÇKİ’nin votka ve cin pazarlarındaki uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

(11) 11.10.2016 tarihli başvuru dilekçesinde yer verilen şikâyet içeriğinin, soruşturma konusu ile benzer olması nedeniyle başvurunun MEY İÇKİ hakkında yürütülen soruşturmaya dâhil edilmesine 03.11.2016 tarih ve 16-36/610-M sayı ile karar verilmiştir.

(12) Soruşturma sonucunda, Kurulun 25.10.2017 tarihli toplantısında 17-34/537-228 sayı ile

- MEY İÇKİ’nin votka ve cin pazarlarında hakim durumda olduğuna,

- MEY İÇKİ’nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile

hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6.

maddesini ihlal ettiğine,

- MEY İÇKİ’nin votka ve cin pazarlarındaki ihlal teşkil eden davranışlarının, Kurulun

16.02.2017 tarih ve 17-07/84-34 sayılı kararıyla rakı pazarında ihlal oluşturduğu

değerlendirilen ve idari para cezasına hükmedilen davranışlarıyla aynı nitelikte

olduğu, aynı dönemde gerçekleştiği ve teşebbüsün genel stratejisinin parçası

olarak bütünlük arz ettiği dikkate alınarak, yeni bir idari para cezasına

hükmedilmesine yer olmadığına

karar verilmiştir.

(13) Kararda kısaca votka pazarında, ekonomik segmentte son beş yıl içerisinde MEY İÇKİ'nin açık ara önde olduğu, rakiplerin ciddi pazar kaybı yaşadıkları, pazarın yaklaşık üçte birlik kısmını oluşturan orta-üst segmentte ise MEY İÇKİ'nin en yakın rakibinin PERNOD olduğu, votka pazarında olduğu gibi davacının organize pazardaki belirgin düşüşün cin pazarında da açıkça görüldüğü, yapılan yerinde incelemelerde de, elde edilen deliller ve votka pazarında yapılan hakim durum değerlendirmesinde; pazar paylarının yanı sıra pazara giriş engelleri, teşebbüsün portföy gücü ve buna bağlı olarak teşebbüsün müşterileri karşısındaki konumu ve pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin satış noktalarında bulunurluk oranlarının incelenmesi sonucu, giriş engelleri bulunan, rakiplerin ve müşterilerin rekabetçi baskı oluşturmaktan uzak olduğu votka pazarında yüksek pazar payına sahip MEY İÇKİ'nin hakim durumda olduğu, cin pazarında da hakim durumunu koruduğu, anlaşmalı satış noktalarındaki indirim uygulamaları, anlaşmasız noktalara indirim uygulamaları, raf dizilimi ve görünürlüğe ilişkin dizilim uygulamalarının hedefe bağlı olduğu ve dışlayıcı etki doğurduğu, mal alım sözleşmelerindeki öngörülerin MEY İÇKİ’den alım suretiyle tamamlanması için kullanıldığı, indirimlerin; rakipleri dışlayıcı nitelikte olduğu, yatırıma destek işlevi taşımadığı, rakip faaliyetlerini baskılayıcı

Page 4

nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Kurul kararında votka ve cin pazarında da, rakı pazarında olduğu gibi uyguladığı indirim sistemleri ve ticari pazarlama kampanyaları ile MEY İÇKİ'nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği ortaya konulmuş, ancak üç pazardaki indirim uygulamalarının da aynı dönemde gerçekleşmiş olması, genel bir stratejinin parçası olması nedeniyle rakı pazarı için bir idari para cezası uygulanmış olmakla, bu pazardaki incelemeden dolayı aynı dönem ve aynı strateji ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle bu pazarlardaki davranışların tekrar cezalandırılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

(14) Kurulun 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararının iptali istemiyle EFE tarafından açılan davada Ankara 12. İdare Mahkemesinin 07.03.2019 tarih ve 2018/1145 E., 2019/475 K. sayılı kararı ile Kurul kararının 3 nolu bendinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yine aynı Kurul kararı hakkında ANTALYA ALKOLLÜ İÇECEK tarafından açılan davada Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 27.06.2019 tarih ve 2018/1292 E., 2019/1292 K. sayılı kararı ile aynı gerekçeyle dava red kararı verilmiştir.

(15) Söz konusu red kararına ilişkin olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, EFE tarafından açılan davada 2019/2944 E., 2020/424 K. ile ANTALYA ALKOLLÜ İÇECEK tarafından açılan davada 2019/3384 E. ve 2020/320 K. ile istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Söz konusu mahkeme kararlarının gerekçeleri aynı olup özetine aşağıda yer verilmektedir:

(16) Mahkeme kararında, her ne kadar 4054 sayılı Kanun’un ihlalinin rakı pazarında yapılan inceleme ile aynı döneme denk geldiği, aynı stratejinin parçası olduğu ve aynı nitelikteki eylemlerle gerçekleştiği kabul edilse de incelemenin rakı pazarı ya da votka ya da cin pazarı olarak belirlenmek yerine alkollü içecekler pazarı olarak belirlenmesi halinde aynı pazar içerisinde yer alan her bir içecek yönünden tekrar tekrar firmanın cezalandırılamayacağı sonucuna ulaşılmasının mümkün olabileceği, fakat bir ürünün diğer bir ürünle aynı pazarda yer alabilmesi için bu ürünlerin tüketici gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları açısından benzer olmaları ve birbirleriyle ikame edilmeleri gerektiği, yüksek alkollü içkiler olarak nitelendirilen içkiler grubunda yer alan her bir içki türünün bir ilgili ürün pazarı olarak değerlendirilmesinin önceki Kurul kararlarında da istikrar kazanmış bir yaklaşım olduğu açıklamasına yer verilmek suretiyle rakı pazarından votka ve cin pazarının ayrılmış olması karşısında, yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkan ihlalin, mevzuata göre bir yaptırıma tabi olacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla uygulanacak idari para cezasının, saptanacak olan yıllık gayri safi gelirin belirlenen aralık dahilinde bir oran üzerinden uygulanmasının mümkün kılındığı da dikkate alındığında, idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı yolunda verilen idari işlemde hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir.

(17) İptal edilen Kurul kararı üzerine hazırlanan 20.05.2020 tarihli, 2015-3- 76/BN-07 sayılı ve 10.06.2020 tarihli, 2015-3-076/BN-08 sayılı Bilgi Notları 11.06.2020 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 04.03.2020 tarih ve E: 2019/2944, K: 2020/424 sayılı ve 20.02.2020 tarih ve E: 2019/3384, K: 2020/320 sayılı kararlarına ve incelenen dosya kapsamına göre nihai karar tesis edilmiştir. Bu kapsamda Kurul tarafından;

- MEY İÇKİ’nin votka ve cin pazarlarında hakim durumda olduğuna,

- Anılan teşebbüsün bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları

ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6.

maddesini ihlal ettiğine,

Page 5

- Bu nedenle, votka ve cin pazarlarındaki her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde,

4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı

Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması

Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 6. maddesinin

birinci fıkrası ve 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2016 mali yılı sonunda

oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren,

%(…..)’şer oranında olmak üzere, MEY İÇKİ’ye toplam 41.542.125,08 TL idari

para cezası verilmesine

karar verilmiştir.

(18) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 04.03.2020 tarih ve 2019/2944 E. 2020/424 K. sayılı kararı ile 20.02.2020 tarih ve 2019/3384 E. 2020/320 K. sayılı kararlarının Kurulun 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararını iptal etmesi üzerine Kurum tarafından söz konusu kararlar temyiz edilmiştir. Bu kapsamda Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 04.03.2020 tarih ve 2019/2944 E. 2020/424 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yine Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1939 E. 2020/3507 K. sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 20.02.2020 tarih ve 2019/3384 E. 2020/320 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararlarının gerekçeleri aynı olup karar özetlerine aşağıda yer verilmektedir.

(19) Mahkeme kararında; rekabet mevzuatında ceza mevzuatına benzer bir yaklaşım benimsendiği ve bu kapsamda Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’e göre temel para cezasının, Kanunun 4. veya 6. maddelerinde yasaklanmış, piyasa, nitelik ve kronolojik süreç olarak birden fazla bağımsız davranışın saptanması halinde, her bir davranış için ayrı ayrı hesaplanacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla idari para cezasının hesaplanmasında ve uygulanmasında birden fazla bağımsız davranış olup olmadığının kıstas olarak belirlendiği değerlendirilmiştir. Kararda ayrıca; 4054 sayılı Kanun kapsamında yasaklanan iki farklı kabahatin işlendiği ancak eylemin tek olduğu hallerde, farklı neviden fikri içtimaya ilişkin kurallar uyarınca uygulanabilecek cezanın da tek olduğu; teşebbüsler tarafından pazar ayrımı gözetmeksizin bir ticari politikanın icrası çerçevesinde aynı davranışlarla gerçekleştirilen ihlallerin gerek piyasa gerek nitelik ve kronolojik süreç açısından bağımsız olmadığından tek bir eylem olarak değerlendirilmesi ve birden fazla ceza verilmemesinin gerektiği, bu itibarla dava konusu Kurul kararıyla votka ve cin pazarlarında ihlal teşkil ettiği tespit edilen davranışların 16.02.2017 tarih ve 17-07/84-34 sayılı Kurul kararında rakı pazarında ihlal oluşturduğu değerlendirilen ve idari para cezası uygulanan davranışlarıyla aynı olduğu, aynı dönemde gerçekleştiği ve teşebbüsün genel stratejisinin parçası olarak bütünlük arz ettiğinden bahisle yeni bir idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık; davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Sonuç olarak İdare Mahkemesine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile bahse konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verilmiştir.

(20) Söz konusu karar üzerine teşebbüs vekili tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 08.03.2021 tarih ve 15749 sayı ile intikal eden başvuruda da yukarıdaki Danıştay kararları sunularak Kurulun 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı kararının

Page 6

kaldırılması ve MEY İÇKİ tarafından ödenmiş idari para cezasının faiziyle birlikte iadesinin sağlanması için gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.

(21) Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı bozma kararı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 18.03.2021 tarih ve 2021/295 E. 2021/600 K. karar sayılı kararı ile Danıştay’ın bozma kararına uymuş ve EFE’nin davacısı olduğu davada istinaf talebinin reddine karar vermiştir.

(22) Yukarıda yer verilen bilgi ve açıklamalar çerçevesinde, iptal edilen Kurul kararı üzerine; MEY İÇKİ hakkında mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için Kurulun 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı kararının geri alınması ve MEY İÇKİ tarafından ödenmiş idari para cezasının iadesinin sağlanması yönünde gerekli işlemlerin yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

H. SONUÇ

(23) Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1941 E. 2020/3508 K. sayılı kararı ve Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1939 E. 2020/3507 K. sayılı kararı üzerine düzenlenen rapora, toplanan bilgi ve belgelere ve incelenen dosya kapsamına göre; Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için Kurulun 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı kararının geri alınmasına ve Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ödenmiş idari para cezasının iadesinin sağlanması yönünde gerekli işlemlerin yapılması için Başkanlığa yetki verilmesine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Citation chain

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.