kabul eden veya bilgilendirmeyi alarak kabul etmeyen tüm kullanıcılara bildirilmesi yönündeki geçici tedbir kararına uyum sağlamak yönünde tüm adımları attığı,
- İlk olarak WHATSAPP’ın GÜNCELLEME’yi küresel çapta 15 Mayıs 2021 tarihine kadar ertelediği, söz konusu hususu 15 Ocak 2021 tarihinde kamuya açık olarak duyurduğu [2], bu şekilde 8 Şubat 2021 tarihi itibarıyla GÜNCELLEME’nin uygulanmayacak oluşuyla beraber geçici tedbir kararının (i) ilk koşuluna uyumun sağlandığı, zira 8 Şubat 2021 tarihi itibarıyla herhangi bir zararın ortaya çıkma ihtimalinin bulunmadığı,
- WHATSAPP’ın kamuoyu duyurusunun geçici tedbir kararının ikinci (ii) koşuluyla uyum sağlayacak şekilde bütün kullanıcıları G ÜNCELLEME’nin 8 Şubat 2021 tarihinde uygulamaya konulmayacağı hususunda bilgilendirdiği, duyuruya ilave olarak WHATSAPP’ın kullanıcılara mesaj veya aramaların gizliliğinin etkilenmediğini açıklayan uygulama içi durum mesajı (in-app status message) gönderdiği
belirtilerek geçici tedbir kararının dayanağının olmadığı ve geçici tedbir kararına gerek
bulunmadığı görüşüne halel getirmeksizin Kurulun WHATSAPP’ın geçici tedbir kararına
uyduğuna karar vermesi talep edilmiştir.
(5) Kurum kayıtlarına 10.02.2021 tarih ve 15004 sayı ile intikal eden WhatsApp LLC,
Facebook, Inc., Facebook Ireland Ltd. adına yapılan ikinci başvuruda özetle;
- Henüz uygulamaya konulmayan GÜNCELLEME hakkında geçici tedbir alınmasının hukuka aykırı olduğu, zira 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrasının Kurula henüz pazarda uygulanmamış bir eyleme müdahale yetkisi vermediği, geçici tedbir kararının bu açıdan Kurul içtihadı [3] ve Danıştay kararları [4] ile uyuşmadığı,
- Öngörülen GÜNCELLEME uygulansaydı dahi geçici tedbir kararının 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık teşkil ettiği; zira Soruşturma Bildirimi’nin ve gerekçeli Geçici Tedbir Kararının GÜNCELLEME’nin rekabet kurallarının ihlaline yol açtığı ve telafisi güç zararlar doğuracağına ilişkin iddiaları temellendiremediği,
- Geçici tedbirlerin rekabet incelemelerinde olağandışı bir metot olmaları sebebiyle istisnai durumlarda kullanılması gerektiği ve Kurulun da rekabeti kısıtlayıcı eylemlere işaret eden kuvvetli delillerin yokluğunda geçici tedbir kararı vermekten imtina etmesi gerektiği, keza Kurulun bahsi geçen hususların sağlanamaması sebebiyle çok sayıda geçici tedbir istemini reddettiği [5],
- Danıştay 10. Dairesi’nin 29.06.2004 tarihli ve E. 2001/2561, K. 2004/5848 sayılı kararında da Danıştay’ın 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrasını Kanun’un 4, 6 veya 7. maddelerinden birinin ihlal edildiğine dair delillerin olması durumunda uygulanabileceği şeklinde yorumladığı,
- Danıştay 13. Dairesi’nin 22.11.2011 tarihli ve E. 2007/11245, K. 2011/5213 sayılı kararında geçici tedbirlerin kanuna uyarlığı için soruşturmaya konu eylemle Kanun’un ihlal edildiğine dair kuvvetli bulguların olması gerektiğinin belirtildiği, bu
Kamuya açık şekilde duyurma noktasında WHATSAPP internet sitesinde yer alan blogdaki duyuruya
atıf yapılmaktadır. Bkz. https://blog.whatsapp.com/giving-more-time-for-our-recent-update/?lang=tr,
Erişim Tarihi: 05.02.2021.
25.02.2010 tarihli ve 10-19/230-M sayılı karar, 11.07.2007 tarihli ve 07-59/676-235 sayılı karar,
16.09.2014 tarihli ve 14-33/665-291 sayılı karar
Danıştay 10. Dairesi’nin 29.06.2004 tarihli ve E. 2001/2561, K. 2004/5848 sayılı kararı, Danıştay 13.
Dairesi’nin 16.01.2009 tarihli ve E. 2006/5600, K. 2009/568 sayılı kararı.
04.06.2020 tarihli ve 20-27/335-157 sayılı karar, 14.03.2012 tarihli ve 12-11/376- M sayılı karar.