muafiyet incelemesi yapılması gerekmektedir. İşbu dosya kapsamındaki bireysel muafiyet incelemesinde, Rekabet Kurulunun daha önce almış olduğu benzer konulu
2
anlaşmalara ilişkin Kararlarında yapmış olduğu ayrıntılı değerlendirmelerden yararlanılmıştır. Buna göre, dağıtıcıların bayileri ile aralarındaki dikey anlaşmalara 5 yılın üzerinde bireysel muafiyet tanınabilmesi için;
- Daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik
faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulacak yeni akaryakıt
istasyonlarına ilişkin olması,
- Akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması,
- Bayilerin 5. yılın sonunda, dağıtım şirketi tarafından üstlenilen ilişkiye özgü
yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları
şartlarının karşılanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, benzer nitelikteki bireysel muafiyet başvurularının değerlendirilmesinde bu kriterlerin birlikte göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgiler ışığında; başvurularda yer alan istasyonların daha önce BP’nin mülkiyetinde olduğu ve daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulacak yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Başvuru kapsamında yer alan istasyonlarda daha önce akaryakıt bayilik faaliyeti gerçekleştiriliyor olması nedeniyle, Rekabet Kurulunun yukarıda yer verilen kararları çerçevesinde söz konusu dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınamayacağı değerlendirilmektedir. Bildirime konu olan akaryakıt istasyonları normal şartlar altında azami 5 yıllık rekabet yasağına tabidirler ve burada bir mülkiyet değişiminin olması ve bu değişim sırasında satış bedelinin belirlenmesine ilişkin konuların bu istasyonlara bireysel muafiyet verilmesi için geçerli nedenler oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu kapsamda değinilmesi gereken son bir husus ise bildirim konusu anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesindeki istisna hükmü karşısındaki durumudur. Tebliğ’in anılan maddesinin (a) bendi;
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti
arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst
hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise, yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile
bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım
hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme
yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu
kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından,
sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.”
hükmünü amirdir. Buna göre bildirim konusu istasyonların mülkiyetinin daha önce BP’ye ait olduğu göz önüne alındığında söz konusu dikey anlaşmaların, istasyonların mülkiyetinin BP’ye ait olduğu dönem bakımından istisna hükmü kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak istasyonların mülkiyetinin Bayilere devredilmesi sonrasında anılan dikey anlaşmaların istisna hükmü kapsamından çıktığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu dikey anlaşmalardan; 18.09.2005 tarihinden önce Bayilere satılan istasyonlara ilişkin olanların 18.09.2010 tarihine kadar, 18.09.2005 tarihinden sonra satılan istasyonlara ilişkin olanların ise satış tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma imkanının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
2 Rekabet Kurulunun 25.02.2010 tarihli ve 10-19/229-87 ile 10-19/ 228-86 sayılı ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338- 122 sayılı Kararları.