BP Petrolleri A.Ş. (BP) tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun'un ve 2002/2 sayılı Tebliğ'in ihlal edildiği iddiası.
The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.
288/6 Sok. No:8/1 Sezen Sit. Gül Apt. K:1 D:2 Bornova/İzmir
- Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ
Temsilcisi: Av.Tayfun SÜMER
1. Bayraktar Sok. Ülker Ünver İş Merkezi No:9 K:2 D:6
Ataşehir/İstanbul
- Erdem GENEL
İkizdere Sok. No:9-15 GOP Çankaya/Ankara
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN: BP Petrolleri A.Ş.
K-2 Plaza Sarıkanarya Sok. No:14 Kozyatağı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. (BP) tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ihlal edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikâyetler ile ilgili olarak hazırlanan 20.10.2011 tarih ve 2011-1-119/İİ-11-139.İAY sayılı İlk İnceleme Raporu, 27.10.2011 tarih ve 11-54 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 29.11.2011 tarih ve 2011-1-206/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 05.12.2011 tarih ve REK.0.15.00.00-110/329 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-60 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Y apılan başvurularda özetle; BP’nin dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmaların ve bunlara ilişkin uygulamaların, 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliği’ne aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu iddialara ilişkin olarak; - Denizoğlu Tic. Koll. Şti.-Adnan Denizoğlu ve Ortakları tarafından yapılan başvuru bakımından; şikâyete konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun lisansının Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından iptal edilmesi ve taraflar arasındaki
Page 2
sözleşmenin de bu nedenle sona ermesi nedenleriyle BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı,
- Erdem GENEL tarafından yapılan başvuru bakımından; söz konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden faydalandığı, bu nedenle BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı,
- Kepezler Koll. Şti. Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ tarafından yapılan başvuru bakımından; BP tarafından intifanın terkini amacıyla taraflara vekâletname gönderilmesi nedeniyle, BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı hususları ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. BP PETROLLERİ A.Ş.
BP, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende satışının yanı sıra, madeni yağ ve jet yakıtı ikmali alanlarında da faaliyet göstermektedir. Mevcut durumda BP markası altında faaliyet gösteren toplam istasyon sayısı 642’dir.
I.2. Değerlendirme
Akaryakıt sektöründeki dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmalar ve bunlara ilişkin uygulamalar hakkında, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden başvurular bu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmış olup, aşağıda açıklanacağı üzere, şikâyetler genel olarak, ilgili dağıtım şirketi ile bayisi arasındaki dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddialarını içermekte ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, 26.01.2006 tarih ve 06-04/57-15 sayılı Total-Akdağ kararının Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmesi üzerine, 30.10.2008 tarihinde kararın Kurul tarafından yeniden tesis edilmesiyle bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte değerlendirilen intifa, tapuya şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin sürelerinin beş yıllık üst sınıra uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, 05.03.2009 tarihli Barbaros-Altınbaş Petrol ve Polpet-Bölünmez Petrolcülük kararlarında uygulamaların esasları belirlenmiş, izleyen süreçte gerek bireysel muafiyet başvuruları gerekse şikâyet başvuruları kapsamında birçok başvuru karara bağlanmıştır. Önaraştırmaya konu iddialar akaryakıt sektöründe çeşitli şekillerde kurulan dikey anlaşmaların farklı türlerine ilişkin olmakla birlikte, tamamı benzer şekillerde daha önce gerek şikâyet gerekse bireysel muafiyet başvurular şeklinde Kurulun önüne gelerek değerlendirilmiş ve benzer nitelikteki dikey ilişki çeşitleri bakımından içtihat birliği sağlanmıştır.
Kuruma yapılan başvurular çerçevesinde, akaryakıt sektöründe çok çeşitli şekillerde kurulan dikey anlaşmalarla karşılaşılmıştır. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen, ancak akaryakıt istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta veya protokol yapılmaksızın; malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
Page 3
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz, sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, bu karar kapsamında gerek yukarıda sayılan anlaşma türlerine uyan gerekse de daha farklı nitelikteki anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygunlukları değerlendirilmiştir.
I.2.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise, Tebliğ ile tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Kurulun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca, 18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in 5. maddesinde, dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
Page 4
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna göre, alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesinin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek Mahkemenin, bayilik sözleşmesi de dâhil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır. Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan, bu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.2.2. Önaraştırmaya Konu Dikey Anlaşmalar Bakımından Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddenin birinci fıkrasında aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
Page 5
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması, ancak ve ancak çok istisnai hallerde makul görülebilir. Kurul tarafından akaryakıt sektöründeki dikey anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da benzer nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulunun yukarıda anılan kararlarında ortaya koymuş olduğu koşulları sağlayan dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmış ve söz konusu dikey anlaşmalara ilişkin olarak ilgili bölümlerde ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır. İlgili bölümlerde belirtilmeyen diğer anlaşmalar bakımından ise 2002/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen sınırı aşan süreler için bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3. BP Hakkındaki Şikâyetler, Tespit ve Değerlendirmeler
Kurum kayıtlarına 14.09.2011 tarih, 6490 sayı ile giren şikâyet dilekçesinde özetle; Denizoğlu’nun maliki olduğu taşınmaz üzerinde 31.08.2004 tarihinde BP lehine 22 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet Kurulunun kararları uyarınca söz konusu intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ermesinin gerektiği, ancak BP’ye çekilen ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği belirtilerek, BP hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
BP’nin konuya ilişkin yazısında; BP ile Denizoğlu arasındaki bayilik sözleşmesinin 01.03.2007 tarihinde beş yıl süre ile yenilendiği, söz konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işleten Denizoğlu’nun bayilik lisansının, İzmir Büyükşehir Belediyesince Gayrısıhhi Müessese açma ruhsatının iptali nedeniyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 21.01.2008 tarihinde iptal edildiği, Denizoğlu’nun söz konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapamayacağının değerlendirildiği, öte yandan BP ile Denizoğlu arasındaki intifanın terkinine ilişkin görüşmelerin devam ettiği ifade edilmiştir.
Mezkûr bilgi ve belgelere göre; şikâyet konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak imzalanan bayilik sözleşmesi -her ne kadar 01.03.2007 tarihinde 5 yıl süreyle yenilenmiş olsa da- yukarıda yer verilen gerekçeyle sona ermiştir. Bu çerçevede, söz konusu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonu işletmeciliği sona ermiş olduğundan, BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
Page 6
I.3.2. Erdem GENEL
Kurum kayıtlarına 20.06.2011 tarih, 4577 sayı ile giren ve İmancıoğlu İnşaat Taah. ve Petrol Tic. San. A.Ş (İmancıoğlu) hissedarı Erdem GENEL tarafından gönderilen şikâyet dilekçesinde özetle; İmancıoğlu’nun maliki olduğu taşınmaz üzerinde 18.06.2006 tarihinde BP lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet Kurulunun kararları uyarınca, söz konusu intifa hakkının 18.09.2011 tarihinde sona ermesi gerektiği, ancak BP’ye çekilen ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği belirtilerek, BP hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
BP’nin konuyla ilgili yazısında; İmancıoğlu’nun 07.03.2006 tarihinde BP lehine 15 yıl süreli intifa hakkı verdiği, 10.04.2006 tarihinde ise bayilik sözleşmesi imzaladığı, ancak rekabet mevzuatı çerçevesinde, bahse konu dikey ilişkinin 06.05.2011 tarihinde feshedilerek, taraflar arasında 10.6.2011 tarihinde 5 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifanın tescili tarihinde de 5 yıl süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı ifade edilmiştir. Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler çerçevesinde; söz konusu taşınmaz üzerinde 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun bir şekilde intifa hakkı tesis edilmesi ve taraflar arasında 5 yıl süreli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanması sebepleriyle, dikey ilişki 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olup, söz konusu şikâyet hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
I.3.3. Kepezler Koll. Şti. Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ (Kepezler)
Kurum kayıtlarına 05.07.2011 tarih, 4914 sayı ile giren ve Kepezler adına Av. Tayfun SÜMER tarafından gönderilen şikâyet dilekçesinde özetle; Kepezler ile BP arasında 30.12.2005 tarihinde bir bayilik anlaşması imzalandığı, 13.02.2006 tarihinde işletmecilik yapılacak taşınmaz üzerinde BP lehine yaklaşık 10 yıl süreli bir intifa hakkı tesis edildiği, ancak Rekabet Kurulu kararları çerçevesinde, dikey ilişkinin 5 yıl süre ile grup muafiyetinden faydalanması sebebiyle, 06.06.2011 tarihinde Kepezler tarafından intifa hakkının terkin edilerek dikey anlaşmanın sonlandırılması yönünde ihtarname çekildiği, buna rağmen BP’nin bu ilişkiyi sonlandırmadığı, böylelikle Kepezler’in başka dağıtım firmalarıyla anlaşamadığı, bu nedenle de işletmesini kapatmak istemeyen Kepezler’in BP ile olan sözleşmesini birer aylık periyotlarla uzatmak durumunda kaldığı belirtilmekte ve sayılan sepelerle BP hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
BP’nin konuya ilişkin yazısında; BP ile Kepezler arasında 21.12.2005 tarihinde 5 yıl süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı, 13.02.2006 tarihinde ise şikâyete konu taşınmaz üzerinde BP lehine yaklaşık 10 süreli bir intifa hakkı tesis edildiği, söz konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’e uyumunun sağlanması amacıyla taraflar arasında 01.07.2011 tarihinde 20 gün süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı, öte yandan taşınmazın malikleri tarafından taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkin edilmesi için başvurulduğu, ancak, taşınmaz malikleri tarafından 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ilgili maddesinde düzenlenen harcın yatırılmaması nedeniyle terkinin gerçekleşemediği, bununla birlikte bu dönemde Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ’in taşınmazı Kar-Ava Akaryakıt Gıda Turizm İşletmeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (Kar-Ava)’ne devrettikleri, bu nedenle bayilik lisanslarının EPDK tarafından iptal edildiği ve halihazırda söz konusu taşınmazın Fullpet lisansı altında Kar-Ava tarafından işletildiği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerden; söz konusu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkini için BP tarafından Kepezler’e vekâletname gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Page 7
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Denizoğlu Tic. Koll. Şti.-Adnan Denizoğlu ve Ortakları tarafından yapılan başvuru bakımından; şikâyete konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonuna ilişkin lisansın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından iptal edildiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin de bu nedenle sona erdiği,
2- Erdem GENEL tarafından yapılan başvuru bakımından; başvuru konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı,
3- Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ tarafından yapılan başvuru bakımından; BP Petrolleri A.Ş. tarafından intifanın terkini amacıyla taraflara vekâletname gönderildiği anlaşıldığından BP Petrolleri A.Ş. hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.