The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN: Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sk. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR: - Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sk.
No:18 B Blok Esentepe-Şişli / İstanbul
- Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile anlaşmalı 86 bayi
E. DOSYA KONUSU: Shell&Turcas Petrol A.Ş. (Shell&Turcas) ile 86 bayii arasındaki anlaşmaların, süreleri sonuna kadar grup muafiyetinden yararlandığının tespiti talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.02.2010/1748 tarih ve 1748 sayı ile giren bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4 ve 5. maddeleri hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.06.2010 tarih ve 2010-1-184/MM-10-139.İ.A.Y. sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 28.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-130/221 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; Shell&Turcas ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların;
- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.09.2010 tarihinde kadar,
- Yine ilgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri 18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle,
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı, görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
Türkpetrol ve Madeni Yağlar T.A.Ş. ile İngiliz Burmah Castrol firması tarafından ortaklaşa kurulan Turcas Petrolcülük A.Ş. (Turcas), Tabaş Petrolcülük A.Ş. (Tabaş) tarafından devralınmış olup 1999 yılında iki şirket Turcas Petrol A.Ş. unvanı altında birleşmiştir.
Page 2
Rekabet Kurulunun 02.02.2006 tarih ve 06-08/103-29 sayılı kararı ile izin verilen işlem sonucunda ise Turcas Petrol A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Ltd., Shell&Turcas Petrol A.Ş. unvanlı ortak girişim şirketi çatısı altında faaliyetlerini birleştirmişlerdir.
EPDK tarafından hazırlanan 2009 yılı Petrol Piyasası Raporu’nun ilgili bölümüne göre, Shell & Turcas’ın bayiler aracılığıyla yapılan satışlar bakımından benzin türlerinde pazar payının %28,7; motorin türlerinde ise yaklaşık %17 düzeyinde olduğu görülmektedir.
Dosya mevcudu bilgilere göre bildirime konu anlaşmalar, Shell&Turcas bayrağı altında faaliyet gösteren 86 ayrı istasyonla ilgili olarak tam listesi bildirim formu ekinde yer alan bayiler ile yapılmıştır. İnceleme sürecinde 19.03.2010 tarih ve 2440 sayı ile Kurum kayıtlarına giren yazı ile başvuru eki bayi listesine iki bayi ile yapılan anlaşmalar ilave edilmiştir. Bildirim formu ekli listesinde yer alan 86 ayrı istasyonla ilgili olarak yapılan anlaşmalara ilişkin aşağıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler, bahse konu iki istasyon ile ilgili yapılan anlaşmalar bakımından da geçerlidir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alınarak, bildirime konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarları “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”, “oto-LPG” ve “madeni yağ” olarak belirlenmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle, coğrafi pazar olarak “Türkiye” kabul edilmiştir.
H.3. Tespit ve Değerlendirme
H.3.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmaların Konusu ve Niteliği
4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu eylemlerin ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğunu hükme bağlamıştır. Diğer yandan, belirli türden dikey anlaşmaların Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulmasına ilişkin olarak çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır.
Esasen, akaryakıt sektöründe dikey anlaşmaların çeşitli şekillerde kuruldukları görülmektedir. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde de bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
Page 3
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta; söz konusu protokol gereğince malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta; nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, bildirime konu anlaşmalar sayılanlardan üçüncü duruma uyar nitelikte anlaşmalardır.
Bildirim formunda yer verilen bilgilere göre, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan dikey anlaşma: Shell&Turcas ile Ahmet ÇELİK arasında imzalanan ve Ahmet ÇELİK’e ait Niğde ili merkez ilçesi Ahmetpınarı köyü, tapuda 2359 ada, 19KIII pafta, 10 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde Shell&Turcas lehine 15 yıl süreli kira hakkı tanınmasına ilişkin 27.7.2001 tarihli kira sözleşmesi ve 22.11.2001 tarihli İşletme Sözleşmesi ile kurulmuş olup 28.05.2003 tarihinde Ahmet ÇELİK ile yapılan İşletme Sözleşmesi sonlandırılarak, anlaşmaya konu istasyon üzerinde aynı tarihte bu kez Bıyıklar Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Bıyıklar) ile Shell&Turcas arasında imzalanan İşletme Sözleşmesi ile bayilik ilişkisi sürdürülmüştür. Son olarak Bıyıklar ile Shell&Turcas arasında imzalanan İşletme Sözleşmesinin süresi 27.5.2008 tarihinde düzenlenen zeyilname ile 28.5.2013 tarihine kadar uzatılmıştır.
Gerek 22.11.2001 tarihli gerekse 23.1.2007 tarihli bayilik (işletme) sözleşmelerinin 2. maddelerinde “SATICI sözleşmenin devamı süresince satışa arz edeceği bütün petrol ürünlerini yalnız “SHELL”’den satın almayı ve hangi sebeple olursa olsun başkalarından satın almamayı kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almaktadır. Aynı sözleşmelerin 8. maddelerinde de, bayiin akaryakıt istasyonunda Shell&Turcas’ın yazılı onayını almadan, Shell&Turcas’tan başka kaynaklardan temin edeceği petrol ürünlerini satmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu açıdan, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan sözleşmeler doğrultusunda Shell&Turcas ile bayiler arasında imzalanan protokoller, bayilik sözleşmeleri, emanet sözleşmeleri ve benzerleri ile bunlarla bağlantılı intifa hakkı ya da uzun süreli kira hakkı kurulmasına ilişkin resmi senetler ve sözleşmeler, bayi üzerine rekabet yasağı getiren dikey anlaşmalar niteliğinde olup 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan düzenlemelere tabidir.
H.3.2. Bildirime Konu Dikey Anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirilmesi
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise Tebliğ ile tanınan muafiyetin, anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Page 4
Diğer yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinin devamında ise dikey anlaşmaların hangi hallerde bahse konu 5 yıllık süre sınırına tabi olmayacağına yönelik olarak aşağıdaki istisna hükmüne yer verilmiştir:
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
Buna göre istisna hükmü, ancak iki koşuldan birinin gerçekleşmiş olması halinde sağlanmış kabul edilecektir:
- Alıcının (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini sürdürdüğü tesisin mülkiyeti ya arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtım firması) ait olmalı,
- Ya da alıcı bu faaliyetini, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürmelidir. Shell&Turcas tarafından sunulan bildirim formunda, bir önceki bölümde yer verilen örnek bayilik anlaşmasından hareketle, işletici-malik ile dağıtıcı arasında başlayan dikey ilişkinin, daha sonra malikin işletmeden el çekmesi ve dağıtıcının kira hakkını elinde bulundurduğu istasyon üzerinde yeni bir bayi ile işletme sözleşmesi imzalaması halinde, bu yeni sözleşme ile birlikte kiraya veren, işletici ve dağıtıcının ayrı kişiler olması nedeniyle üçlü ilişkiye döndüğü belirtilmekte; bu itibarla 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde düzenlenen istisnanın, bu yeni ilişkiye uygulanması gerektiği öne sürülmektedir. Yine bu yönde, Tebliğ’in ilgili hükmü kapsamında bir ilişkinin üçlü olması (malik, dağıtıcı, malik ile bağlantısız işletici) sebebiyle ilgili tapusal hak süresince rekabet etmeme yükümlülüğünün uygulanabileceği, bu durumun önceden ya da sonradan ortaya çıkması ile ilgili olarak herhangi bir farklılık öngörmediği iddia edilmektedir.
Ancak bu iddianın kabul edilmesi halinde tapuya şerh edilmiş kira ya da intifa sözleşmelerine dayanarak mevcut bayilik ilişkilerinin dağıtım şirketleri tarafından herhangi bir gerekçeyle sonlandırılması ve 3. kişilerle bayilik sözleşmesi yapılmasının önü açılmış olacağından; esasen rekabet yasağına dayalı dikey sözleşmeler üzerindeki 5 yıllık sınırlama da fiilen uygulanamaz hale gelecektir.
Bu nedenle istisna hükmünün nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 38. paragrafında özellikle açıklanmış ve şu ifadelere yer verilmiştir; “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.” Bu çerçevede Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü esas itibarıyla istasyon sahibinin dağıtıcıya en baştan itibaren yalnızca kira veya intifa hakkı tanıdığı ve fakat taraflar arasında herhangi bir bayilik ilişkisinin bulunmadığı durumları düzenlemektedir. Başka bir deyişle alıcının satışlarını, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı
Page 5
olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan yerde gerçekleştiriyor olması koşulu ilişkinin başlangıcından itibaren sağlanmalıdır.
Ancak bildirim konusu dikey anlaşmalarda, ilişkinin başlangıcında malikten alınan kira veya intifa hakları bulunmakla birlikte malikler söz konusu istasyonlarda, işleticilik hakkını devredene kadar bayilik faaliyetini de yürütmüşlerdir. Kılavuz’da açıkça yer verilen hususlar çerçevesinde muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan bayilik ilişkisinin bir başka gerçek veya tüzel kişiye devredilmiş olması nedeniyle dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkmış olması, muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzamasına yol açmayacaktır. Dolayısıyla başvuru konusu dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Nitekim TOTAL/Akdağ dosyasında Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesi’nin E.2006/1604 sıra numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarihli ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı kılmaktadır. Söz konusu kararda, Total’in bayiiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra şu ifadelere yer verilmektedir:
“İşletme sözleşmesinin birer yıl süreli yapıldığı ve bu sözleşmenin 1.3.2005 tarihinde Total tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kira sözleşmesinin işletme sözleşmesine olan etkisi nedeniyle işletme sözleşmesi de kira sözleşmesiyle birlikte 2017 yılı itibarıyla sona erecek bulunduğundan, taraflar arasında imzalanan işletme sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geldiği yolunda ciddi bulguya ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca, belirsiz bir süre için veya beş yıldan daha uzun bir süre için anlaşma yapılarak bayiye rekabet etmeme yükümlülüğünün getirilmesi, anlaşmayı Tebliğ dışına çıkarabileceğinden, şikâyete konu olan işletme sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk denetiminin yapılması gereklidir.”
Söz konusu karar dikkatle irdelenecek olursa; Yüksek Mahkeme’nin bayilik sözleşmesi de dâhil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülecektir. Bir başka deyişle; dikey anlaşmanın esaslı unsurlarından olan bayilik sözleşmesinin sonlandırılması halinde dahi 2002/2 sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk değerlendirmesi yapılması gerekirken, bayilik sözleşmesinin tarafının değişmesi halinde de uygunluk değerlendirmesinin evleviyetle yapılması gerekmektedir.
Bir önceki bölümde yer verilen sözleşme hükümlerinden görüldüğü üzere, bahse konu dikey anlaşmalar ile bayilerin faaliyetleri üzerine 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında rekabet yasağı getirilmekte olup söz konusu yasağın süresinin belirlenmesinde ise gerek bayilik sözleşmeleri, gerekse Shell&Turcas lehine tesis edilen intifa hakkı, kira hakkı ve benzeri etkiye sahip sözleşmelerin sürelerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Danıştay’ın mezkûr kararı ve bu karar üzerine Rekabet Kurulunun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar ile sabit olduğu üzere; intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme
Page 6
yükümlülüğünün süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen 5 yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden olmaktadır.
Diğer taraftan, 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 32. paragrafında yer alan açıklamalar doğrultusunda, gerek bahse konu anlaşmaların niteliği, gerekse mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler dikkate alındığında, bildirimlere konu anlaşmalar bakımından rekabet yasağına ilişkin hükümlerin anlaşmanın geri kalanından ayrılabilmesi mümkün olmadığından, anlaşmaların beş yılı aşan süreler bakımından bir bütün olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan, 18.9.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey anlaşmaların 18.9.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.9.2005 tarihinden sonra yapılan dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır. Bu bakımdan, Shell&Turcas ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların, dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.9.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.9.2010 tarihinde kadar; yine ilgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri 18.9.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile bayileri arasındaki dikey anlaşmaların,
1- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.9.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.9.2010 tarihinde kadar, 2- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri 18.9.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.