3
olan Protokol, önceki protokoller gibi, belirli reçete gruplarının eczaneler arasında sıra usulüne göre dağıtımı uygulamasını düzenlemektedir.
(15) 01.02.2012 tarihli Protokolde diğerlerinden farklı olarak; 3.7. maddede, kişilerin bu uygulamaya tabi reçeteler için istediği eczaneye başvurabileceği belirtilmektedir. Ayrıca kişilerin ilaca erişiminin eczacı odası tarafından aksatılması durumunda, SGK’nın uygulamayı aksaklık giderilinceye kadar askıya alabileceği ifade edilmektedir. Bu ve benzer hükümlerin, Danıştay kararlarında hastanın ilaca erişiminin zorlaştırılmaması koşuluyla ilişkili olarak getirildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda; 01.02.2012 tarihli Protokolün SGK ile TEB arasında akdedilen geçmiş tarihli protokollerden esas itibarıyla farklılaşmadığı, dolayısıyla daha önce benzer nitelikteki başvurular hakkında yapılan değerlendirmelerin geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır.
I.1.2. Hukuki Değerlendirme
(16) 09.07.2008 tarihinde Danıştay 10. Dairesinde 2008/7795 sayılı dosyaya kayden, SGK ile TEB arasında imzalanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol”ün 3.7. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin iptali istemiyle açılan dava, 05.06.2012 tarihinde 2012/2759 K. no ile karara bağlanmıştır.
(17) Anılan kararda; mezkur Protokolün dava konusu edilen ve Kurumumuza daha önce intikal etmiş olan başvurulara esas teşkil eden 3.7. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak;
- İlgili kanun hükümlerine göre; eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, SGK’nın eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı, dolayısıyla dava konusu Protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanması yoluna gidildiği hususunda bir duraksama bulunmadığı,
- Eczacıların meslek örgütü olan ve yasa gereği bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla protokol yapmaya yetkili olan TEB ile yine yasa gereği sağlık hizmeti sunucuları ile protokol veya sözleşme yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın alan SGK arasında yapılacak Protokolün her iki tarafın da tabi olduğu mevzuat hükümlerine uygun olması gerektiği,
- Bu itibarla, SGK’nın bedelini ödeyerek sözleşme veya protokol yoluyla sağlık hizmeti satın aldığı kişi ve kuruluşlara, hukuka uygun olmak şartıyla bir takım yükümlülükler getirmek suretiyle Kurumun menfaatini koruyucu tedbirler almasına, TEB’in ise eczacıların birbirleriyle ve hastayla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfatlerini, hastanın ve Devletin menfaatini de gözetmek suretiyle korumasına hukuki bir engel bulunmadığı,
- İlgili Protokolün 3.7. maddesinde sayılan eritropoitein ve darbepoitein preparatları ile diyaliz solüsyonlarını ihtiva eden reçete ve ilaçların, hastalar için yaşamsal öneme sahip ve pahalı olması gibi nedenlerle bu ilaçların alınması aşamasında meydana gelebilecek yolsuzlukları, bir başka ifadeyle SGK’nın haksız yere ödeme yapmasını önlemek; eczacıların birbirleri ve hasta ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, 3 1.2.2012 tarihli PROTOKOL ‘ün 15. maddesinde, 2008 ve 2009 Yılları Protokollerinde sayılanlara
“h- Organ nakli sonrasında kullanılan ilaçlar,
ı– Tüp bebek ve tüp bebek öncesi tedavisinde kullanılan ilaçları içeren reçeteler,
i- Oral beslenme solüsyonlarını ihtiva eden reçeteler,
j- Harp Okulları, Askeri Liseler, Polis Meslek Yüksek Okulları, Fakülte ve Yüksek Okullarda TSK namına okuyanlar ve Astsubay Yüksek Okullarında
okuyan öğrencilerin reçeteleri,
k- Yurt dışı sigortalılarına ait reçeteler,
l- Evde bakım hizmetleri çerçevesinde düzenlenen reçeteler.”
eklenmiştir.