17-41/641-280
(304) Delil-10'da yer verilen e-postanın başlığı olan "YES il Dağılımı" ifadesinin bayilerin aktif faaliyet gösterdiği illeri gösterir bir tablodan ziyade bölge dağılımını gösteren bir tabloya işaret ettiği değerlendirilmektedir. Mayıs ayı tarihli belgede bayiler ve karşılarında sunulan iller yalnızca 29.04.2016 tarihinde yapılan ikinci muafiyet başvurusunda planlanan bölgeler ve bayiler ile değil, 27.08.2015 tarihinde yapılan muafiyet başvurusunda planlanan bölgeler ve bayiler ile de önemli ölçüde örtüşmektedir. Bu noktada soruşturma kapsamında yapılan satış analizlerinde Delil-10'daki tablo yerine son muafiyet başvurusunda yer alan bölgelerin kullanıldığı belirtilmelidir.
(305) Buna ek olarak, yukarıda 251 ve 252. paragraflarda yer verildiği üzere, TRAKYA CAM tarafından bayi yöneticilerine bir sunum formatı gönderilmiş ve bu kapsamda raporlama yapılması talep edilmiştir. Elde edilen belgelerden bayi yöneticilerinin de çeşitli zamanlarda, sorumlu oldukları bayiler hakkında formata uygun şekilde bayilerin stok bilgileri, hedef ile gerçeklesen satış miktarları, alt bayilere satış miktarları, il bazında satış miktarları vb. bilgileri içeren rapor hazırladığı ve TRAKYA CAM yöneticilerine ilettiği görülmüştür (Delil-22, 33, 35, 36, 38, 57). Bu belgeler ve diğer yazışmalarda geçen ifadeler bayi yöneticilerinin topladıkları bilginin niteliğini açıkça ortaya koymaktadır.
(306) Savunmada, soruşturma bildiriminde bayi satışlarının Belge 10'da yer alan bölgelere göre analiz edilmesi sonucunda, münhasırlık uygulaması iddiasını destekler nitelikte bulgulara ulaşıldığının belirtildiği ancak teşebbüslerin uzak bölgelere mal satmamaya ilişkin pek çok gerekçesi olabileceği belirtilerek,
- 2016 yılında yaşanan olumsuz gelişmeler neticesinde bayilerin risk iştahlarının
azaldığı bu kapsamda daha güvende oldukları alanda satış yapmayı tercih etmiş
olabilecekleri, 2015 yılı genelinde düzcam toptan satış pazarında ödeme
güçlüklerinin gözlemlendiği, bu çerçevede yüksek meblağlara ulaşan satışlarına
karşın düşük kar oranlarıyla çalışan bayilerin, riskli satışlara ilişkin yaklaşımının
değişmiş olabileceği, bayiler, ciro miktarı olarak daha düşük, ancak kar oranı
olarak daha yüksek olan satışlara yöneldiği ve bunu da ticari durumlarını her
zaman izleyebilecekleri alıcılarla yürütmeyi tercih ettikleri,
- 2016 yılında banka ve finansal kuruluşlar tarafından artan risk kavramına bağlı
olarak genel olarak kredi imkânlarının azaltıldığı, bu kapsamda bayilerin yüksek
miktarlı, ancak daha fazla risk barındıran uzak mesafe satışları yerine, düşük
miktarlı ancak karı yüksek olan perakende satışlara yoğunlaşmış oldukları,
- Bayilere bölgesel münhasırlık hükümleri içeren sistemin Rekabet Kurumu'nda
inceleme altında olduğuna dair bilgi verildiği, dolayısıyla bayilerin kendi
iradeleriyle, kendilerine yakın bölgelere depo kurulması, araç satın alınması ve
eleman istihdamı gibi yatırımlar yaptıkları, bayiler açısından, kendi araç ve
elemanları ile hızlı ve kısmi teslimatlar yoluyla düzcam satışı yapmanın, uzak
mesafelere yapılan toptan satışlara göre daha kazançlı hale geldiği, bayi sayısının
azalması neticesinde müşterilerin, doğal olarak maliyet avantajı sağlayacağı için,
en yakınlarında olan bayiye yöneldikleri, alımlarını en yakındaki bayi üzerinde
yoğunlaştırdıklarının tahmin edildiği
ifade edilmiştir.
(307) Soruşturma döneminde, bayilere yöneltilen 2016 yılında önceki dönemlere göre belirli illere yapılan satışlarının düşme gerekçesine ilişkin sorulara verilen yanıtların teşebbüsçe yukarıda ileri sürülen savlara büyük ölçüde benzerlik içermesi ve bu cevaplara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerin soruşturma raporunun ilgili kısmında yer verildiği dikkate alınarak bu savunmaya tekrara düşmemek adına daha özet bir yanıt verilmesi uygun görülmüştür.