Skip to content
All decisions

Competition Board Decision

Türkiye genelindeki açık cezaevlerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.

Negative Clearance and Exemption17-30/490-212Decision date: 27.09.2017Publication date: 11.12.2017

Türkiye genelindeki açık cezaevlerine Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından ön ödemeli arama kartı sağlanmasına yönelik olarak Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan Ön Ödemeli Arama Kartı (Kazımalı Kart) Hizmeti Protokolü’ne menfi tespit belgesi verilmesi talebi.

Decision details

Case number
17-30/490-212
Decision date
27.09.2017
Publication date
11.12.2017
Decision type
Negative Clearance and Exemption (Menfi Tespit ve Muafiyet)

Decision text

8 pages · 21.039 characters

The text below is extracted from the decision document published by the Turkish Competition Authority; page numbers, tables and figures keep their position in the original document. The summaries, classifications and explanations on this page are provided for information only and do not constitute legal opinion or advice; the binding text is the decision as published by the Authority.

View the official decision at the Competition Authority

Page 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2017-2-15(Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı: 17-30/490-212
Karar Tarihi: 27.09.2017

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Ömer TORLAK

Üyeler: Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER: Beyza AĞVAZ ERBAYAT, Selin DURSUN

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: - T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu

Müdürlüğü

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 13. km No: 448 Hava Müzesi Karşısı

Yenimahalle/Ankara

(1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye genelindeki açık cezaevlerine Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından ön ödemeli arama kartı sağlanmasına yönelik olarak Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan Ön Ödemeli Arama Kartı (Kazımalı Kart) Hizmeti Protokolü’ne menfi tespit belgesi verilmesi talebi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 07.04.2017 tarih ve 2468 sayı ile giren ve en son 15.09.2017 tarih ve 6597 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 18.09.2017 tarih ve 2017-2-15/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(3) F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;

- T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk

Telekomünikasyon A.Ş. arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilmiş olan Protokol’e -

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi

kapsamında olması nedeniyle- menfi tespit belgesi verilemeyeceği,

- Söz konusu sözleşmenin 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik

2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden

yararlandığı,

sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(4) T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü (İşyurdu Müdürlüğü) tarafından yapılan başvuruda, İşyurdu Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TÜRK TELEKOM) arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilen Ön Ödemeli Arama Kartı (Kazımalı Kart) Protokolü’ne (Protokol) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde Protokol’e muafiyet tanınması talep edilmektedir.

Page 2

(5) Başvuruya konu Protokol, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne bağlı Türkiye genelindeki açık cezaevlerine TÜRK TELEKOM tarafından ücreti mukabilinde beş yıl boyunca kazımalı kart sağlanmasını öngörmektedir.

(6) Süre açısından yeniden düzenlenen Protokol 10.05.2017 tarih ve 3250 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca talep edilen bilgilere istinaden İşyurdu Müdürlüğü’nce gönderilen cevabi yazı 26.07.2017 tarih ve 5365 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.

(7) Öte yandan; IPC Telekomünikasyon Tic. A.Ş.’den (IPC), EMN Telekomünikasyon Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden (EMN), TTM Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri San. ve Dış Tic. A.Ş.’den (TTM), İstelia Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri A.Ş.’den (İSTELİA), Mega Uluslararası Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den (MEGA), İkon İletişim ve Telekomünikasyon A.Ş.’den (İKON), Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş.’den (SUPERONLİNE), Millenicom Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den (MİLLENİCOM), VİP Haberleşme Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden (VİP), TÜRK TELEKOM’dan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) talep edilen bilgilere ilişkin cevabi yazılar Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(8) Söz konusu başvurunun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olması sebebiyle, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (EHK) 7. maddesinin ikinci fıkrası gereğince BTK’dan görüş talep edilmiştir. Bu görüşe göre;

"Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve

Süreleri" başlıklı doküman uyarınca kullanıcıların arama kartı ve benzeri araçlarla,

işletmecinin Kurumca tahsis edilen erişim numarasını çevirmek suretiyle,

işletmecinin platformuna eriştikten sonra aranan abone numarasını çevirdiği arama

yöntemi olarak tanımlanan "iki kademeli arama yöntemi"nin, Sabit Telefon Hizmeti

(STH) yetkilendirmesi kapsamında hizmet sunabilen işletmeciler tarafından

kullanılabilecek yöntemler arasında yer aldığı ve söz konusu düzenleme uyarınca,

arama kartı ile telefon hizmeti sunulmasına imkân tanıyan ilgili pazarın bu konuda

yetkilendirilmiş işletmecilerin serbestçe rekabet edebilmelerine elverişli, diğer bir

ifade ile tekel mahiyetinde hükümler ihtiva etmeyen bir yapıda olduğu,

 Söz konusu protokolde yer alan"cezaevlerinde bulunan ankesörlü telefonlardan

diğer arama kartlarına ait erişim numaralarını kısıtlayacaktır" şeklindeki hükümden,

planlanan uygulamayla Türkiye genelinde cezaevlerindeki ankesörler üzerinden

sadece TÜRK TELEKOM kartlarının kullanılabileceğinin anlaşıldığı; bu durumun

"arama kartları hizmetleri pazarı"nın bir bölümünün alternatif işletmecilere

kapatılması anlamını taşıyabileceğinin değerlendirildiği,

Page 3

 Diğer yandan, 5809 sayılı EHK’nın"Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinde"Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: a) Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" şeklindeki hükmün, EHK'nın "Erişim Yükümlülüğü" başlıklı 16. maddesinde"Kurum, erişim yükümlüsü işletmecilere, diğer işletmecilerin makul erişim taleplerini, bu Kanun hükümleri çerçevesinde karşılamalarına yönelik olarak eşitlik, ayrım gözetmeme, şeffaflık açıklık maliyet ve makul kara dayalı olma yükümlülükleri ile erişim hizmetlerini kendi ortaklarına, iştiraklerine veya ortaklıklarına sağladıkları ile aynı koşul ve kalitede sunma yükümlülüğü getirebilir" şeklindeki hükmün ve 08/09/2009 tarihli ve 27343 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin "Ayrım gözetmeme" başlıklı 10. maddesinde de" Kurum, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere, elektronik haberleşme hizmetlerini sağlamak için kendi kullandıkları veya üçüncü şahısların elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak için gereksinim duydukları hizmetleri, söz konusu hizmetleri talep edenlere; ayrım gözetmeksizin ve kendi ortaklarına, iştiraklerine veya hükmü ortaklılarına sağladıkları ile aynı koşul ve kalitede temin etme yükümlülüğü getirebilir" şeklindeki hükmün yer aldığı; elektronik haberleşme mevzuatı gereği, Etkin Piyasa Gücüne (EPG) sahip işletmecilerin haksız rekabetin önlenmesi ve etkin rekabet ortamının sağlanması açısından ayrım gözetmeme yükümlülüğünün büyük önem taşıdığı, rekabet ettikleri ve ayrıca hizmet sağladıkları işletmecilere kendi iç birimlerine uyguladığı şartlarda hizmet sunmaları gerektiği, mevcut durum itibariyle, Pazar Analizi Yönetmeliği’ne göre sabit şebekede çağrı başlatma pazarında, EPG olarak tespit edilmiş olan TÜRK TELEKOM’un yükümlülükleri arasında taşıyıcı seçimi ve ayrım gözetmeme ilkelerinin olduğu, ankesörlü telefonlardan diğer arama kartlarına ait erişim numaralarına kısıtlama getirilmesinin, toptan seviyede ilgili pazarda EPG olan TÜRK TELEKOM'un ayrım gözetmeme ve taşıyıcı seçimi yükümlülüğüne aykırı bir durumun ortaya çıkmasına neden olabileceğinin değerlendirildiği,

 Arama kartı hizmetlerinin, ister kamuya açık alanlarda ister askeriye, öğrenci yurtları ve cezaevleri gibi kısıtlanmış alanlarda BTK tarafından yetkilendirilmiş ilgili tüm işletmeciler tarafından sunulmasının tüketicilerin alternatif ve çeşitlendirilmiş arama kartı hizmetlerine erişimi açısından mer'i mevzuata uygun bir işleyiş olduğunun düşünüldüğü, bunun yanı sıra, Protokol’de arama kartlarına ilişkin belirtilen erişim tedbirlerinin diğer işletmeciler tarafından da alınabileceği ihtimali dikkate alındığında, farklı işletmeciler tarafından sunulabilecek içerik ve ücret açısından çeşitlendirilmiş/farklılaştırılmış arama kartı hizmetlerinden yararlanamayacak şekilde tüketici haklarının kısıtlanmasının EHK'nın 4. maddesinde yer alan tüketici hak ve menfaatinin korunması ilkesi ile uyumlu olmayabileceğinin değerlendirildiği,

 Ayrıca protokolde söz konusu ürünün perakende satış bedeli belirlenmiş olmasına rağmen kullanım süresine (hangi yöne kaç dakika) ilişkin herhangi bir detaya yer verilmediğinden sunulan bilgiler kapsamında tüketici hakları açısından bir iyileşmenin olup olmadığı konusunun değerlendirilemediği,

Page 4

 TÜRK TELEKOM dışındaki teşebbüslerce mahkûmlara sunulan arama kartları ile yapılan aramalarda kartın üzerinde belirtilen görüşme sürelerinden daha az dakika kullandırıldığının tespit edilmesi durumunda konu ile ilgili gerekli tedbirleri almakla görevli BTK’ya konunun iletilebileceği, diğer taraftan görüşme sürelerinden daha az dakika kullandırılmasına ilişkin olarak somut örneklere ve şikâyetlere yer verilmediğinden kesin bir değerlendirmede bulunulamamakla birlikte konunun ücretlendirme periyodu ile ilişkili olabileceğinin, dolayısıyla tüketici menfaatine aykırı bir durumun söz konusu olmayabileceğinin düşünüldüğü,

 BTK’nın, 5397 sayılı Kanun kapsamındaki önleyici-istihbari amaçlı ve 5271 sayılı Kanun’un 135. maddesi kapsamındaki adli amaçlı iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemleri süresinde, eksiksiz ve herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde yerine getirmekle yükümlü olduğu ve Kurumun ilgili birimlerince, ancak adli mercilerden gelen talepler doğrultusunda, ilgili işletmecilerden bilgi talep edilerek işlem yapılabildiği,

 İşletmecilerin, tüm harcamaları kendilerine ait olmak üzere, ilgili mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi, belge ve veriyi BTK tarafından belirlenecek usul, esas ve standartlarda eksiksiz ve zamanında kanunen yetkili mercie teslim etmekle, her türlü sistemin işletilmesi bakımından, altyapı kullanımının sağlanması ile söz konusu sistemlerin çalışır vaziyette tutulması için gerekli donanım, yazılım, bakım, onarım, teknik destek gibi gerekli tedbiri almakla ve bunları etkileyen donanım, yazılım, altyapı ve şebekeye ilişkin değişiklikleri yine BTK onayını alarak yapmakla yükümlü oldukları,

 Öte yandan her ne kadar arama kartı hizmetlerinin rekabete açık bir pazarda sunuluyor olması, serbest rekabet ortamının tüketicilerin lehine sonuçlar doğurabilmesi ve EPG ilan edilen işletmecilere yönelik bazı yükümlülüklerin mevcut olduğu görülse de; EHK'nın 4. maddesinde sayılan ilkeler arasında yer alan"Aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması" ve “Milli güvenlik ile kamu düzeni gereklerine ve acil durum ihtiyaçlarına öncelik verilmesi" şeklindeki ilkeler uyarınca, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ile acil durumlar gibi " aksini gerektiren objektif nedenler bulunması" halinde; aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmesinin ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olmamasının mümkün olabildiği, asayiş ve denetimin kurum görevlilerinin gözetim ve denetimine bırakıldığı Açık Ceza İnfaz Kurumlarında, işletmeciler arasında ayrım gözetilmesini gerektirecek objektif nedenlerin niteliğine ilişkin olarak söz konusu başvuru sahibi idarenin; Ceza İnfaz Kurumlarında hükümlülere tanınan telefonla görüşme hakkının kapsamı ile milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle bu hakkın kısıtlanmasına dair alınabilecek güvenlik, disiplin ve düzen tedbirlerine ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Adalet Bakanlığının görüşlerinin esas alınmasında fayda görüldüğü,

ifade edilmektedir.

Page 5

G.1. Taraflar

G.1.1. İşyurdu Müdürlüğü

(9) 06.08.1997 tarih ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun (4301 sayılı Kanun) kapsamında hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarının korunup geliştirilmesi veya bir meslek ve sanat öğrenmeleri amacına yönelik olarak çalışmalarını sağlamak üzere; iş yurtları açmak ve bunların bütün mali ve idari işlerini bir merkezden düzenlemek ve yönetmek amacıyla Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu kurulmuştur. 4301 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre işyurtları, hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek, bu suretle üretilen ekonomik değerleri pazarlamak için ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerdir. Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü de bu çerçevede faaliyet göstermektedir.

G.1.2. TÜRK TELEKOM

(10) Türkiye’de sabit telefon, mobil telefon, veri ve internet hizmetleri ile katma değerli hizmetler sunan TÜRK TELEKOM, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’na ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket statüsünde olup 14.11.2005 tarihi itibarıyla %55 oranındaki hissesi blok olarak Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ye (OJER TELEKOM) satılmak suretiyle özelleştirilmiştir. 15.05.2008 tarihinde ise TÜRK TELEKOM hisselerinin %15’lik payı halka arz edilmiştir. TÜRK TELEKOM Grubu bünyesinde, Avea İletişim Hizmetleri A.Ş., TTNET A.Ş., Argela Yazılım ve Bilişim Teknolojileri A.Ş., Innova Bilişim Çözümleri A.Ş., Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş., AssisTT Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş., Türk Telekom International ve iştirakleri gibi şirketler bulunmaktadır. G.2. İlgili Pazar

G.2.1. İlgili Ürün Pazarı

(11) Mevcut dosya kapsamında ilgili ürün pazarı Rekabet Kurulunun 25.06.2014 tarih ve 14- 22/456-201 sayılı kararına paralel bir şekilde iki kademeli arama yapma imkânı sağlayan şifreli, ön ödemeli kartları kapsayacak şekilde “arama kartı hizmetleri pazarı” olarak tanımlanmıştır.

G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

(12) İlgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.

G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme

G.3.1. İşyurdu Müdürlüğü’nün Teşebbüs Niteliğine İlişkin Değerlendirme

(13) Öncelikle başvuruya konu Protokol’ün 4054 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının, diğer bir ifadeyle T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğünün mevcut başvuru bakımından bir teşebbüs olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı tanımlanmıştır.

Page 6

(14) Başvuruya konu Protokol kapsamında arama kartlarının TÜRK TELEKOM’dan temin edilerek işyurdu kantinlerinde işyurdu adına ve hesabına mahkûmlara yeniden satılması öngörülmektedir [1]. Protokol’e konu arama kartları mevcut durumda işyurdu kantinleri dışındaki satış noktalarından da satın alınabilmektedir. Protokole göre tanesi (…..) TL’den temin edilecek olan kartlar (…..) TL’den yeniden satılacaktır, diğer bir ifadeyle kart satışı faaliyeti sonucunda işyurtları kâr elde edecektir. Nitekim Protokol’ün amaçlarından biri de “iş yurtları kantinlerinin kart satışı gelirlerinin ölçülmesi, denetlenmesi ve gelir kaybının önlenmesidir.” İşyurdu ile yapılan görüşmede söz konusu kârın işyurdu geliri olarak muhasebeleştirildiği, bu gelirle mahkûmların maaşlarının ödendiği, yıl sonunda mahkûmlar ile personele kâr payı dağıtıldığı belirtilmiştir. Bu çerçevede işyurtları tarafından yürütülen ve Protokol’e konu olan arama kartı satışının ekonomik bir faaliyet olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

(15) Tutukevleri İşyurtları Kurumu (İşyurtları Kurumu) 4301 sayılı Kanun ile işyurtlarının mali ve idari işlerinin bir merkezden düzenlenmesi amacıyla kurulmuştur. 4301 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre işyurtlarının genel amaç ve politikaları İşyurtları Kurumu’nun organı olan İşyurtları Kurumu Yüksek Kurulunca belirlenmektedir. Dosya içeriği bilgilerden, Protokol’ün İşyurtları Kurumu’nun organı olan İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığının onayına tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda İşyurtları Kurumu’nun ve ona bağlı işyurtlarının bir ekonomik bütünlük oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede İşyurtları Kurumu’nun başvuruya konu faaliyet açısından bir teşebbüs olarak nitelendirilebileceği ve İşyurtları Kurumu’nun bir birimi olan Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğünün taraf olduğu başvuruya konu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüsler arası anlaşma niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. G.3.2. İşlemin Niteliğine İlişkin Değerlendirme

(16) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 2. maddesinde “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” dikey anlaşma olarak nitelendirilmektedir. Başvuru konusu Protokol, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne bağlı Türkiye genelindeki açık cezaevlerine (alıcı) TÜRK TELEKOM (sağlayıcı) tarafından kazımalı kart sağlanmasına ilişkindir.

(17) İşyurdu Müdürlüğü ile TÜRK TELEKOM’un pazarın farklı seviyelerinde faaliyet göstermesi ve anlaşmanın kazımalı kart alım ve satımına yönelik olması sebebiyle başvuru konusu Protokol’ün, 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında dikey anlaşma niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.

G.3.3. Menfi Tespit Değerlendirmesi

(18) 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi, bir anlaşma, karar ya da eylemin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olmadığının belirlenmesi halinde verilmektedir.

1 Protokol madde 6.1.

Page 7

(19) Bildirim konusu işlem ile cezaevlerinde meydana gelen hukuka aykırı satış yöntemlerinin, mahkûmlara baskı oluşturan şifre ticaretinin, kurum güvenliğinde meydana gelen tehditlerin, kart temini için gerçekleştirilen ihale ve alım süreçlerinin oluşturduğu iş yükünün, piyasadan temin edilen kartların taahhüt ettiği görüşme süresiyle fiili görüşme süresinin uyuşmaması gibi sorunların önüne geçmek ve ayrıca iş yurtları kantinlerinin kart satışından elde ettikleri gelirlerin ölçümünü ve denetimini sağlamak hedeflenmektedir.

(20) Söz konusu Protokol’ün 5.5. maddesi gereğince TÜRK TELEKOM, cezaevlerinde bulunan ankesörlü telefonlardan diğer arama kartlarına ait erişim numaralarını kısıtlayacak; Protokol’ün 6.3. maddesi gereğince Ankara Ceza İnfaz Kurumu ise kantinlerinde yalnızca TÜRK TELEKOM tarafından özel olarak üretilen arama kartlarını satacaktır. Söz konusu maddelerden anlaşma süresi boyunca TÜRK TELEKOM’un arama kartı hizmetleri pazarındaki rakiplerinin Türkiye genelindeki açık cezaevlerine arama kartı satışı gerçekleştiremeyecekleri anlaşılmaktadır. Arama kartı hizmetinin, daha çok cezaevleri, yurt, askeri birlik gibi yerlerde ve turistler, göçmenler gibi ülkemizdeki yabancılar tarafından tercih edildiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu Protokol sonucunda rakiplerin açık cezaevlerine kart satışı gerçekleştiremeyecek olmaları arama kartı hizmetleri pazarında rekabetin kısıtlanmasına yol açabilecektir. Dolayısıyla bildirim konusu Protokol’ün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu anlaşıldığından menfi tespit belgesi verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

G.3.4. 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirme

(21) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde dikey anlaşmalar, Tebliğ’de belirtilen koşulları taşımaları kaydıyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmuş ve 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetin, sağlayıcının dikey anlaşmaya konu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması koşuluyla uygulanacağı belirtilmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise alıcıya belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesi durumunda sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı hükmü yer almaktadır.

(22) Dosya içeriği bilgilerden, TÜRK TELEKOM’un ilgili ürün pazarındaki 2015, 2016 ve 2017 yılları pazar payının %40’ın altında olduğu anlaşılmıştır. Protokol’ün 7.1. maddesinde sözleşmenin beş yıl geçerli olacağı belirtilmiş ve Protokol’de sözleşmenin süresinin zımnen yenilenmesine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca Protokol’de 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalar kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir hükmün bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla söz konusu Protokol’ün 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Page 8

H. SONUÇ

(23) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;

- T.C. Adalet Bakanlığı Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü ile Türk

Telekomünikasyon A.Ş. arasında 23.03.2017 tarihinde akdedilmiş olan Ön Ödemeli

Arama Kartı (Kazımalı Kart) Hizmeti Protokolü’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi

kapsamında olması nedeniyle, menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,

- Söz konusu Protokol’ün 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği

kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Some values in the tables are redacted as (.....) by the Turkish Competition Authority on trade-secret grounds.

Decisions taken at the same meeting

All decisions from this meeting
View all decisions of this type

Let's discuss what this decision means for your business

We provide end-to-end support on competition compliance, investigations and merger control.