(54) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bildirim konusu anlaşma 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendinde sayılan koşulu da sağlayarak muafiyetin tüm koşullarını karşılamıştır. Bununla birlikte sözleşmede ARÇELİK’e getirilen münhasırlık hükmünün pazardaki etkilerinin net bir şekilde görülebilmesi, sözleşmeye konu ürün pazarlarının dinamik ve hızlı değişen yapısı dikkate alınarak, sözleşmeye beş yıl süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna varılmıştır.
G.3.5. Yanlış/Yanıltıcı Bilgi Değerlendirmesi
(55) Dosya kapsamında ARÇELİK temsilcisi tarafından sunulan Menfi Tespit/Muafiyet Bildirim Formu ile eki Sözleşme arasında tutarsız ifadeler bulunduğu tespit edilmiştir. Bildirim Formunun muhtelif sayfalarında ARÇELİK’in üçüncü kişilerden alım yapmasına engel teşkil eden bir münhasırlık hükmünün bulunmadığının belirtilmesine karşılık Sözleşme’nin 3/c maddesinde Sözleşme’nin yürürlükte olduğu süre boyunca Arçelik’in Philips markalı televizyonları münhasıran TP VISION’dan tedarik edeceği düzenlenmektedir.
(56) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 16/1(a) maddesinde muafiyet ve menfi tespit başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi halinde teşebbüsün gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. Anılan hüküm kapsamında teşebbüsün Bildirim Formunda yer verdiği ifadelerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
(57) Yukarıda ifade edilen çelişkili ifadelerin tespiti üzerine ARÇELİK temsilcisinden konuya ilişkin açıklama talep edilmiştir. Gönderilen cevabi yazıda özetle;
- Söz konusu hükmün rekabet yasağı niteliğinde olmadığı ve taraflar arasındaki
tedarik ilişkisi bağlamında konulduğu, bu nedenle Sözleşme ile Bildirim Formu
arasında bir tutarsızlığın değil yanlış anlaşılmanın bulunduğu,
- Bahse konu münhasırlığın amacının Sözleşme konusu Philips markalı
televizyonların, Türkiye’de tek yetkili olarak satım ve pazarlama haklarını elinde
bulunduran TP Vision dışında bir kaynaktan, örneğin başka bir ülkedeki bir
dağıtıcıdan tedarik edilmemesi olduğu,
- İlaveten Sözleşme’nin rakip televizyon markalarının satılmamasına yönelik bir
rekabet etmeme yükümlülüğü içermediği,
- Söz konusu Sözleşme maddesinin münhasırlık yarattığı düşünülmesi halinde
“münhasıran” kelimesinin ve cümlenin tamamının Sözleşme’den çıkarılabileceği ifade edilmiştir.
(58) Teşebbüs temsilcisi tarafından yapılan açıklamalar ile Sözleşme ve Bildirim Formu’ndaki ifadelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde tarafların Sözleşmede yer alan münhasırlık hükmünü yanlış yorumladıkları anlaşılmaktadır. Zira yukarıda yer verilen cevabi yazıda müteaddit kere Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında, Philips markalı televizyonlar dışındaki televizyonların satılmasına engel teşkil edecek bir hükmün bulunmadığı belirtilmektedir. Bu ifadeler, başvuru sahibinin, Sözleşme’nin Philips markalı televizyonların bir başka kaynaktan tedarik edilmesini engelleyen maddesini, münhasırlık uygulaması olarak değerlendirmediği izlenimini uyandırmaktadır. Bu doğrultuda başvuru sahibinin bahse konu Sözleşme hükmünde rekabet hukuku açısından bir sakınca görmediği ve/veya bu hükmü rekabet hukukunun ilgi alanına giren bir durum olarak değerlendirmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan teşebbüsün açıklamalarından Sözleşme’de yer alan münhasırlık hükmünü dağıtım anlaşmalarının rutini olarak ele aldığı görülmektedir. Bu nedenlerle teşebbüsün Bildirim Formu’nda münhasırlığa ilişkin bir açıklama yapmaya gerek görmemiş olabileceği söylenebilecektir.