hafifletici unsurların dikkate alınmadığı ve para cezasının hatalı hesaplandığı ileri
sürülmüş, ayrıca getirilen tedbirlerin sözleşme ve teşebbüs özgürlüğünü sınırladığı,
devam eden bir ihlalin bulunmadığı, Open Bidding hizmetinin ücretsiz sunulamayacağı,
tedbir hükmünün orantısız olduğu ve 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik’in (Yeni Ceza Yönetmeliği) daha lehe hükümler içerdiği ileri sürülerek, ilgili
Kurul kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istenmiştir.
(12) İlgili talebe istinaden Ankara 10. İdare Mahkemesinin almış olduğu 21.01.2026 tarihli ve
E. 2025/682 K. 2026/117 sayılı kararda;
− 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde kabahat kavramının, idari yaptırım uygulanmasını gerektiren haksızlık olarak tanımlandığı,
− Aynı Kanun’un 3. maddesinde, idari yaptırımlara ilişkin genel hükümlerin, aksine düzenleme bulunmadıkça idari para cezasını ve mülkiyetin kamuya geçirilmesini gerektiren tüm fiillere uygulanacağının hükme bağlandığı,
− 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesinde, kabahatler bakımından zaman yönünden uygulamada Türk Ceza Kanunu hükümlerinin esas alınacağı ancak idari yaptırım kararlarının yerine getirilmesinde derhâl uygulama ilkesinin geçerli olduğunun düzenlendiği,
− 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun arasında farklılık bulunması hâlinde fail lehine olan kanunun uygulanması esasının benimsendiği,
− 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesinde, lehe hükmün tespitinde önceki ve sonraki kanunların tüm ilgili hükümlerinin olaya uygulanarak sonuçların karşılaştırılması gerektiği,
− Öğretide ve uygulamada da lehe olan kanunun belirlenmesinde ilgili düzenlemelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve lehe bulunan kanunun tüm sonuçlarıyla uygulanması gerektiğinin kabul edildiği,
− 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerine aykırılıklar için öngörülen idari para cezalarına ilişkin Mülga Ceza Yönetmeliği ve Yeni Ceza Yönetmeliği karşılaştırıldığında, yeni düzenlemede kartel - diğer ihlal ayrımının kaldırıldığı ve baz ceza oranlarına ilişkin alt sınırların öngörülmediği,
− Yeni Ceza Yönetmeliği’nde, baz ceza oranının belirlenmesinde teşebbüslerin pazar gücü yerine ihlalin açık ve/veya ağır olup olmadığı kriterinin esas alındığı,
− İhlal süresine bağlı artırım oranları bakımından, önceki düzenlemeye kıyasla 1 - 5 yıl aralığı için öngörülen tek oran yerine, kademeli ve daha düşük oranların benimsendiği,
− Yeni Ceza Yönetmeliği’nde bazı ağırlaştırıcı unsurların kaldırıldığı, buna karşılık yeni hafifletici unsurlara yer verildiği,
− Bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, Yeni Ceza Yönetmeliği’nin Mülga Ceza Yönetmeliği’ne göre daha lehe hükümler içerdiği sonucuna ulaşıldığı,
− Uyuşmazlıkta ihlal süresinin 1 yıldan uzun ve 3 yıldan kısa olması dikkate alındığında, lehe düzenlemelerin uygulanabilmesi amacıyla idari para cezasının her iki yönetmelik dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiği [1],
Ankara 10. Mahkemesinin ilgili kararında, “uyuşmazlıkta ihlal süresinin 1 yıldan uzun ve 3 yıldan kısa
olması…” şeklinde bir ifadeye yer verildiği görülmekle birlikte, bu ifadenin sehven kullanıldığı