- Fiyat belirlemeye yönelik olarak her iki tarafın üst düzey yöneticileri aracılığıyla faaliyet konusu beyaz eşya ürün grubuna yönelik temas halinde olduğu, söz konusu ürünlerin maliyet, fiyat, kredi kartı komisyon oranları, perakende satış verileri, bayi satış adetleri ve ciroları, güncel/gelecek dönem zam oranları, özel satış uygulamaları ve güncel/gelecek kampanyalar gibi hassas bilgiler üzerinden yönetim seviyesinde e-posta aracılığıyla bilgi alışverişinde bulunulduğu, piyasanın şeffaflaştırılarak rekabetçi parametreleri ortadan kaldırma iradesinin sergilendiği, ihlalin varlığı sonucuna varabilmek için amaç unsurunu göstermenin yeterli olduğu,
- Diğer yandan Ocak 2014-Şubat 2017 arası olası ihlal dönemiyle Ocak 2010- Eylül 2018 arasında ve olası ihlal dönemi dışında kalan aylar kıyaslandığında on dokuz adet ürün grubundan dokuzunun VESTEL, dördünün ise ARÇELİK lehine daha yüksek ortalama reel fiyat düzeyi gösterdiği de göz önünde bulundurulduğunda bilgi değişiminin piyasada etki doğurduğunun anlaşıldığı,
- Bu nedenle söz konusu bilgi değişiminin, amaç ve etki yönüyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu, bir başka deyişle teşebbüsler arasındaki üst düzey yöneticiler tarafından e-posta yoluyla bilgi sızdırma şeklinde gerçekleşen bilgi değişiminin anlaşma ve uyumlu eylem kapsamında olduğu anlaşıldığından aksi yönde kabulle tesis edilen Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı
ifade edilerek 02.01.2020 tarihli ve 20-01/13-5 sayılı Kurul kararının iptaline
hükmedilmiş ve karar 03.02.2023 tarihinde Kuruma tebliğ edilmiştir.
G.3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesinin 10.05.2023 Tarihli
ve 2023/412 E. 2023/623 K. Sayılı Kararı
(16) Bölge İdare Mahkemesi kararında özetle; dosya kapsamında elde edilen delillerin
incelendiği ve bu çerçevede kararda anılan mevzuat hükümleri, anlatım ve
açıklamaların somut olayla birlikte ele alınıp değerlendirildiği belirtilmiş; bu çerçevede
belirtilen bilgi aktarımının/bilgi paylaşımının her iki teşebbüsün ortak iradeleriyle
gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak hukuken kabul edilebilir somut
delillerin mevcut olmadığı ve bu nedenden dolayı da dava konusu işlemde hukuka
aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki istinaf başvurusuna konu edilen İdare
Mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Kararda
ARÇELİK ve VESTEL’in Ocak 2014-Şubat 2017 ihlale konu dönemlerinin incelenmesi
neticesinde düzenlenen soruşturma rapor ve ekleri, dosya kapsamı ve içtihat birlikte
ele alındığında;
- ARÇELİK’ten VESTEL’e bir bilgi akışının açık olduğu fakat bu durumdan iki teşebbüsün de her türlü planlama ve strateji belirleme konusunda görev ve yetkisi bulunan birim görevlilerinin haberdar olup olmadığının, söz konusu bilgi akışının ve e-posta yazışmalarının teşebbüs yönetimlerinin bilgi ve kontrolü dâhilinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin veya bu duruma zımnen de olsa onay verilip verilmediğinin ve bu bilgiler kullanılarak VESTEL ve ARÇELİK arasında uyumlu eylemin varlığının ortaya konulmasının yanında rekabet içerisinde olup olmadıklarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin gerektiği,
- Diğer yandan ARÇELİK ve VESTEL arasında söz konusu yazışmalar dayanak gösterilerek karşılıklı olarak birbirlerinin davranışlarından haberdar olup olmadıklarının tespiti için yakın tarihli ve eş zamanlı fiyat artışlarının somut olay kapsamında ele alınması gerektiği, idare tarafından yapılan analizler sonucu elde edilen verilere göre ARÇELİK ve VESTEL’in değişik ürün gruplarına ait